Irak?ta Sol Muhalefet / İşgale, İslamcılığa ve Kapitalizme Karşı Direnişler ? Nicolas Dessaux

Alt başlığı ‘İşgale, İslamcılığa ve Kapitalizme Karşı Direnişler’ olan ‘Irak’ta Sol Muhalefet’te, ülkenin sol muhalif isimleriyle yapılan söyleşiler yer alıyor. Aşırı sol silahlı bir örgüt üyesi Muayad Ahmad; Kürdistan’da tanınmış bir feminist olan ve daha sonra İslamcılar tarafından sürgüne gönderilen Surma Hamid; Iraklı Kadınların Özgürlüğü Örgütü’nün kurucularından Huzan Mahmud; sendikacı ve Basra Irak Özgürlükler Kongresi

okumak için tıklayınız

Uzun Yaşanmış Bir Akşamdan Bilinç Sahneleri ? Mert Sarı

İstiklal Caddesinde, Neco?yla yüksek bir yapının teras barındayız. Teras barın görüş alanı İstanbul?un ana manzarasını çepeçevre kuşatıyor. Necoya soruyorum: Neco, İstanbul her zamanki gibi kent ışıklarından derinmiş siyah inci gerdanlığını takınmış mı? Neco beni yanıtlıyor. Takınmış Mert Hocam, her zamanki gibi takınmış. Biliyor musun Neco, İstanbul?un gerdanlığındaki bu iri siyah inciler Bahreyn denizi açıklarında derin

okumak için tıklayınız

Gelecek – Murathan Mungan

Mungan’dan 2010 yılının ilk şiir kitabı olarak İkinci Hayvan’ı yayımlamıştık. Bu yılın ikinci şiir kitabı ise Gelecek. Geçit veren şiirler, İçimin atları, De ki üçüncü eşik, Kumdan düğmeler, Söz kayıpları ve Kendindeki kitap başlıkları altında toplanmış 73 şiirden oluşuyor. Kitabın kapak tasarımı Emre Çıkınoğlu’na ait. (Tanıtım Bülteninden) Murathan Mungan, 21 Nisan 1955 İstanbul doğumlu. Ankara

okumak için tıklayınız

Oder Kıyısında İlkbahar – Emmanuil Kazakeviç

Emmanuil Kazakeviç, Türkiyeli okurun, yayınevimizin daha önce yayınladığı Mavi Defter ve Yıldız adlı romanlarıyla tanıdığı bir Sovyet yazarıdır. Dünya tarihinin önemli dönemeçlerini, bu dönemeci yaratanların ve yaşayanların kişilikleriyle birlikte anlatır. Oder Kıyısında İlkbahar, Sovyet Ordusu’nun. 2. Dünya Savaşı’nı kazandıktan sonra Berlin’e yürüyüşünü öykülüyor. Zafer kazanmış herhangi bir orduyla, insanlık, özgürlük ve eşitlik için dövüşmüş bir

okumak için tıklayınız

Endüstriyel Futbolun Yerlileri: Liglerin Yabancıları – Osman Bulugil

Futbolun endüstrileşme sürecinde liglerde oynayan yabancı oyuncu sayısı ve federasyonların tutumları farklılık göstermekle beraber temel olarak futbolun pazar ilişkilerinin bir parçasını oluşturuyor. Bu yönüyle futboldaki başarı algısı, transferin tekelleşme süreci, turnuvaların yapısı ve Bosman kararları yabancı oyuncu kısıtlaması üzerinde belirleyici olan faktörler olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye?de spor medyasında hemen her gün karşımıza çıkanları şoven milliyetçiliğin

okumak için tıklayınız

Seçilen ? Thomas Mann

1875-1955 yılları arasında yaşamış olan Alman yazarı Thomas Mann, henüz ünlü yapıtı Doktor Faustus’u yazarken sıradışı bir kukla oyunu olarak tasarlamaya başladığı bu mizah dolu öyküsünde, yalnızca Ortaçağın büyüleyici dekorunda geçen saray aşklarını, şövalyeleri, cahil köylüleri ve Papalığın görkemini anlatmakla kalmıyor, ruhbilimsel açıdan, Oedipus kompleksini, insan zaaflarını, arzunun çok yönlülüğünü ve günah öğesinin nedenlerini, siyasal

okumak için tıklayınız

Sanskrit – Türkçe Sözlük – Korhan Kaya

Sanskrit dili ölü bir dil olmasına rağmen, Hint kültürünü oluşturan dil olması nedeniyle büyük bir öneme sahiptir. Hintlilere ait olağanüstü büyüklükteki edebiyat neredeyse tamamen bu dile dayanır. Bu dil, kullanıldığı eski devirlerde de bir azınlık tarafından kullanılmıştır. Hint-Avrupa dillerinin en eskilerinden biri olması nedeniyle çok önemlidir. Karşılaştırmalı dil çalışmaları Sanskrit dili keşfedilmeden önce başlayamamıştır. Bugün

