Kategori: Tarih

Karialılar – Denizcilerden Kent Kuruculara

Bu kitapta Karia Bölgesi’nin prehistorik çağlara tarihlenen en erken yerleşimlerinden Geç Osmanlı Dönemi’ne uzanan arkeolojik ve tarihi geçmişi hakkında bugüne dek yapılmış çalışmaların ve güncel araştırmaların bir özeti sunulmuştur. Anadolu Yarımadası’nın güneybatı kesiminde yer alan ve Antikçağ’da Karia olarak bilinen coğrafi bölgenin kuzey sınırını Büyük Menderes Vadisi, doğu sınırını Dalaman Çayı belirler. MÖ 2. binyıla

okumak için tıklayınız

Assurlular – Dicle’den Toroslar’a Tanrı Assur’un Krallığı

Assur kenti ve adını bu kentten alan krallık, MÖ 2. binyılın başlarında Kuzey Irak’ta, Dicle Nehri kıyısında kurulmuş ve MÖ 7. yüzyılın sonlarına kadar yaklaşık 1400 yıl neredeyse kesintisiz biçimde varlığını sürdürmüştür. Assur kral listeleri, bazı belirsizlikler olmakla birlikte, önce 1000 yıldan uzun süre Assur’da (Kalat Şerkat) sonrasında ise Yeni Assur Dönemi boyunca sırasıyla; Kalhu

okumak için tıklayınız

Almanca Seyahatnamelerde Osmanlı Şehirleri (1850-1912) – Aysel Kaya

Seyahatnameler tarihyazımında kaynak olarak pek sık kullanılmasa da, gerçekte yazıldıkları döneme dair son derece zengin bir bilgi, gözlem ve izlenim dağarcığı sunabiliyorlar. Aysel Kaya, Almanca Seyahatnamelerde Osmanlı Şehirleri 1850-1912 ’de, 19. yüzyılın ikinci yarısı ile 20. yüzyılın başı arasında farklı amaçlarla Osmanlı İmparatorluğu’nu ziyaret etmiş Alman ve Avusturyalı seyyahların izini sürerek alana önemli bir katkıda

okumak için tıklayınız

Baba İlyas, Baba İshak ve Babailer Ayaklanması – Ayşe Hür

Bazı kaynaklara göre 10 Muharrem 637 (12 Ağustos 1239) Cuma günü, bazı kaynaklara göre ise 1 Ağustos 1240 Çarşamba günü başlayan Babai İsyanlarının mahiyetini anlamak için biraz önceye gitmek gerekir. 1211’de Rum (Anadolu) Selçuklu Sultanı I. Gıyaseddin Keyhüsrev’in ölümü üzerine oğulları I. İzzeddin Keykavus ve I. Alaaddin Keykubad arasındaki iktidar mücadelesi ülkenin toplumsal dokusuna ve

okumak için tıklayınız

Türkiye İşçi Partisi Radyoda – Proletaryanın Büyülü Kutusu

13 Şubat 1961’de kurulan Türkiye İşçi Partisi, Türkiye siyasal tarihinin en önemli olaylarından biridir. TİP’in gelişip güçlenmesinde parti sözcülerinin efsanevi radyo konuşmalarının çok önemli bir yeri vardır. Türkiye proletaryasının sözcüleri, 1961-1971 döneminde, bambaşka bir dile, bambaşka bir seslenişe ve bambaşka bir içeriğe sahip konuşmalarıyla o zamana kadar devletin ağzı olan radyoyu ‘proletaryanın büyülü kutusu’na çevirmişlerdi.

okumak için tıklayınız

Bizans’ın Fethi – Stefan Zweig

Tehlikeyi Görme 5 Şubat 1451 günü Edirne’den yola çıkan bir ulak, Sultan Murat’ın en büyük oğlu 21 yaşındaki Manisa Sancak Beyi Mehmet’e, babasının ölüm haberini getiriyor. Zeki olduğu kadar da hırslı olan bu genç şehzade, vezirlerine ve danışmanlarına duyurmadan hemen en iyi atlarından birine atlıyor ve kamçıyı bastığı gibi, bu safkan atı yüz yirmi mil

