Kategori: Tarih

Türk Sinemasının İlk Grev Filmi

Bir Grev Filmi Denemesi ve Emekçi Grevleri Meslekle ilgili ilk sinemasal sendika 1963 yıllarında Metin Erksan tarafından kuruldu. Adı Sine-iş (Sinema İşçileri Sendikası) olan sendikanın Genel Başkanlığı’nı da Erksan üstlendi. Ve ilk kez emekçiler, haklarının korunmadığı ve giderek de sömürüldüğü bir dönemde bir araya gelerek “sinemaya el koydular”. İşte ilk kez bilinçli bir örgütlenmenin getirdiği

okumak için tıklayınız

Tarihte Yıldız ve Hilal Sembollerinin Kökenleri

Yıldız ve hilal çeşitli tarihi bağlamlarda kullanılan bir ikonografik semboldür, ama en iyi sembolü olarak bilinen Osmanlı . Genellikle genişleme yoluyla İslam’ın sembolü olarak kabul edilir. M.Ö. 2. yüzyıla kadar Pontus Krallığı , Boğaziçi Krallığı ve özellikle Bizans şehrinde Helenistik dönemin ikonografisinde ( MÖ 4. – 1. yüzyıllar) gelişmiştir . Bir hilal ve bir yıldızın

okumak için tıklayınız

John Lennon’un katiliyle çekilen fotoğrafı ilk kez ortaya çıktı

The Beatles grubunun efsane ismi John Lennon’un katili Mark David Chapman tarafından öldürülmeden önce ikilinin çekilen son fotoğrafı ilk kez gün yüzüne çıktı. 8 Aralık 1980 yılında, John Lennon, Central Park West’teki evinden ayrılmak üzereyken, hiçbir sabıkası bulunmayan eski bir güvenlik görevlisi 25 yaşındaki Mark David Chapman tarafından durdurularak imza vermesi istenmişti. Bu sırada Lennon’un

okumak için tıklayınız

Tarih Hırsızlığı – Jack Goody

Tarih Hırsızlığı, tarihyazımı aracılığıyla tarihin Batı tarafından ele geçirilişini anlatıyor. Bu “hırsızlık”, geçmişin çoğu zaman Batı Avrupa ölçeğinde yaşanmış süreçlere göre kavramsallaştırılıp sunulmasını, ardından da dünyanın geri kalanına dayatılmasını ifade ediyor. Bazı tarihçilere göre Rönesans’tan, bazılarına göre ise ancak 19. yüzyıldan itibaren küresel ölçekte üstünlüğü ele geçiren Batı’nın bu öne geçişinin nedenlerinin araştırılması 19. ve

okumak için tıklayınız

Polis Dedektifliğinin Tarihi 1750-1950

Bugün “dedektif” dendiğinde kurmaca yapıtlardan tanıdığımız; zaman zaman beyaz perdede ete kemiğe büründürülen, amatör ya da profesyonel, kadın ya da erkek, külyutmaz zehir hafiyeler üşüşür zihnimize. Onların kafaları başka türlü çalışır; başkalarının göremediklerini görürler. Zekâlarıyla bizde hayranlık uyandırırlar. Kolektif belleğimizdeki “dedektif” imgesini büyük ölçüde bu unutulmaz kurmaca karakterlere borçluyuzdur. Zira, üniformalı polisin tarihi bugüne dek

okumak için tıklayınız

Tarihte aşılar ne kadar sürede geliştirildi?

Bu sorunun da cevabını vermek kolay değil çünkü hangi çalışmaların başlangıç tarihini kesin olarak tespit etmek zor. Ancak araştırmacılar Peter Hurford ve Marcus Davis’in çeşitli kaynaklara dayandırarak ulaştıkları sonuçlara göre bazı aşıların geliştirilme süreleri şöyle: Kuduz – 4 yıl, 1881-1885 Kızamıkçık – 7 yıl, 1962-1969 Boğmaca – 8 yıl, 1906-1914 Kızamık – 9 yıl, 1954-1963

okumak için tıklayınız

İspanyol Gribi: Koronavirüs için 100 yıl önceki pandemiden alınabilecek dersler neler?

1918’de, devam eden Birinci Dünya Savaşı ile birlikte önce Avrupa sonra dünyanın bir çok ülkesini saran İspanyol Gribi salgını iki yıl boyunca üç büyük dalga halinde sürdü ve 50 milyon insanın yaşamına büyük sosyal ve ekonomik yıkıma maloldu. İspanyol Gribi pandemisi deneyimi, tıptaki ilerlemeler ve gelişen küresel işbirliği gibi farklılıklara rağmen, 100 yıl sonra bile

okumak için tıklayınız

Kırmızı Çizgi – Red Line ifadesinin kökeni nereye dayanıyor?

