öznur özkaya

Yazarın Yazıları Kobane İzmir’in neresine düşer? Vurulduk ey halkım, unutma bizi! Çizgilerle Nazım Hikmet Sarkaç ve postmodern Leyla Öldürmenin dayanılmaz ağırlığı Görünmeyen kahramanlar çevirmenler William Faulkner 117 yaşında “Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim” Pablo Neruda Süt Rengi: Özgürlük deyip düşmek lazım yollara Bu öyküler bir harika! Reclaim the night “Ölüm gelecek ve senin gözlerinle

okumak için tıklayınız

Avrupa’yı oluşturan çağ – Nergis Doğan

Bin yıllık bir zaman dilimini, Avrupa ve Asya gibi geniş bir coğrafyayı kapsayan ?Ortaçağ? sadece Avrupa?nın nasıl oluştuğuna dair değil, çevresinin de nasıl kurulduğu hakkında bilgiler sunuyor. Ortaçağ denilince aklımıza popüler kültürün beslediği birçok imge gelir. Öncelikle ?karanlık çağ? olarak anılmasından dolayı ortaçağı bir çeşit ?cahiliye? devri olarak düşünürüz. Ayrıca şatoların olduğu, prens ve prenseslerin

okumak için tıklayınız

Garipçiler 100 yaşında – M. Şeref Özsoy

Garip akımının kurucuları Orhan Veli, Oktay Rifat ve Melih Cevdet ?yüz? yaşında. Garipçiler, şiirde her türlü kurala ve önceden belirlenmiş kalıplara karşı çıkıp kuralsızlığı kural edinmişlerdi… Kelebeğin Rüyası filmini izlediyseniz, Behçet Necatigil?in hastanede yatan Rüştü Onur?a bir şiir kitabı getirdiğini anımsarsınız: Garip… Oysa, 1941 yılında Salâh Birsel?e yazdığı mektup şöyledir Rüştü Onur?un: ?Mektubunuzu ve Orhan

okumak için tıklayınız

Dalga – Todd Strasser

Einstein’a mı daha çok benziyorsunuz, yoksa Hitler’e mi? Morton Rhue’nun şoke edici klasik romanı: Dalga. California’da bir lisede yapılan gerçek bir deney… 20. yüzyılın en çok ses getiren, filmlere konu olmuş romanlarından biri. Ben Ross ve öğrencileri, sizi de ilgilendiren bir ders işlemek üzereler. Ross, II. Dünya Savaşı’nın vahşetini anlatmak için yeni bir eğitim tekniği

okumak için tıklayınız

Siz de Bir Diktatör Olabilirsiniz – Mikal Hem

Tanrı olduğunu iddia eden insanların çoğu ruh hastalıkları tedavisine gönderilir. Oysa diktatörler arasında kendini tanrı sanmak son derece yaygındır. Demokratik yollarla seçilmiş önderler her zaman hem muhalefeti, hem de kendilerini seçen halkı göz önüne alarak davranmak zorundadırlar ne yazık ki. Oysa diktatörlerin tümüyle bambaşka bir hareket alanı vardır. Can sıkıcı muhalif politikacılar ya da meraklı

okumak için tıklayınız

Faşizmin Doğası – Roger Griffin

“Bu kitap, gerçekleştiği biçimiyle faşizmin korkunç insani sonuçlarını, mitsel nüvesini oluşturan palingenetik bakışına atfeder. O bakış ki, dış dünya ile yaratıcı bir etkileşimi ve güçlü bir bütünleşmeyi değil de onun sadece dar bir bölümüyle topyekûn ve sapkın bir özdeşleşmeyi destekler.” Faşizmin sosyo-tarihsel ve ideolojik yapısı hakkında akademik dünyanın önde gelen isimlerinden biri sayılan Roger Griffin

