Kategori: Tarih

Bir Dünya Dini olarak Şamanizm – Sabri Kuşkonmaz

“…şöyle zor bir soru bile sorulabilir: Dinsel amaçlı kurbanlarla akıtılan kanlar mı fazladır, yoksa dinsel nitelikli çatışmalarda akan kanlar mı?” Hep söyleyegeldiğimiz bir çıkarım; bütün büyük dinler barıştan söz ederler. Ama küçüklü büyüklü bütün savaşların ana dinamiklerinden biri de büyük dinlerdir. Bütün büyük dinlerde, dünya kıyametle sonlanır. Ama bu dünyada bildiğimiz, geçmişten bu yana yaşanan

okumak için tıklayınız

Tarih – Edebiyat Tarihi – Cemal Süreya

Tarih–Edebiyat Tarihi Edebiyatı etki alanında tutan edebiyat-ötesi güçler vardır kuşkusuz. Ancak, edebiyatı edilgin bir uğraş alanı, özerkliği olmayan bir uğraş alanı saymak edebi süreci hafife almak, basite indirgemek olur. Hele edebiyat tarihini genel tarihin üstüne yapıştırarak ayrıntılara, ikinci derecede önem taşıyan olaylara kadar özdeşlik aramak hiçbir bakımdan benimsenir iş değildir. Sözgelimi simgecilikle izlenimcilik aynı tarihlerde

okumak için tıklayınız

Naziler İktidarı Nasıl Ele Geçirdi? William Sheridan Allen

Kitlesel olarak aşırılığa eğilim gösterme, hoşgörüsüzlük ve radikal bir değişime duyulan umutsuz arzu; istikrarlı bir demokrasiyi imkânsız kılan bütün bu faktörleri yaratmak oldukça zor bir iştir. Halk kendini güvende hissediyorsa politik açıdan tahrik yaratmak isteyenler kendilerini boş meydanlarda atıp tutarken bulurlar. Gerçekleşen senaryoysa şudur: İnsanlar birden bir korkuya kapılır, başka türlü şüphe etmeyecekleri tehlikelerin farkına

okumak için tıklayınız

Skolastik köhneleşme

Yeryüzünün eski uygarlıkları, özellikle Asyalı büyük kültürler 17. ve 18. yüzyıllardan itibaren yaratmaz·olurlar. Bu iki yüzyıl, dünya tarihinde bir geçiş dönemi olmuştur. 17. yüzyıl yenilik olarak Dekartçı yöntemin hakimiyeti altında olurken, 18. yüzyıl Aydınlanma ve eleştiri çağı olmuştur. Metafizik ikicilik de ön:gür vicdanın özel alanı ile mutlakiyetçi iktidarın kamusal alanına siyasal olarak yansır. 18. yüzyılda

okumak için tıklayınız

Düzmece Reichstag Yangını, Hitler’in mutlak iktidarına giden yolda en önemli dönüm noktası

1933 yılında başında Almanya’da siyasi bunalım iyice derinleşmiş, bir sosyalist devrim tehlikesi Alman sermayesi ve devleti tarafından oldukça yakıcı şekilde hissedilir hale gelmişti. Cumhurbaşkanı Paul von Hindenburg Katolik Merkez Partisi’yle bir koalisyon yaparak istikrarı sağlayacağı umuduyla Hitler’i şansölye (başbakan) olarak atadı.

okumak için tıklayınız

Aklın Geri Çekilişi

1789’da, Aydınlanma’nın etkilediği pek çok entelektüel çevreyi devrimci heyecan kaplamıştı. Ancak bu duygu evrensel değildi. Kısa süre içinde olup bitenleri uygarlığa saldırı olarak lanetleyen sesler duyulmaya başladı. Onların şikayeti henüz üç yıl geride kalmış olan terörle ilgili değildi. Lafayette’in Ulusal Muhafızlar’ı hala Paris’i sıkı denetim altında tutuyor, parlamentoya karşı sorumlu olsa da kral hala hükümetler

okumak için tıklayınız

15. ve 16. yüzyıllarda keşif gezileri ve soruları

Geziler ve Yeni Sorular XV ve XVI. yüzyıllarda artan keşifler, Marco Palo’nun «akıllara durgunluk veren» gezilerini ve anılarını doğruluyordu: Yeryüzünde, beyaz tenli, Hıristiyan Avrupalıya benzemeyen insanlar ve toplumlar vardı. Batı yolundan Hindistan’a (Amerika’ya) ulaşanlar, orada «Kızılderili» yerlilere rastlamışlardı.

