Kandid Ya da İyimserlik Üstüne – Bedriye Korkankorkmaz

Elimdeki kitap iki baskı yapmış o dönemde. Eseri dilimize ilk olarak Fehmi Baldaş, 1938 yılında çevirmiş. Yazar-düşünür Voltaire, XVIII. Yüzyıl’ın aydınlanma düşünürlerinden biridir. Fransız Devrimi ile düşünür-yazar Voltaire?i birlikte anmanın yerinde bir tespit olduğunu düşünüyorum. Voltaire, ?aydınlıklar yüzyılına? düşüncesiyle katkı sağlamakla yetinmemiş savaşçı kimliğiyle de düşüncelerini eyleme geçirmiştir. Hayatı boyunca yerleşik dinsel ve siyasal kurumları

okumak için tıklayınız

Fatih ve Fetih (Mitler – Gerçekler) – Erdoğan Aydın

Tarihçilik çetin bir meslek; yöntemi de güçlüklerle dolu; sadece hüner istemiyor, ahlaka da ihtiyaç var. Bizler gibi, efsane düşkünü, buğulu ve sisli olandan hoşlanan, böbürlenme meraklısı, gelecek için de çağdaş ve uygar tasarılardan ürken toplumlarda, işler daha da çatallaşıyor… 90’lı yıllarda yayımlandığı -dört ciltlik- İslamiyet Gerçeği ile Nasıl Müslüman Olduk? adlı kitapları, yalnız yararlanılan değil,

okumak için tıklayınız

İşletme Hastalığına Tutulmuş Toplum – Vincent de Gaulejac

Otuz yılı aşkın bir süredir çalışmanın örgütlenmesinde esaslı bir dönüşüm yaşandı. Esneklik ilkesi ve ağ imgesi etrafında şekillenen yeni yönetim paradigması, risk iştahıyla ve müteşebbis ruhuyla sürekli beşeri sermayesini artıran bir işçi tipi oluşturmayı hedefliyor. Üstelik bu paradigma artık sadece işyerini ve çalışma yaşamını değil; benliğimizi, gündelik yaşamımızı ve toplumsal kurumları da biçimlendirmeye başladı. Fransa’nın

okumak için tıklayınız

Bilimsel Zihnin Oluşumu – Gaston Bachelard

“Bilimsel Zihnin Oluşumu, Gaston Bachelardın opus magnumudur. Batıda biçimlenen modern bilimsel zihnin ya da Batı aklının tarihsel oluşumunu böylesine yetkin bir biçimde ele alan başka bir yapıt göstermek zordur. Althusser, Canguilheim, Foucault başta olmak üzre pek çok filozofu derinden etkilemiş ve etkileri halen devam eden bu eserin ülkemizde de dikkatle okunmasının, tartışılmasının vaktidir…” Ahmet Öz

okumak için tıklayınız

Mehmet Söğüt’ün “Mucizevi Hayatlar” adlı öykü kitabına dair – İsmail Güner

Mehmet Söğüt’ün Sınırsız Kitap ve Yayıncılıktan çıkan “Mucizevi Hayatlar” adlı kitabını bir solukta okudum? Sevgili Mehmet’i, belli bir süredir tanırım. Hayatın her hâlini yaşamış, hayatın zorlu yaşamından öğrenmiş bir insandır. Kitap’ta Avrupa’ya savrulan mülteci insanlarımızın yaşamını konu alan hikâyelerini okuyacaksınız. Aynı zamanda güneş ülkesinin çocuklarının direnişini içeren, acıları, kederleri ve mutlulukları okurken bir kez daha

okumak için tıklayınız

Mezarı Olmayan Kadın – Assia Djebar

?Mezarı Olmayan Kadın?, Süleyha?dır; Assia Djebar?ın Cherchell?de ailesiyle birlikte bir zamanlar oturduğu evin duvar komşusu? Süleyha, kentteki kadınlar arasında, Fransız egemenliğine karşı bir direniş ağı kurdu sessiz sedasız; 1957?de dağa çıktı, sömürge ordusu tarafından yakalandı ve geriye hiçbir iz bırakmadan kaybedildi? Bu sıra dışı, açık sözlü, coşkulu ve tahsilli kadın, yaydığı enerjisiyle etrafındaki herkes için

