Kategori: Tarih

Güneşe tapma ve Hıristiyanlık

Constantinus ilkin pagandı ve güneşe tapanlardandı ve gönül gözüyle gördüğü ilk ve belki de tek şey, pagan nitelikteydi. Bunu, Trier’de 310 yılında, Constantinus’un Önünde yapılmış bir övgü konuşması dolayısıyla biliyoruz: Apollon’un, bir Galya tapınağında, yanında Zafer’le ve elinde, içlerinde Constantinus’un uzun bir saltanat vaadi olarak yorumladığı bir işaret bulunan, defne dalından çelenklerle görünmesi. Bu, gönül

okumak için tıklayınız

Mısır’a Napolyon Bonapart komutasında Fransız Seferi (1798-1801)

BÖLÜM II Mısır’a Fransız Seferi (1798-1801) Seferin Amaçları 18. yüzyıl sonunda Fransız Devrimi Fransa’daki feodal sistemi yıktığında, Arap ülkeleri, devrimin özgürlükçü fikirlerini kabul etmeye bütünüyle hazırlıksız gibi görünüyordu. Buna karşın, devrimin etkileri kısa sürede Arap dünyasında hissedildi, özellikle de en gelişmiş Arap ülkesi olan Mısır’da. Bu ülkede feodal çözülme muazzam bir yol almıştı ve ülke

okumak için tıklayınız

Dönüşen Dünya – Küresel 19. Yüzyıl Tarihi – Jürgen Osterhammel

“Osterhammel 19. yüzyılın Braudel’idir.” Jonathan Sperber, Karl Marx: A Nineteenth-Century Life kitabının yazarı. “Osterhammel Soğuk Savaş sonrası dönemin en önemli, en etkileyici tarih çalışmalarından birine imza atmış. Haklı olarak çıktığı anda klasik hale gelen bir eser… Bu klasik kitap dünyanın her yerindeki tarihçiler ve siyasi merak taşıyan tüm dünya yurttaşları için vazgeçilmez bir kaynak.” Fritz

okumak için tıklayınız

Fareler Meydanı Boş Bulunca / Kediler İçin Kara Bir Gün / 1300’lerde Avrupa

‘Kara Ölüm’ olarak bilinen veba salgını ilk olarak 1300’lerde Çin’de ortaya çıktı. Kurbanların şikayetleri ağrılar, ateş ve bulantıyla başlıyordu. İnsanların dirseklerinde ve kasıklarında mor kabarıklıklar oluşuyor ve kısa sürede yumurta büyüklüğüne ulaşıp sertleşiyordu. Bu yumurtalar patladığında içinden pis kokulu siyah bir madde fışkırıyordu ancak bu rahatlama kurban için çok geç oluyordu. Çünkü hasta beş gün

okumak için tıklayınız

Rus Çariçe II. Katerina ile Fransız aydınlanmacılarının flörtü

Aydınlanma felsefesinin Rusya’ya girip yayılmasının yolunu açan Çariçe II. Katerina, ünlü Fransız aydınlanma düşünürlerini Rusya’ya davet etmiş ve onlarla yakın ilişki kurmuştur. Çoğu tarihçi, Aydınlanma düşüncesinin Rusya’ya girişinin II. Katerina döneminde (1762-1796) gerçekleştiğini belirtir. Aydınlanma felsefesinin Rusya’ya girip yayılmasının yolunu açan Çariçe II. Katerina, ünlü Fransız aydınlanma düşünürlerini Rusya’ya davet etmiş ve onlarla yakın ilişki

okumak için tıklayınız

Tarih Boyunca Yemek Kültürü – Murat Belge

Yemek yemek de başlı başına bir kültür, bir yaşam biçimi aslında. Hani “Bana ne yediğini söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim” denecek kadar belirgin farklılıklar var her toplumun yemek kültüründe. İnsanoğlu var olmaya başladığından itibaren doğada gördüğü her canlıyı nasıl yiyeceğe dönüştürebileceğinin hesabını yapmış sanki. Doğal olan her şeyin ilk haliyle yenmesi mümkün değil muhakkak, hatta

okumak için tıklayınız

MutfakTarih Yemeğin Politik Serüvenleri – Burak Onaran

Mutfak ve yemek kültürü toplumsal tarihle iç içedir. Toplumsal, ekonomik ve siyasi tarihten gelen gizli ve aşikâr birçok iz taşır. Gıdaların tasnifinden pişirme tekniklerine, mutfak mimarisinden sofra düzeni ve adabına kadar uzanan geniş araziyi siyasi ve toplumsal veçheleriyle beraber yeniden düşünmek, toplumlar ve kültürleri hakkında ilginç ipuçları ve esaslı bilgiler sunar. Mutfaktarih, önce yerel örneklere

