Orhan Veli’ye şiirler yazdıran kadın

Türk şiirinin unutulmaz sesi, yaşamıyla ve erken ölümüyle bir efsaneye dönüşen Orhan Veli aşklarını ?Aşkın Resmi Geçidi? şiirinde anlatmıştı. Yapı Kredi Yayınları?ndan çıkan ?Yalnız Seni Arıyorum? kitabıyla evli bir kadın olan Nahit Hanım?a yazdığı aşk mektupları ise 64 yıl sonra ortaya çıktı. Ancak, o sıralar Orhan Veli?ye şiirler yazdıran bir başka kadın daha varmış: Bella

okumak için tıklayınız

Güvenliğin Eleştirisi – Mark Neocleous

” … özgürlüğü tehdit etmeleri bakımından güvenlik tedbirlerine yönelik standart haline gelmiş eleştiri yaklaşımını benimsemek ya da ?güvenlik uğruna özgürlüğü ne kadar feda edebiliriz? diye sormak yerine liberal ?özgürlük? projesinin aslında bir güvenlik projesi olduğunu gözler önüne sermek gerektiğini söylüyorum.(?) Dolayısıyla, Marx?ın bir sezgisine ve Foucault?un çalışmasındaki ana temaya dayanarak liberalizmin özgürlük adına güvenliğin dayatılmasına

okumak için tıklayınız

İsmail Beşikci’nin kaleminden bir dönem

Demokratik değerler, İnsan Hakları ve bu bağlamda Kürt sorununa ilişkin görüşlerinden ötürü hayatının 17 yılını cezaevinde geçirmek zorunda bırakılan toplumbilimci ve yazar Dr. İsmail Beşikçi?nin hapiste geçirdiği süre zarfında aralarında gazeteci, siyasetçi, yazar, avukat ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin de bulunduğu çok sayıda insana yazdığı mektuplar, İsmail Beşikçi Vakfı Yayınları tarafından kitaplaştırıldı.

okumak için tıklayınız

Şafak Uykusundaki Kent Harput – Necdet Sakaoğlu

Kent kitaplarının öne çıktığı bir evre yaşıyoruz. Kurumsal tanıtım amaçlı, tarihsel kimlik içerikli broşürlerden, lüks albümlere, monografilere kadar tanıtım eserleri pek çok. Bakış açılarındaki çeşitlilik, hitap edilen kitleler, okuyucu düzeyleri, yayın boyutları, metin-görsel oranları, içerik tasarımları… kent kitaplarında önde. Buna karşılık eleştiriler de yine bu alanlarda yoğun. Necdet Sakaoğlu ile Görkem Gül Duman’ın Gülsan Eğitim

okumak için tıklayınız

Devleti Tahayyül Etmek – Mark Neocleous

?Bu kitap devlet düşüncesini devralmadan ya da devlet düşüncesi tarafından ele geçirilmeden devleti değerlendirmeye çalışıyor. Bu yüzden burada belirttiğim ve kitabın en sonunda kısaca geri dönülen farklı bir politik tahayyüle dayanıyor. Bu politik tahayyül, içinde yaşadığımız ?olağanüstü halin? istisna değil kural olduğunu bize öğreten ezilenlerin geleneğinden doğar. Walter Benjamin?in de kabul ettiği gibi olağanüstü hale

okumak için tıklayınız

Müsahipzade Celal, İstanbul Efendisi -1966- ve Bendeki Anısı – Ayhan Hüseyin ülgenay

MÜSAHİPZADE CELAL “MAHMUT CELALETTİN MÜSAHİPOĞLU” ( 1284 ) 19.08.1868 Cihangir/ İstanbul doğumlu. Dedesi, üçüncü Selimin Müsahiplerinden bestekar Şakir ağa. Babası, Gazhane baş katibi Müsahipzade Ali Bey. Annesi, Kantarcılar da; kantar, değirmen, terazi ustası ve imalathane sahibi Amasyalı Mehmet Ağanın kızı Fitnat Necibe hanım. Evli ( 1914 ) Eşi, Firdevs Nikter hanım ( Ölümü; 19.06.1959 )