okumak için tıklayınız

Talat Paşa / İttihatçılığın Beyni ve Soykırımın Mimarı – Hans-Lukas Kieser

Hans-Lukas Kieser, Talat Paşa, İttihatçılığın Beyni ve Soykırımın Mimarı’nda, etno-milliyetçilik ve siyasal İslâmla güç kazanan, radikal “çözüm”lere ve şiddete açık bir adamın dönemini anlatıyor. 1908 Jön Türk Devrimi’ndeki rolünden, sürgüne ve orada öldürülmesine kadar uzanan bir aralıkta hayatını ele alıyor, Talat’ın önceden fark edilmemiş gücüyle imparatorluğun fiili lideri olma yolunu izliyor. Savaş dönemi İstanbulu’nu yansıtmanın

okumak için tıklayınız

Askerî Harcamalar ve Ekonomi / Eleştirel Bir Yaklaşım – Adem Yavuz Elveren

“Kapitalizmin ve emperyalizmin tüm yaratıcı, yenileştirici gücünün; ‘yıkarken, inşa da edebilen’ dinamizminin tükendiği bir dönemde yaşıyoruz. Bu ikili, son kırk yıl boyunca, dünya halklarını piyasa vahşetine ve yıkıma mahkûm etti. Batı toplumları, refah devletinin birikimlerini adım adım yitirdi. Devletin geleneksel işlevlerinin aşınmayan ana öğesi ‘savunma’ adı altındaki askerî harcamalar oldu. Adem Yavuz Elveren’in kitabı kapitalizmin

okumak için tıklayınız

Tahran 1979 – Ekber’i Hatırlamak – Behrooz Ghamari

31 Aralık 1984 günü, sabah saat 7.30’da öldüm. Mecazi değil, gerçekten de varoluş anlamında söylüyorum. İşte tam o anda bir kâğıt parçasının, yani tahliye emrinin, altına gönülsüzce atılan bir imza ile bambaşka bir dünyaya doğru adım attım. Gözbağımın altından bulanık bulanık gördüğüm satırlar, tıbbi sebeplerle şartlı tahliye edildiğimi ve gardiyanın çok açık bir şekilde anlattığı

okumak için tıklayınız

Haçlı Seferleri – Thomas Asbridge

Thomas Asbridge, Haçlı Seferleri (Say Yayınları) adlı kitabında ölümüne mücadelenin tarihini hem Hıristiyanlar hem Müslümanlar açısından bakarak sürükleyici bir anlatımla sunuyor. Selahaddin Eyyubi ve Aslan Yürekli Richard gibi hükümdarların yanı sıra Franklar, Abbasiler, Selçuklular, Memluklar gibi büyük güçlerin bu mücadeledeki rolü hakkında ayrıntılı bilgiler veriyor. Kitap, modern Ortadoğu sorununu iyi anlamak isteyenler için de temel

okumak için tıklayınız

Antik Yunan Dünyasında Sınıf Mücadelesi (Arkaik Çağdan Arap Fetihlerine) – G.E.M. de Ste. Croix

Marksist İlkçağ tarihçisi Ste. Croix, bu anıtsal kitapta, Antik Yunan-Roma dünyasının Arkaik Çağ’dan Arap fetihlerine kadar olan yaklaşık 1000 yıllık tarihini sınıf mücadelelerine odaklanarak inceliyor. Ste. Croix, kendisine Isaac Deutscher Ödülü’nü de kazandıran kitabının ilk kısmında Marksist tarih çözümlemesinin temel kategorileri olan sınıf, sömürü ve sınıf mücadelesi üzerinde durarak Marksizmin İlkçağ tarihi açısından anlamını tartışıyor.

okumak için tıklayınız

Müslüman Komünistler – Petrograd-Kazan (1917-1918) – Emel Akal

“Milliyetler hapishanesi Çarlık Rusya’sında ezilen ulus konumundaki Polonyalı, Ukraynalı, Gürcü, Ermeni ve benzerlerinin dışındakiler, genelde tarihçilerin ilgilendiği azınlıklardan olmayanlar, yani Tatarlar, Başkurtlar, Türkmenler, Azeriler ve benzerleri ne yaptı? Devrim onları nasıl etkiledi, onlar Devrim’e nasıl katıldılar? Söylendiği ve yazıldığı gibi onlar Türkçü ve İslâmcı mıydılar? Genelde Ekim Devrimi öncesi ve sonrasında Müslüman coğrafyaya ilişkin yapılan

okumak için tıklayınız

Popülizmin Küresel Yükselişi / Performans, Siyasi Üslup ve Temsil – Benjamin Moffitt