okumak için tıklayınız

Türkiye’de Siyasal Şiddetin Boyutları – Güney Çeğin

“Güney Çeğin ve İbrahim Şirin’in derlediği Türkiye’de Siyasal Şiddetin Boyutları’nda (?) ancak başka sahaların tuttuğu ışıkla aydınlanabilen ‘şiddet’, aynı zamanda tarihsel formasyonların oluşumundan etnik sorunların zaman içinde birbirlerini izleyen konfigürasyonlar dahilinde yeniden tanımlanmasına, cinsiyet ilişkilerinin toplumsal üretim ve kontrol mekanizmaları yoluyla belirlenmesinden devletin istisnai anlardaki kriz mühendisliğine kadar birçok soruna yeni bir bakış açısıyla bakmayı

okumak için tıklayınız

?Bestseller? olayım derken? – Elif Kutlu

Popüler kitapların yazılması kadar okunması da kolaydır. Şöyle bir çırpıda zaten incelikle oluşturulmamış konuya hâkim olunur, ?Boş zamanlarınızda neler yaparsınız?? sorusuna ithafen ?Kitap okurum.? yanıtını verebilecek kıvama gelinir. Oysa kitap okumak boş zamanlarda yapılacak bir eylem olmadığı gibi, kitap yazmak da ?çok satmak? düşüncesindeki bir ticari kaygı değildir. Fakat bunu, kendini ?bestseller?lar üzerinden para kazanmaya

okumak için tıklayınız

Susuz Yaz – Necati Cumalı (Radyo Tiyatrosu)

“Necati Cumalı” “Susuz Yaz”ı 1960 yılında yazdı. Kitapta yer alan öyküler, Cumalı’nın avukatlık yıllarında edindiği vurucu gözlemlerinden kaynaklanıyor, toplumumuzun özellikle kırsal kesiminde, “Habil ile Kabil” söylencesinden beri varolan şiddet yasalarının acımasız görüntülerini sergiliyordu. Cumalı, kitaba adını veren “SUSUZ YAZ”da edebiyat alanında ilk kez suyun bölüşülmesinin önemine değinmişti. 1964 yılında öyküden sinemaya aktarılan filmi ALTIN AYI

okumak için tıklayınız

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü – Ayşe Kaygusuz

Selam olsun dünya emekçi kadınlarına… 8 Mart 1857 tarihinde ABD’nin New York kentinde bir tekstil fabrikasında 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları ve çalışma sürelerinin 8 saate düşürülmesi istemiyle greve başladı. Ancak polisin saldırması ve sonrasında çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda 129 kadın işçi can verdi. 1910 yılında yapılan İkinci

okumak için tıklayınız

İnsanın Yanlış Ölçümü – Stephen Jay Gould

Antropolog Michael Little bir söyleşisinde “Kendi bilim dalımın tarihi hakkında pek konuşmamayı tercih ederdim, çünkü çok mahcup olurdum ve utanırdım” der. Stephan Jay Gould’un İnsanın Yanlış Ölçümü (The Mismeasure of Man) başta antropolojinin ve daha sonra biyolojinin bu utanç verici yüzünü en çıplak hali ile gözler önüne serer. Gould, Harvard Üniversitesinde biyolojik belirlenimciliğe

okumak için tıklayınız

Her şey insan için? değil! – Elif Kutlu

Nerdeyse her gün kirpiklerinize sürdüğünüz o maskaranın kaç maymunun gözlerine, hatta canına kast ettiğini bilseydiniz ne düşünürdünüz? Peki, ya saçlarınızın yumuşacık olmasını sağlayan şampuanın, güzel kokmak için sıktığınız parfümün kaç hayvanın tüylerinin yanmasına ve vücudunda yeni hastalıklara sebep olduğunu bilseniz? Boynunuza sardırdığınız atkının, yumuşacık tüyleri olan bir tavşanın derisinden ?yolunarak? çekildiğini düşünseniz, o atkıyla gönül

okumak için tıklayınız

Ne kedisiz ne felsefesiz!” Ne, Kedilerin Felsefesi mi? – Sevil Tarla

Hepimizin bir hayat felsefesi var; belki bunu yazıya dökemedik ama gündelik yaşantımızda buna uygun davranıyoruz. Sanal alemdeki hesaplarımızda hangimizin bir mottosu yok ki? Eskiden motorlu taşıtlarımızın arka cam ya da tamponları üzerine yazılanlara ne demeli? Azıcık da olsa bir felsefemiz var ve bu felsefe yer yer en yakın arkadaşımızınkiyle neredeyse aynı olabiliyor ama bazen de