okumak için tıklayınız

Troilus ve Cressida – William Shakespeare

William Shakespeare (1564-1616): Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık 400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdüren efsanevi yazar, Troilus ve Cressida’da Troya Savaşı’nın yedinci yılından bir kesit sunar. Shakespeare’de sıkça karşılaştığımız savaş ve aşk temalarının birlikte işlendiği bu oyun, hem tragedyaya hem de komedyaya özgü nitelikler taşıdığından bir traji-komedya olarak

okumak için tıklayınız

Medea – Euripides

Euripides (MÖ y.484-406) Atina’nın yetiştirdiği üç büyük tragedya şairi arasında günümüze ulaşan en çok sayıda esere sahip sanatçı olarak özel bir yere sahiptir. Bu durum, şenliklerde Aiskhylos ve Sophokles kadar birincilik ödülü kazanmamış olsa da halk arasında daha çok beğenilen bir şair olmasına bağlanır. Euripides’in oyun kahramanları insana özgü zayıflık ve kusurları taşırlar, yaşadıkları tragedyalar

okumak için tıklayınız

Bizans Orduları (900 – 1461) – Ian Heath

Tarihin en büyük savaşlarının ayrıntılı dökümleri, hasım kuvvetlerin stratejileri, taktikleri, askerî harekâtın düğüm noktaları. Dünyadaki çeşitli orduların üniforma, teçhizat, tarih ve teşkilatı, geçmişleri ve bugünleri. Zirveden çöküşe Bizans ordularının teşkilatı, idaresi ve insan gücü. Antik Roma uygarlığının doğrudan mirasçısı Bizanslılar, siyaseti de askeri stratejiyi de son derece incelikli biçimde ele alıyorlardı. Rüşvet vermek, bir düşmanı

okumak için tıklayınız

Osmanlı İmparatorluğu’nun Son Yılları – Emmanuil Emmanuilidis

Cihan Harbi sırasında Osmanlı Meclisi’nde Aydın mebusu olan Emmanuilidis Efendi’nin anılarını okurken, Horotius’un, “Burada anlatılan senin hikâyen” saptaması düştü yine aklıma. Evet, burada anlatılan bizim hikâyemiz. Ve hikâyenin bize anlatılmayan parçası da var burada. Burada anlatılan sadece olayların gelişimi değil, aynı zamanda Meclis-i Mebusan’dan insan manzaraları? 1919 yılında henüz bütün yaşananların anısı canlı iken, sıcağı

okumak için tıklayınız

Hitler’in Filozofları – Yvonne Sherratt

Hitler’in dünyayı yönetmek gibi bir hayali vardı ve bunu yalnızca silah zoruyla değil, aynı zamanda zihinsel baskı kurarak başarmak istiyordu. Kendini bir “filozof-lider” olarak gören Hitler, şaşırtıcı biçimde, döneminin birçok aydınının desteğini de almıştı. Yvonne Sherratt, Hitler’in Filozofları’nda, Hitler’in filozoflarla olan ilişkilerini irdeleyerek, Almanya’nın fikir âleminin kalbindeki zulmü, hırsı, şiddeti ve ihaneti su yüzüne çıkarıyor.

okumak için tıklayınız

Kitap eklerini, editörleri anlattı

Okurlar ile yayın dünyası arasında bir köprü kuran kitap eklerini çıkarmanın zorlukları olmaz mı? Elbette var? İşte, bu zorlukları da, yayınladıkları ekin diğer kitap eklerinden farkını da, internet medyasının kitap eklerine etkisini de Türkiye?de yayınlanan bu eklerin editörlerine sorduk. Cevapları ise Vatan gazetesi adına Buket Aşcı?dan, BirGün gazetesi adına Doğuş Sarpkaya?dan ve Sol gazetesi adına

okumak için tıklayınız

Yaşamın Yükselişi / Evrimin 10 Büyük İcadı – Nick Lane

“Kusursuz, yaratıcı ve süprizlerle dolu… Yaşam ve evrim meraklıları için nefes kesici bir anlatı…” -New Scientist- DNA nereden gelir? Bilinç nedir? Göz nasıl evrilmiştir? Nick Lane yeni bilimsel bilgilerle dolu hazine sandığını açıyor ve evrim tarihini yeniden inşa ediyor. Seksten sıcakkanlılığa ve ölüme on büyük icatla, doğanın dehasını çarpıcı bir anlatıyla ortaya koyuyor. Londra University College’da

