Ortaçağ (Barbarlar – Hıristiyanlar – Müslümanlar) – Umberto Eco

Dünya kamuoyunun gündemine Gülün Adı ve Foucault Sarkacı ile giren Umberto Eco’nun romanlarında ortaçağa sık sık yer verdiği biliniyor. Fakat ortaçağ üzerine sahip olduğu geniş bilgiyi kurgudan öteye taşıyan Eco bu sefer karşımıza ortaçağ tarihi uzmanı ve ansiklopedi yazarı olarak çıkıyor. Umberto Eco’nun danışmanlığında hazırlanan ve toplam dört ciltten oluşan Ortaçağ Ansiklopedisi’nin ilk cildi, “Babarlar,

okumak için tıklayınız

Beynin Ötesi – Louise Barrett

Hayvanat bahçesindeki bir şempanze yıllardır her sabah taş toplayıp, gün boyunca heyecanlı ve saldırgan bir ruh haliyle bunları ziyaretçilere fırlatıyorsa, üstelik bu taşları ihtiyaç duyacağı zamandan önce, sakince, kararlılıkla ve sistemli bir şekilde depolamışsa, bu davranış biçimi geleceği planlama anlamına mı gelir? Hayvanlar biz insanlar gibi gelişmiş bir bilinç biçimine ve bizimkine çok benzeyen bir

okumak için tıklayınız

Klasik Mitler – Jenny March

Eski Yunan ve Roma mitleri, anlatılmış en dramatik ve unutulmaz aşk, savaş, kahramanlık ve ihanet hikâyeleridir. Kuşaktan kuşağa aktarılan mitler, geleneklerin oluşması ve yaygınlaşmasını sağlayarak toplumları şekillendirmiştir. Öte yandan sanat ve edebiyatın en önemli ilham kaynakları olmuşlardır. Peki bu hikâyeleri gerçekte ne kadar biliyoruz? Klasik çağlar uzmanı Jenny March bu kitapta, tanrılar ile titanların çarpışmasından

okumak için tıklayınız

Osmanlı-Türkiye İktisadî Tarihi 1500-1914 – Şevket Pamuk

Osmanlı İmparatorluğu?nun iktisadî tarihi genellikle malî tarih şeklinde ele alınmıştır. Bu yaklaşımda devlet ve devletin hazinesinin işleyişi, gelir ve giderlerin muhasebesi asıl meseleler olarak incelenir. İktisat, elinde idarî, siyasî, hukukî donanımları olan yöneticiler tarafından kullanılabilen ve sırrına erilemeyen bir araç olarak görülür. Osmanlı-Türkiye İktisadî Tarihi 1500-1914?te ise Şevket Pamuk, bu tablonun aslî unsurları olaninsanları taraf

okumak için tıklayınız

Son Yarış (Spor Öyküleri) – İshak Reyna

Son Yarış sporun farklı yönlerini edebiyatla harmanlayan hikâyeleri bir araya getiriyor.Yerli ve yabancı edebiyatın önemli isimlerini spor teması etrafında bir araya getiren bu derleme, sporun edebiyatla nasıl buluştuğunu göstermekle kalmıyor, aynı zamanda sporun farklı kültürlerdeki anlamını görmemize de yardımcı oluyor. Son Yarış’ta, kâh son maçına çıkan bir boksörün çaresizliğine, kâh centilmenliği yüzünden spor kariyerine devam

okumak için tıklayınız

Türk Sinemasında Tarih ve Bellek – Senem Duruel Erkılıç

Sinemanın tarihle ve bellekle ilişkisi çok yönlü ve tartışmalı bir alandır. Birbirlerinden neredeyse koparılamayacak bir sarmal olan bu çok yönlü ilişki, bir taraftan sinemada düşünsel ve biçimsel olarak özgün yapımların ortaya çıkmasını sağlamış diğer taraftan ise zihnimizdeki geçmiş kurgularını güçlendirmiş ya da alt üst etmiştir. Bu yapıda geçmiş, beyazperdede bugünle ilişkilendirilerek canlanmış, geçmişe dair filmler

okumak için tıklayınız

Parçalanmış Ermenistan – Arşaluys Mardiganyan

1915?in karanlık günlerinde yaşananları dünyaya haykıran Arşaluys Mardiganyan?ın ibret verici hikâyesi neredeyse bir asır sonra Türkçede. Yazar Ayşe Kulin?in televizyon ekranından, ?Biz Ermenileri, Almanların Yahudilere yaptığı gibi durup dururken kesmedik? deyip daha sonra da ?yanlış? anlaşılmasını, ?Maksadım bana atfedilen, ?Ermeniler hak ettikleri için kesildiler? demek asla değildi. Bunu söylemeyeceğimi, böyle düşünmeyeceğimi beni tanıyan veya kitaplarımı

okumak için tıklayınız

‘Nazım çağırdı, gidiyorum’