okumak için tıklayınız

Yarasalar – Marcel Beyer

Dünyayı kulağıyla algılayan, seslerle düşünen, en küçük tıkırtıdan derin anlamlar çıkartan, bu dnyadaki her tınıyı kaydetmeyi arzulayan tutkulu bir akustik uzmanı. Nazi döneminde yaşıyor – ve “işini” görüyor: akustik düzenlemeler yapıyor, ses kayıtları alıyor. Savaş ortamında, devlet hizmetinde. Çeşit çeşit ses kaydı yapma imkanını değerlendirirken bazen irkiliyor Nazi ruhundan, ama tutkusu da baki. Eninde sonunda

okumak için tıklayınız

Işık Külü (Seçme Şiirler) – Lyubomir Levçev

Çağımızın büyük ozanlarından biri olan Lyubomir Levçev, çağdaş Bulgar şiirinin dünyada en çok okunan, tartışılan şairlerinin başında geliyor. İnsan sevgisine ve varlığına inanan, insanlık için iyi ve mutlu bir gelecek kurmak isteyen, bu türden erdemler için kaygı duyan bir şairdir Levçev. Elinizdeki kitap, 1960’lı yıllardan başlayıp 2000’li yıllara kadar uzanan kırk yıllık bir dönemi kapsıyor.

okumak için tıklayınız

Uzak Ara Kendisi – Onur Akyıl

Bir Kadın Masalı, Aslıhan Tüylüoğlu?nun okura ulaşan üçüncü kitabı. Etki / Dize etiketini taşıyan kitap, Nisan 2013 tarihli. Üç bölümden oluşan kitabın ilk bölümünün adı ?Başlamak için Her Gün Pazartesi? adını taşıyor, ikinci bölüm ?Yarısı Nisan?, üçüncü bölüm ise ?Bir Aşkın Gecikmiş Günlüğü.?. Şiirin her alanında, içinde şiir olan her alanda varlık gösterebilen bir isim

okumak için tıklayınız

İstikamet; “Güney Çayırı” – Funda Demir

Bahar demek erik ağaçlarına tırmanmaktı bir vakit. Sonra, akşam üstü okul çıkışları cepteki üç kuruş harçlıkla karın doyurup bir bardak çay içebilme özgürlüğü oldu. Boynuna kırmızı fuları takıp sokağa çıkmaktı bahar. Gün geldi, aşk oldu… En çok da aşk oldu. Oldu da canımıza okudu… Vapurdaki son martıyı seyre dalarken eve geç kalmak oldu. Buralardan gitme

okumak için tıklayınız

İçinde Ruhlar Dolaşan Kitap – Melike Uzun

Joel Koven ?Tarih ve Tin?de şöyle der: ?Geç kapitalizmin kendini iyi hissetme kültürü içinde, acı çekmenin değeri bugünlerde unutulmuştur. ? Ötekine açılma, dünyanın acısını hissetmek demektir. ? Ancak ruhun acı çekişi radikal mutluluk umudunu da ima eder. Acı çekmek ve varlığa açık olmak: bütünleşmiş varlığın olanaklıklarını beklemek ? anlamına gelir.? Acıyı boş ver anı yaşa

okumak için tıklayınız

Güzin?le – M. Şehmus Güzel

« Çok değiştim değil mi ? » « Ne kadar zayıfladım n?est-ce pas ? » « Her şey için çok teşekkür ederim. Tekrar görüşürüz. Kusura bakmayın … » Güzin?in 1971?den bu yana Abidin?le paylaştığı ve son yirmi yıldır Abidin?in, Nâzım?ın, Münevver?in, Avni?nin, Fahri?nin, Behlül?ün, ana ve babasının ve diğerlerinin anılarıyla başbaşa yaşadığı ev-atölyenin kapısını kapıyorum.

okumak için tıklayınız

Ne Güzel Şey Hatırlamak Seni – Zafer Köse

Fabrikanın bakım teknisyeni, elini genel müdürün omzuna koyup ?Sen de çok önemli bir iş yapıyorsun,? diyor, ?stratejik kararlar veriyorsun.? Olabilir mi böyle bir şey? Hiyerarşik sistemde aşağıdaki kişi üsttekine alçak gönüllü davranabilir mi? Alçak gönüllü her davranış, yukarıdan aşağıya iletişim durumu yaratır; dikkat çekecek ölçüde öyle davrananlar, üstte bulunma konumlarını somutlaştırmış olurlar. Gerçekten alçak gönüllü