okumak için tıklayınız

Herkül – Derman Bayladı

Herkül! Bin yıllardan beri cesareti dillerden dillere dolaşır. İnsanların hayatlarına korku salan pek çok canavarı yok etmiş, birbirinden zorlu görevlerin üstesinden kolaylıkla gelmiştir. Tüyleri çelikten kuşlar… Üç başlı, yılan kuyruklu köpek… insan etiyle beslenen, rüzgârdan hızlı atlar… Kentauroslaar… Amazonlar… Kerkoplar… Ve daha onlarcası cezalarını Herkül’ün elinden bulurlar. Kahramanlığın ve cesaretin gerçek temsilcisi Herkül, sizi nefes

okumak için tıklayınız

Akhilleus – Derman Bayladı

Filmlere, kitaplara konu olmuş, binyıllar boyunca bütün sanat dallarını etkilemiş bir kahramandır Akhilleus. Dünyanın en güçlü, en korkusuz erkeklerinden biri olan Peleus ile bir deniz tanrıçası olan Thetis?in oğludur. Akhilleus demek Troya Savaşı demektir. Çünkü herkes, Akhilleus olmadan Yunanların Troya?yı ele geçiremeyeceğini bilmektedir. Troya ordularının başkomutanı Hektor bile ondan çekinmektedir. Cesaretin ve gücün simgesi Akhilleus?un

okumak için tıklayınız

Ortodoks Oğlanlar İçin Fücur – Metin Kaygalak

( * ) Metin Kaygalak, Kürtçeden Türkçeye göç eden şairlerden. Ama o, yalnızca bu iki dilin vokallerine, notalarına değil, Ortadoğu´da diğer dillerin tadına da hamle ediyor; örnekleri var dizeler arasında. Bu ilgisinde şu yönelim çok önemli: Hem yaralı bedeni, hem de ona saplanmış dikenin acısını duymaya özenli şair. Bu haliyle, Ortadoğu körleşmesinin dramını da üstleniyor.

okumak için tıklayınız

“Alter-Eco” : Bir Derginin Otuz Yılı – M. Şehmus Güzel

Bir derginin on yıl, yirmi yıl, hele otuz yıl yaşaması ve giderek okuyucu sayısını artırması öyle sık rastlanan bir hadise değildir. Bizde, Engin Erkiner?in yönettiği Yazın dergisi, zaman zaman yayınını askıya almak zorunda kalan Birikim Sosyalist Kültür Dergisi ve belki bir-iki dergi daha vardır bu sınıflamaya girebilecek. Varlık dergisini ise saymıyorum, çünkü o yaşamına birkaç

okumak için tıklayınız

İnsanlaşma/ya – Değer ? Nejdet Evren

Gerçek bir açıdan görecelidir. Boşuna denmiyor; bütün, tüm parçaların toplamından daha fazlasını ifade eder. Göreceli de olsa gerçeğin/gerçek olarak benimsenenin değeri onunla hem bir bütünlük içerisinde olurken , diğer yönden onunla bir çelişki içerisinde bulunur. Değer, ona yüklenen sosyal/tarihsel bir anlam taşır ve onun gerçeği ile örtüşmez. Gerçeğin salt varlığı ile paylaşılması ve üzerinde ortaklaşılması

okumak için tıklayınız

Devrim Provaları / Paris 1968, Şili 1972, Portekiz 1974, İran 1979, Polonya 1981 – Colin Barker

?Devrim Provaları?, işçi sınıfının devrim niteliğindeki beş büyük deneyimine odaklanıyor. Bunlar, 1968 Mayısında ve Haziran başlarında Fransa?yı saran grev dalgası; 1972 ve 1973?te Şili?de Allende yönetimi altındaki işçi hareketi; 1974-1975 Portekiz Devrimi; 1979 İran Devrimi ve 1980-1981 yıllarında Polonya?da ortaya çıkan Dayanışma hareketi. Bu mücadelelerin ortak yönleri, bağımsız bir işçi sınıfı eylemliliğine ve örgütlenmesine sahip

