Kategori: Tarih

Tarih Nasıl Yazılır?, Tarih ve Yerel Tarihçi – Müslüm Üzülmez

Tarih Nasıl Yazılır?, Tarih ve Yerel Tarihçi (Tarihle İlgili Okuduğum Kitaplar 1) Tarih, yerel ve sözlü tarih, tarihyazımı konularında daha önce birkaç kez değindiğim gibi değişik zamanlarda Diyarbakır ve çevre ilçelerden, köylerden mektuplar, iletiler alıyorum. Gelen mektup ve iletilerin çoğunda aileleri, aşiretleri, köyleri, ilçeleri veya geçmişte yaşanmış önemli mekân ya da olaylar hakkında sorular sorulmakta; bazen

okumak için tıklayınız

İstanbul Yağmalanırken – Zafer Köse

“Ne de olsa diplomat tabii. Türklerin, bu şehri kurmadıklarını, zapt ettiklerini sürekli olarak hatırlatmak ister gibi, fethin bilmem kaçıncı yıldönümünü kutlamaya çok meraklı olduklarını biliyor.” Livaneli’nin Konstantiniyye Oteli romanında, görkemli otelin açılış töreninde, yabancı bir diplomatın konuşma yaptığı bölümde geçen bir cümle bu.

okumak için tıklayınız

O Halde Rastgele! – Öznur Özkaya

Gezi-tatil, son dönemde galiba dünyanın en hızlı büyüyen sektörü. İş veya tatil amaçlı seyahat edenlerin sayısı, onlarca kat çoğaldı. Yollar boyunca, insanlarda bir fotoğraf çekme telaşı! Bir de gittiği yerde nasıl tıkınacağı derdi! Seyahat böyle bir şey olmasa gerek. Faruk Turinay’ın kitabı üzerine Öznur Özkaya’nın yazısı, seyahat konusunun derinliğini, yolculukların güzelliğini hatırlatıyor.

okumak için tıklayınız

Suriye Kürdistanı’nda Savaş ve Devrim – Thomas Schmidinger

Avusturyalı siyaset bilimci ve kültürel antropolog Thomas Schmidinger, “Mazlum Bagok Kürt Gazetecilik Ödülü”nü kazanan bu kitabında, Suriye Kürdistanı’nı anlatıyor. Özellikle de son dönemde sadece Kürt özgürlük mücadelesinin değil, başta Suriyeliler olmak üzere tüm dünya halklarının dehşet ve öfkeyle tanık olduğu IŞİD katliamlarına karşı mücadelenin de sembollerinden birine dönüşen Rojava’yı…

okumak için tıklayınız

Uzun 19. Yüzyılda Orta Avrupa – Oktar Türel

ODTÜ İktisat Bölümü Emekli Öğretim Üyesi Prof. Oktar Türel, bu kitapta I. Dünya Savaşı’nın ardından çözülen Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun ana bileşenlerinin XIX. yüzyıldaki toplumsal tarihine eğiliyor. “‘Uzun’ XIX. Yüzyıl” deyimi ile XVIII. yüzyılın son çeyreğindeki ekonomik ve siyasal devrimlerle başlayan ve 1914’te I. Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle sona eren çağ kastedilmektedir.

okumak için tıklayınız

Paramaz, 20’ler, Ermeni Sosyalistler ve Soykırım

Kadir Akın “Ermeni Devrimci Paramaz” adlı kitabında Ermeni Soykırımı’nı hazırlayan tarihi koşulları, siyasi ortamı, o günlerden kalan anılar, belgeler, çalışmalar ile ve Paramaz ve arkadaşlarının ekseninde anlatmış. Paramaz son yazısına şu başlığı atmış: “Ermenilerin Talebi”. Hınçak gazetesinde 1914 yılının Mayıs ayında yayımlanmış yazı. Kadir Akın “Ermeni Devrimci Paramaz” kitabında aktarıyor bu bilgiyi. Paramaz yani Madteos

okumak için tıklayınız

Üç fidan için mücadele eden dünyaca ünlü sanatçılar

Denizlerin asılmasına az bir süre kalmıştır. İdamların engellenmesi için bir imza kampanyası düzenlenir. Kampanya seferberliğe dönüşür. O dönemin teknolojisi düşünüldüğünde kısa sürede 22 bin gibi çok fazla sayıda imza toplanır. İmza verenler arasında sokaktaki vatandaştan bürokratına, askerinden öğretmenine kadar birçok farklı meslek ve kültürden insan da vardır. Hatta hatta dünyaca ünlü sanataçılar da üç fidanın

okumak için tıklayınız

Harbiyeli Bir Osmanlı Ermenisi Kalusd Sürmenyan

Türkiye’de cumhuriyet kuşağının ardından doğup büyüyenler, Ermeni soykırımının varlığından büyük oranda habersiz yetiştiler. Bu konu, sanattan siyasete, müfredattan hatıratlara, toplumun bütün hücrelerinden adeta silinmiş, büyük bir sessizlik örtüsüyle kaplanmıştı. Kemal Tahir romanlarındaki birkaç paragraf bu gizi kaldırmaya yetmediği gibi, Charles Aznavour’a duyulan yakınlık da bir türlü sarih cümlelerle anlatılamıyordu.