Yukarıdaki cümle 1953?ten 60?a kadar Nazım Hikmet?e ?ilham? veren, 7 yılını ona adayan bu zaman diliminde büyük ustayı 4 kez ölümden kurtaran Doktor Galina Grigoryevna Kolesnikov?a ait. Galina bu yıllar içerisinde onun yalnızca sevgilisi değil doktoruydu da. Ancak Nazım tüm yaşamınına sığdırdığı kadınlar arasında bir tek ona şiir yazmamıştı. Nazım?ın kadınları birer birer yeryüzü yolculuklarına

okumak için tıklayınız

Lenin’in İsviçre Günleri’ne Dair – Mehmet Söğüt

Tarihe damgasını vurmuş büyük liderler, edebiyatçı ve sanat adamlarının yaşamına her zaman ilgi duymuşumdur. Uğradıkları mekanlar mistik bir hal alır gözümde. Tarihin kokusu sinmiştir o mekânlara ve değeri milyon kat yükselir içimde. Lenin de bildiğim mekanlarda yaşamış bir zamanlar. Mülteciyken bile boş durmamış ve İsviçre’nin işçi sınıfıyla ilişki kurmuş. Bir taraftan da Rusya’daki devrimci mücadeleyi

okumak için tıklayınız

Bilim Kurguları (Bilimsel Temellere Dayanan Gelecek Tasarımları) – Gerard’t Hooft

Maddenin Son Yapıtaşları’nın yazarı Nobel ödüllü ünlü teorik fizikçi Gerard’t Hooft bu kitabında karşımıza bir öykü anlatıcısı olarak çıkıyor. Ama bu öyküler ölçüsüz fanteziler değil, hepsi bilimsel gerçekliğe dayanmakta. Matematik veya fizik eğitimi almamış okurların anlayacağı dilde yazılan Bilim Kurguları aslında gelecek hakkındaki spekülasyonlardan oluşmakta. Bilim kurgu ve bilimsel olgularla iç içe geçer; bu bazılarının

okumak için tıklayınız

Alice?i yazdığıma bin pişmanım – Lewis Carroll

Alice Harikalar Diyarında ile en çok okunan çocuk klasikleri arasında yer alan Lewis Carroll?un halinden pek de hoşnut olmadığı ortaya çıktı. Lewis Carroll, namıdiğer Charles Dodgson?ın daha önce yayımlanmamış bir mektubu, çarpıcı bir gerçeği ortaya çıkardı. 1891?de, Alice Harikalar Diyarında?nın yazılışından yaklaşık otuz yıl sonra Dodgson, bir dostuna yolladığı mektupta gerçek ismiyle tanınmamaktan yakınıyor ve

okumak için tıklayınız

Dr. Engin Geçtan’ın Ruh Biliminde Psikanalizin ve Varoluşçu Öğretilerin Bireşimi – Mert Sarı

İnsan mutlu olmak değil; haklı olmak, egemen olmak ister. Yine insan, gerçekte kısıdı olan yaşama süresini ve vital enerjisini yapıcılığa, sevişmeye, bilgilenmeye, seyahat ermeye değil; yıkıcılığa, savaşlara, anlamsız çabalara yatırır. Büyük bir kamusal alanın sahnesini doğa gezilerine ve sahici insanlarla iletişime yeğler. Bu gözlemler de psikanalizin insan ruhsallığının usdışı ve bilinçdışı itilimlerin basıncı altında devindiği

okumak için tıklayınız

Biletleri 1.5 dakikada bitiyor

Ankara Devlet Tiyatrosu oyuncularından Erdal Beşikçioğlu, nam-ı diğer Behzat Ç, Gogol’un ünlü eseri Bir Delinin Hatıra Defteri’ni 2008 yılından beri oynuyor. Oyun öylesine beğenildi ki, ilk günden itibaren kapalı gişe oynayan oyuna bilet bulmak için her yol denenir oldu. Görevliler biletlerin üzerine kişilerin isim bilgisi ile T.C. kimlik numarasını da kaydediyor.

okumak için tıklayınız

Yazarların damak zevkleri

Eserlerini zevkle okuduğumuz yazarların acaba damak zevkleri nasıl? Yazarken vazgeçemedikleri yiyecek ve içecekler hangileri? The Awl sitesi bu hafta enfes bir liste ile yazarların sofralarını mercek altına almış. Sofralar bazen zorunluluktan yenilen yiyeceklerle bazen de keyfi ihtiyaçlarla dolu. Biz de upuzun yemek listesinden sizin için beşer tane yiyecek ve içeceği derledik.

