Kategori: Tarih

Direnişin hikayesini anlatan kadınlar: Rüzgarı kafese kapatamazsınız

Eduardo Galeano’nun yeni kitabı ‘Kadınlar’ sömürgecilere, diktatörlere ve maçolara karşı direnişin öncüsü kadınları anlatıyor. Dünya devriminin öncü kadınları ile birlikte isimlerini devrimin bile unutmaktan kurtaramadığı kadınlar. Hem de direnişin içinde hikaye anlatan, şarkı söyleyen ve dans eden kadınlar.

okumak için tıklayınız

Milyonlarca insan karşılıklı olarak birbirlerine öylesine kötülükler yapmaya başladılar ki…

Dünyada yaratılmış bütün savaş tasvirleri arasında bence en görkemlisi, Tolstoy’un Savaş ve Barış’ıdır. Hiçbir tarihçi, bu kitapta, Napoleon’un Rusya’ya düzenlediği üç seferde olduğu ölçüde bir savaşı bunca somut, hem de tinsel açıdan bunca zengin anlatmamıştır. İnsan her sayfayı yaşar, komutanları ve diplomatları haritalarının ve belgelerinin başında, orduları ilerlerken, askerleri de savaşın her ânında görür. Bu

okumak için tıklayınız

Kuyucaklı Yusuf’un 1937 yılında “halkı aile hayatı ve askerlikten soğuttuğu” gerekçesiyle toplatılması

Kuyucaklı Yusuf, 14 Haziran 1937’de Cumhuriyet Müdde-i Umumiliği İkinci Tetkik Dairesi 937/176 sayılı iddianamesinde yer alan “halkı aile hayatı ve askerlikten soğuttuğu” gerekçesiyle toplatılmış, Sabahattin Ali romanı yazmak. Remzi Bengi, Karabet Fikri ve Kenan Yusuf Sertel de kitabı satmak nedeniyle suçlanarak mahkemeye çağrılmıştır. 7 Ekim 1937’de İstanbul Birinci Asliye Ceza Dairesi nde görülen davada üç

okumak için tıklayınız

İstanbul Kimin Şehri? Hazırlayanlar: Dilek Özhan Koçak, Orhan Kemal Koçak

Bir dönemin “Başka İstanbul Yok!” sözü, öyle görünüyor ki yerini “Bu İstanbul’da kaç İstanbul var?” şaşkınlığına bıraktı. Kent büyük bir hızla genişlerken sınıf ve zenginlik, etnisite, cinsiyet ve yaşam tarzı temelinde farklılaşan kentlilerin her birinin kendi kişisel deneyimlerinden kaynaklanan farklı İstanbul’lar beliriyor. Sırrına eremeyeceğimiz duygusu veren, hem üst üste binmiş hem içe içe geçmiş, büyük

okumak için tıklayınız

Türkiye’de İşçi Hareketi (1908-1984) – M. Şehmus Güzel

Bu çalışmanın asıl hedefi, Türkiye’deki işçi hareketi tarihinin belli bir dönemini genel çizgileriyle özetlemek, yüz yılı aşan bir geçmişe sahip Türkiye işçi hareketindeki sürekliliğin peşine düşmek ve varılan noktanın tarihsel kaynaklarına ulaşma yollarını aramaktır. Bu hedefe ulaşmak için de, sürekliliği yaratan unsurların, çevre koşullarının, kadın ve erkeklerin, gençlerin, çocuk işçilerin, işçi eylemleri içinde yer alan

okumak için tıklayınız

Ey Eleştiri Sapıkları – Zafer Köse

Koskoca Aziz Nesin’i bile, sadece “Halka aptal demişti” diye anarsınız; üzerinde durulacak onca özelliğiyle ilgilenmezsiniz. İnsanları aşağılayan, halkı küçümseyen “bilim insanlarını” veya “yazarları” baş tacı edersiniz. Oysa cahilce bulduğunuz bu memleket ortamı, “bilgili, eğitimli, üstün insan” konumu hissetmenize fayda sağladığı için, sizi memnun da etmektedir. Ne bu “meşhur düşünürler”in ne de tek konuda kullandığınız Aziz

okumak için tıklayınız

4000 yıl önce kadınlar Anadolu’da günümüze göre çok daha hakka sahipti

Kayseri’deki kazılarda, Anadolu’da kadınların 4 bin yı öncesine dayanan bazı hakları olduğu yazılı tabletlerde ortaya çıktı. Kayseri’deki Kültepe-Kaniş Karum ören yerinde yapılan kazılar Anadolu’da 4 bin yıl önce kadınların bazı haklarının yazılı olarak varlığını ortaya koydu. Bulunan tabletlerde kadının evlenme, boşanma, miras ve nafaka konularındaki hakları yazıyor.

