Aklın İflası – Mirza Fetali Ahundov

Cesur bir yazar Mirza Fetali Ahundov. Modern Azerbaycan edebiyatının kurucusu elinizdeki felsefi ve politik metinlerde “ışığın doğudan yükseldiğini” bir kere daha kanıtlıyor. Aydınlanma düşüncesinin henüz filizlenmeye başladığı bir coğrafyada aklın, özgür iradenin ve eleştirel düşüncenin tohumlarını atarken, bu düşüncenin tüm Doğu halklarına örnek olması gerektiğinin altını çiziyor. Nâzım Hikmet’in yazarın 150. doğumgünü sebebiyle Dünya Barış

okumak için tıklayınız

Woody Guthrie’den “Toprak Ev” – Celâl Üster

Efsanevi folk müzikçi Woody Guthrie?nin tek romanı “Toprak Ev”, ABD?den sonra Türkiye?de. “Bu toprak senin toprağın?” Geçen ay, 27 Ocak?ta, Pete Seeger?ın ölüm haberi geldiğinde, derin bir sızı duymuştum yüreğimde. Haberi gazete için toparlamaya çalışırken, Amerikan folk müziğine yepyeni bir yön vermekle kalmayan, insan hakları savaşımını müziğinin ayrılmaz bir parçası kılan Seeger?ın bir zamanlar

okumak için tıklayınız

Bilimin radarları Cervantes?in peşinde

Fakir bir adam olarak yaşama veda eden ve bir manastıra gömülen İspanyol yazar Cervantes?in bugüne dek kayıp olan mezarı bulunmuş olabilir. Bilim insanlarının, Don Quijote de la Mancha, diğer deyişle Don Kişot?un yazarı Miguel de Cervantes Saavedra?nın kayıp mezarını bulmak için başlatıkları hummalı çalışma sürüyor. İspanya?nın başkenti Madrid?in Las Letras bölgesindeki Las Trinitarias manastırında gömüldüğü

okumak için tıklayınız

Bir Gölge Gibi – Michel Schneider

Hayali Ölümler ve Marilyn’i Kurtarmak gibi kurgu-ötesi yapıtlarıyla tanınan müzikolog ve psikinalist Michel Schneider, son romanı Bir Gölge Gibi’de, Cezayir savaşına katılmış abisi Bernard hakkında bir roman yazmak isteyen Michel Forger’in, abisinin savaşta yaşadıklarını, savaş sonrası kayıtsızlığını ve ölümünü araştırırken ona karşı beslediği kıskançlık ile acıma arasında gidip gelen duygularıyla da yüzleşmek zorunda kalmasını sıradışı

okumak için tıklayınız

Otorite ve Otoriterlik – Savaş Kartal

Otorite, iktidar ve meşruiyet ile birlikte siyaset biliminin temel kavramlarındandır ve siyasal süreçleri açıklamada/anlamada bu kavram seti diğer kavramlara nazaran merkezi bir konum teşkil ederler. Bu kavramlarla gündelik siyasete ilişkin bazı sorular sorulabilir: Bir hükümetin Boğaza üçüncü köprü yapmak için iktidarı var mıdır? Peki hükümetin köprüyü yapmak için otoritesi var mıdır? Ya da hükümetin köprüyü

okumak için tıklayınız

Kendimce / Aforizmalar 4 – Nejdet Evren

1. Cesaretle adım alamayanlar dünyayı bir tepsiye benzetirler; kenardan düşmemek için, hiç bir zaman bir adım ileriye gidemezler; kendi adımları etrafında döner-dururlar. 2. Cahilin cesareti acemilik, bilgeninki sınanmışlıktır; cahilde cesaret olmaz, bilge gereksinim duymaz. 3. İnsan öğrenirken yarattı, yaratırken öğrendi; yarattığının gölgesine

okumak için tıklayınız

Otoritaryen Kişilikler – Ebubekir Aykut

Toplum ile birey arasındaki ilişkiler her zaman çetrefilli bir konu olmuştur. Bireyci düşünce toplumu bireylerin toplamına eşit varsaydığı için genel olarak bireylerdeki hâkim özelliklerin, parçası oldukları toplumsal yapının karakterini belirlediğini öne sürer. Toplumu bireylerin toplamından daha fazlasını ifade eden organik bir bütün olarak tahayyül eden düşünce ise bireyin özelliklerinin toplum tarafından belirlendiğini vurgular. Bu çerçevede

