Umut Etmenin Muhteşemliği – Gülşah Elikbank

F. Scott Fitzgerald?ın 1925?te yazdığı ?The Great Gatsby?, ?Muhteşem Gatsby ?kitabı, Amerikan Edebiyatının en önemli örneklerinden sayılır. Bir Amerikan Rüyası eleştirisi olarak da görülen ve arka fonuna Caz Çağı?nı yerleştiren romanın, farklı yayınevlerinden çevirisi zaman zaman raflarda yerini alırken, beyazperde de bu romandan uzak kalamıyor. Özellikle de klasikleri modernize etme hastalığına tutulduğumuz bu yıllarda! Cannes

okumak için tıklayınız

Ütopya Denen Vaat – Onur Koçyiğit

İnsanevladı, zaman var olduğundan beri iktidar olma ve erkler üzerinden yaşama isteğiyle dolup taşmıştır. Günümüze gelindiğinde, içgüdülerinden arınıp mantıkla hareket ettiği söylenen hayvan, zamanın başından beri pek bir ?radikal? değişim yaşamamıştır. Bugün hala ve inatla, güce sahip olan tarafta yer almanın istenciyle yaşamaktadır. Nildur Tandaçgüneş?in yazdığı ve ?Antikçağ?dan Günümüze Mutluluk Vaadi? altbaşlığı ile yayınlanan Ütopya

okumak için tıklayınız

Şehir ve Marksistler – Dinçer Demirkent

Müstehzi bir ağabeyim tarafından anlatılan, belki yaygın olarak da bilinen bir fıkrada eylemden dönen iki militanın sırtlarını gecekondularla gökdelenleri ayıran duvara dayayıp sigara tüttürdüğü andaki diyalogları şöyleydi: ?-Yoldaş, devrimden sonra bu gökdelenleri ne yapacağız?? Diğeri biraz düşündükten sonra şu yanıtı verir: ?-Yıkıp gecekondu yapacağız?. Bu fıkra her fıkrada olduğu gibi bir haksızlığı içermekle birlikte bir

okumak için tıklayınız

Serdar Çekinmez’in yeni romanı “Tayyare” Yitik Ülke Yayınları’ndan çıktı

Fransa’da yaşayan genç yazar Serdar Çekinmez, “Tayyare” adlı ilginç ve sürükleyici romanıyla Yitik Ülke Yayınları’nda. Oldukça neşeli ve sürprizlerle dolu kitaplara imza atan genç yazarın daha önce “Hatice” adlı bir romanı daha aynı yayınevince yayımlanmıştı. Çekinmez’in “Tayyare” adını verdiği yeni kitabında, zengin olma hayalleriyle gittiği Şikago’da, işyerindeki seksi dilberin ayak oyunlarına kurban giden karakter Peyami,

okumak için tıklayınız

Zamanıdır, Zamanı gelmenin… – Tomris Sakman, Tayfun Topraktepe

“Yeni biz söz dizimi lazım Cüneyt bana. Sıkıldım öznenin her zamanki yerinden, gizlenmesinden, saklanmasından. Varlığından ayrı, yokluğundan ayrı. Yüklemler özne olsun, sevmekler dolaşsın caddelerde, ?seviştim?ler konuşsun ?nefes almıştım?larla, hep birlikte bizi yapsınlar, biz yapsınlar. Eyleyen biz olmayalım. Bir sevişmek gelsin, bütün zamanlarda çeksin bizi, Esra?yla beni. Eylem zamanı geçti, gelmez bir daha; özne de yok

okumak için tıklayınız

Tanrılar Pek Nadir Bahşederler – Aysel Sağır

?Şans ne yazık ki sevdiklerine karşı bile hiçbir zaman fazla cömert davranmaz. Tanrıların bir ölümlüye, ölümsüz bir iş başarma fırsatını bir defadan fazla bahşettikleri pek nadir görülür…? Yıldızın Parladığı Tarihsel Anlar?da, Stefan Zweıg, rutinin, geniş zamanların dışına çıkıp, sadece bir karar an?ına odaklanıyor. Söz konusu karar an?larında neler oluyor? O an?da kafasından geçenleri karara bağlayan

okumak için tıklayınız

“Birikim, Bugün, Ütopya” Tarık Şengül’le Röportaj: Zeynep Ceren Eren – Ebubekir Aykut

