Kategori: Zafer Köse

Hadi Başlayalım – Zafer Köse

Sevgili Kardeşim, Sorumluluklarını yerine getiren bir öğrenci gibi görünmek için ne güzel yollar bulmuşsun! Geliştirdiğin yöntemlerle öğretmenlerini nasıl yanılttığını öğrendikçe, mecburen biraz kaşlarımı çattım, ama inan ki içimden hep gülümsedim. Hele Din Bilgisi dersinde… Demek, duaların sadece ilk yarılarını ezberledin, öyle mi? Öğretmen sınava kaldırınca, kendinden emin ve hızlı bir şekilde okumaya başlıyorsun;

okumak için tıklayınız

Ferah Bir Gezinti – Zafer Köse

Okuma Günleri kitabında; bir kişi, bir durum veya bir olguyla ilgili başlayan bir cümlede bazen karşılaştırma, bazen sorgulama, bazen de başka bir yolla devam ederken, Proust?un sözü alıp bir ara yola saptığı, orada bir açıklama yaptıktan sonra tekrar ana yola döndüğü, bu şekilde, bir düşünceyi bağlantılı başka düşüncelerle ilişkilendirip ve neredeyse yarım sayfalık bir paragrafı

okumak için tıklayınız

Önce Bakteri Vardı – Zafer Köse

Bir ihtiyar ve bir çocuk, tepede oturmuş, akıp giden ırmağa bakarlar. Ovaya doğru serilen arazide, birkaç değirmen vardır. Kıvrıla kıvrıla aşağılara inen ırmak, bu değirmenlerin çarkını döndürmektedir. ?Allah?ın hikmetine bak? der ihtiyar. Parmağını aşağıdaki değirmene doğru uzatır ve gizemli bir sesle devam eder: ?Nerede bir değirmen varsa, ırmak oradan geçiyor!? Çocuk hafifçe başını sallar, ama

okumak için tıklayınız

Katil Kim? – Zafer Köse

O gün o genç adamın öldürüleceğini daha ilk cümlede öğreniyorsunuz. Marquez, “kırmızı pazartesi” günü yaşananları, yıllar sonra kasabaya geri dönen bir kişinin dilinden anlatıyor. Bu kısacık büyük romandaki herkes biliyor Santiago Nasar’ın öldürüleceğini. Cinayetin nedenini de fazla merak etmenize gerek kalmıyor, çünkü hemen başlarda açıklanıyor. Kimin öldüreceği bilgisi de veriliyor. Anlıyorsunuz ki, Pedro ve Pablo

okumak için tıklayınız

Dünyanın Ucunda – Zafer Köse

John ile William?ın karşılaşmasının hikayesi bu. Aile ilişkilerinin açtığı derin yaraların sızladığı bir roman. Dünyanın ucunda geçiyor, Avustralya?da. Bu dünyada yani, o kadar yakın. İçinde toprak sevgisi, yurt edinme çabası var. Sevginin yozlaşarak sahip olma tutkusuna dönüşmesi var. Olaylar 1992 sonbaharında başlayıp 93 sonunda bitiyor. Hikaye, 9 yaşındaki William?ın bir yangında babasını kaybetmesiyle, aslında her

okumak için tıklayınız

Ella’nın Bebeği – Zafer Köse

Bir çocuğun olursa sürdürür, hiç olmazsa, O tatlı varlığıyla senin güzelliğini. Shakespeare Ella May ile Tike, genç bir çift. Tanıdık. Hemen şurada, Amerika?da, Texas taraflarında yaşıyorlar. 1930?larda, kiralık bir arazide çiftçilik yapıyorlar. Aslında bütün zamanlarda ve her yerdeler. Etrafımızda, gözümüzün önünde, aramızda dolaşıyorlar.

