Kategori: Turgut Uyar
“Bir insan ne zaman ölür?” Cemal Süreya, Turgut Uyar, Edip Cansever ve Tomris Uyar
Bir adın vardı senin, peşinde de üç büyük şair… “Bir insan ne zaman ölür?” sorusuna Romalılar, eski bir taş yazıtta şöyle yanıt vermişler: “Onu en son anan insan öldüğü zaman”… Bu yazıda isimlerini yâd edeceğimiz biri kadın üçü erkek dört güzel insan, tam da bu tanıma uyan büyük sanatçılar. Yaşadıkları dönemde edebiyat dünyasına damgasını vuran,
okumak için tıklayınızTurgut Uyar’ın Girişimi – Cemal Süreya
Şöyle deyince daha çok yaklaşıyorum onun şiirine: Turgut Uyar özellikle son yıllarda büyük bir şiirin ortasını yazıyor. Büyük bir gövdedir onun şiiri. Kımıldadıkça kendine benzer yeni gövdeler hazırlar, çoğaltır. Bir anıttan çok bir dirim belirtisidir. Bu yüzden kolay kolay tanımlanmaya gelmez: görülür, tanık olunur. Blok halinde bir izlenimler bütünüyle gireriz ona. Şiirsel işlevini bütünüyle ve
okumak için tıklayınızTomris Uyar ve Turgut Uyar’ın aile arşivinden fotoğraflar
Tomris ve Turgut Uyar’ın oğlu Hayri Turgut Uyar tarafından dijital ortama aktarılan arşiv fotoğrafları. Kaynak: hturgut.uyar.info (evvel.org aracılığıyla) 22 Haziran 2012
okumak için tıklayınızTurgut Uyar: Şiirimizin en kızıl saçlı levendi (foto galeri)
Turgut Uyar (d. 4 Ağustos 1927, Ankara – ö. 22 Ağustos 1985, İstanbul), şair. Can Yücel “Şiirimizin o en kızıl saçlı levendi” der Turgut Uyar için.
okumak için tıklayınızTurgut Uyar’ın çocuğuna alıp okumasını istediği 3 çocuk kitabı
Turgut Uyar’ın Çocuklarıyız adlı kitapta Turgut Uyar’ın 2. çocuğu Şeyda Uyar Dikmen, babasının kendisine aldığı kitapları şöyle sıralıyor.
okumak için tıklayınızTomris Uyar’ın Selim İleri’ye üzüntü kaynağı olan kırgınlığı
“Turgut Uyar’ın Çocuklarıyız” adlı kitapta babası ile aynı isimde olan Turgut Uyar’ın annesi Tomris Uyar’ın Selim İleri’ye olan kırgınlığını şöyle anlatıyor.
okumak için tıklayınızTurgut Uyar Üzerine – Utkun Büyükaşık
İkinci Yeni Şiirinin düşünsel yönü ağır basan en sıkı ozanıdır Turgut Uyar. Turgut Uyar’ın şiirindeki insan bir bütün olarak çağının insanını temsil eder. 13 Ekim 1957’de Pazar Postası’nda çıkan bir yazısında şöyle der: ”Şiirde ölmezi aramak boşunadır. Bir kez günü geldiğinde ölmeyen şiir, çağında da yaşamamıştır. Bununla beraber değişen çağlar, değişen şiirler ortasında insanda değişmeyeni
okumak için tıklayınızKusursuzluğun o ürkütücü sessizliğiyle Metin Altıok – Turgut Uyar
Metin Altıok birden yetkin bir ozan olarak çıkıyor karşımıza. Kusursuzluğun o ürkütücü sessizliğiyle. Acı, gittiğini geri dönen yavaş at, Gizli ve tekinsiz öksesi yaşamanın Umulmadık sevinçleri tattıran bize, Renklendiren bir kuşun kanadını. Ve gece söküp gündüz örerek, Var gibi gösteren hiç olmayan
okumak için tıklayınızTurgut Uyar’ın tek tek şiirleri yoktur, şiiri vardır – Cemal Süreya
Şöyle deyince daha çok yaklaşıyorum onun şiirine: Turgut Uyar özellikle son yıllarda büyük bir şiirin ortasını yazıyor. Büyük bir gövdedir onun şiiri. Kımıldadıkça kendine benzer yeni gövdeler hazırlar, çoğaltır. Bir anıttan çok bir dirim belirtisidir. Bu yüzden kolay kolay tanımlanmaya gelmez: görülür, tanık olunur. Blok halinde bir izlenimler bütünüyle gireriz ona. Şiirsel işlevini bütünüyle ve
okumak için tıklayınız10 Ünlü Şairin Babalarına Yazdığı 10 Özel Şiir
1. Ben Hayatta En Çok Babamı Sevdim – Can Yücel “Hayatta ben en çok babamı sevdim. Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk Çarpı bacaklarıyla ha düştü, ha düşecek… Nasıl koşarsa ardından bir devin, O çapkın babamı ben öyle sevdim.”