okumak için tıklayınız

Boğaziçi’nde Yalılar ve İnsanlar – Murat Belge

Bir Boğaziçi Tarihi değil bu; yalıların mimarî özellikleri üzerine bir kitap da değil. Yalılardan çok, yalılarda yaşayanların kişilikleri ve hayatları üzerine bir kitap. Yapmaya çalıştığım şeyi Çelik Gülersoy’a anlattığımda “Anladım,” demişti; “Binadan çok zina yazacaksın…” Her ne kadar mimarî bir iddiası olmasa da, Boğaz ve yalılarla ilgili bir şey yazan insan, artık iyice sayıları artan

okumak için tıklayınız

II. Meşrutiyette Arnavut Muhalefeti

Osmanlı yönetimi Arnavut Sorununa tamamıyla bir asayiş sorunu olarak yaklaşmış, Batılı kaynaklar bunu ulusçu hareket olarak değerlendirme eğiliminde olmuş, yine Arnavut kaynaklar da konunun ulusçu yönü üzerinde yoğunlaşmışlardır. Bu kitapta II. Meşrutiyet’in ilk yıllarını kapsayan dönemde İttihat ve Terakki yönetimine karşı gelişen Arnavut muhalefeti ve bu muhalefetin bir parçasını oluşturan Arnavut ulusçu hareketi, içerisinde geliştiği

okumak için tıklayınız

Roma Döneminde Ankyra

“2002–2007 yılları arasında Roma Dönemi Ankyra’sı üzerine gerçekleştirilen bu çalışma, arkeolojik, epigrafik ve tarihsel verilerin sonuçlarını içermektedir. Günümüzde görülebilen kalıntıların tümünün Roma Dönemi ve sonrasına tarihlendiriliyor olması söz konusu bu dönem çalışmamızın ağırlık noktasını oluşturmuştur. Roma Dönemi Ankyra’sının kentsel gelişimi ile bu gelişimi gösterecek ayrıntılı kent planının eksik oluşu, Augustus ve Roma Tapınağı dışındaki antik

okumak için tıklayınız

Sappho’dan Sokrates’e 50 Hayat Hikâyesiyle – Antik Yunan Tarihi

“Sappho’dan Sokrates’e 50 Hayat Hikâyesiyle – Antik Yunan Tarihi” 48’i renkli 78 illüstrasyon eşliğinde… Antik Yunan’ın siyasi liderleri, yazarları, sanatçıları ve filozofları, şehir devletlerinden oluşan küçük bir topluluğu tüm Akdeniz’i kapsayan ve mirasına bugün de dört bir yanda tanıklık ettiğimiz bir uygarlığa dönüştürdüler. Peki, bu kişiler kimdi? Yaşamları hakkında ne biliyoruz? Birbirleriyle nasıl bir etkileşim

okumak için tıklayınız

Urartu – Doğu’da Değişim

Urartu Krallığı, MÖ 9.-7. yüzyıllar arasında, Doğu Anadolu, Transkafkasya ve Ku­zeybatı İran’ı egemenlik altına alarak 200 yılı aşkın bir süre denetiminde tutmak için büyük çaba harcamıştır. Bölge coğrafyasının büyük bölümü, sıradağlar ve va­dilerle birbirinden ayrılmış yaylalarla kaplıdır. Tarım potansiyeli olan verimli ovalar sınırlıdır. Bu nedenle söz konusu bölgede yaşayan toplumlar binlerce yıl yarı göçebe olarak

okumak için tıklayınız

Hellenistik ve Roma Dönemlerinde Anadolu: Krallar, İmparatorlar, Kent Devletleri

Büyük İskender’in Doğu Seferi’ne başladığı MÖ 334 yılı (veya Pers İmparatorluğu’na son verdiği MÖ 331 yılı) ile son Hellenistik Krallık olan Ptolemaiosların Actium Savaşı sonrası tarih sahnesinden silindikleri MÖ 30 yılı arasındaki yaklaşık 300 yıllık zaman dilimi, “Hellenistik Dönem” olarak adlandırılır. Hellenistik ve Roma dönemleri birbirini izleyen iki dönemden ziyade –en azından belli bir zaman

okumak için tıklayınız

Lukka’dan Likya’ya – Sarpedon ve Aziz Nikolaos’un Ülkesi

Likya Uygarlığı’nı, Lukka olarak bildiğimiz bir Anadolu halkı yaratmıştır. Luvice ile akraba bir dil konuşan bu halkın izleri, son yıllarda yapılan araştırmalarla prehistorik dönemlere kadar inmiş ve böylece Anadolu tarihini anlama yolunda çok önemli bir adım daha atılmıştır. Hititlerin II. Ramses’e karşı yaptığı Kadeş Savaşı’nda yer alan Lukkalar, “İlias” destanında Troialılara yardıma gelen Anadolu budunlarının

okumak için tıklayınız