okumak için tıklayınız

Büyük Günler Yaşamak Üzerine – Zafer Köse

Bir deprem sırasında evde ayağınızı basacak sağlam yer bulamazsınız, kendinizi dışarı atma telaşıyla merdivenlere fırlarsınız. Ama belki de herkes panik halinde aşağıya inerken, siz onlarla çarpışarak üst kata ulaşmaya çalışırsınız. Üst kattaki yaşlı teyzenin tek başına dışarıya çıkamayacağı aklınıza gelir çünkü, bırakamazsınız onu. Her ne yapıyorsanız, oturup düşünmeden, hatta pek farkında olmadan yaparsınız. Tıpkı bir

okumak için tıklayınız

Halkız Biz! – Zafer Köse

Biz Halk Ederiz. Yani yaratırız. Mobilyadan cam şişeye, iplikten gözlüğe neler neler üretiriz fabrikalarda. Sebze de yetiştiririz, ürettiklerimizi şehirden şehire taşırız da. En kutsal değerimiz emektir. Bunu böyle düşünmeyiz çoğu zaman. Bilmeyiz. Ama ne yapıyorsak, nasıl yapıyorsak oyuz biz. Harcadığımız emekle aynı zamanda kendimizi yaratırız. Çalışmasını bildiğimiz gibi eğlenmesini de biliriz. Severiz, seviliriz, sürprizler yaparız.

okumak için tıklayınız

Ne Güzel Şey Hatırlamak Seni – Zafer Köse

Fabrikanın bakım teknisyeni, elini genel müdürün omzuna koyup ?Sen de çok önemli bir iş yapıyorsun,? diyor, ?stratejik kararlar veriyorsun.? Olabilir mi böyle bir şey? Hiyerarşik sistemde aşağıdaki kişi üsttekine alçak gönüllü davranabilir mi? Alçak gönüllü her davranış, yukarıdan aşağıya iletişim durumu yaratır; dikkat çekecek ölçüde öyle davrananlar, üstte bulunma konumlarını somutlaştırmış olurlar. Gerçekten alçak gönüllü

okumak için tıklayınız

Cumhuriyet Hanım?ın Cenazesi – Zafer Köse

Cumhuriyet Hanım, Yalova?nın Taşköprü Köyü?nde defnedildi. Günlerden pazardı, 12 Mayıs 2013. Köylüler, omuzlarındaki tabutta sadece bir naaş değil, büyük bir sembol taşıyorlardı. Belki bunun farkında değillerdi. Belki onlar için, yıllardır pek görüşmedikleri, hastalığı dolayısıyla evinden çıkamayan, zamanında kendilerine büyük iyilikler yapmış, köye görgü ve eğitim getirmiş, herkesin yardımına koşmuş güzel bir komşudan ibaretti, taşıdıkları.

okumak için tıklayınız

Sihirli Aynalar Arasında – Zafer Köse

Öğretmenle velinin bir öğrenci hakkında konuşmalarına tanık oldunuz mu hiç? Bazen, ortada bir yanlışlık olduğunu, aynı çocuktan söz etmediklerini düşünürsünüz. Çünkü çocuğun evdeki ve okuldaki halleri birbirinden çok farklı olabiliyor. Aynı şekilde, işyerinden, mahalleden veya akraba çevresinden görüştüğünüz kişilerle birlikteyken ortaya çıkan özellikleriniz farklılık gösterebiliyor. İlhan İrem?in bir şarkısındaki gibi, sihirli aynalar arasında dolaşırcasına yaşanıyor

okumak için tıklayınız

Karşı Olmak Meselesi – Zafer Köse

Kahya ağıldaki yemlikleri doldurdukça, keçiler de itiş kakış saldırıyorlar. İşini bitirince bir kenara çekilen adam, hayvanların yemlerini ağızlarından döke saça yemelerini seyrediyor. ?Yahu keratalar? diye mırıldanıyor, ?hepsini bitirmeyeceksiniz bile, gündüz merada otladınız, ne bu haliniz böyle!? Uzak tarafta yemini yemekte olan bir çepice takılıyor gözü. Tekelerden biri onun üzerine çıkmış, aşıyor. ?İyi? diye düşünüyor kahya,

okumak için tıklayınız

Kimin Hikâyesidir Anlatılan? – Zafer Köse

Ne çok kişinin ?hayatım roman olur? diye düşündüğüne tanık olmuşsunuzdur. Kimi tam olarak böyle söylemese de, birçok kişi yaşadıklarının çok ilginç, anlamlı ve anlatmaya değer olduğuna inanır. Aslında yanıldıklarını söylemek pek kolay değil. Fakat bu konuda belirleyici olan, kişinin başından nelerin geçtiğinden çok, onların nasıl anlatılacağı. Bir kişinin yaşadıklarını anlatmak, ancak kişiselliğin ötesine geçmekle, tema