okumak için tıklayınız

Frankfurt Dersleri ? Ingeborg Bachmann

Dil nedir? Yeni bir yazın dili nasıl kurulur? Yazın ütopyası ne demektir? Ahlak nedir? Ahlak ile yazının bağıntıları nelerdir? Yazan ben kimdir? Tarih boyunca hangi değişimlere uğramıştır? Çağdaş yazında yazarın konumu nedir? Bakir beyaz sayfa neden gelecekte yazılacak olan metinleri de içerir? Çağdaş yazında isimler nasıl kullanılır? Neden isimler yokolma tehlikesiyle karşı karşıyadır? – Bu

okumak için tıklayınız

Futbol: Para = Başarı (?) – Osman Bulugil

Futbol ekonomisinde ?pasta? nın değerinin büyümesine orantılı olarak sömürü de büyüyor. Bir piyasa ürünü olarak futbol, bugün artık kulüplerin ne kadar gelir elde ettiği ve hangi sponsorluk anlaşmaları yaptıklarıyla değerlendiriyor. Oyuncu yetiştirip satmak bir başarı öyküsü olarak lanse ediliyor. Bütün algı aslında futbolla ilgili değil. Futbolda dönen parayla ilgili. Tam da bu noktada Barcelona ya

okumak için tıklayınız

Toplumcu Politik Bir Roman : Sarsılmak – Müslüm Kabadayı

?Kalıcılık ve kapsayıcı ilerleticilik? başlığıyla özetleyebileceğimiz bir sanat yapıtının niteliği, neliği üzerine değerlendirme yapmayı önemsiyorum. Gazetelerin ?Kitap? ekleri başta olmak üzere, dergilerde yer alan kitap tanıtımları bir yana ciddi eleştirilerin, özellikle çözümleyiciliği yanında geleceğe ilişkin yeni bireşimler öneren, sezdiren tartışmaların çok az yapıldığını belirtmeliyim. Giderek azalan sanat-edebiyat okuyucu ve izleyicilerinin, bu doğrultudaki yazılardan etkilendiği, hatta

okumak için tıklayınız

Budala’ya Dair – Tahir Ürper

Prens Mışkin, her karşılaştığı karakterle kendinden bir şey kaybedecek ve hayatın; bedeninde,ruhunda bıraktığı izlerin derinliğini daha da açacak ve “budalalığın” doruk noktasına varacaktır.Yaşamın bütün bu durumlarında çevreyle oluşturduğu ilişkinin bir sorgulama alanı oluşturduğu görülür.Bu sorgulama bilincin içinde idrak etme kabiliyetiyle acının,intikamın her türlüsüyle yüzleşmeyi ve dışa vurmayı sağlar. Aslında Prens Mışkin’in çevresi kendi benliğini oluşturan

okumak için tıklayınız

Değirmen – Sabahattin Ali

1930?lu yıllarda öyküye taze bir soluk getiren Sabahattin Ali, öykülerinde insanın zavallılığını ve gücünü sarsılmaz bir üslupla, masalsı ve destansı biçimde yansıtmayı başardı. Şiir, hikâye ve roman yazan, çeviriler yapan Ali, tüm eserlerinde insan ruhuna ayna tuttu ve gerçeğe bu aynadan baktı. Türk edebiyatının ?özgür? sesinden yıllara meydan okuyan 16 öykü… Kitaptan Bir Bölüm Bir

okumak için tıklayınız

Zihin ve Beyin (Kafamızdaki Evreni Anlamak İçin Çizgibilim) ? Yazan: Angus Gellatly, Çizen: Oscar Zarate

Kafatasımızın içine istiflenmiş 1,3 kiloluk o elektrikli sünger nasıl oluyor da güzel bir manzaranın karşısında büyülenmemizi sağlıyor ve ardından “Eyvah!” diyerek yatırmamız gereken faturaları bize hatırlatıyor? Diğer bir deyişle, beyni oluşturan biyolojik doku nasıl oluyor da kültürümüzün “zihin” diye adlandırdığı aktiviteleri ortaya çıkarıyor? Profesör Angus Gellatly ve ödüllü sanatçı Oscar Zarate sizi zihnin, bilincin ve

okumak için tıklayınız

Unutulmayan Rüyalar ? Aziz Nesin

?Unutulmayan Rüyalar?, Aziz Nesin?in ardında bıraktığı, rüyalarını kaleme aldığı bir defter. ?Rüyalarım Ziyan Olmasın? gibi, Nesin?in rüyaları üzerine, rüyalarından esinlenerek yazdığı öyküleri biliniyor. Elimizdeki kitapta da, Aziz Nesin?in yaşamının değişik dönemlerinde gördüğü ve uyandığında kaleme aldığı rüyalar yer alıyor. Kitabın girişinde, kendisine armağan edilen bir defterin hikâyesini anlatan Nesin, nihayetinde bu deftere rüyalarını yazmaya karar

okumak için tıklayınız