Hataylı Aydın ve Sanatçılardan Kamuoyuna

AKP diktatörlüğünün doğayı tahribatına, toplumsal yaşama yaptığı gerici müdahalesine, komşu ülkelere yönelik savaş çığırtkanlığına, emekçileri aşağılamasına, tiyatrocular-müzisyenler başta olmak üzere sanata ve sanatçıya baskı uygulamasına isyan edip sokaklara dökülen halkımızın yanında olan biz aşağıda imzası bulunan Hataylı aydınlar ve sanatçılar, düşünce ve önerilerimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz. Taksim Gezi Parkı?ndan başlayarak tüm yurda yayılan direnişe katılan halkımıza,

okumak için tıklayınız

Geç Barbarlık Çağı 2 / Planlama, Kurumsal Yapıda Dönüşüm ve Sanayileşme – Prof. Dr. Oktar Türel

ODTÜ İktisat Bölümü Emekli Öğretim Üyesi Prof. Oktar Türel’in 1979-2010 yılları arasında kaleme aldığı yazıların bir bölümünü kapsayan Geç Barbarlık Çağı-II, iki kesimden oluşmaktadır. “Planlama ve Kurumsal Yapıda Dönüşüm” alt başlığını taşıyan A Kesimi’nin ilk üç yazısı Türkiye’de merkezi iktisadi planlama (MİP) deneyimine ilişkindir. Bu yazılar Türkiye’nin “Planlı Dönem’inde (1960-80) benimsediği MİP ile hangi amaçlara,

okumak için tıklayınız

Geç Barbarlık Çağı 1 / Dünya ve Türkiye – Prof. Dr. Oktar Türel

ODTÜ İktisat Bölümü Emekli Öğretim Üyesi Prof. Oktar Türel’in 1979-2010 yılları arasında kaleme aldığı yazılardan yirmi üçünü Geç Barbarlık Çağı (I-II) adı altında ve iki kitapta, ilk yayınlandıkları biçim ve içerikleriyle okurlara sunuyoruz. “Dünya ve Türkiye” alt başlığını taşıyan Geç Barbarlık Çağı-I’deki on bir yazıdan ilk üçünde Türkiye’nin Avrupa ile, temel parametreleri XIX. yüzyıl başında

okumak için tıklayınız

Faşizm ve Diktatörlük – Nicos Poulantzas

“Faşizm, sakin bir gökyüzünde birdenbire kopan bir sağanak gibi gelmez” Poulantzas, Faşizm ve Diktatörlük’te III. Enternasyonal?in özellikle faşizm karşısında düştüğü saf ekonomizmi eleştirir. Poulantzas’ın dikkat çektiği nokta iktidar, kapitalist devlet tarzının aldığı biçimler, bu biçimler altında şekillenen rejimler, bu rejimler içindeki devlet personeli (bürokrasi) ve elitlerin egemen sınıflarla kurdukları ilişkilerin çok katmanlı doğasıdır. Onun için

okumak için tıklayınız

Ekonomi politiğin bir eleştiri denemesi – Engels: “Ticaret yasallaştırılmış dolandırıcılıktır”

“Tekellerin barbarlığını yıkmadık mı?” diye haykırıyor ikiyüzlüler. “Dünyanın uzak bölgelerine uygarlık taşımadık mı? Halklar arasına kardeşlik getirip savaşların sayısını azaltmadık mı?” Evet, bunların hepsini yaptınız – ama nasıl Tek büyük temel tekel, mülkiyet, daha serbestçe ve kısıntısızca iş görebilsin diye küçük tekelleri yokettiniz. Aşağılık açgözlülüğünüzün yayılması için yeni alanlar kazanmak üzere yeryüzünün ücra köşelerini uygarlaştırdınız.

okumak için tıklayınız

Bir Ağacın Ormanlaşıp Toplumu Ayağa Kaldırmasına Selam! – Müslüm Kabadayı

Kent meydanlarının oksijen, yeşillik ve özgürlük kaynağı olan ağaçlarımızı kentten kovmak isteyen yağmacılara, eli baltalı zorbalara karşı ilk kez Türkiye?nin emekçi halkı, işsizler, gençler, sanatçılar birlikte sokağa çıktı. Sokakları adım adım, meydanları kent kent dolduran halk; ?Gezi Ağacı?nın tek başına olmadığını, bir orman olup eli baltalı padişah bozuntusunun takkesini düşürdüğünü tüm dünyaya gösterdi.

okumak için tıklayınız

Gündelik Hayatın Eleştirisi 2 (Gündelik Hayat Sosyolojisinin Temelleri ) – Henri Lefebvre

Henri Lefebvre iktidar ilişkilerinin, meta fetişizminin ve yabancılaşmanın her gün yeniden üretildiği, buna rağmen değişimin ve devrimlerin gerçek temeli olmaya devam eden gündelik hayatın eleştirisine odaklandığı üç ciltlik çalışmasının Giriş niteliğindeki ilk cildinin ardından, Gündelik Hayat Sosyolojisinin Temelleri isimli bu ikinci ciltte, konuyu incelemek için gereken yöntem ve teorik kategorileri ele alıyor.

okumak için tıklayınız

Kültür, eylemde gelişiyor! – Faiz Cebiroğlu

Kültür, eylemde gelişiyor. Doğayı işleyip, kültürleştiriyoruz. İnsanın doğasını işleyip, kültürleştiriyoruz. Eylem ve kültür, biri olmadan, diğeri olmuyor. Kültür, eylemde kültür oluyor. Doğayı ve insanın doğasını işleyip kültürleştiriyor ve böylece, ?eylemsel yetkeli? insan, yani kültürel insan çıkıyor. Siyasal evrim tarihinde, kavgamızın en önemli yanı budur; yani kültürel insanı inşa etmektir.

