Kategori: Şiir Kitapları

Haziranda Ölmek Zor – Hasan Hüseyin Korkmazgil

Hasan Hüseyin Korkmazgil’in 2 Haziran 1970 yılında kaybettiğimiz “Orhan Kemal’in güzel anısına” yazdığı “Haziranda Ölmek Zor” şiiriyle, Orhan Kemal’in insanlık tarihinin gelişimi adına yaptığı ilerici katkılarından dolayı saygıyla anıyoruz. Ayrıca şair, şiirin başında “Orhan Kemal’in güzel anısına” demesine rağmen şiirde, 3 Haziran’da Nazım Hikmet’i kaybetmemizi de dile getirerek büyük bir saygıyla anar. “3 Haziran 1963.

okumak için tıklayınız

Ekmeğin Şarkısı – Taniel Varujan

1915 öncesinde Ermenice edebiyatın en büyük şairlerinden biri olan Taniel Varujan, halkının yaşantısını şiir sanatının en yüksek zirvelerine ulaşan eserleriyle anıtlaştırmıştır. 24 Nisan 1915 akşamı İstanbul’daki evinde tutuklandığında polis tarafından el konulan evrakı arasında yer alan ve maceralı bir şekilde kurtarıldıktan sonra ancak 1921’de yayımlanabilen Հացին երգը (Hatsin yerkı – Ekmeğin Şarkısı), onun köy yaşamını

okumak için tıklayınız

1 Mayıs / Birlik Mücadele ve Dayanışma Şiirleri, Güngör Gençay

“Emeğin iktidar olacağı bir dünyaya inanarak şiirlerini yazdılar. Birlik, mücadele ve dayanışmanın coşkusuyla, severek okuyacağınıza inandığımız şiirler, marşlar ve şarkılar birbirini besledi. Ayrıca 1890 yılından bu yana sosyalist ülkelerdeki 1 Mayıs afişleri, sanatı alanlara taşımanın kanıtı ve örneği olurken aynı etki 1976 yılından itibaren Türkiye’deki 1 Mayıs afişlerinde de görülmeye başlandı. Bunların büyük bir bölümü

okumak için tıklayınız

Aşk Şiirleri – Furuğ Ferruhzad

İranlı şair, yazar, oyuncu, yönetmen, ressam, Furuğ Ferruhzad, 5 Ocak 1935 – 13 Şubat 1967 tarihleri arasında yaşamıştır. Düşünceleri ve şiirleriyle İranlı kadınları olduğu kadar, baskıcı rejimlerde yaşayan kadınları da etkiledi. Kadınların sorunlarını ele aldığı şiirleri fikirleri şiddetli tartışmalara neden oldu. İran toplumunun kadınlara karşı uyguladığı ayrımcılığı eleştirdi ve kadınların, daha iyi koşullarda bir yaşama

okumak için tıklayınız

Halkın Ekmeği – Bertolt Brecht

Halkın Ekmeği, şair, oyun yazarı, tiyatro yönetmeni ve kuramcısı Bertolt Brecht’in dokuz ciltlik şiirlerinden yapılmış bir seçmedir. Daha önce değişik yayınevleri tarafından birçok baskısı yapılan ve ilgiyle okunan bu kitabın yeni bir baskısını sunuyoruz. ‘İki edebiyatçı, iki sanatçı, işine saygılı ve iki edebiyat ve dil işçisi A. Kadir ile A.Bezirci baş başa vermiş, pırıl pırıl

okumak için tıklayınız

Bambaşka Bir Bahar – Zahrad

Bambaşka Bir Bahar, 20. yüzyılda Ermenice şiiri derinden etkilemiş isimlerin başında gelen Zahrad’ın Türkçeye çevrilen bütün şiirlerini bir araya getiriyor. Şairin, Ohannes Şaşkal tarafından çevrilen ve farklı zamanlarda, farklı yayınevleri tarafından yayımlanan şiirlerini derleyen Bambaşka Bir Bahar, bugün artık ulaşılması neredeyse imkânsız hale gelmiş bu kitapları tek bir ciltte toplarken, Zahrad’ın nüktedan, incelikli, bilge şiiri

okumak için tıklayınız

Paslı Deniz – Bedriye Korkankorkmaz

Bedriye Korkankorkmaz’ın yeni şiir kitabı çıktı! Şair ve yazar Bedriye Korkankorkmaz’ın yeni şiir kitabı Paslı Deniz, ArtShop Yayıncılık tarafından yayınlandı. Şiirlerinde genel olarak “insan”, “aşk”, “ölüm” temasını işleyen Korkankorkmaz, toplumsal olanla bireysel olan arasında sarsılmaz bir denge kuruyor. Paslı Deniz, yaşadığımız şu zorlu günlerde bize bir kez daha insan olmanın, sevmenin önemini anlatacak bir kitap.