1 Mayıs Taksim Savaşları, TEKEL işçilerinin çadırları, Cansel Malatyalı’nın terk etmediği İMO binası önü ve AVM’ler, AVM’ler, AVM’LER. Ve benzeri onlarca örnek. Mekan ile siyaset arasındaki ilişki bugün bize ne söylüyor? Bu ilişki bugünün kenti açısından ne anlam ifade ediyor? Artan ve yoğunlaşan metalaşma sürecini mekan ve siyaset bağlamında nasıl düşünebiliriz? Belki de en önemlisi,

okumak için tıklayınız

Asi Şehirler Asimetrik İlişkiler – Kansu Yıldırım

Geçtiğimiz yıllarda Kuzey Afrika?da, Kıta Avrupa?sında ve Atlantik?in diğer yakasında ABD?de patlak veren eylemler, ekonomik, siyasi ve toplumsal yapıda ciddi kırılmalara ve geçişlere neden olmuştu. Bu eylemlerin birbirine yakın tarihlerde ve benzer gerekçelerle başlaması dışında, ortak bir kritik noktaları daha bulunmaktaydı: Kitlesel düzeyde öfke halinin boşaltılması ve belirli mekânların işgali. Öyle ki, İspanya?daki harekete ?öfkeliler?

okumak için tıklayınız

Antonio Negri’nin Sürgün adlı kitabına dair – A. Kadir Şahin

?Mazoşist değilim; bir şeyler inşa etmek için illa ki yoksunluk çekmek gerektiğini iddia edecek değilim. Aslında, hapishane ve yaşamın geri kalanı arsında öyle ciddi bir fark olduğunu düşünmüyorum. Yaşam, onu inşa etmediğiniz sürece; yaşamın seyri özgürce kavranmadıkça bir hapishanedir.? Yaşamı, bu denli öznelliğin kendini yeniden ve her an kurması olarak gören düşünür Antonıo NEGRi?nin ?SÜRGÜN?

okumak için tıklayınız

Çağın Ruhunu Yakalamak için Lefebvre – Cihan Özpınar

Evvela bir manzara çizmeye çalışalım: Türkçe yayın dünyasının bilhassa ?teori? ile ilgili alanındaki büyük gediklerinden bir tanesinin, bir yazarın düşünce dünyasını belirli bir kontekste oturtamama olduğunu söyleyebiliriz. Her dönemde bir takım düşünürlerin yükselişlerine ve düşüşlerine şahit olunur. Bu biraz yazarın ortaya koyduğu eserle ilgili olmakla birlikte, daha ziyade o eserin, yazıldığı zamanın ruhunu yakalayıp yakalayamadığıyla

okumak için tıklayınız

Mekan ve İktidar – Soner Torlak

2001 yılında Kartal Cezaevi’nde ölüm orucunda yaşamını yitiren Sibel Sürücü’nün ailesi, her yıl ölüm yıldönümünde, Tokat’tan İstanbul Başakşehir’e gelip Sibel’i ziyaret ediyorlardı. Bu yıl da böyle yapacaklardı. 22 Nisan’daki ölüm yıldönümünden birkaç gün önce, dayısı Şenol Budak Sibel’in mezarını temizlemeye, toprağına su vermeye geldiğinde mezarı yerinde bulamayacaktı. Zengin egemen arsızlığının son zamanlardaki prototipi Ali Ağaoğlu’nun

okumak için tıklayınız

Cunda Öyküleri – Hazırlayan: Kadir Aydemir

27 yazarın kaleminden ?Cunda Öyküleri? Bu kitapta birbirinden farklı, ama oradan geçen, kimi zaman denize değen, kimi zaman adanın boş sokaklarında gezinen Cunda öykülerini bir arada bulacaksınız. Ada meraklıları ve deniz tutkunları için edebiyatta yepyeni bir yolculuk fırsatı… Pek çok yazarın kaleminden birbirinden farklı zamanlarıyla, farklı sularıyla düşlenmiş aynı ada: Cunda Adası…

okumak için tıklayınız

Öteki Defterler – Nâzım Hikmet

Nâzım Hikmet’in 1938’de İstanbul Tevkifhanesi’ndeyken kullandığı defterler, Piraye’ye yazılmış mektupların olduğu sandıkta bulundu. Nazım’ın yeni defterlerinde bulunan dört anlatı parçası ‘Öteki Defterler’ adıyla 2008 yılının Eylül ayında okurlarla buluştu. Memet Fuat arşivi düzenlenirken, Piraye’ye yazılmış mektupların bulunduğu sandıktan çıkan, yarım kalmış ve bugüne kadar hiçbir yerde yayımlanmamış roman ve hikâye parçalarıyla dolu defterlerden 160 sayfalık