okumak için tıklayınız

Abdülhamid ve Sherlock Holmes

II. Abdülhamid iyi bir polisiye okuruydu. Yıldız Sarayı?ndaki 10 bin kitaplık kütüphanesinin 2 bini polisiye romandı ve kelimenin tam anlamıyla bir Sherlock Holmes hayranıydı. Kadere bakın ki, dönemin ünlü Osmanlı yazarlarından Yervant Odyan her ikisini bir polisiyenin kahramanı kılar: ?Abdülhamid ve Sherlock.? Orijinali Osmanlıca yazılan ve 832 sayfa olan romanda, Abdülhamid?in ünlü istibdat yönetiminin gizli

okumak için tıklayınız

Korkağın Türküsü – Necati Tosuner

Korkağın Türküsü, Necati Tosuner’in 2008’de Attilâ İlhan Roman Ödülü’nü kazanan Kasırganın Gözü ve 2012’de yayımlanan Susmak Nasıl da Yoruyor İnsanı! adlı romanlarıyla birlikte bir üçleme oluşturuyor. Olayların zihindeki izdüşümlerinin insan ruhundaki yansımalarına ayna tutan bu yoğun üçlemede yazarın yöneldiği yeni üslup ve ifade özellikle öne çıkıyor. Korkağın Türküsü bir kaçıştan daha çok, kişinin özlediği kendisine

okumak için tıklayınız

Kenarın Kitabı (‘Ara’ Da Kalmak, Çeperde Yaşamak) – Funda Şenol Cantek

Her şehirde varlar: Kenarda yaşayanlar… Türlü türlü: Kenara itilenler var, mecburiyetten kenara çekilenler var, bile isteye kenara kayanlar var.Kenarın Kitabı, şehirlerin kentsel sahnesinin kenarlarına bakıyor. Kentsel dönüşümün gözden ıraklaştırılan sahne arkalarına bakıyor.Seyyar satıcılar… Kenar mahallelerin ve “Allah’ın unuttuğu yerlere” kurulan TOKİ konutlarının kadınları… Çinçin gibi namlı mahallelerin suçlulukla damgalanmış çocukları… “Markalaşma” peşindeki kentsel turizmin “ayak

okumak için tıklayınız

Sen sussan, kan konuşur – Ahmet Ümit

Faili meçhul bir cinayeti ancak resmin tümünü göz önünde bulundurarak çözebilirsiniz, kaçırdığınız en küçük detay, bir masumun yıllarca hapis yatmasına neden olabilir. Merter?de işlenen o meşum cinayet de az kalsın böyle sonuçlanacaktı… Cinayet mahalli, üç katlı bir tekstil atölyesinin ikinci katıydı. Genç kızın cansız bedeni, büyük ütü tezgâhının yanına düşmüştü. Makyajsız yüzüne savrulan siyah saçları,

okumak için tıklayınız

Şiiri yeşerten Niyazi Akıncıoğlu?na selam – Müslüm Kabadayı

Şiir, kuşaksızdır; telgraf direklerini yeşertecek kadar öz(lü)gürdür. ?Sınırboyları?nın çocuğu olarak, ?Balkanlaştırma?ya karşı şiirler yazarak çok genç yaşta edebiyat dünyasına giren Niyazi Akıncıoğlu, kendisinin beslendiği ve aynı zamanda büyümesine katkıda bulunduğu toplumcu şiirimizin Trakya damarına kan vermiştir. Bu anlamda ?1940 kuşağı? gibi sınırlayıcı ve renksizleştirici bir çerçevenin dışındadır. O, ilk kitabı ?Haykırışlar?daki (1938?de yayımlanır.) memleketçi-milliyetçi izleklerden

okumak için tıklayınız

Çarpıksa da bardakları kadehleri harikadır – Murat Meriç

M. Hakan Koçak, sendikal faaliyetlerde de bulunmuş bir sosyolog. ?Camın İşçileri?, ilk kitabı. Koçak, 584 sayfalık bu kallavi kitapta ?Paşabahçe işçilerinin sınıf olma öyküsü?nü anlatıyor. Ahmet Kaya?nın 1993 tarihli albümü ?Tedirgin?de yer alan şarkısı ?Grev (Dilekçe)?, bir Attilâ İlhan şiirinden bestelenmiştir. Aynı dönemde Grup Yorum?un yaptığı grev şarkılarıyla birlikte alanlarda söylenen bu şarkı, oldukça etkilidir:

okumak için tıklayınız