okumak için tıklayınız

Ezgili Yürek – Ruhi Su

“Söylemek benim için bir aşk halidir. En güzel aşklarımı türkü söylerken yaşadım. Ne onlar beni aldattı, ne de ben onları. Türkü söyledikçe yeşeriyor, çiçekleniyordum,” diyor Ruhi Su.  Bir sanatçının işine duyduğu sevgiyi ve bağlılığı dile getiren bu sözler onun insan sevgisi ve yaşama bağlılığı için de geçerli. Çünkü Ruhi Su yaşamını da, karşısına dikilen bütün

okumak için tıklayınız

Şimdilik Her Şey Yolunda – Ursula K. Le Guin “Düşündükçe daha da yabancılaşırım kendime.”

Ursula K. Le Guin’in yayıncısına gönderdiği bu son şiirlerde, bitmekte olan bir hayata veda ya da hüzün duygusundan ziyade güzel yaşanmış bir ömrün sonunda olmanın bilgeliği sunuluyor okura. Değerli edebiyatçı, ömrü boyunca hep yaptığı gibi dünyaya, hayata ve ölüme merakla bakmayı, insanın ve doğanın türlü hallerine sevgi ve hayretle yaklaşmayı sürdürüyor. Mevsimlerin bilgesiyim artık. Değişmeden

okumak için tıklayınız

Su Zılgıtları, Mehmet Altun. Hassas ve kırılgan zamana inançla su veren cinsten şiirler…

Şair Mehmet Altun, 2004 yılında yayımlanan ilk şiir kitabı ‘Rüyamda Hayat Vardı’dan yaklaşık 4 yıl sonra ikinci şiir kitabı “Su Zılgıtları”nı yayımladı. Kitap toplam 2 bölüm ve 18 şiirden oluşuyor. İkinci bölümü ‘Gülizar’ adlı tek şiirden oluşan kitabın kapağında yer alan gravür ise ressam Adil Salih’e ait. Altun, uzun söyleyişin şiirde oluşturabildiği riskleri başarıyla ve

okumak için tıklayınız

Akıl Hastalarının Yazdığı Şiirler

Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde bir dönem personele okuma yazma eğitimi vermiş olan Bedia Tuncer, akıl hastalarının yazdıkları şiirleri derleyerek hazırladığı İnilti adlı bu kitap, 1964 yılında Matbaa Teknisyenleri Basımevince İstanbul’da basıldı. Belki de dünya edebiyatında bu açıdan türünün tek örneği sayılabilecek bir çalışma. 132 sayfadan oluşan eserde bulunan şiirler hem “deli”ler dünyasının çocuksu

okumak için tıklayınız

Sylvıa Plath’ın Şairliğinin İntiharı Bağlamında Analizi – Nilgün Marmara

*Nilgün Marmara 1987’deki intiharından iki yıl önce verdiği bitirme tezinde, bir başka ünlü şairi, yaşamına kendisi son veren bir başka kadını, Sylvia Plath’ı incelemişti. Ve şair “Umarım böylesine emsalsiz ve belirgin bir konuda, şiirlerini ölüm kavramını derinden algılayarak yazmış ve intiharında da sanatındaki kadar başarılı olmuş bir kadının analizini yapabilme konusunda başarısız olmam.” diyordu tezi

okumak için tıklayınız

Hüsn ü Aşk (Güzellik ve Aşk), Şeyh Galip “Aşkın ve ateşin şiiri”

Hüsn ü Aşk (Güzellik ve Aşk) adlı mesnevi Şeyh Galip’in (1757-1799) başyapıtıdır. 2101 beyittir. Aruzun “mefulü-mefailün-feülün” kalıbı ile kaleme alınmıştır. Kendisi bu eseri, 1782’de girdiği bir iddia üzerine 6 ayda yazmıştır. Son dönem divan edebiyatının en önemli örneklerinden biri olmasının yanı sıra, tasavvufi alt yapısı ve sembolizmi ile genel olarak edebiyat ve spiritualizm açısından çok

okumak için tıklayınız

Şairin Ölümü – Mihail Yuryeviç Lermontov “Hoş dizeler… Söyleyecek söz yok! Yasaya göre gereği yapılsın.” Çar Nikola I