okumak için tıklayınız

Bizansın gizemli peçesinin ardındakiler – Elif Tanrıyar

Tarihi ve özellikle de Bizans tarihini farklı bir mercek altından görmemizi sağlayarak bize sevdiren kitapların yazarı Radi Dikici; daha önce yazmış olduğu Bizans İmparatorluğu Tarihi adlı araştırma kitabına yeni bölümler ekleyerek bizi yeniden tarihin en gizemli ve ihtişamlı dönemlerinden birine götürüyor. Dikici, daha önce on beş yılı aşkın bir araştırma ve çalışmanın ürünü olan Şu

okumak için tıklayınız

Behice Boran’ın Mektupları 1 – 2 (1932-1986)

“…ben hapis yatmakla ayrı bir çile, meşakkat çekiyor da değilim, bir kahramanlık da değil mahpus yatmak. Bir ‘acıma duvarı’nın duvarı da değiliz. Hiçbir yerde, hiçbir zaman sosyalizme giden yol; dikensiz, taşsız, dümdüz, ‘şahane’ bir yol olmamış. Yüzyılların ötesinden sürüp gelen mücadelede; hapse atılanların, haksızlığa ve bin türlü belaya uğrayanların biz ne ilkiyiz, ne de sonuncusu

okumak için tıklayınız

Yaşam kalitesi üzerine hipotezler – Faiz Cebiroğlu

Yaşam kalitesi nedir? Bu konuda fikirlerimi yazmak istiyorum. Türkiye?de üzerinde durulmayan bu konunun, biz eğitimciler tarafından da ihmal edilmesi kabül edilmezdir. Hipotezlerden hareket ederek, insan yaşam kalitesinin, önce, bir sübjektif ve psikolojik olgu olduğunu hemen yazmam gerekiyor. Bu ne demektir? İnsanın yaşam kalitesi, her zaman, insanın, aktif, başkalarıyla olan ilişkileri, kendini pozitif gören ve umutlu

okumak için tıklayınız

Handan Gökçek?in Piri Reis kitabına dair – Nevzat Süer Sezgin

Çizmeli Kedi Kitaplığı çocuklarımız ve gençlerimiz için değerli yapıtları yayınlamaya devam ediyor. Dahiler Kulübü dizisinin ikinci kitabı olarak çocuklarımıza armağan edilen Piri Reis yetişkin dünyasının öykü ve romanlarıyla tanıdığı Handan Gökçek?in ikinci çocuk kitabı. Kitabın kapağı Murat Kara tarafından Piri Reis?in görkemli kimliğini çağrıştıracak bir biçimde hazırlanmış. ?Al beni hemen oku? diye çağıran bir sesi

okumak için tıklayınız

Diktatörlerin Yargıtatörleri – Serkan Fırtına

Dünya edebiyatının üzerinde hemfikir olduğu bir alan varsa o da ?hapishane edebiyatı? dır. Yazarların çeşitli suçlardan ?bu çoğunlukla düşünce suçlarıdır- dört duvar arasına sokulmaları sonucunda içeriden dışarıya yaptıkları ?yazın? katkısıdır. Ülkemiz bu alanda dünya ölçeğinde değerlendirildiğinde yeterince verimli konumdadır. Tarihsel olarak bakıldığında toplumumuzda düşünen, yazan ve muhalif olanlar, çeşitli dönemlerde baskı altına alınıp, hapishanelere doldurulmuşlardır.

okumak için tıklayınız

Sürgünde Bir Ressam: Jak İhmalyan – Mayda Saris

Jak İhmalyan (İstanbul, 1922 – Moskova, 1978) Ermeni komünist genç bir ressam olarak 1940’ların Türkiyesinde kendisine hayat hakkı tanınmayınca yurtdışına çıkmak zorunda kaldı. Olağanüstü duygulu, tertemiz iç dünyasını yansıtan tablolarıyla tanındı. Yakın arkadaşı Nâzım Hikmet, şiir kitabını resimleyen İhmalyan’ın sanatına olan hayranlığını “Bir gün öyle şiirler yazacağım ki, senin resimlerine layık olsun” sözleriyle ifade eder.

okumak için tıklayınız