Karikatürist Carlos Latuff: Erdoğan başlıbaşına bir karikatür

Karikatürist Carlos Latuff: Erdoğan benim ilham perim Brezilyalı ünlü çizer Latuff, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘başlıbaşına bir karikatür’ olduğunu söyledi… Dünyanın tamamında olan bitene hâkim görünüyorsun. Gündemini nasıl seçiyorsun? – Değişiyor. Bazen haberleri okuyarak, bazen okurların tavsiyeleriyle, bazen kişisel olarak ilgi alanıma giren bir şeye denk gelmemle.

okumak için tıklayınız

Bir Parmak Bal – Ian McEwan

1970’ler, İngiltere. Cambridge mezunu, genç ve güzel Serena Frome, MI5’ta memur olarak işe alınır. Fakat bir süre sonra, Serena’nın edebiyat merakına güvenen patronları, onu Soğuk Savaş’ın kültürel cephesinde savaşması için görevlendirirler: Serena’nın görev alacağı “Bir Parmak Bal” adındaki operasyonun amacı, Sovyetler Birliği ve diğer sosyalist ülkelere karşı tavır alan, geleceği parlak genç bir İngiliz yazar

okumak için tıklayınız

Soğuk hava vücudumuzu nasıl etkiliyor?

Aşırı soğuk hava vücudumuz üzerinde nasıl etkide bulunuyor? İnsan vücudunun yapısı aşırı soğuk iklim koşullarıyla baş etmeye uygun değildir. Çoğumuz, hava sıcaklığının sıfırın altına nadiren düştüğü ılık ve tropik iklimde yaşıyoruz. Kutuplardaki aşırı koşullara uyum sağlamış topluluklar da var: Kanada’nın Arktik bölgesindeki Eskimolar ya da Rusya’nın kuzeyindeki Nenetler gibi. İnsan zekâsı soğuğa dayanmasını sağlayacak giysiler

okumak için tıklayınız

Erkenci misiniz yoksa akşamcı mı?

İnsanların sabah erkenden kalkıp güne rahat başlamasını ya da yataktan sürüne sürüne çıkmasını belirleyen şey ne? Hayatım boyunca sabahları erken kalkmaktan nefret etmişimdir. Okula zamanında gideyim diye babam bacağımdan çekip çıkarırdı beni yatağımdan. Sabah zil sesini duyar duymaz midem bulanmaya başlar, ancak öğlene doğru bir şeyler yiyebilirdim. Geceleri ise durum farklı. Geç saatlere kadar kalıp

okumak için tıklayınız

Zaman Makinesi – H. G. Wells

Wells’in ilk olarak okul gazetesinde yayınladığı bir öyküden hareketle kaleme aldığı kısa romanı Zaman Makinesi, 1895’ten beri bilimkurgunun önde gelen eserlerinden biri oldu. Hem geleceği hayal etmek hem de biliminsanının karakterini göstermek adına derin saptamalarda bulunan, politik göndermelerle yüklü bu distopya, hâlâ gerçekleştiremediğimiz bir fantezinin peşinden yıllardır sürüklüyor bizi. Volkan Gürses’in Türkçeye çevirdiği Zaman Makinesi’nin

okumak için tıklayınız

Yapay zeka insanlığın sonu olacak korkusu gerçekçi mi?

Giderek artan sayıda bilim insanı, mühendis ve sanatçıların söylediklerine inanırsak ‘zavallı et ve kemik yığınlarına’ yani insanoğluna acımak gerekiyor. Profesör Stephen Hawking de insanoğlu tam anlamıyla zeki bir aygıt ya da yazılım geliştirdikten sonra neler olacağı konusunda endişelenen uzmanlar listesine katıldı. Hawking’in korkusu, yapay zekânın insanoğlunun sonu anlamına gelebileceği.

okumak için tıklayınız

Kalp acısı öldürür mü?

