Türk Edebiyatının Unutulmaz Kadın Roman Karakterleri

Vedat Türkali’den Halide Edip’e, Sevgi Soysal’den Adalet Ağaoğlu’na, yazıldığı döneme damgasını vurmuş, Türk Edebiyatının en etkileyici kadın roman karakterleri: 1. Halide Edip Adıvar (1884 – 1964) – Handan Halide Edip, henüz 17 yaşındayken matematikçi, bilim adamı Salih Zeki Bey’le 1901 yılında evlendi. Bu evlilikten 2 oğlu oldu. 1910 yılında Salih Zeki’nin çapkınlıkları nedeniyle boşandı. Ve … Devamını oku

Mai ve Siyah, Halit Ziya Uşaklıgil “En çok beğendiğim romanım”

Halit Ziya Uşaklıgil 1897 yılında yazdığı Mai ve Siyah adlı romanın adı simgeseldir. Mai, romanın kahramanı, Ahmet Cemil’in umutlarını ve düşlerini, siyah, bu umutlarının ve fantezilerinin kırılışını simgeler. Roman; mavi ve siyah arasında bocalayan, ikilem içinde kalan, mücadele eden ve bu mücadeleden yenik çıkan Ahmet Cemil’in yaşamından bir bölümü anlatır. Romanda gerek başkahramanın canlandırılışında, gerek … Devamını oku

Edebiyat dünyasının mutsuz evlilikleri

Edebiyat dünyasından bir çift seçmemiz gerekse birçoğumuz romantik aşklarıyla nam salan Romeo ve Juliet’i ya da Cathy ve Heathcliff’i seçeriz. Ama artık onlar hakkında o kadar konuşuldu, yazıldı, çizildi ki sıra başka çiftlere geldi. Kavga, şiddet, ihtiras, kaos, aldatma… Sizler için edebiyat dünyasının mutsuz evliliklerini derledik.

Devamını oku

Gustave Flaubert?in Duygusal Eğitim?inden Halit Ziya Uşaklıgil?in Mai ve Siyah?ına

Mai ve Siyah, Halit Ziya Uşaklıgil?in 1896-1897 yıllarında Servet-i Fünun dergisinde tefrika edilen romanının adıdır. Hemen ardından gelen ve yine Servet-i Fünun?da tefrika edilen romanı Aşk-ı Memnu [Yasak Aşk], ilki 1970?li yıllarda, diğeri ise birkaç yıl önce çekilen televizyon dizileri sayesinde hemen hemen herkes tarafından tanınır. Mai ve Siyah?ın lise ve üniversitelerde okutulan bir kitap olduğunu biliyorum. Romanın, yeni edebiyat olarak adlandırılan Edebiyat-ı Cedide?yi tanımak açısından isabetli bir seçim olduğunu düşünüyorum.

Devamını oku

Erkekler Jr., kadınlar Sue Ellen – A. Ömer Türkeş

Bugünlerde, romanlardan uyarlanan diziler -Yaprak Dökümü, Aşk-ı Memnu, Dudaktan Kalbe ve Hanımın Çiftliği- konuşuluyor. ?Konuşuluyor?dan kastım dizilerin güzel kadınları, yakışıklı erkekleri, onların birbirleriyle ilişkileri ve en çok da cinsellik sahneleri. Yazarlardan, romanlarından, romanlarda tartışılan meselelerden, romanların edebi değerlerinden söz eden pek yok. Edebiyat klasikleri popüler kültüre transfer edilirken, geriye, anlatılan hikâyelerinden başka bir şey kalmıyor. Öyleyse bu sürece edebiyat ve kültürel açısından kazanımlar olarak bakmanın anlamı da kalmamış demektir. Artık ?kazanmak? sözcüğünün en çıplak halini tartışıyoruz; ticari kazanımı, diziye uyarlanan romanların satış rakamlarındaki artışı.
Edebi metinlerle sinema arasındaki ilişki sinema tarihinin başlangıcına kadar uzanır. Elbette tartışmaları da beraberinde getirerek. Senaryo metne bağlı kalmalı mı, roman uyarlamaları edebiyatın aleyhine bir durum yaratıyor mu, yazarın eserinin uyarlanmasına itiraz etme hakkı olabilir mi, gibisinden pek çok soru var. Sanatsal niteliği daha ön plana çıktığı zamanlarda bile sinemayı sıkıştıran bu sorular,

Devamını oku

Cezaevi kontör yükleme