Plazma Evren Modeli – Okan Yolcu

Evrenin oluşumu üzerine düşünceler,teoriler üretildiğinde genellikle başlangıçlı, sonu-sınırları olan evren modelleri oluşturulmuştur. Antik dönemin kendine özgü oluşum teorilerinden kutsal kitapların “yaratılış” söylemlerine ve nihayet büyük patlama modeline kadar hepsinin ortak yanı bir başlangıçlarının olmasıdır. Burada idealist bir çizgi söz konusudur. Her ne kadar standart model-Big Bang- evrenin oluşumunu açıklayan biricik model olarak bize empoze edilmek

okumak için tıklayınız

OCAK 1976 – EYLÜL 1980 Kültür-Sanat Sayfalarında Gündem

Ocak 1976-Eylül 1980: Kültür-Sanat Sayfalarında Gündem, Görsel Sanatçılar Derneği?nin 1976?daki kuruluşundan 1980 darbesinin ardından kapatılmasına dek geçen dönemde kültür-sanat sayfalarında yer almış önemli tartışma ve eleştirilerin bir seçkisi. Türkiye?de 1970?ler, siyasi kutuplaşmaların ve çatışmaların yoğunlaştığı, iktidarların istikrarsızlaştığı, kültürel ortamda ulusal/milli/evrensel kültür, devrimci sanat gibi

okumak için tıklayınız

Yakın tarihin romanı ya da Doktor Faustus – Sennur Sezer

Dr. Faust adını duymayan azdır. Ancak şeytanın bu ?muteber? adının kaynağı pek bilinmez. 1540?1585 arasında Dr. Faustus adında bir adamın ?gizli bilimler?e merak salıp şeytanlar tarafından öldürüldüğüyle ilgili yazılar yayımlanmış. (Bu arada Nâzım Hikmet bir şiirinde onun Prag?daki evinden söz eder.) 1587?de de Dr. Fausten?in öyküsü yayımlanmış: Historia von D. Johann Fausten. Bu öykü/efsane kısa

okumak için tıklayınız

Neoliberal Laboratuvar: ŞİLİ – Tezcan Karakuş Candan

Türkiye ile Benzerlikler, Farklar, Kıyaslar Neoliberal politikaların yaşama geçirildiği ilk ülke Şili oldu. 1973 yılında gerçekleştirilen ?Pinochet Askeri Darbesi? ile uygulanmaya başlayan neoliberal politikalarla* Şili bu süreçte bir anlamda ?laboratuvar? işlevi üstlendi. Türkiye ise 12 Eylül 1980 askeri darbesi ile birlikte neoliberal politikalarla tanıştı. Türkiye ve Şili, farklı coğrafyalarda farklı zamanlarda benzer süreçleri yaşayan iki

okumak için tıklayınız

Şarlo’nun kara novellası

Charlie Chaplin?in 1948?de kaleme aldığı ve o dönem yaşadığı unutulmuşluk duygusunu kâğıda döktüğü kara novellası Footlights ilk kez yayımlanacak. Chaplin, hikâyesini Sahne Işıkları ile beyazperdeye de taşımıştı. Şarlo tiplemesiyle tüm dünyanın sevgisini kazanan sessiz sinema dehası Charlie Chaplin?in 1948?de kaleme aldığı kara novellası ilk kez yayımlanacak. 34 bin sözcükten oluşan ve Chaplin?in İsviçre?deki evinde taslak

okumak için tıklayınız

Sansürüm o kadar güzeldi ki!

Torba Tasarı’nın internet yayınlarının engellenmesiyle ilgili yeni kurallar getiren bölümü Meclis Genel Kurulu’nda kabul edildi. Artık TİB, mahkeme kararı olmaksızın internetteki içeriğe ulaşımı dört saat içinde engelleyebilecek. Özel hayatın gizliliğinin ihlali durumlarında internete erişimin Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) tarafından önlenmesinin de öngörüldüğü 125 maddelik torba yasa teklifi görüşmelerinde internet erişimi ile sansüre yol açacağı öne

okumak için tıklayınız

Erik Orsenna’dan “Kâğıt Yolunda” – Metin Celâl

Erik Orsenna ?Kâğıt Yolunda?da kâğıdın 2200 yıllık tarihinin peşine düşüyor. Gerçek bir gezgin olarak nerede kâğıt varsa, nerede kâğıt üretiliyorsa oraya gidiyor, bizzat gözlemlerini yazıya döküyor. Kâğıt Yolunda Erik Orsenna bir küreselleşme iktisatçısı, yazdığı kitap da küreselleşme olgusunu dünya çapında üretilen ve dağıtılan tek bir ürünün (kâğıdın) oluşturduğu ağlar üzerinden aydınlatmak amacında. Ama