Aşırı stres ve üzüntü gibi duygu yoğunluğunun ölüme yol açabileceği söyleniyor. Bu olgunun tıp literatürüne girmesi neden bu kadar uzun sürdü? 1986’da 44 yaşındaki bir kadın Massachusetts Hastanesi’ne kaldırıldı. Gün boyunca bir şeyi yoktu; ama akşamüstü göğsünden sol koluna doğru yayılan yoğun bir ağrı hissetti. Bu kalp krizinin temel belirtilerinden biriydi; ama kadının ne herhangi

okumak için tıklayınız

Diş ipi çürümeyi önler mi?

Diş ipi diş çürümesini önler mi? Claudia Hammond, bu soruya net yanıt vermemizi sağlayacak verilere sahip olmadığımızı söylüyor. Diş hekimine gittiğinizde size sorulan sorulardan biri “Dişlerinizi iple de temizliyor musunuz?” sorusudur. Dişlerimizi günde iki kere fırçalamanın yanı sıra diş ipiyle temizlememiz tavsiye edilir. Peki, bunun yararları konusunda elimizde net bilgi var mı?

okumak için tıklayınız

İmgeci sosyalist şiir ve artistik realite – Serkan Engin

İmgeci sosyalist şiire göre, şiir, poetik imgelerin, bir ya da daha çok izlek etrafında, metinsel bütünlük oluşturacak şekilde örgütlenmesidir. Bu tanımdan da çıkarsanabileceği gibi, imgeci sosyalist şiire göre, Şiir’in temel birimi poetik imge’dir. Çünkü Şiir, doğal dil (gidimli dil) içinde şair özne tarafından geliştirilen özerk bir üst dildir (metalanguage). Bu da poetik imgeler aracılığıyla, doğal

okumak için tıklayınız

Yetişkin Eğitimi ve Eşitlik – Ş. Erhan Bağcı

Eşitlik, Türkiye’de ve dünyada eğitimin en yakıcı sorunlarından biri durumunda. Modern eğitimin eşitlik vaadi aslen hiçbir dönemde gerçekleşmemiş olmakla birlikte, içinden geçtiğimiz neoliberal dönemde Türkiye’de yaşanan yeni sağ dönüşümün eğitim ve eşitlik ilişkisinde keskin bir kırılma yarattığı ve daha önceden söz konusu olan kısmi eşitlikçi uygulamaların bile gündem dışında kaldığı söylenebilir. Bu gelişme, eğitim bilimlerinin

okumak için tıklayınız

Öğretmenliğin Dönüşümü (İdealist Öğretmenden Sınava Hazırlayıcı Teknisyene) Hazırlayan: Ahmet Yıldız

Ekonomik aklın her şeyi esir aldığı günümüz piyasa diktatörlüğü koşullarında, öğretmenlik mesleği de bu iklimden payını almıştır. Aslında yalnızca öğretmenliği değil, tüm eğitim sistemini dönüştüren mekanizma ekonomi merkezliliktir. Ekonomi merkezli yaklaşım eğitim alanında özellikle merkezi standart sınavlarla kendini göstermektedir. Bu anlamda merkezi standart sınavlar geç kapitalizmin pedagojik mantığı olarak görülebilir. Artık öğretmenden istenen, bu mantığa

okumak için tıklayınız

Tayyip Erdoğan için yazılan kitabın kapağı çalıntı çıktı

Fehmi Demirağ’ın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın gençlik yıllarını anlattığı romanı ‘Kasımpaşalı: Ben Bu Oyunu Bozarım’ın kapağı çalıntı çıktı. Özellikle klip, karikatür ve kitap kapaklarında sıkça karşılaştığımız intihal vakalarına bir yenisi daha eklendi. Fehmi Demirağ’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ’ın gençlik yıllarında yaşadığı olayları anlattığı ‘Kasımpaşalı: Ben Bu Oyunu Bozarım’ romanının kapağında iki yıl önce atv’de ekrana