“İşte milyon dolarlık soru: Popülizmi gelecekte neler bekliyor? Popülist aktörler dünya çapındaki başarılarının keyfini sürmeye devam edecekler mi? Popülizmin farklı bağlamlarda ‘ana akımlaştırılmaya’ devam etmesini bekleyebilir miyiz? Açıkça ifade etmek gerekirse, şayet koşullar bugünkü haliyle devam ederse, popülizmin belirleyici konumunu uzun dönemde sürdürme ihtimali yüksek. Popülizm için iyi zamanlar olduğu söylenebilir.” Son yıllarda hakkında en

okumak için tıklayınız

Halil İnalcık anlatıyor: Fetihten Sonra İstanbul Neden Yağma Edildi?

Halil İnalcık anlatıyor:”İslam fıkıhına göre üç kere teslim teklifini kabul etmezse yağma ilan edilir. Yağma şu demektir:O beldenin nüfusu esir edilebilir, malları yağma edilebilir, bu Müslümanların hakkıdır. Fatih buna karşı gelemezdi.Dini bir emir. Onun için yağma ilan etti. Bu üç tekliften sonra. Ve şehri aldıktan sonra [Fatih] ağladı, felaketi gördükten sonra. Şehrin nüfusu çadırlardaydı. Kiliseler

okumak için tıklayınız

Bugünün Cadıları / Kadınların Yenilmez Gücü – Mona Chollet

Yüzyıllar önce cadılıkla suçlanıp öldürülen kadınlara uygulanan muamele bugün farklı biçimlerde, sistemleşmiş ve doğallaşmış halde devam ediyor. O zamanlardan itibaren, önce şiddet yoluyla ve sonra ideal ev kadını modelinin inşasıyla dayatılan model, kadınları doğurganlık üzerine temellenen rollere hapsetti, çalışma yaşamından kopardı. Bu model, kadınların kimliklerini yok etti, zayıflattı, özgürlüklerini ellerinden aldı. Kadınlar birbirleriyle rekabete sokuldu,

okumak için tıklayınız

Batı’nın Egemenliği Nasıl Kuruldu? Kapitalizmin Jeopolitik Kökenleri

Kapitalizmin gelişimine ilişkin anaakım tarihsel anlatılar, İngiltere’nin fabrikalarında ya da Fransa’nın giyotinlerinde doğan, özü itibarıyla Avrupalı bir sürece odaklanır. Anievas ve Nişancıoğlu ise kapitalizmin jeopolitik kökenlerini yeniden değerlendirdikleri bu kitapta, okura çok farklı bir hikâye anlatıyor. Batı’nın Egemenliği Nasıl Kuruldu? kapitalizmin kökenlerine ilişkin disiplinlerarası ve uluslararası bir tarihsel analiz sunarak, yaygın kanıların aksine, kapitalizmin kökenlerinin

okumak için tıklayınız

Suyun ve Rüzgârın Şehri / Çanakkale

“Çanakkale hem Anadolu’nun son noktası hem bir adalar bölgesi. Karasal yaşam biçimiyle ada kültürü bir arada varlığını sürdürüyor. Tarihin, şimdiki zamanları tutsak aldığı ender yörelerden biriyken, bugünü ve geleceği birçok şehirden farklı olarak özgürce kurgulamaya çalışan, bunun için çabalayan insanların da kenti. Bunun yanı sıra yeni zamanların yağmacı ve talancılarının dikkatini çeken, ormanlarını, sularını kaybetmekte

okumak için tıklayınız

Etem Oruç’tan Ege’de Börklüce ve Bedreddin – Evin Okçuoğlu

Berfin Yayınları’ndan iki yıl ara ile ikinci baskısını yapan Tarih Dizisi’nden bir kitap var: Ege’de Börklüce ve Bedreddin. Görünen o ki daha da baskıları olacak değerde bir çalışma yapmış Etem Oruç. 163 sayfadan oluşan kitapta çeşitli görsellere de yer verilmiş. Hem tarihimizin bir döneminde Anadolu’da yaşananları öğrenmek isteyenler için hem de tarih araştırması tezi yazacak

okumak için tıklayınız