Kategori: Şiir Kitapları

Lorca ve Nâzım Şiirinde Evrensel ve Yerel Dokular

Federico García Lorca ve Nâzım Hikmet, 20. yüzyıl şiirinin iki dev ismi olarak, farklı coğrafyalardan ve ideolojik zeminlerden yola çıkarak insanlık hallerini dizelere dökmüşlerdir. Lorca’nın Endülüs’ün derin folklorik köklerinden beslenen, mitolojiyle harmanlanmış sürrealist ve sembolist dünyası ile Nâzım’ın sosyalist gerçekçilikle yoğrulmuş, tarihsel materyalizme dayalı modernist şiiri, evrensel bir dil yaratma çabasında hem kesişir hem de

okumak için tıklayınız

Kadından Kentler – Murathan Mungan

Kadından Kentler, Murathan Mungan’ın 2008 yılında yayınlanan, on altı kentte geçen on altı hikâyeden oluşan öykü kitabıdır. İzmir, Adana, Trabzon, Bursa, Amasya, Ankara, Samsun, Sinop, Afyon/Denizli, Kırşehir, Diyarbakır, Erzurum, Kayseri, Gümüşhane, Mersin, İstanbul, öykü kitabında geçen kentlerdir. Bu on altı kentte bir biçimde karşı karşıya gelen kadınlar, bu karşılaşmadan yaşamları için gereken bir şeyi öğrenip

okumak için tıklayınız

Kavel – Hasan Hüseyin Korkmazgil

Yıl 1963. İstanbul’un İstinye semtinde bir Kablo fabrikası: Kavel! İşçilerin çalışma koşulları ağır, ücretler düşük ve patron ikramiyeleri kırpmak istemektedir. Buna razı olmayan işçiler patronla görüşmesi için 3 temsilci yollarlar. Ancak patron, bu 3 temsilciyi işten çıkarır. Hemen arkasından da fabrikadaki işçilere sendikadan istifa etmeleri için baskı uygulamaya başlar. Bunun üzerine 170 işçi, 8 Ocak

okumak için tıklayınız

Shakespeare’den Masalsı Atmosfere Sahip Bir Romans: Cymbeline

“İktidarmış, bilgelikmiş, bedenmiş, Toprağa dönüşür, geçer gider hepsi.” – William Shakespeare Kimilerini başkalarıyla ortak yazdığını bildiğimiz tam 38 oyun bıraktı ardında Shakespeare. Bunların kimisi komedya kimisi tragedya sularında yüzse de, bazıları da her iki türe göz kırpan, komple bir oyun özelliği taşıyor. Hayatının son bölümünde yazdığı ve son 4 oyunundan biri olarak bilinen Cymbeline de

okumak için tıklayınız

Antik Yunan Şiirine Genel Bir Bakış: Bütün Zafer Şarkıları

Bugünkü yolculuğumuz yine Yunanistan’ın antik devrine. İnceleme yalnızca kitap üzerine değil, Antik Yunan şiirine genel bir bakıştır. Başlayalım o halde. “Haydi gel, otur üstüne şu iskemlenin, bırak uyusun bağrımızda acılar. Ne yapalım yaşımız çok büyükse, ne çıkar yürek dolduran iniltilerden!” – İlyada – Homeros Bir diğer memleketlimiz Herodotos’un Tarih’inde anlattığı üzere, kendisinden en az 400

okumak için tıklayınız

İstanbul’da Kedi – Gündüz Vassaf

“Sorun, hayvanlarla sürdürülecek ilişkinin ‘insanca’ olması gerektiği düşüncesinden çıkmaktadır.”Ulus Baker Kedim Pangur Ban ve benAyrı dünyalarda, aynı düzen.Fare kovalamak onun keyfi,Benimki, gece boyunca kelimeleriİrlandalı papaz Gündüz Vassaf, en eski zamanlardan beri insanlarla bir arada yaşayan kedileri, ama en çok da İstanbul kedilerini kendine özgü üslubuyla anlatıyor. Etraflı bir merak, ilgi ve gözlemin ürünü olan, düş

okumak için tıklayınız

Bütün Şiirleri – Rıfat Ilgaz “Kırılacak dal değiliz karayellerde/ Savrulacak yaprak değil.”