okumak için tıklayınız

Kanıtlar ve Çürütmeler – Imre Lakatos

Lakatos?un başyapıtı Kanıtlar ve Çürütmeler, yirminci yüzyılın ikinci yarısında matematik felsefesi üzerine yazılmış en önemli eserlerden biridir. Özellikle farklı farklı araştırma alanlarından yaklaşıldığında Kanıtlar ve Çürütmeler, felsefi manada okura büyük açılımlar sunabilmektedir. Matematik felsefesinde, geometrik topolojinin, matematik tarihinin, matematiksel mantığın, analizin ve kombinatoriğin bu kadar doğal ve akışkan bir şekilde iç içe girdiği başka bir

okumak için tıklayınız

Mujik – Maksim Gorki

“Yakında büyük bir ucube yazmaya başlayacağım. Bir mujik tasviri yapacağım; eğitimli, mimar, düzenbaz, zeki, elbette yaşama tutkuyla bağlı olacak.” Maksim Gorki, 1899 yılında Anton Çehov’a yazdığı bir mektupta Mujik’in ortaya çıkışını böyle anlatıyordu. Gorki’nin bir taşra kentinde aydın olmanın nasıl bir şey olduğunu hassas bir gözle ve sert eleştiri gücüyle ele aldığı bu kısa roman

okumak için tıklayınız

Medyaya Karşı – George Gerbner

Özgürlüğün yapısı, hoşunuza gitsin ya da gitmesin, örgütlenmiş çeşitliliktir. George Gerbner Bu kitap, Pensilvanya Üniversitesi-Annenberg İletişim Okulu’nun (University of Pennsylvania-Annenberg School for Communication) efsanevi dekanı George Gerbner’in, Kültürel Göstergeler Projesi ekibi ile yazdığı amprik yazılarından ve iletişim bilimleri için 1950’li yıllarda yayımladığı fakat hâlâ geçerli temel kuramsal makalelerinden bir seçki olarak asistanı Michael Morgan tarafından

okumak için tıklayınız

Ella’nın Bebeği – Zafer Köse

Bir çocuğun olursa sürdürür, hiç olmazsa, O tatlı varlığıyla senin güzelliğini. Shakespeare Ella May ile Tike, genç bir çift. Tanıdık. Hemen şurada, Amerika?da, Texas taraflarında yaşıyorlar. 1930?larda, kiralık bir arazide çiftçilik yapıyorlar. Aslında bütün zamanlarda ve her yerdeler. Etrafımızda, gözümüzün önünde, aramızda dolaşıyorlar.

okumak için tıklayınız

Kürt edebiyatında kadın – Özkan Öztaş

Kürt edebiyatına ilişkin araştırmaları ile tanıdığımız Ferhad Shakely?ye göre az gelişmiş toplumlarda özel olarak kadın konusunun ya da karakterinin işlendiği ürünlere rastlamak çok olası değildir. Fakat az gelişmiş ve dili-edebiyatı sınırlarla bölünmüş Kürtlerde durum bundan biraz farklıdır. Kürt edebiyatına baktığımız zaman kadın konusunun birçok alanda ve tarzda işlendiğini görebiliyoruz. Bunun şarkiyatçı bir yaklaşım ya da

okumak için tıklayınız

Siyah Bant ile söyleşi: “Her yer sansür, her yer sınır”

Siyah Bant, sanata sansür siyasetini gözlemliyor, araştırıyor ve raporluyor. Sanki elit bir azınlığı ilgilendirir gibi duran sanata sansür siyaseti, aslında ülkenin içinde bulunduğu siyasal baskı ortamının en görünür olduğu alanlardan biri olarak ortaya çıkıyor. Siyah Bant?la mevcut iktidarın sanata yaptığı müdahalelerin, daha önceki dönemlerle nasıl bir süreklilik içinde olduğunu, dahası buradan nereye gidildiğini konuştuk.

okumak için tıklayınız