Rus eleştirmeni Belinski’ye göre: “Lermontov, Puşkin’in mirasçısıdır; üstelik de yeni bir dönemin şairidir.” Şair, öykücü, ve oyun yazarı Mihail Yuryeviç Lermontov (1814-1841), yalnızca yirmi yedi yıl yaşayabilmiş, buna rağmen Çarlık Rusyası’nın hareketli olduğu bir dönemde ve sansürün gölgesi altında bu kısa ömrüne çok önemli şiirler sığdırmıştır. Özellikle yirmi üç yaşındayken yazdığı ve bütün Çarlık Rusyası’nda

okumak için tıklayınız

Lermontov Profil – Kayhan Yükseler

Devrim rüzgarlarının Çarlık Rusyası’nı ve tüm Avrupa’yı savurduğu 19. yüzyılın ikinci çeyreği… Rus edebiyatının kurucusu, devrimci romantizmin öncüsü Puşkin’in ölümünden hemen sonra Mihail Yuryeviç Lermontov adlı genç şair Puşkin’e adadığı “Şairin Ölümü” ile Rus edebiyatında yeni bir sayfa açıyor. Sürgünlerde geçen bir yaşam ve bu kısacık yaşama sığan, zamanının ötesine ulaşan bir yapıt… Kayhan Yükseler’in

okumak için tıklayınız

Daktiloya Çekilmiş Şiirler – Nilgün Marmara

Nilgün Marmara’nın ölümünden hemen sonra çıkan 1988 yılında yayınlanan “Daktiloya Çekilmiş Şiirler” kitabında yer alan şiirler, Marmara tarafından 1980-1987 yılları arasında kaleme alınmıştır. Everest Yayınevi Nilgün Marmara’nın daktiloya çekilmiş şiirlerinin olduğu dosyada herhangi bir düzeltme yapmayarak, özgün halde bırakarak yayınlamış. *Bizce bu kitabın, Türkçe yazılan şiirde özel bir yeri var. Marmara’nın bu özel ilgisi dolayısıyla,

okumak için tıklayınız

Kırmızı Kahverengi Defter – Nilgün Marmara

Nilgün Marmara’yı hiç tanımadım; onu şiirlerinden biliyorum. “Kırmızı Kahverengi Defter” adlı kitabındaki biyografisi şöyle yazılmıştır: “1958’de doğdu; yirmi dokuz yıl sonra yeryüzünü terk etmeye karar verdi…” İşte bu kadar kısa, yalın bir biyografisi var onun. Fotoğraflarındaki güzel yüzünü alıp gitmiş bir şair imgesidir Nilgün Marmara. Cüreti, güzelliği ve şiirlerinde en olmadık yerlerde ortaya çıkan illegal

okumak için tıklayınız

Ben Sana Mecburum – Attilâ İlhan

Attila İlhan’ın 1960 yılında basılan ‘Ben sana mecburum! ‘ kitabının tek teması aşk değil elbette; bu kitapta beş bölümde topladığı şiirlerinde, dönemin siyasi havasını, çalkantılarını, gerilimi, direnişi, başkaldırıyı, imkânsız aşkları ve özgürlük özlemini de dile getirir. Kitap beş bölümden oluşuyor. İdeal düşüncelere sahip insanlar hep “askıda yaşamak”tadır. Hayat onlar için hiç de kolay değildir. Problemleriyle

okumak için tıklayınız

‘Eksik Şiir’lerin Yolculuğu, Sezen Aksu

Sezen Aksu, yıllardır hayranlarının dilinden düşmeyen şarkılarının 2006 yılında sözlerini bir araya getirerek kitaplaştırdı. Sanatçının “Eksik Şiir”adını verdiği kitabında, 1975’ten 2006’ya kadar yazmış olduğu 400’ün üzerinde şarkı sözlerinden 197’si yer alıyor. “Eksik Şiir”, aşk ve sevgi, tutkularımız, vazgeçişlerimiz ve hep yeniden umutlanışımız üzerine bir kitap. İnsan olmakla ne kadar kırılgan olduğumuzu, ama her şeye rağmen yaralarımızı

okumak için tıklayınız

Kız Kulesi’ndeki Kızılderili, Sunay Akın

Kız Kulesi’ndeki Kızılderili Bir yaz akşamı Boğazın ortasındaki, Kız kulesinin beyaz duvarlarında Kızılderililerin vahşi olarak gösterildiği bir Kovboy filmi izlediğinizi düşleyin… İşte o an,omuzunuza konan Martı kulağınıza şunları söyleyecektir;’ ‘Kız kulesine bakıyorsun, Kızılderililere de ama gerçeği göremiyorsun… Gel benimle.” Sunay Akın imzalı, “Kız Kulesi’ndeki Kızılderili” adlı kitap, deneme türünde, Çınar yayınları tarafından 2005 yılında basıldı.

okumak için tıklayınız