Rıfat Ilgaz’a babası yazdığı mektupta, oğluna şu öğüdü verir; “Oğlum, ben senin mühendis doktor olmanı düşünüyordum. Sen kalktın şair oldun, yazar oldun. Ne istersen ol, karışmam. Ama neyi iyi yapacağın aklına yatıyorsa, onu yap. İstersen zurnacı ol, ama zurnayı en iyi şekilde çal…” Rıfat Ilgaz babasının öğüdünü yaşamı boyunca ilke edindi. “Genciz genç kalabiliriz de/

okumak için tıklayınız

Sevda Sözleri / Bütün Şiirleri – Cemal Süreya

‘Sevda Sözleri’ adlı yapıt Cemal Süreya’nın Üvercinka, Göçebe, Beni Öp Sonra Doğur Beni, Uçurumda Açan, Sıcak Nal, Güz Bitiği, Kalanlar adlı şiir kitaplarını biraraya getiriyor. ‘Sevda Sözleri’, aynı adla çıkan eski baskılarında yer almayan, -dergilerde ve mektuplarda kalmış- 20’nin üstünde şiiri de içermektedir. Sevda Sözleri / Bütün Şiirleri adlı yapıt Cemal Süreya’nın Üvercinka (1958), Göçebe

okumak için tıklayınız

Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek – Adnan Yücel (seslendiren: Haydar Ertem)

Adnan Yücel’in ‘Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’ şiir kitabı, 1986 yılında ilk basımı yapıldı. Ve Adnan Yücel’i, “Ölmeden önce güneşteydi gözleri, işte bu yüzden ölürken ışıl ışıldı son sözleri.” ile anıyoruz.” (*) “Ölümüm bahar olsa” ile “Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek” dizelerini bir kitapla başka bir kitaptaki bir bölümün bitiş dizeleridir… En karanlık labirentlerde bile

okumak için tıklayınız

Dante gibi merkezindeyiz anlatının – Ceyhan Usanmaz

“Beatrice, Aşk ve Dante üçgeninde gidip gelen anlatısıyla Yeni Hayat, aynı zamanda edebiyat tarihinin ilk otobiyografik romanı olarak da nitelendirilir.” Dan Brown’ın Da Vinci Şifresi romanının en dikkat çekici etkilerinden biri de, özel Paris turlarına ilham kaynağı olmasıydı. Çeşitli şirketlerin organize ettiği bu özel turlarda güzergahlar romandaki anlatıma göre çiziliyor, gezilip görülecek tarihi mekanlar hikayeye

okumak için tıklayınız

Sessizliğin Arka Bahçesi – Bedriye Korkankorkmaz

Yaşamak Çocuğum, Eski Eser Karanfiller, Paslı Deniz, Bütün Yüzler Çiçek Açar adlı kitaplarıyla tanınan şair Bedriye Korkankorkmaz yeni bir şiir kitabıyla okuyucularının karşısına çıkıyor. Şair Bedriye Korkankorkmaz’ın Sessizliğin Arka Bahçesi adını verdiği kitap, insanı ve insanlığı odak noktası alan şiirlerden oluşuyor. Lirik bir şiir dilini benimseyen Bedriye Korkankorkmaz şiire ilk başladığı günden bugüne kadar azimle

okumak için tıklayınız

“Exodus”… Esaslı Bir Şiir Kitabı! – Kadir Can Aydemir

Hüseyin Kalyan’ın Klaros/Dip Yayıncılık’tan, 2020 yılında çıkmış olan “Exodus” adlı şiir kitabı hakkında bir hasbihale varsanız, buyurunuz!.. İlk baştan söyleyeyim ki: Gerçek bir şairle karşı karşıyayız! Ancak bu şair benim şiir anlayışıma tam olarak uygun mu, derseniz. Hayır! Şiir anlayışıma uygun şiirleri de var mı peki? Evet! Şiir anlayışıma uymayan şiirlerinde de “güzel şiirler” var

okumak için tıklayınız

Karınca Yuvasını Dağıtmamak – İlhan Sami Çomak

İlhan Sami Çomak, 1994 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü’nde öğrenciyken, yoğun işkenceler gördüğü bir gözaltı sürecinden sonra tutuklanarak cezaevine kondu. Yıllardır devam eden adalet mücadelesine rağmen 2021 yılı itibariyle hâlâ cezaevinde… Çomak, sadece adaletsizliğin pençesine düşmüş biri değil, şiirleri birçok dile çevrilen, dünyaca tanınan bir şair aynı zamanda. Yaşadığı tüm hukuki mağduriyete rağmen