okumak için tıklayınız

Pêsîrên Dayê – Hesenê Metê

Çağdaş Kürt edebiyatının en önemli yazarlarından biri olan Hesenê Metê, yeni bir öykü kitabıyla okurlarının karşısına çıkıyor. Daha önce Apec yayınları (Förlag, 2013) tarafından basılan Pêsîrên Dayê adlı bu çalışma, şimdi Peywend yayınları (Stenbol, 2014) tarafından okuyucularla buluşturuluyor. Hesenê Metê?nin ironik ve eğlenceli üslubunun temel özelliklerini yansıtan kitapta 12 öykü var. Aile, kadın erkek ilişkileri,

okumak için tıklayınız

Ödüllerin okura etkisi ile ilgili araştırma

Amanda Sharkey ile Balázs Kovács, Administrative Science Quarterly adlı saygın akademik yayının mart sayısında yer alacak makalelerinde ödüllerin okura etkisini araştırdı. Araştırmacılar, Booker ve Amerikan Ulusal Kitap Ödülü gibi ödülleri kazanmış kitaplarla hiç ödül kazanmamış kitaplara GoodReads?de yapılan okur yorumlarını analiz etti.

okumak için tıklayınız

Kediler diyarına yolculuk – Duygu Karan

Kemâl Burkay’ın şiirinden bestelenen Arto Tunçboyacıyan’ın müziğini yarattığı Sezen Aksu’nun 1991’deki albümüne de adını veren “Gülümse”. Parçanın en harika yerinde duyulur ya hani, “bir kedim bile yok, anlıyor musun?” “Mutsuzluk” başka hiçbir dizeyle işleyemez insanın içine. Sokakta bir köpek bir kedi kadar rahat yaşayamaz. Hüzünlüdür onlar, oysa kediler sokaklar için yaratılmışlar sanki, içlerindeki o merakı

okumak için tıklayınız

Hepimiz Yamyamız – Claude Levi-Strauss

Claude Lévi-Strauss gibi “uzaktan bakma”yı tercih ettiğini açıklamış bir antropolog günlük bir gazeteye yazı yazacak olsaydı ortaya nasıl bir toplam çıkardı? Hepimiz Yamyamız Lévi-Strauss’un 1989-2000 yılları arasında İtalyan La Repubblica gazetesine yazdığı yazılardan oluşuyor. Yeri geldiğinde “deli dana” hastalığı veya Lady Diana’nın ölümü gibi güncel konulardan hareket eden bu yazılarda, bir yandan antropolojinin ana temaları

okumak için tıklayınız

Otoriterlik ve Totaliterlik Nedir Ne Değildir? (Filiz Zapcı ile Söyleşi – Kansu Yıldırım)

Son zamanlarda rejim sorunu ve rejimin nereye doğru gittiği sorusu üzerine çokça yazılıp çizildi. Bu tartışmalar esnasında ?otoriterlik?, ?totaliterlik?, ?diktatörlük? gibi pek çok kavram anıldı. Ne var ki her kavramın tarihsel ve toplumsal olarak farklı bir bağlamının bulunduğu ve belirli bir siyasi tercihe göre kullanıldığı da aşikâr. BirGün Kitap olarak bu kavramların ortaya çıkış sürecini,

okumak için tıklayınız

İnsan: En vahşi hayvan – Çağlayan Çevik

Lydia Millet, Çaresizliğin Kuyusu?nda, deneye kurban edilen maymunları, ticari hırslar uğruna idam edilen filleri anlatırken, sokağa bıraktığımız kaptan su içen kedinin ve o kaba izmarit atan insanın doğasını sorgulamamızı sağlıyor. Bundan dört yıl önceydi. Gün boyu vahşi doğa belgeselleri yayımlayan bir kablolu kanalda, spor balıkçılarının yakaladıkları ?dev balıklar?la ilgili bir belgeseldi bu. Kılıçbalığı, yelkenbalığı gibi

okumak için tıklayınız

Orhan Veli’den aşk mektupları: “Yalnız Seni Arıyorum”