okumak için tıklayınız

Umut Edilen Çağın Romanı – Melike Uzun

?Birçokları sadece karmaşa içinde hissediyor kendini. Yer sallanıyor; neden, niçin, bilmiyorlar. Onların bu durumu, endişedir; daha açık seçik hale gelirse korku olur.?diyor Ernst Bloch Umut İlkesi?nin önsözünde. Bu topraklarda ve bu zamanda endişeyi, korkuyu değişik gerekçelerle, en yoğun haliyle yaşamayan var mıdır? Her gün ölüm haberleriyle uyanıyoruz: savaş, çatışma, açlık, sömürü, toplu mezarlar? Yaşlanıp yatağında

okumak için tıklayınız

Ortadoğu’da Kadın Olmak – Selma Sayar

Edip Cansever ?Mendilimde kan sesleri? şiirinde söylediği gibi ? İnsan yaşadığı yere benzer.? Biz farkında olalım ya da olmayalım içinde yaşadığımız coğrafya, sosyal ve kültürel ortam hayatımızı önemli ölçüde etkiler. Adına Ortadoğu denilen ateşten bir çemberin içinde buluverdik kendimizi. Bu öyle bir ateş ki hiç sönmez; harlıdır her daim. Ortadoğu?da kadın olmak hayata yenik başlamaktır.

okumak için tıklayınız

Gökyüzü Sevinci’ne dair – Nevzat Süer Sezgin

Zengin, yoksul, genç, yaşlı, kadın, erkek hepimizin yaşam boyu en değerli varlığı şüphesiz ki çocuklarımızdır.Tüm yetişkinlerin en içten dileği, çocuklarını, evrensel düşünebilen, yaratıcı, sorun çözebilen, kendisinden memnun, başkalarına saygılı, iletişim becerisi gelişmiş, beden ve ruh sağlığı iyi, başarılı, barıştan yana, sorumluluklarının bilincinde davranabilen , demokratik bir kimliğe sahip yetişkinlere dönüştürmektir.

okumak için tıklayınız

Tahsin Yücel?le Yolculuk – Ali Yıldız

Tahsin Yücel, yıllardır okurlarının karşısında; salt öykü, deneme, eleştiri ve romanlarıyla değil, çevirileriyle de.İstanbul Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü?nde öğretim üyesi olan Yücel, çalıştığı dönemlerde hem yüzlerce öğrenci yetiştirdi hem de Fransız yazınından Zweig, Flaubert, Gide, Proust, Sartre, Balzac ve Camus?un eserlerinin yanı sıra, daha birçok yazarı da Türkçeye kazandırdı. Dert Çok Hemdert Yok

okumak için tıklayınız

Mitolojik maceralara yolculuk – Feride Düzenli

İstanbul binlerce yıllık tarihinden dolayı her zaman gizemli bir şehir oldu. Fakat Türk edebiyatı nedense bu gizemin peşine daha yeni yeni düşmeye başladı. Özellikle çocuk ve gençlik edebiyatında yer bulmaya başlaması ayrıca sevindirici? Nihayetinde Harry Potter?In her yerinde Londra geçmeyebilir ama hoş bir öğe olduğu ve şehrin sembollerinin iyi kullanıldığı yadsınamaz. İlhama neden olacak şeyler

okumak için tıklayınız

Salkım Sacak Keldağ?a dair – Ayşe Kaygusuz

Müslüm Kabadayı, Mart 2013?te çıkardığı ?Salkım Saçak Keldağ? ilk öykü kitabıyla, öykü dünyasına merhaba derken, yaşadığı çağın sorunlarını sorgulayarak ve tarih bilinciyle geçmişi bugüne, bu günü de yarına taşımanın sorumluluğuyla yazmış öykülerini. Müslüm Kabadayı, edebiyat öğretmeni ve eleştirmeni olmanın ustalığıyla kullandığı ?dil?i, bilgi ve yaşanmışlık deneyimiyle bütünleyerek, yerli yerine oturtmuş anlıtımını. Kullandığı yalın Türkçesini Antakya

okumak için tıklayınız

Ot var, sevdalığa çare var, çiçek var – Mehmet Özçataloğlu

Yıllar yıllar önceydi, 80?lerin sonlarına doğru? Çocukluğumun ilk yıllarına ait anılarımı bıraktığım evde bıraktım onu da. Her cumartesi öğlene doğru gelirdi mutlaka. Gelmezse meraklanırdık çünkü. İzmir?in Selçuk ilçesinin bir köyünden gelirdi. Çeşit çeşit otlarla tıka basa dolu bohçasını dairemizin giriş kapısında indirirdi yere. Karnını doyurur, çayını içer, bir soluklanır giderdi. Sonrasında biz oradan ayrıldığımız için

okumak için tıklayınız