okumak için tıklayınız

Avuçlamalı Özgürlüğü – Nejdet Evren

Neşeli şarkılar söylemek isterdim hurcumda hüzün birikmeseydi; lakin, koynumda büyüdü geceleri ve bir yanım kaldı  üryan!   Tutsak güvercin midir yalnız tel-örgülerden ötelere bakan; örgüsü var mıdır zindanların nerede başlar  sınırı ve biter mi?   Gün gelir uçar ötesine duvarın ki, aşılmadık olanı yok! Zindanda bağıra çağıra bir bahar doğar, “düş dediğin aslında ————yolun yarısı”(1)

okumak için tıklayınız

“İzlerin Peşinden” Şiir Koşmak – Müslüm Kabadayı

İnsan beynini hayvan beyinlerinden ayıran birinci özellik, yavaş ama daha çok sayıda nöron üreterek büyümek ve dil-düşünce bağlantısını sürekli geliştirmek denilebilir. Şiir, insanın bu niteliğinin bir iz-lek ve imgelem oluşturmasının dil inceliğidir. Her insan bu inceliği yaşamının akışında bir biçimiyle (sözle, yazıyla, duruşu ve vuruşuyla) dışa vurur. Ancak şair, bu inceliğin atardamarıdır. Her yerde ve

okumak için tıklayınız

Kelimeler Göçtü – Osman Akyol

KELİMELER GÖÇTÜ İnan suskun değilim sevdiğim Mevsim hazan Ve Kelimeler göçtü bizden Hazırlan Bu kalkan da son kafileydi zaten AYNI GEMİ Dalgalar… Hırçın, insafsız, deli Gemi hep aynı… Delik taban, çürük direk, kör kaptan     Osman Akyol Osman Akyol, 31 Ekim 1972’de Adana’da doğdu. Yemişli Köyü Yatılı Kuran Kursu’nu (1985), Adana Baraj Lisesi’ni (1991)

okumak için tıklayınız

Feride – Yılmaz Odabaşı

Feride, 1980’lerin sıkıyönetim Diyarbakır’ında yazdığı ve 1990’da Cem Yayınevi tarafından ilk basımı dört yıl boyunca ilgi görmeyen, ama 1994’ten itibaren yoğun bir ilgiyle hemen her yıl yeni basımlar yaparak Türkiye’nin her yöresinde her yaştan insanın büyük bir beğeniyle okuduğu tek şiirden oluşan yapıtıdır. Feride sunu: ‘istasyonda konuşan iki dilsizdi onlar ayrılığı söyleyen kara gürütülerde şaşkındır

okumak için tıklayınız

Büyük Saat (Bütün Şiirleri) – Turgut Uyar

(*) Turgut Uyar “Büyük Saat” şiirinde şöyle sorar: “Şimdi tarihte saat kaç ?” Tarihe ve zamana, insanın tarihle/zamanla ilişkisine ve geçmişine ilişkin temel bir sorudur bu, Uyar’ın şiirlerinde. Çeşitli şiirlerinde bu sorunun ardından giden Uyar, zamanla/tarihle/vakitle ilgili kaygıların, arayışların ve sorgulamalarının gerekçesini şöyle dile getirir: “bizim tasalarımızın eskidir tarihçesi/sonunda umutlanmak, başında gül bahçesi/bir bayrama su

okumak için tıklayınız

Ah İstanbul – Osman Akyol

Ah, İstanbul! Azizim! Sensiz geçen günlerim Hep hicran, hep hüzün Cıvıl cıvıl İstiklal, Ateşinde yandığımız Gezi (Tanıtım Bülteninden) KİTAPTAN ŞİİRLER GÜNAYDIN İSTANBUL Tek tek açıyor gözlerini pencerelerde İstanbul Yeni güne hazırlıyor kimsesiz kaldırımları çöpçüler Kediler, kuşlar, güvercinler sabah kahvaltısında sıra sıra, öbek öbek Otobüsler geçiyor yine caddelerden bencil, kavgacı Adalar vapuru selamlıyor İstanbul’u uzun uzun

okumak için tıklayınız

Henüz Vakit Varken Gülüm – Nazım Hikmet Ran

Dedesi şair Mehmet Nâzım Paşa’nın da etkisiyle çok küçük yaşlarda şiir yazmaya heves duyan Nâzım Hikmet çocukluğunda hangi etkiler altında ilk şiirlerini yazdığını dostu Zekeriya Sertel’e şöyle anlatır: “17 yaşında galiba ilk şiirim basıldı. Yani “Serviliklerde”, yani mezarlıklarda ağlayan, hayatında sevmiş ölüler üstüne idi. Yahya Kemal düzeltmişti birçok yerini. Sonra kızlara tutuldum. Şiir yazdım. Sonra

okumak için tıklayınız