okumak için tıklayınız

Utanç ve Onur 1915 – 2015 / Ermeni Soykırımı’nın 100. Yılı

Ermeni Soykırımı gerçeği, yüz yıl sonra, sorumluların çaresiz siyasal ve ideolojik saldırılarla bir kez daha kapatmak istedikleri yalan mahzenini parçalayarak hayatımızdaki yerini alıyor. Bu kitap, Ermeni halkının maruz bırakıldığı kapsamlı ve çok boyutlu yok etme politikasının asla başaramadığı bir sonucu sergilemek istiyor.

okumak için tıklayınız

1916: İranlı yazarın güncesinden Ermenilerin yaşadıkları

Muhammed Ali Cemalzâde, 1916’da Ermeni azınlığın uğradığı zulme şahit olmuş. Cemalzâde, Birinci Dünya Savaşı sırasında, Osmanlı idaresindeki Bağdat’ta görev yapan bir grup genç İran vatandaşından biriydi. İngiliz güçleri Bağdat’a yaklaşırken, Cemalzâde, İran jandarmasında görevli iki İsveçli subayla birlikte İstanbul’a gitmek üzere yola çıktı.

okumak için tıklayınız

Türkiye’nin ‘son Ermeni köyü’ Vakıflıköy’ün öyküsü

Ortalığı portakal çiçeklerinin mis kokusu kaplamış. İki yanı yeşil bahçelerle kaplı yokuş bir yoldayım. Bir tarafta Kel Dağ, ucunda Akdeniz ve arkasından Suriye görünüyor. Diğer tarafta Musa Dağı’nın geniş etekleri yayılıyor. Burası “Türkiye’nin tek Ermeni köyü” Vakıflıköy. Hatay’a bağlı köy, Osmanlı İmparatorluğu öncesinden bugüne, kendilerine “Musa Dağı Ermenileri” diyen Kilikya Ermenilerine yüzlerce yıl boyunca ev

okumak için tıklayınız

Hüseyin Aygün, Yeni Şafak gazetesinin Atatürk’ün, idam edilmeden saatler önce Seyit Rıza ile görüştüğüne dair yayınladığı belgeyi yalanladı.

Hüseyin Aygün, Yeni Şafak’ın haberine ilişkin, “2 yıl evvel 78 milyonun gözünün içine bakarak açıktan Kabataş yalanını söyleyenlerin 78 yıl evvel gerçekleşen bir siyasi idamla ilgili olarak iftira kapasitesini gözler önüne sermiştir” dedi.

okumak için tıklayınız

1905 Bomba Olayı ve 1909 Adana İğtişaşı – Ayşe Hür

31 Mart Olayı ile eş zamanlı olarak başka merkezlerde de kalkışmalar oldu ama en önemlisi Adana’da yaşandı. Olaylarda kaç kişinin öldüğü hâlâ bilinmiyor. Adana Ermeni Piskoposluğu’nun raporuna göre 17.844, İstanbul’daki Ermeni Patrikhanesi’nin Adana’ya gönderdiği heyete göre 21.330 ölü (Ermeni) vardı.

okumak için tıklayınız

1894-1896 Ermeni katliamları ve Osmanlı Bankası Baskını – Ayşe Hür

26 Ağustos 1896’da Osmanlı Bankası’na baskın yapan 4 ölü ve 5 yaralı dışındaki 17 kişi Marsilya’ya gönderildi. Olaylara karıştıkları gerekçesiyle tutuklanan bazı kaynaklara göre 143 bazılarına göre 300 bazılarına göre 400 kişinin yargılaması Ekim ayının sonuna kadar sürmüş, Ermeni tarafından 90 kişi baskınla ilgili olarak çeşitli cezalara çarptırılmış, Müslüman tarafında ise İngiliz Sefareti görevlilerinin gözleri

okumak için tıklayınız

Alman Türk silah arkadaşlığı ve Ermeniler

Balkan Savaşlarından sonra iflas etmiş ve dağılma telaşına düşmüş Osmanlı topraklarında yaratılan savaş ve yok oluş psikolojisi Ermenilerin imhası için kullanılmıştır. Bunda Alman parası ve silahları önemli bir etkendir… Savaşta Alman kurmayların tavsiyesi “Hinterland”daki “düşmanların” yani Ermenilerin buralardan uzaklaştırılması olmuştur.

okumak için tıklayınız

Naif ve Bilge – Zafer Köse

Virajdan sonra ani bir uçurum. Tesadüfen yol kenarında bulunuyorsunuz ve bir aracın hızla yaklaştığını görüyorsunuz. Ne yaparsınız? E, can kurtarmak için elinizi kolunuzu biraz sallamayı esirgemezsiniz herhalde. Peki, aracın içindekilerin katil, faşist, insanlık düşmanı olduğunu biliyorsanız? O güne kadar birçok insana yaşattıkları büyük acılara her an yenilerini ekleyebilecek kişilerse?

okumak için tıklayınız

Bir Halkı Yoketmek – Onur Koçyiğit

Tehcir, katliam, zulüm, jenosit, sürgün, soykırım. Kavramlar üzerine tartışmalar uzun sürdü. Devletin halkına karşı sistematik bir yoketme politikasını, neredeyse bir “takvim” üzerinden uyguladığı o büyük barbarlığın üzerinden –en azından bu topraklarda– 100 yıl geçti. Ben bu yazıda soykırım sözcüğünü kullanacağım ama belirtmeliyim ki, yalnızca öznel olarak kavramın kullanılmasından yana tavır almıyor, Ermeni halkının yaşadığının, onlara

okumak için tıklayınız