Henüz otuz altı yaşında yaşamını yitiren Orhan Veli’nin, 1947 ve 1950 arasında, Nahit Hanım ile yaşadığı aşkın belgesi niteliğindeki mektuplar okuyucu karşısında. “Yalnız Seni Arıyorum” adı altında kitaplaşan mektuplarda, Orhan Veli’nin şiirlerinde gördüğümüz karakterinin farklı bir yansımasını görüyoruz. Mektuplarda kalmış bir aşkın belgeleri Ahlaki yönü her zaman tartışılır topluma ve koskoca bir edebiyata mal olmuş

okumak için tıklayınız

Nobelli yazar Mo Yan, Türkiye halkını ‘çok mutlu’ bulmuş

“Çin’den Türkiye’ye 100 Entellektüel” projesi kapsamında İstanbul’a gelen Nobel Ödüllü Mo Yan, gerçekleştirdiği basın toplantısında Türkiyeliler için inanılması güç açıklamalarda bulundu. Mo Yan’a göre Türkiye, “televizyonlarda görüldüğü gibi değil” ve insanlar çok mutlu… Pasifik Ülkeleri ile Sosyal ve İktisadi Dayanışma Derneği (PASİAD) ve Türk-Çin Sanayici İş Adamları Derneği’nin (TÜÇSİAD) bu yıl birlikte hazırladığı

okumak için tıklayınız

İnsana dair öyküler: Yasak Kitap

Yasak Kitap Deniz Faruk Zeren?in ilk öykü kitabı. Her ilk kitabın taşıdığı özgünlükleri taşıyor Yasak Kitap. Kendi dilini, örgüsünü, kurgusunu, kokusunu, dokusunu arıyor Zeren?in öyküleri. Yer yer buluyor, yer yer teğet geçiyor, arayışına devam ederek farklı deyişlere ulaşıyor. Hem ustalık, hem çıraklık izlerini taşıyor öyküleri, kendini aşmaya çalışan bir sarmal içerisinde dönenip kendi araçlarını yaratıyor.

okumak için tıklayınız

Kilimanjaro kadar yüksek: Ernest Hemingway – Ali Yıldız

Amerikan ve dünya yazınının en tanınan yazarlarından olan Ernest Hemingway’in “Kilimanjaro’nun Karları” isimli eseri, yeni baskısıyla okurlarının karşısında. Sadık Aslankara?nın önsözüyle yayınlanan kitap on öyküden oluşuyor. Salt ulaştığı yazım biçeminin ustalığıyla değil, kişiliğiyle de öne çıkmış bir yazar Hemingway. Muhalif olmak, sözde kalmayıp eyleme dönüşmelidir ona göre. 1936 yılında General Franco, seçimle iktidara gelen Halk

okumak için tıklayınız

Cezaevi edebiyatı: Sorunlu bir kavram – Sibel Öz, Ayşegül Tözeren

Cezaevi edebiyatı kavramı ne zamandır kullanılıyor, ilk kim kullanmış gibi sorulara yanıt vermemizi sağlayacak veriler, tıpkı hapishanelerde yaşanan pek çok insan hikayesi gibi kayıp. Özellikle 80?li yıllarda darbe sonrası yaşanan kitlesel tutuklamalarla birlikte, içerinin dışarıyla iletişimi yasakken, insanlar yine de küçük tütün kağıtlarına şiirler, öyküler, basın açıklamaları yazarak görüşçülerine ulaştırdılar ve dışarıya seslerini duyurmaya çalıştılar.

okumak için tıklayınız

Yeni Keşifler Peşinde – Ebru Akkaş

Kuyruklu Yıldız Geliyor, Finlandiyalı yazar Tove Jansson?ın okuduğum ilk kitabı. Jansson, Kuyruklu Yıldız Geliyor?un kahramanı Mumi kitaplarını hem yazıp hem de resimlemiş. Vakit geçirdiği Finlandiya Körfezi?nde gördükleri ilham kaynağı olmuş onun için. Mumiş?in babası nehrin üzerine köprü inşa edince Snif ile beraber Mumiş yeni yerler keşfetmeye çıkarlar. İlk önce yakınlarındaki ormanda bir geziye başlarlar. Düzenledikleri

okumak için tıklayınız

Kara Ütopyanın İçinde de Mutlu Olunabilir – Ezgi Berk

?Bir ülke vardı ki orada yaşayan insanlar neredeyse hiç konuşmazlardı. Bu büyük sözcük fabrikasının ülkesidir. Bu garip ülkede sözcükleri satın almak ve söyleyebilmek için yutmak gerekir.? Kırmızı zemin üzerine bir kız çocuğunun bir erkek çocuğu öptüğü sevimli bir kapağı olan kitabı açtığımda önce uçuşan harfler, sonra da bu cümlelerle karşılaştım. Parmağımı bu sayfaya koydum ve

okumak için tıklayınız