okumak için tıklayınız

“Akışkan Gözetim” – Ali Bulunmaz

Zygmunt Bauman ve David Lyon, “Akışkan Gözetim”de günümüzün bir gerçeğini; gözetleme, sınıflandırma, denetleme ve sistemli olarak izleme dünyasında olup bitenleri tartışıyor. İkili, “Akışkan gözetim ne kadar işe yarar?” sorusunun yanıtını arıyor. Olağan rontçuluk Hayatımızı belirleyen en önemli şey hız. Her şey o kadar büyük bir süratle değişiyor ki buna ayak uydurmak için aynı şekilde hareket

okumak için tıklayınız

Tembellik Hakkı – Paul Lafargue

Fransız siyaset adamı Paul Lafargue’ın Komünist Manifesto’dan sonra, dünya dillerine en çok çevrilen sosyalizm klasiği “Tembellik Hakkı” adlı yapıtı ilk olarak 1883’te basılmış, “Komünist Manifesto” dan sonra 1917 Sovyet Devrimi’ ndeki en etkili eseri sayılmış. Yazar Lafargue’ ın siyaset adamlığı dışındaki en önemli özelliği Karl Marx’ ın güveyi olması. Bu özellik kendisine de kitabına da

okumak için tıklayınız

Kürtçe Kimya Terimleri Sözlüğü yayımlandı

Dicle Üniversitesi öğretim üyesi ve aynı zamanda Eğitim-Sen Amed Şubesi üyesi Doç. Dr. İlhan Uzun, iki yıllık çalışmasının sonucunda Kürtçe Kimya Terimleri Sözlüğü?nü yayımladı. Pêrî Yayınları?ndan çıkan sözlük, kimya alanında çalışma yürütecek kişiler için nitelikli bir kaynak niteliğinde. Sözlükte 1630 kimya teriminin Kürtçe karşılığı bulunuyor. Kelimelerin Türkçe ve İngilizce karşılıkları da yazılmış. Doç. Dr. Uzun,

okumak için tıklayınız

Poetik İmge Nedir (Şiir?de ?İmge? Nedir, Nasıl Kurulur) – Serkan Engin

Felsefi anlamda imgenin tanımı, “Nesnel gerçekliğin insan zihnindeki yansımaları” şeklindedir (Felsefe Sözlüğü/ Orhan Hançerlioğlu). Yani ?gece imgesi? denilebilir felsefi anlamda, ama Şiir?de ?gece? sözcüğü tek başına imge olmaz, çünkü Şiir?de bahsedilen imge, bir başka deyişle ?poetik imge? farklı bir anlam içermektedir. Çünkü ?gece? dediğimiz zaman herkeste benzer çağrışımlar oluşur, ama gece+ x sözcükleri ile yani

okumak için tıklayınız

Tarih onun ayak izlerinde – Ömer Erdem

Zanlı, kurban, cefakâr! Çocukluğu Toroslar?da geçmiş birisi için keçi bunların da ötesindedir. Hayat kurucusu saymalı onu. Geniş bir dönüşme kapasitesine sahiptir. Eti, sütü, derisi, boynuzu, kemiği, kılı, hatta sesi başlı başına birer değerdir. Sesi dedim, bilerek dedim, Sezai Karakoç bir şiirinde, ?keçiler keçiler, İncil sesli keçiler? diye ışıtır bu sesi. Nesli günden güne tükenen ve

okumak için tıklayınız

Gözyaşının Kimyası – Peter Carey

Catherine Gehrigin Swinburne Müzesinde çalışan ilk kadın horolojist; zaman ölçerleri, saatleri, otomatonları ve diğer kurmalı motorları restore edip çalışmasını sağlayan bir uzman. Kırklı yaşlarına merdiven dayamış Catherine, on üç yıllık gizli sevgilisi Matthew Tindall’ın ani ölümü üzerine sarsılacaktır. Acısını ya da sırrını paylaşacağı kimsesisi yoktur. Ne var ki cenaze töreninde sıradan bir arkadaş rolü oynamaya