okumak için tıklayınız

Elyazması Haber Mektuplarından Gazetelere Geçiş

Elyazması Haber Mektuplarından Gazetelere Geçiş Binaltıyüzlerin birinci yarısında ilk akademik-bilimsel  çıkmıştır. İlk dergiler 1605’de Anvers’de basılan Nieuwe Antwersche Tijdingne ve 1609’da Starazburg’da basılan Ordinarii Avisa’dır; ilk gazeteler 1618 ile 1613 arasında Amsterdam, Viyana, Londra ve Paris’de basılmışlardır. Bunların arasında en ünlüsü Fransız doktor Theophraste Renaudot tarafından çıkarılan ve 13.Lui’nin de katkıda bulunduğu gazetedir; ilk günlük gazete ise 1660’da Leipzig’de basılan Leipziger Zeitung’dur.

okumak için tıklayınız

Tarihte Kitaba Sansür

Basım, Sansür ve Kovuşturma Yazıya sansür uygulanması el yazmalı kültürde de vardı. Buna ilk hedef olanlar filozoflardır. İ.Ö. 5. yüzyılda tanrılara hakaret suçuyla Pitagor sürgüne gönderilmiş, eserleri de herkesin gözü önünde yakılmıştır. Roma İmparatorları da bu konuda Yunan devlet büyüklerinden geri kalmıyorlardı.

okumak için tıklayınız

Soğuk Savaşın Son Cephesinde Castro’yu Öldüremediler – Sabri Kuşkonmaz

Küba Devrimi sonrası, ABD bütün dünyanın gözü önünde devrimin lideri Fidel Castro’yu ortadan kaldırmak istemiştir. “Fidel Castro’yu Öldürmenin 634 Yolu” adlı kitap, devrimin ilk günlerinden iki binli yıllara kadar yapılan sayısız öldürme ve sabotaj girişimini oldukça “eğlenceli” bir dille işliyor. Kitabın yazarı Fabian Escalante, Küba Devrimi’ne katılmış ve devrim sonrasında karşı casusluk örgütü işlevine sahip

okumak için tıklayınız

Tarih ile sınırların ötesine geçebilme olanağı – Hatice Balcı

Fernand Braudel, Akdeniz kitabının giriş bölümünde, tarihin ne işe yaradığına dair düşüncelerine yer verir ve bize kendi zihninden geçenleri açıklar: ‘’…Tarih, çevremizi saran ve bizi işgal eden bugünün sorunları -hatta kaygı ve sıkıntıları- adına geçmiş zamanların sürekli sorgulanmasından başka bir şey değildir…’’(1) Ünlü Winston Churchill ise sözü buradan alıp daha ileriye taşımak ister gibidir. Ian

okumak için tıklayınız

Vikingler hakkında bilmediklerimiz

Vikinglerin hikayeleri yüzlerce yıldır cazibesini koruyor. British Museum, büyük bir Viking sergisine hazırlanırken, şu soru gündemde: Acaba onları tamamen yanlış mı anladık? Vikinglerin yelkenlileri kıyıya yanaştığında günlerden 8 Haziran 793’tü. Lindisfarne’deki rahipler o sırada farkında değildi ama Vikinglerin İngiltere’ye 300 yıllık kanlı akınları işte o gün başlamıştı. Yorklu Alcuin o sırada “Britanya daha önce hiç

okumak için tıklayınız

Öyküler – Paradigma – Gerçekler – Nejdet Evren

Bütün çocuklar önce ninnilerle uyutulurlar ve daha sonra büyüdükçe öykülerle gerçek dünyaya hazırlanırlar. Tüm çocukların bir öyküsü vardır ve her öyküde bir kahraman, bir kurtarıcı, bir hüzün, bir endişe…Tarihsel belleği ile doğan birey kendini çevreleyen sosyal-siyasal ortam içinde hazır bulur ve bu çevre onu önce fizik elbiselerle ve daha sonra kültürel-politik elbiselerle giydirmeye başlar/çalışır; tüm

okumak için tıklayınız

Sanat, Hayat ve Livaneli – Zafer Köse

Başarı, mutluluk, yarı aydınlar, pop kültürü, arabesk, tek boyutlu yaşamak, itaat… Hepsiyle meselesi olan bir sanatçı, Livaneli. Rotterdam’da bir otel odası. Zülfü Livaneli birazdan dışarı çıkacak, bir sanat etkinliği için bulunduğu kentte dolaşacak. Bu gece programı yok. Çıkmadan önce bağlamasını alıp akortunu kontrol ediyor. Sazı yatağının yanına koyduktan sonra, herhalde biraz oyalanmak için, diğer tarafa

okumak için tıklayınız

Osmanlı Döneminde Maymunlar Neden İdam Edildi?