okumak için tıklayınız

Faşizm ve Büyük Sermaye (Faşizm Üzerine 2) – Daniel Guerin

Faşizm ve Büyük Sermaye, bir klasiktir. Daniel Guérin’in faşizmin esas niteliğini, özünü saf haliyle ortaya çıkarmaya dönük olarak kaleme almış olduğu müthiş çalışmasıdır; ekonomiden siyasete, sermaye sahiplerinden toplumsal sınıfların tüm alanlarına kadar nüfuz eden kahverengi vebanın çok katmanlı bir değerlendirmesidir. Ve olayın en karakteristik özelliklerini taşıyan, adeta klasik biçimine büründüğü İtalya ve Almanya’dan yola çıkarak

okumak için tıklayınız

Sanatçı için özgürlük yeterli midir? – Müslüm Kabadayı

Yaklaşık 200 bin yıldır, kendinden önceki insansıların ateşi bulma, eti pişirerek yeme, jest-mimik-işaret dilini geliştirme deneyimlerini arkasına alan homosapiens, araçtan araç yapmayı becerdiği dönemle birlikte maddi üretim yanında zihinsel gelişimde de sıçramalar gerçekleştirmiştir. Son iki yüzyıldaki ?muhafazakarlık-özgürlükçülük? geriliminin siyasal ve sanatsal anlamından bağımsız olarak, insanın doğadan bağımsızlaşma süreciyle muhafazakarlık-özgürlük çatışmasının başladığını söyleyebiliriz. Nasıl mı? Özetle

okumak için tıklayınız

Yoğunlaşmak Gerek / Denemeler 2 – Nejdet Evren

Yoğunlaşmak gerek; kümülüslerin su kristallerini evire-çevire yoğunlaştırmaları gibi; yoğunlaşmak gerek, en ufak kıvılcımda şimşeğin damlaları doğurması için?Ve yukarıdan süzülen damlalar tek-tek ve daha sonra çoğalarak akmalı, hem de sicim gibi; dağa, taşa, toprağa, denize ve limanlara çarparak; canlı, cansız ne varsa top-yekün yıkamalı onları; öyle bir yıkamalı ki, tüm dünya pür-ü-pak olmalı; tüm bunlar için

okumak için tıklayınız

Bütün Atlar Kaybetmeye Koşar – Charles Bukowski, Matthias Schultheiss

Babalığı o kasabada akbabalara bırakmak biraz dokunmuştu. Dünya onun gibi acı çeken üzgün insanlarla doluydu. Yazık ki Meksikalı kız ve yatağını bütün gece için tutmamıştım, üç haftadan beri yattığım gerçek anlamdaki tek yatak o olmuştu. Kuzeye devam ettim… ‘Bukowski’den kaybedenlerin hikayeleri, Schultheiss’in derin çizgileriyle zihnimizi arka sokaklarda gezintiye çıkarıyor.’

okumak için tıklayınız

“Tek Kanatlı Bir Kuş” – Ayşe Kaygusuz

Yaşar Kemal, öykü dilinde anlattığı 72 sayfalık Tek Kanatlı Bir Kuş, romanında, bir tür korkuyu anlatıyor. Korku, insani bir duygu olmasına karşın, küçük olumsuz durumlardan insanı koruyabildiği gibi, korkarak yaşamak birçok şeyi yanlış yapmaya da sürükler. Korkuyla yaşamak insanı, kendi iç çelişkilerine düşürür ve birçok sağlık sorunlarına sebep olur. Hem korkusuzluk derecesine varan az korku

okumak için tıklayınız

Beyaz Dünya – Andrew Mcgahan

1992 yılının sonbaharında, sekiz buçuk yaşındaki William arka verandadan baktı ve gökyüzünde ancak nükleer bir patlamanın neden olabileceği mantar şeklindeki o devasa bulutu gördü. Şaşkınlık içinde bakakaldı. Bulutun rengi yer yer griye kaçan kirli bir siyahtı. Masmavi gökyüzüne yükselirken kabarıp katlanıyor, ardındaki tepelerin üzerine devasa bir gölge düşürüyordu(…) Gitgide genişleyen bulut rüzgara kapılarak kaymaya başladı.

okumak için tıklayınız