okumak için tıklayınız

Aşk, Kimya ve Sorumluluk – Zafer Köse

Doğumu en zor gerçekleşen canlının insan olduğu söyleniyor. Evrim içinde iki ayağı üzerinde doğrulmaya başladığı dönemden kalma bir sorun bu. Aslında insanın hamilelik süresi daha uzundu. Tür içinde, hamilelik dönemi daha kısa olan çeşitler varlığını sürdürebildi. Çünkü ufak ve gelişmemiş yavrular dünyaya getiren annelerde sağ kalma oranı daha yüksekti. Fakat bu durum, bebek büyütmeyi zor

okumak için tıklayınız

Eşitlik ve Özgürlük Yolunda Kadın ? Zafer Köse

Kadınlara eşitlik sağlamak için gerekli yasalardı bunlar: Oy kullanma, devlet işlerinde görev alabilme, eşlerden birinin isteğiyle boşanma, eşit işe eşit ücret, doğum öncesi ve sonrasında dörder ay ücretli izin, devlet tarafından ücreti karşılanan çocuk bakımı, ücretsiz ve sadece kadının kararıyla uygulanabilen kürtaj… 1917?de Rusya?da sosyalist devrim gerçekleştirilmişti. Sonraki on yıllar boyunca dünya genelinde aşılamayacak kadın

okumak için tıklayınız

Venezüella?dan Duvar Fotoğrafları – Zafer Köse

Venezüella?da duvarlar, duvarlarda yazılar, resimler… O çok güzel duvar yazılarının, renkli resimlerin fotoğrafları var kitapta. Okuyabilirsiniz, yazmış ?Sinyorita?. Dünyanın ucunda açmış bir gülün esintilerini ulaştırmış buralara. Alıştığımız muhalif duvar yazıları gibi değil onlar. Özenli, estetik; çok güzel. Çünkü Hugo Chavez’in yönetimindeki güvenlik güçlerinden korkmadan, kaçmadan, acele etmeden boyuyorlar duvarları.

okumak için tıklayınız

Jean Genet: Açık Düşman, Aykırı Yazar ? Zafer Köse

?… çokuluslu hisse senedi ortaklığına dayalı şirketlere ve onların fabrikalarına ihtiyacı olan halk değildir, halka ihtiyacı olan o pislik kapitalistlerdir; polisin amacı halkı suçlulardan korumak değil, emperyalist sömürücülerin düzenini halktan korumaktır; halkın adalete değil, adaletin halka ihtiyacı vardır…? Ulrike Meinhof Evlilik dışı bir çocuk olarak 1910?da doğan Jean Genet, annesi tarafından terk edildiği için ilk

okumak için tıklayınız

Muhbir Kişilik Üzerine – Zafer Köse

İspiyonculukla itham edilmek, yeni okula başlayan çocukların sıkça yaşadıkları bir sorun. Derdi çoktur böyle bir küçük insanın. Evin güvenli havasının dışına çıkıp sosyal ortamda yaşamaya başlamak kolay değildir. Güvende olma duygusunu korumak için, kaybetmekte olduğu korumacı bağların yenilerini geliştirmesi gerekmektedir. Bu gereksinim, Erich Fromm?un ayrıntılarıyla anlattığı gibi, ?özgürlük korkusu?na neden olur. Kişide bir otoriteye bağlanmak,

okumak için tıklayınız

Düşmanlık Onurunu Korumak – Zafer Köse

Düşmanı ne kadar alçaksa, kişi kendini o kadar yüce hissedebilir mi? Veya kendi değerinden bağımsız bir durum olarak görebilir mi insan, düşmanının niteliğini? ?Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim? anlayışının geçerliliğinden kimse şüphe etmiyor. Doğru bir söz elbette. Üzerinde pek durmaya gerek kalmadan, sadece, arkadaşlığın seçim ile oluştuğunu dikkate alarak da doğru kabul edilebilir.

okumak için tıklayınız