Türk Edebiyatının Unutulmaz Kadın Roman Karakterleri

Vedat Türkali’den Halide Edip’e, Sevgi Soysal’den Adalet Ağaoğlu’na, yazıldığı döneme damgasını vurmuş, Türk Edebiyatının en etkileyici kadın roman karakterleri: 1. Halide Edip Adıvar (1884 – 1964) – Handan Halide Edip, henüz 17 yaşındayken matematikçi, bilim adamı Salih Zeki Bey’le 1901 yılında evlendi. Bu evlilikten 2 oğlu oldu. 1910 yılında Salih Zeki’nin çapkınlıkları nedeniyle boşandı. Ve … Devamını oku

Çalıkuşu, Reşat Nuri Güntekin

Çalıkuşu, Reşat Nuri Güntekin tarafından 1922 yılında yazılmış bir romandır. Edebiyatımızın en çok sevilen klasik eserleri arasında yer alır. Ağırlıklı olarak Anadolu’da geçen ve arka planda Osmanlı’nın son yıllarını anlatan bir romandır. Romanın ana kahramanı Feride’nin hatıra defteri şeklinde yazılmıştır. Reşat Nuri Güntekin, Çalıkuşu’nu önce İstanbul Kızı adıyla dört perdelik bir oyun olarak yazmıştır. Yapıt … Devamını oku

Acımak – Reşat Nuri Güntekin (Radyo Tiyatrosu)

Reşat Nuri Güntekin 1928 yılında yayınlanan bu eserinde; çalışkan başarılı fakat zaaf gösterenlere karşı acımasız olan Zehra Öğretmen ile babası Mürşit’in bakış açılarından dramatik yaşam öykülerini anlatıyor.

Devamını oku

Kuyucaklı Yusuf’un 1937 yılında “halkı aile hayatı ve askerlikten soğuttuğu” gerekçesiyle toplatılması

Kuyucaklı Yusuf, 14 Haziran 1937’de Cumhuriyet Müdde-i Umumiliği İkinci Tetkik Dairesi 937/176 sayılı iddianamesinde yer alan “halkı aile hayatı ve askerlikten soğuttuğu” gerekçesiyle toplatılmış, Sabahattin Ali romanı yazmak. Remzi Bengi, Karabet Fikri ve Kenan Yusuf Sertel de kitabı satmak nedeniyle suçlanarak mahkemeye çağrılmıştır. 7 Ekim 1937’de İstanbul Birinci Asliye Ceza Dairesi nde görülen davada üç … Devamını oku

Cervantes burada nefes alıp verdi

Heyecandan geçtiğim sokakların isimlerinin ne kadar tanıdık olduğunu fark edemeyecek haldeyim. Dün akşam, haritam yokken buralarda dolanmışım oysa.

Bu şehre gelmeden hemen önce bu evin tarihini, Miguel de Cervantes Saavedra’nın burada kaldığını, burada bulunduğu yılların Don Kişot’un basımına denk geldiğini öğrenmiştim. Valladolid’deki ilk günümde, elbette geldiğim ilk yer Cervantes’in kaldığı ev. Santiago Caddesi’nden geçerken İspanyol olduğunu düşündüğüm birinden, bana bu caddeyi haritamda göstermesini rica ediyorum. Her zamanki gibi İtalyanca’nın İspanya’da işe yaradığını görmüş oluyorum. Ne kadar da yaklaşmışım. Santiago’yu bitirip sola döndüğümde Miguel Iscar’a giriyorum ve biraz yürüyünce sağ tarafımda kalan yazıya takılıyor gözüm: “Casa de Cervantes” (Cervantes’in Evi).

Devamını oku

Balıkesir muhasebecisi ve anılar 1968 – Ayhan Hüseyin ülgenay

Balıkesir Muhasebecisi oyunundaki anılarıma geçmeden önce ilk oyunum olan İstanbul Efendisi oyununun sonlarını biraz anlatmak istiyorum.
İstanbul Efendisi oyununda çalışmalarım devam ederken bir taraftan da Konservatuar?ın sınavlarına hazırlanıyorum. Kimden yardım İstesem beni çalıştırmaya yanaşmıyor. Sorarak PLAUTUS un ÇÖMLEK isimli oyunundan SITRABULUS isimli bir kölenin tiradını ve N. RİCHARD NASH IN YAGMURCU isimli oyunundan YAĞMURCU NUN tiradını çalışmaya karar verdim.Vakit ayırdıkça nasıl olması gerektiğini düşünerek oynamaya çalışıyorum.En önemli yardımcım iç güdülerim arada bir Ergün UÇUCUYA seyrettiriyorum fikrini alıyorum.Sınava girmek için 30.08.1966 tarihinde 306 no ile kaydımı yaptırdım.