okumak için tıklayınız

İsyan Toprakları / Türkiye’nin Unutulmuş Halkları Arasında – Christopher De Bellaigue

Elinizdeki kitap Varto’dan başlayarak, bu topraklarda yaşamış azınlık halkların çok geniş bir dönem aralığında yaşadıklarını ve mücadelelerini aktarıyor. “Türkler, ülkelerinin bu kısmının modern tarihi hakkında şaşırtıcı derecede az yazdılar. Çünkü 19. yüzyılın sonlarından bu yana geçen dönem tarih olarak değil, siyaset olarak görülüyor ve biraz aklı olan herkes siyasetten uzak duruyor […] Yakın geçmişi keşfetmek

okumak için tıklayınız

Yüz Yıl Sonra Ermeni Soykırımı (Araştırmalar, Tartışmalar)

Ermeni Soykırımı Araştırmaları Uluslararası Bilim Konseyi’nin 2015 yılında Paris’te gerçekleştirdiği geniş katılımlı uluslararası bir kolokyumun bildirilerinden derlenen Yüz Yıl Sonra Ermeni Soykırımı, alanında söz sahibi bilim insanlarının çok değerli katkılarını bir araya getiriyor. Derlemedeki çalışmalar, sadece Ermeni soykırımını yorumlamakla kalmıyor, kıyım sürecinin aşamalarını, Osmanlı toprakları üzerinde yaşayan diğer azınlıkların karşılaştığı zulüm politikalarını, Birinci Dünya Savaşı

okumak için tıklayınız

Sınıfın Yeniden Üretimi – Henry J. Rutz, Erol M. Balkan

Sınıf önemlidir, sınıfın yeniden üretimi ise yaşamsal… Ama kapitalizm için. Kimse işçi olmayı ya da orta sınıfta kalmayı istemez. Kimse çocuğuna bunu reva görmez. Daima üst sınıfa geçmektir amaç. İyi bir meslek edinip “rahat bir yaşam” sürmeyi sağlayacak eğitimin bu rüyayı mümkün kılacak, ulaşılabilir en önemli fırsat olduğu düşünülür (bu piyangoda büyük ikramiyenin çıkmasından da

okumak için tıklayınız

Kapitalizmin Tarihi 1500 – 2010 – Michel Beaud

Dünyaca tanınmış bir iktisat tarihçisi ve kuramcısı olan Michel Beaud, çevrildiği her dilde büyük bir ilgiyle karşılanan bu kitabında kapitalizmin doğuşunu ve gelişimini tüm ayrıntılarıyla çözümlüyor. Ticarete dayalı Batı toplumlarının tüm dünyaya hükmeden bir güç haline geldiği bir doğal çevrede yine ticaretle yaşayan Doğulu eşdeğerlerinin neden kapitalizmin diye bilinen bu yaratıcı ve yıkıcı olgunun bir

okumak için tıklayınız

Çin Üzerinde Kızıl Yıldız – Edgar Snow

Çin Üzerinde Kızıl Yıldız, Çin devrimi üzerine yazılmış temel kitapların başında gelir. Kitabın yazarı Edgar Snow, Çin’de 14 yılını geçirmiş Amerikalı bir gazetecidir. Bu yıllar içinde Çince öğrenmiş, Çin tarihi üzerine bilgisini derinleştirmiş, Çin’in toplumsal yapısını ve siyasal ortamını yakından inceleyip gözlemlemiştir. Bu zengin arka plan bilgisine ve canlı gözlemlerine dayanarak Çin devrimini, Komünist Partisi

okumak için tıklayınız

Roma – Kartalların İmparatorluğu – Neil Faulkner

Pek çok kişi bir uygarlık modeli olarak Roma İmparatorluğu’na hayranlık duyar. Neil Faulkner, bu çalışmasında, aslında Roma İmparatorluğu’nun acımasız bir soygun ve şiddet mekanizmasına dayandığını ileri sürüyor. Savaş; devleti, hâkim sınıfı ve gözde yandaş gruplarını zenginleştirmek için kullanılıyordu ve bu savaşlarda da köleleştirilmişti.