okumak için tıklayınız

Yalnız Seni Arıyorum (Nahit Hanım’a Mektuplar) – Orhan Veli

Bir de sevgilim vardır, pek muteber; İsmini söyleyemem, Edebiyat tarihçisi bulsun. O zamanlar ismini söyleyemediği sevgilisi “Nahit Hanım”dı Orhan Veli’nin. Hayatta iki varlığı oldu: Şiiri ve sevdası. Şiirleri okurlarının ezberinde… Sevgisine gelince, onu, tek büyük aşkı “Nahit Hanım”a vermişti: Bu kitap onun belgesi.Şiirimizde çığır açmış ustanın aslında nasıl bir gönül ustası olduğunu

okumak için tıklayınız

Fikirler Tarihi – Peter Watson

Peter Watson’ın muazzam araştırmasının ürünü olan “Fikirler Tarihi” insanlık tarihinin, insanın yaratıcılığının bir dökümü. İki milyon yıl önce çakmaktaşı baltanın icadıyla başlayan bu tarihte, imparatorların ve kralların, bakanların ve generallerin değil, insanlığın uzun koşusunun mihenk taşları olan fikirlerin hikâyeleri anlatlıyor. İlk diller, ilk sözcükler, tanrılar, kurbanlar, takvim, zaman, sanat, para, yazı ve ekonomi, mucitler,

okumak için tıklayınız

Okuma Günleri – Marcel Proust

Marcel Proust için okuma eylemi, bilgiye ulaşma arzusundan çok daha fazlasıdır. Tümüyle tinsel bir eylem olarak kişinin kendisini değiştirme, dönüştürme ve benliğin aşma sürecine işaret eder. Proust’a göre büyük yazarların okunması, tek başına onların derin düşüncelerinin kavranmasına yol açmaz. Aynı zamanda okurun, bu ilham kaynağı zekâlarla

okumak için tıklayınız

Dilin Çalışma Sesi – Roland Barthes

Dilin Çalışma Sesi Roland Barthes’ın 1964-1980 yılları arasında kaleme aldığı edebiyat, dil ve gösterge üzerine yazıları bir araya getiriyor. Meşhur ‘Yazarın Ölümü’ başlıklı denemesinin de yer aldığı bu “eleştirel denemeler” ilk kez Türkçe’de yayımlanıyor. Yazı’nın ve yazın’ın büyük ustası Roland Barthes’tan yolları çatallanan bahçede yürümek isteyen okurlar için. (Tanıtım Bülteninden)

okumak için tıklayınız

Suat Derviş?i artık gotik biliriz! – Oylum Yılmaz

?Bu ev muamma ve güzellik dolu? Loş sofalara, alçak tavanlı geniş salonlara, sonra bu sofaları ve salonları dolduran eski yeni, büyük küçük bütün eşyaya sinmiş garip bir efsun var. Öyle bir şey ki asabı, mefkureyi, muhayyileyi sarhoş ediyor. Tatlı bir uyuşukluk içindeyim.? İnsanı tatlı bir uyuşukluğa sürükler evet, ama ev tekinsizdir. Eşyaya, odalara, sofalara sinmiş

okumak için tıklayınız

Dracula?dan öte bir Stoker – Burcu Arman

Bram Stoker?ın Kayıp Günlüğü, günlüklerden çıkan notlar ışığında; yazarın kişiliğine, hayatına, ilgi alanlarına ve hatta takıntılarına tutulan bir ayna gibi. Yazar günlükleri her zaman heyecan verici değil midir? Eserlerini çok sevdiğiniz bir yazarın, yalnızca kendine yazdığı satırları okumak. Sanki gizlice onun çalışma odasına sızıp masasının üzerindeki notları karıştırıyormuşçasına hınzır bir heyecan! Neyle karşılaşacaksınız? Ne umuyorsunuz?

okumak için tıklayınız

Haw – Kemal Varol

Belaydık. Bitirimdik. Tuttuğumuzu koparırdık. Bazen ödlek kedilerin peşine düşerdik. Nefes nefese kaçacak bir delik ararlardı. Bazen de sokak sokak gezer, “Ne geçiyon la burdan,” diye korkuturduk yabancıları. Betleri benizleri atardı. Onların deyişiyle, itin götüne girmiş gibi olurlardı. Sonuçta insanlarla aramızdaki mesafe açılır ve kimse bir şey vermezdi bize. Onun adı Mikasa. Melsa’nın âşığı, uzun ince

okumak için tıklayınız