Kategori: Tarih

Mısır! Görkemli tapınaklar,gösterişli piramitler, ışıltılı saraylar, güçlü firavunlar, kudretli tanrılar… – Epilya

Mısır! Bu büyülü kelimeyi duyunca zihnimizde ne muazzam görüntüler canlanıyor: Görkemli tapınaklar,gösterişli piramitler, ışıltılı saraylar, güçlü firavunlar, kudretli tanrılar… Oysa Mısır’ın antik dönemleri uzun yıllar boyunca bir sır olarak kalmıştı.Günümüze yakın sayılabilecek bir tarihte Rosetta Taşı’nın bulunmasıyla hiyerogliflerin gizemi çözülmüş,bu sayede Mısır’ın büyüleyici detaylarla dolu kadim mit ve efsanelerine giden yol açılmıştı. Mısır halkı altı

okumak için tıklayınız

Sen Benim Kim Olduğumu Biliyor musun? / Kibrin Tarihi – Ari Turunen

Hemen her dinde günah olarak değerlendirilen; farklı kültürlerde mitlere konu olan; toplumsal yaşamda öteden beri kınanan; binlerce oyuna, romana, filme malzeme olan kibir insanlık tarihi kadar eski bir olgu. Ari Turunen, kibrin kültürel tarihini eğlenceli ve renkli biçimde, tarihten onlarca örnekle yazıyor. İmparatorlukların ve insanlığın başına gelen yıkımlarda, felaketlerde kibrin, kendini beğenmişliğin, başkalarını hor görmenin,

okumak için tıklayınız

İktidar Tohumları / Osmanlı Çevre Tarihi Üzerine İncelemeler – Onur İnal (Derleyen), Yavuz Köse (Derleyen)

Geniş topraklara yayılmış Osmanlı İmparatorluğu’nun tarihi araştırılırken ihmal edilen alanların belki de en başında çevre tarihi geliyor. Onur İnal ve Yavuz Köse’nin derledikleri İktidar Tohumları-Osmanlı Çevre Tarihi Üzerine İncelemeler, alanında yetkin birçok ismin katkılarıyla değerli bir kaynak sağlamayı hedefliyor. Uzun süre hüküm sürmüş Osmanlı İmparatorluğu’nun çevre tarihine birçok farklı açıdan, kapsayıcı bir anlayışla bakıyor. Osmanlıların

okumak için tıklayınız

Batılı İsimlerin Dini Kökenleri

Kutsal Kitap kökenli isimler Batı Hristiyan toplumunda İncil’den çocuklarına isim bulma geleneği sanıldığı kadar eski değil. Protestanlığı doğuran Reformasyon ile başlamış bir gelenek bu. Öncesinde, çocuk isimlendirmesinde dini etki, sadece yortusu, Azizler takviminde, bebeğin doğum gününe denk gelen Aziz’in adının verilmesi ile sınırlı. 17’nci yüzyıldan itibaren Püriten sofuların dindarlığı, Ezra, Hiram, Ezekial, Zachariah, Elijah gibi

okumak için tıklayınız

Yuval Noah Harari: “Gılgamış’ı durdurmak imkansız olduğundan Frankenstein’ı durdurmak da imkansızdır.”

Frankenstein Kehaneti 1818’de Mary Shelley, yarattığı yapay varlık kontrolden çıkıp ortalığı mahveden bir bilim insanının hikayesi olan Frankenstein’ı yayımladı. Son iki yüz yılda bu hikaye sayısız farklı biçimde tekrar tekrar anlatıldı ve yeni bilimsel mitolojimizin temel taşlarından biri haline geldi. İlk bakışta, Tanrı rolünü oynarsak ve yaşamı tasarlamaya kalkarsak sert bir şekilde cezalandırılacağımız konusunda bizi

okumak için tıklayınız

Tarihin iki önemli özelliği – Yuval Noah Harari

III. Kısım 13 Başarının Sırrı TİCARET, İMPARATORLUKLAR VE EVRENSEL dinler, eninde sonunda dünyanın tüm Sapienslerini bugün içinde yaşadığımız küresel dünyada birleştirdi. Bu genişleme ve birleşme süreci, elbette durağan ve pürüzsüz değildi. Daha geniş açıdan bakarsak, çok sayıda küçük kültürden az sayıda büyük kültüre ve en sonunda tek bir küresel topluma geçiş, muhtemelen insanlık tarihinin dinamiklerinin

