Ortak tarihten doğan yabancılar – Sennur Sezer

Ortadoğu tarihinde ülke olarak payımız olmasına karşın Ortadoğu edebiyat ve sanatına yabancı olduğumuzu rahatça söyleyebiliriz. Neval el Saddavi yıllar öncesinden en iyi tanıdığımız tek Mısırlı yazar. Kadın toplantılarından birindeki konuşmalarını unutmam olası değil. Necip Mahfuz?un Nobel alışı bize Ortadoğu?dan bir kapı aralar diye düşünüldüyse de bu kapı umduğumuz kadar geniş olmadı. 2011?de Necip Mahfuz?un 100. yaşı yüzünden TUYAP Kitap Fuarı?na gelen Mısırlı yazarlar bile bize Mısır edebiyatındanfazla yazar tanıtmadı. Yapılan tanıtımlar çevirilerle desteklenmeyince elbet aksak kaldı. Oysa Mısır edebiyatı, bizim edebiyatımız kadar yakın bize.
Belki de bunda sansür kurulunun payı var. Mısır?da 1955 yılından bu yana sansür kurulu bulunuyor. Kurulun görevi, ?Kamuoyuna tavsiye vermek ve kamuoyunu zararlı yayınlar hakkında bilgilendirmek, sanatçılar ve kamuoyu arasındaki ilişkinin güçlendirilmesine yardımcı olmak, toplumsal duyarlıklara ters düşen yayınlar hakkında işlem yapmak?. Bu kurul yayıncıların kitapları basmasını engellemek için girişimlerde bulunuyor, yazarlar ve kitapları hakkında dava açıyor. Ayrıca girişimleri sadece kitapları değil, sinemadan görsel sanatlara birçok alandaki eserleri de kapsıyor. Kısacası alıştırılmaya çalışıldığımız ?yasaklı kitaplar,? Mısır için doğal bir durum. 1999 yılında ?edepsiz ve ahlaka aykırı? bulunan Binbir Gece Masalları sansürlendi. Daha önce 1985 yılında bir grup İslamcı mahkeme kararıyla bu kitapları piyasadan toplatmayı başarmıştı. Bu karar bir yıl sonra, daha yüksek bir mahkemenin kararıyla kaldırılmış, Şehrazad?ın öyküleri ?Arap ve İslam folklorunun en ünlü örneği? olarak tanımlanmıştı.
Yasak kitaplar listesinde uzun süre Nabokov?un Lolita?sı, Halil Cibran?ın Peygamber?i ve Salman Rushdie?nin Şeytan Ayetleri?nin de bulunduğu birçok kitap yer aldı.
Şimdi Mısır Edebiyatının genç üyelerinden birinin kitabı Türkçede. Kitabın adı Kötü Geçmişler. Yazarı Muhammed S. el-Azab. Arapçadan çeviren Hişam Güney. Yazarın 1981 doğumlu oluşu, çevirmenin 1980 doğumlu oluşuyla birleşince birbirine yaş olarak da yakın iki yazarın rahat iletişim ve aktarımı sağlanmış
Muhammed S. el-Azab?ın kitabı iki delikanlının özgürlük düşleri diye özetlenebilir. Yirmi yaşlarındaki Muhammed ile Münim okula yakın olma bahanesiyle ailelerinden ayrı ev tutacak, özgür aşk yaşayıp evli barklı olmadan önce hayatın tadını çıkaracaklardır. Ama bir metropolde işler hiç de onların düşündüğü gibi gitmez. Sekizinci katta oda kiralayacak emlakçı, tuvalet için camiyi kullanmalarını öğütleyebilir. Almak istedikleri araba için dolandırılabilirler. Romanın Arapça adı ?Vukuf mütekerrir? ?Tekrar tekrar farkında olmak? anlamına gelebilir. Romanın bittiği sayfada akla kazınan bir resim var: ?(…) o sırada beşinci kattaki bir çocuğun, kırık oyuncağını bir ipe bağlayıp aşağı doğru salladığını gördün, kırık oyuncağından yeni bir oyuncak üretmek istiyor gibiydi. İpi, sağa sola sallıyordu. Birden oyuncak yere düştü, çocuk pencereden sarktı ve oyuncağın düştüğü yere baktı. Sonra hızla içeri girdi. Apartmanın giriş kapısına gözlerini diktin, çocuğun çıkıp oyuncağı almasını bekledin. Sonra tekrar pencereye baktın ama çocuk ne pencerede göründü bir daha ne de inip oyuncağı aldı.?
Bu romanı daha iyi kavramak için daha önceki kuşağın yazdıklarının, mesela Necip Mahfuz?un Başkanın Öldürüldüğü Gün?ün okunmasına ihtiyaç var bence. Gündelik hayat, dar gelirlilik ve gençliğin umutları bu iki kitap birlikte okunduğunda daha iyi kavranabilir.

Sennur Sezer
(http://www.evrensel.net/, 22.06.2014)

*Kötü Geçmişler, Muhammed S. el-Azab, Çeviri Hişam Güney, Can yayınları, 92 s.
** Başkanın Öldürüldüğü Gün, Necip Mahfuz, Çeviren: İlknur Özdemir, Kırmızı Kedi, 99 s.

Yorum yapın

Daha fazla Makaleler, Romanlar
Bir nehrin söylediği: Orontes Mensurları – Ömer Turan

Neruda, 1971 yılındaki Nobel konuşmasını şu cümlelerle bitirir: ?Teşekkürlerimi sundum ve şimdi çalışmalarıma, biz şairleri bekleyen boş sayfaların başına dönüyorum....

Kapat