“Red Line” İngilizce ifadenin kökeni, 1928 yılında Irak petrol yataklarının İngiltere, ABD ve Fransa’nın en büyük petrol şirketleri arasındaki bölüşmesini içeren “Kırmızı Çizgi Anlaşmasına” (Red Line Agreement) dayanmaktadır. Çizginin kırmızı olması ise “yüzde beş” lakabıyla bilinen Kalust Sarkis Gülbenkyan’ın kullandığı kalemin renginden gelmektedir. (en.wikipedia.org) “Böylece kırmızı çizgiler diplomasi sözlüğüne eklenmiş. Uzun süre de diplomasi dünyasındaki

okumak için tıklayınız

Sabunun Tarihi: Sabun nedir? Nasıl üretilir? En temel hijyen ürünü hayatımıza nasıl girdi?

Günde birçok kez ellerinizi titizlikle ovaladığınız kalıp sabun, en eski tüketici ürünlerinden biridir. Fakat bir uyarı yapmak gerekirse: Bir çok modern sabun aslında tam olarak sabun değildir! Sabun, muhtemelen çok eski bir şölende, ateş üstünde pişen etin küllere damlayan yağlarının bir yan ürünü olarak ortaya çıkmış olmalıdır. Sonuç, ciltteki kirleri sökmede ve yıkayarak çıkarmada harika

okumak için tıklayınız

Benim Adım 1864 -Çerkes Hikâyeleri – Elbruz Aksoy

1864 Sürgünü’yle Osmanlı ülkesine saçılan Çerkeslerin hikâyelerini anlatıyor bu kitap. Değişik coğrafyalarda, farklı tecrübelerden, başka başka cenderelerden geçmiş insanların hikâyelerini anlatıyor. “Çerkeslik” kimliği ve kaderi altında ortaklaşan ama aynı zamanda ayrılan yollar… Mazlumluk ve muktedir olanla özdeşleşme… Kimlik gururu ve “Kafkas Türkü” olarak asimilasyon… Hafızadan silinmeyen Kafkasya ve yeni vatanlar… “Türk ırkının necip güzelliğini” temsil

okumak için tıklayınız

Çerkes Soykırımı ve sürgünü

Kafkasların en eski halklarından olan Çerkesler esasen 1400’lü yıllarına kadar devletsiz ‘ilkel komünal toplum’ yaşam tarzına sahiptiler. Kendi içlerinde oluşturdukları toplumsal sistem, kendi iç dinamiklerine ve ortak yaşam biçimine dayanıyordu. Çerkesya’da iç kabilelerin kendi aralarındaki savaş ve rekabet son derece az olmuştur ama imparatorlukların savaşlara dayanan toprak işgalleri nedeniyle hemen her dönem çatışma alanına dönüşmüştür.

okumak için tıklayınız

Çerkeslerin kara günü: 21 Mayıs 1864

27 Temmuz 1864’te Kafkasya Genel Valisi Mihail, “1567 yılında Çar VI. İvan’ın başlatmış olduğu Kafkas-Rus savaşlarının bittiğini” belirten belgeyi imzaladı ama sürgünler devam etti. Osmanlı kaynakları, 13. yüzyıldan beri Kafkasya halklarından Adigelere, 17. yüzyıldan itibaren de Abhazlar, Ubıhlar, Dağıstanlılar, Çeçenler, İnguşlar ve diğer Müslaman Kafkasyalılara ‘Çerkes’ der. Bugün ise Çerkes deyince sadece Adigeler anlaşılıyor. Kabardey,

okumak için tıklayınız

İnsanlık Tarihinin Seyrini Değiştiren 11 Salgın Hastalık

MÖ 430’da Mora Savaşı’nda ortaya çıkan bilinen eski salgın ile beraber, salgın hastalıklar insanlık tarihi boyunca medeniyetleri etkiledi. Roma’daki Museo Storico Nazionale Dell’Arte Sanitaria’daki İtalya’daki vebanın 17. yüzyılından tasviri. C: De Agostini/Getty Bu salgınların birçoğu, küresel nüfusun büyük yüzdelerini öldürdü ve insanların hayatla ilgili daha büyük sorular sormasına neden oldu. Yeni bir salgın hastalık olan