okumak için tıklayınız

İzmir Yahudileri / 19.-20. yüzyıl – Henri Nahum

Henri Nahum’a ait bu titiz çalışma, II. Abdülhamit’in tahta çıkışından II. Dünya Savaşı’na kadar geçen 60 yıllık sürede bir şehri, İzmir’i ve bir dönem şehre damgasını vuran bir cemaati, Yahudi cemaatinin tarihini aydınlatıyor. İzmir, Osmanlı İmparatorluğu’nun çok cemaatli yapısının en karakteristik şehirlerinden biriydi. Türkler, Rumlar, Ermeniler, Yahudiler ve Frenk toplumları bir arada yaşıyordu. Keza İzmir

okumak için tıklayınız

Ulus Meydanı’nda Sabahattin Ali’nin kitaplarını yakmışlardı

Nihal Atsız, Reha Oğuz Türkkan ve Turancılar Davası İkinci Dünya Savaşı arefesinde ırkçı Türkçülüğün en önemli figürü Hüseyin Nihal Atsız’dı (1905-1975) . Atsız’ın 15 Mayıs 1931 – 25 Eylül 1932 arasında yayımladığı Atsız Mecmuası’nın ilk sayıdaki sloganı “Ben, Sen, O Yok, Biz Varız”dı, ancak 2. sayıda “Bütün Türkler Bir Ordu, Katılmayan Kaçaktır” şekline dönüştürülmüştü. Dergiye

okumak için tıklayınız

Korku Metropolü İstanbul / 18. Yüzyıldan Bugüne – Uğur Tanyeli

Mekânlar sadece taşla, betonla, demirle varedilmez. Korkular başta olmak üzere psikososyal haller de mekân kurucudur. Genelde metropoller, özelde İstanbul korku ortamlarıdır ve bu anlamda korku kişisel değil toplumsal bir kaygıdır. Öyleyse mekânın toplumsallığından ve zorunlu olarak da siyasallığından konuşmak gerekir. Mekânda korkulur, mekândan korkulur. Mekânda sıkılınır, mekândan sıkılınır. Bu haller de mekânda dışavurulur. Mekânı korkutmayacak

okumak için tıklayınız

Gladyatörler – Arthur Koestler

Gladyatörler, Roma İmparatorluğu’nda eşitlik ve özgürlük arayan isyancıların Spartacus liderliğindeki efsanevi hikâyesini anlatıyor. Arthur Koestler Gladyatörler’de geleneksel değerlerin çöküşü, ekonomik bozukluklar, işsizlik, yolsuzluk ve yozlaşmış bir yönetici sınıf yüzünden büyük karmaşa içindeki Roma İmparatorluğu’nda yaşanan bir ayaklanmayı ele alıyor: 70 gladyatörün başlattığı isyanın kısa süre içinde 100 bin kişilik bir halk hareketine dönüşerek İtalya’nın önemli

okumak için tıklayınız

Moğolların Kısa Tarihi – George Lane

Cengiz Han zor bir çocukluk geçirmişti. Çetin koşullar onu da sertleştirmiş, hayata tutunmak için acımasızlığa zorlamıştı. Bunlar bazı tarihçi ve vakanüvislere, Moğolların başarı ve genişlemeyle dolu bir buçuk yüzyılını açıklamak için oldukça iyi bir neden verse de, gerçek bundan büyük ölçüde farklıydı. George Lane, Moğolların Kısa Tarihi ’nde Moğolların önüne çıkan her şeyi yıkıp geçen

okumak için tıklayınız

İstanbul’un Constantinus tarafından kurulması

İstanbul’un kurulması İstanbul’un Constantinus tarafından “kurulmasından söz ederken, bu kurulma sözcüğünün anlamı üzerinde anlaşmaya varmak gerekir. Söz konusu olan, hiç de, yeni bir yerde kurulmuş yeni bir kent değildir. Bizans’daki bu eski Megara kolonisi, daha önce de, Marmara Denizi ile Haliç’in oluşturduğu geniş doğal limanın arasında yer alıyordu. Bizans’ın refahı ve aynı zamanda, geçirdiği birbirinden

okumak için tıklayınız

Rodrigo’nun Gitar Konçertosu ile Deniz Gezmiş’i buluşturan gerçeklik

Asıl adı Joaquin Rodrigo Vidre… Ünlü İspanyol klasik müzik bestecisi ve piyano virtiözü… Tüm dünya onu Concierto de Aranjuez adlı eseriyle tanır. Bizdeki yaygın adıyla “Rodrigo’nun Gitar Konçertosu”… Rodrigo 22 Kasım 1901’de İspanya’da, Valencia – Sagunto’da doğdu ve 6 Temmuz 1999’da 98 yaşındayken Madrid’te vefat etti. Henüz üç yaşındayken difteri’ye yakalandıktan sonra görme yetisini kaybetti…

okumak için tıklayınız