okumak için tıklayınız

“Biz patronlar gibi Allah’ın cezası herifler değiliz.” Ara Güler

“PAMUK TARLALARINDA IRGATLIK YAPTIM, GAZETECİLİK BUDUR!” – Cumhuriyet’te yazı dizisi olarak yayımlanan “Can Pazarı” röportajı film gibi. – Fikret Otyam yaptı röportajı, fotoğrafları da ben çekeceğim ama başıma gelmeyen kalmadı. Pişmiş tavuk daha mutlu yani. Pamuk tarlalarında ırgatlık yaptım. Geliyorlar böyle adamları seçip topluyorlar, bindiriyorlar kamyonlara, yallah! Fikret bir kamyona ben başka bir kamyona düştüm.

okumak için tıklayınız

Ara Güler, neden obje ve doğa çekmiyorsunuz?

– Obje ve doğa çekmiyorsunuz. – Yaşamı çekerim. Ben insanın derdiyle uğraşan adamım. İnsanın hayatını ve dertlerini çekerim. – Doğu’yu çekmeyi seviyorsunuz. – Doğu’da daha çok iş var çünkü. Pozisyon var, yaşam var, dert var. Batı’da ne var, keyifleri yerinde evi var, arabası var, parası var. Neyini çekeceğim?

okumak için tıklayınız

Ara Güler, kimin fotoğrafını çekememek içinizde ukde kaldı?

“ŞARLO VE SARTRE’I ÇEKEMEDİM, İÇİMDE UKDE” – Kimi çekememek içinizde ukde kaldı? – Şarlo (Charlie Chaplin) ve Sartre (Jean Paul). Chaplin’e mektup yazdım, yanıt gelmedi. Evine gittim, karısıyla konuştum. Herif yukarıda ama inmedi aşağıya. Felçti, öyle resmi çekilsin istemedi adam. Einstein (Albert) ölmüştü zaten. Ama şükür ki Picasso’yu (Pablo) çektim hatta Picasso resmimi bile yaptı.

okumak için tıklayınız

“6 – 7 Eylül Olayları’na Orhan Kemal ve Mehmet Cemal’le tanık olduk” Ara Güler

– 6-7 Eylül Olayları’nı nasıl çektiniz? – Orhan Kemal’le Harbiye’ye kadar yürümüştük. Sonra Taksim Sineması’nın karşısında Eftalupos kahvesini yıkmaya başladılar. Orada da Mehmet Cemal’le gördük olanları. Babamın eczanesi de orada, bir şey olmadı ona. Ama bir baktım elini kesen babamın dükkanına gelip tedavi oluyor. Dacat Güler Ecza Deposu’ydu adı. Anlamamışlar bizim Ermeni olduğumuzu.

okumak için tıklayınız

«Her sanık, hakkında verilecek mahkûmiyet kararının ileri bir tarihe ertelenmesine çalışır.» Kafka

Tatra’daki sanatoryuma giderken Kafka’yla vedalaştığımızda: «İyileşecek ve sağlığınıza yeniden kavuşup döneceksiniz», dedim, «İleride yoluna girecek yine her şey. Her şey bir başka türlü olacak,» Kafka, sağ elinin işaret parmağını göğsüne dayayarak gülümsedi. «Gelecek’i şimdiden içimde taşıyorum. Değişen bir şey varsa, gizli saklı yaraların kendilerini açığa vurmasından başka bir şey olmayacak»» Ben sabırsızlanmıştım:

okumak için tıklayınız

#DirenÇizgiRoman – Gezi Direnişinden Çizgiler

#DirenÇizgiRoman, Esen Kitap etiketiyle raflarda! Gezi Direnişi ile ilgili ilk çizgi roman antolojisi olan #DirenÇizgiRoman, direnişin ilk günlerinde ortaya çıkan dayanışmanın ürünü. Başlangıçta internet üzerinden organize olan birkaç çizer ve yazardan oluşsa da zamanla bu antoloji için çizen ve yazanların sayısı 30’u aştı.

okumak için tıklayınız