okumak için tıklayınız

Rus Edebiyatında Puşkin Gerçekçiliği – Ataol Behramoğlu

“Rus Edebiyatında Puşkin Gerçekçiliği”, Prof. Dr. Ataol Behramoğlu’nun o sırada öğretim kadrosu içinde yer aldığı ve daha sonra bölüm başkanı olacağı İstanbul Üniversitesi Batı Dilleri ve Edebiyatları Anabilim-Rus Dili ve Edebiyatı Bilim Dalı kapsamında Temmuz 2000 tarihinde doktora tezi olarak sunduğu çalışmasıdır. Ataol Behramoğlu 1960’lı yılların ilk yarısında Ankara Üniversitesi DTCF Rus Dili ve Edebiyatı

okumak için tıklayınız

Öfkelenin! – Stephane Hessel

21. yüzyılın özgürlük manifestosu! Fransa’da 2 milyon sattı. Avrupa’da aylarca listebaşı oldu. Şimdi Türkçe… “Aydınlanma Kitaplığı”nın ikinci kitabı Öfkelenin’in yazarı Stéphane Hessel 94 yaşının baharını süren genç yürekli bir bilge. Aynı zamanda pilot, diplomat, arabulucu, danışman, eğitimci, filozof ve sosyalist olan Hessel İkinci Dünya Savaşı sırasında Fransız Direniş Hareketi’ne katılmış, nazizme karşı mücadele etmiş, faşistler

okumak için tıklayınız

Bir isyan öyküsü: Tatar Ramazan ve Gezi Parkı – Selma Sayar

Tatar Ramazan edebiyatımızın gölgede kalmış yazarlarından Kerim Korcan?a ait bir öyküdür. Yazar, döneminin ?toplumsal gerçekçi? birçok edebiyatçısı gibi cezaevinin ağır koşullarını yaşadığı ve iyi bildiği için, eserlerinin çoğunda, cezaevi gerçeğini anlatır. Romanlarında ve öykülerinde ezilenler, başkaldıranlar, idamlıklar, kitaplarının kahramanı olmuştur. 1942 yılında bir tarla sorunu nedeniyle adam öldürüp hapse giren Tatar Ramazan, cezasını tamamladıktan sonra

okumak için tıklayınız

Ankaralı şair ve yazarlar: Şiddet durdurulsun

Ankara?da yaşayan şair ve yazarlar hükümete baskı ve saldırıların durdurulması çağrısı yaptı. Aralarında Ahmet Telli, Zerrin Taşpınar, Akif Kurtuluş, Hüseyin Atabaş, Aydın Afacan, Ali Balkız, Adnan Caymaz, Adnan Gerger, Mehmet Özer, Emrah Serbes, Babür Pınar, Arif Berberoğlu ve Eredüz Atasü?nün de bulunduğu 100 civarındaki Ankaralı şair ve yazar bugün Yüksel Caddesi?nde bir açıklama yaptı. Ortak

okumak için tıklayınız

Bütün Oyunları 3 – Bertolt Brecht

10 cilt halinde yayınlanacak olan Bertolt Brecht’in Bütün Oyunları 3. cildinde yayınlacak oyunları; Lindberghler’in Uçuşu, Anlaşma Üzerine Baden Öğreti Oyunu, Evet Diyen, Evet Diyen-Hayır Diyen, Önlem (1930), Önlem (1931), Mezbahaların Kutsal Johanna’sı, Kuraldışı ve Kural, Ana (1933), Ana (1938) … (Tanıtım Bülteninden) Kitabın Künyesi Bütün Oyunları – 3 Bertolt Brecht Agora Kitaplığı / Tiyatro Dizisi

okumak için tıklayınız

Marksizmin Başyapıtları (19. Yüzyıl)

Bu kitap bir tarih çalışması değil. Çünkü Marx’ın kuramı henüz tarihteki yerini almış, miadını doldurmuş, artık esin kaynağı olmaktan çıkmış bir kuram değil. Hatta iddiamız o ki, Marksizm esas olarak geleceğin kuramıdır. K. Marx ve F. Engels’in temel eserlerinin geniş değerlendirmelerinden oluşan Marksizmin Başyapıtları -19. Yüzyıl- kitabını da bu bakış açısıyla, geleceğin ipuçlarını yakalamak ve

okumak için tıklayınız

Unutma Bahçesi – Latife Tekin

?Gelenlerin çoğu karar ânıyla ilgili buna benzer şeyler anlatır. Dinlemek beni sarsardı eskiden. Hep bir çatlama, kopma sesiyle, ayrılma hışırtısıyla zihnimde beliren, dönmemek üzere giden insan imgesinin yerini, ansızın içimde uyanan bir sezgi sonrasında, bir yırtınmayla dünyaya gelen insan görüntüsü aldı. Nasıl doğduklarını anımsayıp bilmeden bunu anlattıklarını düşünmeye başladım. Ben artık böyle dinliyorum öykülerini. Ama

okumak için tıklayınız

Franz Kafka’nın Dönüşümleri – Claude Thiebaut

Dönüşüm, Dava, Ceza Sömürgesinde, Şato… Kafka’nın yapıtları özgürlüğün pahalıya patladığı bir dünyayı anlatır. Peki gerçek dünya ne durumdadır? 1910’lu,1920’li yıllarda, hem Çek, hem Alman, hem de Yahudi olan ve yavaş yavaş dört yüzyıllık Avusturya egemenliğinden kurtulmaya başlayan bir Prag. Bir kasabın oğlu olarak dünyaya gelmiş, Eski Kent’te bir moda mağazası ve yalnızca tek oğlu olan,evdeki

okumak için tıklayınız