okumak için tıklayınız15 Ünlü Şairimizden Mutsuzluk Üzerine Şiirler
Cemal Süreya, Özdemir Asaf, Edip Cansever başta olmak üzere Türkiye Edebiyatı’nın önemli şairlerinin mutsuzluğu anlatan dizelerini derledik. 1. Cemal Süreya – Mutsuzluk Gülümseyerek Gelir Mutsuzluk gülümseyerek gelir, adıyla süslenmiştir; Banliyo treninde rastladığımız Sınav saatini kaçırmış liseli kız, Hep kazanırsın ey çözümsüzlük!
okumak için tıklayınızNecip Fazıl Kısakürek – Turgut Uyar
BU YAĞMUR Bu yağmur… bu yağmur… bu kıldan ince Öpüşten yumuşak yağan bu yağmur. Bu yağmur… bu yağmur… bir gün dinince Aynalar yüzümü tanımaz olur.
okumak için tıklayınızYahya Kemal Beyatlı – Turgut Uyar
ERENKÖYÜNDE BAHAR Cânân aramızda bir adındı, Şirin gibi hüsnü âne unvan, Bir sahile hem şerefti hem şan Çok kere hayâlimizde cânân Bir şi’ri hatırlatan kadındı.
okumak için tıklayınızTurgut Uyar neden kanar?
Şiiriyle kendimize kabul ettiğimiz Turgut Uyar, Derviş Aydın Akkoç’un gerçekten büyük çabası -ve belki de cesaretiyle- dört çocuğunun tanıklığı ile başka patikalardan ve ormanlık sırtlardan bize dönüyor. Elimizde bir Turgut Uyar kitabı tutuyoruz şimdi.
okumak için tıklayınızTurgut Uyar ile Mario Levi tanışması “Benim için Zeus gibi bir insan”
– Evet, babamla arası iyiydi, görüşürlerdi. Mario Levi’nin babamla tanışma hikâyesi de çok hoştur. Mario Levi üniversitede ya da lisede okurken, babamın kitaplarını çok okuyormuş, çok da seviyormuş. Tanışmak istiyormuş ama “benim için Zeus gibi bir insan,” diye düşünüyormuş. Bir gün kafenin birinde otururken bir arkadaşı gelmiş yanma ve “Haydi kalk, seni bir yere götüreceğim,”
okumak için tıklayınızTurgut Uyar’ın çocuklarıyız
Militarist sloganlara inat Gezi’de, ağaçların hışırtısında yükselmişti başlıktaki cümle. Böylece şiir, fildişi kulelerden bir kez daha sokağa inmiş şairlerin dokunuşları bizlere bir kez daha fısıldamıştı. Ama “Turgut Uyar’ın Çocuklarıyız” kitabı, sadece bu metafor üzerinden yükselmiyor, bizlere dört evladının anıları ile o güzel şairi anlatıyor.
okumak için tıklayınızYokuş Yol’a – Turgut Uyar
Yokuş Yol’a güllerin bedeninden dikenlerini teker teker koparırsan dikenleri kopardığın yerler teker teker kanar dikenleri kopardığın yerleri bir bahar filân sanırsan Kürdistan’da ve Muş-Tatvan yolunda bir yer kanar Muş – Tatvan yolunda güllere ve devlete inanırsan eşkıyalar kanar kötü donatımlı askerler kanar sen bir yaz güzelisin, yaprakların ekşi, suda yıkanırsan portakal incinir, tütün utanır, incirler
okumak için tıklayınızCemal Süreya, Tomris Uyar, Edip Cansever ve Turgut Uyar ile bir açıkoturum
Tomris Uyar: Konuya şöyle girelim isterseniz. Bir süre önce üçünüz de geniş yankılar uyandıran şiir yazıları yazıyordunuz. Aklıma ilk gelenler, Edip Cansever?in ?Mısra İşlevini Yitirdi?, Cemal Süreya?nın ?Folklor Şiire Düşman?, Turgut Uyar?ın ?Çıkmazın Güzelliği? başlıklı yazıları. Bunlar o kadar çok yankı yaptı ki, kendileri fikir üretmeyen birtakım eleştirmenler, bu yazılardaki sloganlarla uzun sire geçinebildi. Bugünse,
okumak için tıklayınız