okumak için tıklayınız

Komün’ün Asi Kadınları – Gay L. Gulickson

Gay L. Gullickson, canlı bir dille yazılmış ve resimlerle zenginleştirilmiş bu kitapta, Paris Komünü olarak bilinen başkaldırının bir parçası olan kadınların nasıl temsil edildiğini inceliyor. Bu isyanla ve onun Fransız ordusunca kanlı biçimde bastırılması ile ilgili hararetli tartışmalar bugün de modern tarihçiler arasında devam ediyor. Özellikle kadınların Paris Komünü’nde oynadığı rol hakkında birbirinden çok farklı

okumak için tıklayınız

Sosyalist Açıdan Jöntürk Hareketi – Yuriy Aşatoviç Petrosyan

Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk örgütlü muhalif hareketi olan Jöntürkler kimlerdi? 1908 Devrimi’ne giden yolda nasıl bir rol oynadılar, siyasi hedefl eri nelerdi? Cumhuriyet’in ilanına ve sonrasındaki politik ve sınıfsal mücadelelere nasıl bir etkileri oldu? Yuriy Aşatoviç Petrosyan, bütün bu sorular ekseninde Jöntürk hareketi tarihinin temel dinamiklerine ışık tutuyor.

okumak için tıklayınız

Yukarı Fırat Ermenileri 1915 ve Dersim – Hovsep Hayreni

Yazar Hovsep Hayreni’nin uzun yıllara dayanan araştırmaları ve yoğun emeğinin ürünü olan Yukarı Fırat Ermenileri, 1915 ve Dersim kitabını tam da o karanlık ve kanlı geçmişin Abdülhamit ile Talat ve Enver Paşa taklitleri tarafından âdeta yeniden hortlatılmaya çalışıldığı bir zamanda elinizde tutuyorsunuz. Yazar Yukarı Fırat bölgesiyle sınırladığı bu çok ayrıntılı araştırmasında üç ana konu üzerinde

okumak için tıklayınız

Nazilerin Türkiye’yle büyümesi

Politik bir hareket olarak Anadolu’daki milliyetçi hareketle aynı anda faaliyete geçen Naziler, Türkiye’ye gıptayla bakıyordu. Onlar için şüphesiz en temel konu, dayatma şeklinde imzalanan intikamcı barış antlaşmalarının revizyonu meselesiydi. Güçlü bir liderin iktidarıyla Versailles Antlaşması’na başkaldırabilmek Alman milliyetçileri için bir rüyaydı. “Türk çözümü” bu yönüyle bir rol modeli olarak Naziler üzerinde etkiliydi. Ihrig’e göre, özellikle

okumak için tıklayınız

Devrimcilerin Filistin Günlüğü (1968-1975) – Oktay Duman

Ülkemizde devrimci hareketin tarihi henüz bütünlüklü bir şekilde yazılabilmiş değil. Son yıllarda bu ihtiyacı gidermek için yakın tarihi irdeleyen sözlü tarih çalışmaları yapılıyor. Elinizdeki çalışma da, sözlü tarih çalışmalarının yeni bir örneği. Devrimcilerin Filistin Günlüğü, Devrimci hareketin bugüne kadar üzerinde pek kalem oynatılmamış önemli bir kesitini, geniş bir zaman dilimi kapsamında ele alınıyor.

okumak için tıklayınız

6-7 Eylül 1955 yağması ve 1964 sürgünleri. “Galiba dozu kaçırdık” Celal Bayar

Bugün tarihimizdeki utanç verici olaylardan biri olan 6-7 Eylül yağmasının 60. yıldönümü. Geçen yıl da aynı vesileyle “Cumhuriyet’in azınlık raporunu” (okumak için tıklayın) sizlerle paylaşmıştım. O yazının girişinde geçmişi neden hatırlamalıyız sorusuna uzunca bir cevap vermiştim. Bu yüzden bu hafta neden utanç verici bu olaya dair yazdığımı açıklamaya girişmeyeceğim, doğrudan konuya gireceğim.

okumak için tıklayınız

Anabasis Onbinlerin Dönüşü – Ksenophon

Anabasis, Pers tahtına göz diken Kyros’un ağabeyi kral Artakserkses’e meydan okumak için topladığı ve büyük çoğunluğu Hellen paralı askerlerinden oluşan muazzam ordunun Anadolu’dan Mezopotamya içlerine uzanan destansı yürüyüşününün ve bu başarısız sefer sonunda başıboş kalan Hellenlerin kendi başlarına Babil yakınlarındaki Kunaksa’dan yüzlerce kilometre uzaklıktaki yurtlarına dönüşünün çileli hikâyesidir.

okumak için tıklayınız