okumak için tıklayınız

Bizans İmparatorluğu’nun İstanbul Bayrağı

Kırmızı zemin üzerine hilal ve yıldızlı bayrak tarihte ilk olarak Bizans İmparatorluğu tarafından Constantinople (İstanbul) bayrağı olarak kullanılmıştır. Kırmızı zemin üzerine beyaz ay ve sekiz köşeli yıldız. İmparatorluğun genel sancağı ise meşhur çift başlı kartaldır. Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u alınca Roma İmparatoru ünvanını da alıyor. Doğal olarak Roma simgelerini de kullanıyor. İslam dünyasının da hilal

okumak için tıklayınız

Fırtınalı Yıllarda İbrahim Kaypakkaya : Bilinmeyen Yazılar – Emrah Cilasun

24 Ocak 1973’te Dersim’in Vartinik mezrası basıldı. Çıkan çatışmada Ali Haydar Yıldız hayatını kaybederken İbrahim Kaypakkaya yaralı olarak kaçtı. Beş gün sonra sığındığı köy evinde, ev sahibinin ihbarıyla yakalandı. Yaralı olduğu halde çıplak ayakla kilometrelerce buzda yürütüldü, ayakları dondu, ayak parmakları kesildi. Hastane sonrası aylarca gözaltında tutuldu. Sorguculara “gereksiz gördüğünü” söyleyerek örgütü ve arkadaşları hakkında

okumak için tıklayınız

Kapitalist sistemin ilk büyük krizi; 1873-96 Uzun Bunalım’ın hikayesi

1848-73 arasında Avrupa ekonomisi eşi görülmemiş bir ekonomik büyüme yaşadı. Britanya’nın pamuklu mallar ihracatı, 1850-60 arasını kapsayan 10 yıllık sürede daha önceki 30 yılın toplamı kadar büyüme gösterdi. Belçika’nın demir ihracatı 1851-57 arasında ikiye katlandı. Sonuçta, 1800-40 döneminde ancak iki katına çıkan dünya ticareti 1850-70 arasında %250’den daha fazla büyüdü. 1850’de Avrupa’da yalnızca 23.335 km

okumak için tıklayınız

Popülizm Dalgası Sivil Darbeler ve Osmanlı Hülyası – Taner Timur

Popülizm Dalgası, Sivil Darbeler ve Osmanlı Hülyası, dünyada ve Türkiye’de yaşanan kritik gelişmelere dair Taner Timur’un son dönem yazılarını bir araya getiriyor. Taner Timur, 2016-2020 yılları arasında yaşanan olayları dünya düzeninde bir dönüşümün sinyalleri olarak yorumlamakta. Bu belirtiler, insanlık açısından hiç de özgürlük, eşitlik ve refah yönünde bir ilerleme gibi görünmüyor olsa da bu yazılarda

okumak için tıklayınız

Bir Kavga Alanı olarak Tarihyazımı – Murat Belge

Dünyanın ulus-devletler çağı tarihyazımı disiplinini ciddi bir şekilde etkiledi. Sorun, “uluslaşma” sürecinde ortaya çıkıyor. Ortada bir “ulusal öz” var mı? Bu “öz”ün başka “ulusal öz”lere göre üstünlükleri var mı? Varsa neler? Yoksa icat edebilir miyiz? Genelgeçer etik değerlere uymayan eylemlerimiz oldu mu? Olduysa bunların üstünü nasıl örteriz? Bu noktalarda vardığımız sonuçları dünyaya ilân edeceğiz; dünyayı

okumak için tıklayınız

Dâhilere Gerek Yok – Giyotin Çağında Devrimci Bilim – Steve Jones

“Cumhuriyetin dâhilere ihtiyacı yok.” Bu ifadeler 19. yüzyıl Fransa’sının en büyük bilim insanlarından birini giyotine mahkûm eden yargıca ait. Steve Jones kitabında bu sözlerden yola çıkarak, okurlarını aksini gözler önüne seren bir yolculuğa davet ediyor. Modern fiziğin, kimyanın ve biyolojinin temellerinin birbiri ardına atıldığı devrim günlerinde, Fransız bilim insanları salt Paris’i dünyanın dönemin bilim merkezine

okumak için tıklayınız

Arnold Toynbee: Hatalarını kendi dışındaki güçlere bağlamakla çöküş başlar

Tarih Bilinci(*) – Arnold Toynbee Yunan ve Doğu Medeniyetleri üzerine önde gelen tarihçilerden olan Arnold Toynbee, (1889-1975) yarım yüzyıldan uzun bir süre Londra’daki Uluslararası İlişkiler Kraliyet Enstitüsü Çalışmaları Müdürü olarak görev yaptı. Kendisi de bir tarihçi ve yazar olan D. C. Somervell’in (1885 – 1965) özetleyerek satışa sunduğu Tarih Bilinci adlı eserinin ilk üç cildi

okumak için tıklayınız