“Devir III.Murat devri, Osmanlı’nın en şaşaalı yılları… Yavuz zamanında başlayan Kuzey Afrika’daki fetihlerle beraber daha önce İstanbul’da pek rastlanmayan maymunların sayısı hızla artıyor. Maymunlar gemilerde gözcülük yapıyor, direklere kolayca tırmanıyor, keskin gözleriyle kara ya da başka bir gemi gördüklerinde aşağıya haber veriyorlar.

okumak için tıklayınız

Tarihinden Direnişine Taksim Meydanı’nın Öyküsü

Taksim Meydanı, şehrin en kalabalık yeri, İstanbul’un en renkli fotoğrafı.Taksim Meydanı son zamanlarda en çok 27 Mayıs 2013’te başlayan Gezi Direnişi ile hafızamıza kazınsa da, geçmişte de elbette pek çok siyasi ve toplumsal olayın ev sahibiydi. Biz de hafızamızı tazeleyelim, meydanın mimari, toplumsal ve siyasal geçmişine şöyle bir bakalım istedik.

okumak için tıklayınız

Ergani Tarihinin Saklı Sayfası Ermeniler – Müslüm Üzülmez

Ergani Tarihinin Saklı Sayfası ERMENİLER isimli kitap İsmail Beşikçi Vakfı Yayınları tarafından Nisan 2016’da okuyucuların beğenisine sunuldu. Kitapta, eski Ergani/Osmaniye (Diyarbekir) kasabasında 1915 öncesinde Ermenilerin durumu, 1915’te yapılan Ermeni katliamı ve eski kasabasının harabeye dönüşü anlatılmakta.

okumak için tıklayınız

Resmi Tarihin Hainleri: 150’likler – Ayşe Hür

11 Eylül 1920’den Mayıs 1923’e kadar görev yapan 14 İstiklal Mahkemesi’nde “casusluk”, “bozgunculuk”, “asker kaçağı olmak”, “eşkıyalık yapmak”, “saltanat yanlısı olmak” ve “isyancılık yapmak” suçundan toplam 59.164 kişi yargılanmış, bunların 41.678’ine çeşitli cezalar verilmiş, 1054 idam cezası infaz edilmişti. Rejimin ‘hain’ ihtiyacı henüz doymamıştı ancak 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Barış Antlaşması, birçok alt anlaşma

okumak için tıklayınız

Victor Hugo: Uygarlığın yeraltısı, daha derinde ve karanlıkta olduğu için, uygarlığın görünürdeki yüzünden daha mı az önemlidir?

Victor Hugo, Sefiller’de sorar; “uygarlığın yeraltısı, daha derinde ve karanlıkta olduğu için, uygarlığın görünürdeki yüzünden daha mı az önemlidir? Hugo birini bilmeden diğerini bilmenin mümkün olmadığını söylese de, bu iki gerçekliğin birbirinden önemli ölçüde ayrıştırıldığını farkındadır. O yüzden iki tür tarihçiden söz eder Hugo; anlam ve fikir tarihçisi ve olaylar tarihçisi.

okumak için tıklayınız

Çizgilerle Auguste Blanqui – Elif Şahin Hamidi

“Ne tanrı ne efendi” sözünü çoğunluk bilir, bilir de kime ait olduğunu bilen pek azdır. Fransız devrimci Louis Auguste Blanqui’ye ait olan bu söz, onun “yarının toplumuna katkı olarak çıkardığı” gazetenin de adıdır aynı zamanda. Blanqui, özgürlük için sonsuz mücadele vermiş, bu uğurda kendi özgürlüğünden vazgeçmiş, 75 yıllık ömrünün 43 yılını “tutsak” olarak geçirmiş devrimci

okumak için tıklayınız