Devamını oku

Reşat Nuri Güntekin’in ilk ses kaydı yayınlandı

1950’li yıllarda yapılan bir röportajı Radyo 1’de yayınlandı.

Türkiye edebiyatının en önemli isimlerinden biri olan Reşat Nuri Güntekin’in daha önce hiç yayınlanmamış ses kaydı TRT’de yayınlandı. Radyo 1’de gerçekleştirilen “Mazideki Ses” programında, ünlü şair Behçet Kemal Çağlar’ın 1950’li yıllarda Reşat Nuri’yle yaptığı 12 dakikalık ses kaydına yer verildi.

Devamını oku

Erkekler Jr., kadınlar Sue Ellen – A. Ömer Türkeş

Bugünlerde, romanlardan uyarlanan diziler -Yaprak Dökümü, Aşk-ı Memnu, Dudaktan Kalbe ve Hanımın Çiftliği- konuşuluyor. ?Konuşuluyor?dan kastım dizilerin güzel kadınları, yakışıklı erkekleri, onların birbirleriyle ilişkileri ve en çok da cinsellik sahneleri. Yazarlardan, romanlarından, romanlarda tartışılan meselelerden, romanların edebi değerlerinden söz eden pek yok. Edebiyat klasikleri popüler kültüre transfer edilirken, geriye, anlatılan hikâyelerinden başka bir şey kalmıyor. Öyleyse bu sürece edebiyat ve kültürel açısından kazanımlar olarak bakmanın anlamı da kalmamış demektir. Artık ?kazanmak? sözcüğünün en çıplak halini tartışıyoruz; ticari kazanımı, diziye uyarlanan romanların satış rakamlarındaki artışı.
Edebi metinlerle sinema arasındaki ilişki sinema tarihinin başlangıcına kadar uzanır. Elbette tartışmaları da beraberinde getirerek. Senaryo metne bağlı kalmalı mı, roman uyarlamaları edebiyatın aleyhine bir durum yaratıyor mu, yazarın eserinin uyarlanmasına itiraz etme hakkı olabilir mi, gibisinden pek çok soru var. Sanatsal niteliği daha ön plana çıktığı zamanlarda bile sinemayı sıkıştıran bu sorular,

Devamını oku

Dudaktan Kalbe, Reşat Nuri Güntekin

Reşat Nuri Güntekin’in 1925 yılında yayınladığı Dudaktan Kalbe adlı romanı, çektiği aşk acısı nedeniyle tekrar aşık olmayacağını, aşkın bir daha dudaktan kalbe inmeyeceğini felsefe edinmiş bir gencin öyküsünü anlatır.
Romanın özeti ise şöyledir: Hüseyin Kenan; ince, uzun, mavi gözlü, esmer tenli, durgun, çekingen bir gençti. Küçük yaşta babasını kaybetmişti. Annesi, kız kardeşi ve kendisi dayılarının yanında kalırlar. Zorlukla Mühendislik mektebini bitirmiştir. Fakat küçüklüğünden beri musikiye aşıktır. Dayıların yanında Reji kâtipliğini yapan Mesut Bey`den keman dersleri alır. Onyedi yaşındadır. Mühendislik Mektebine giderken dayıların komsusu Leyla isminde bir kıza asık olur. Çok çekingen olduğundan bunu kalbine gömer. Okulu bitirdikten sonra bir arkadaşının yardımıyla Avrupa?ya gider. Orada kemanını çok ilerletir ve güzel eserler verir. O artik ünlü bir Virtüoz dür.
Bu arada kız kardeşi Afife evlenmiştir. Annesi de bir yıl sonra Afife`nin yanına gider. Hem onları hem de dayısını görmek için

Devamını oku

Cezaevi kontör yükleme