Özgürleşen Seyirci – Jacques Rancière

“Gören, görmeyi bilmez”: Tuhaftır ama, Platon’un mağarasından bugünün gösteri toplumuna yöneltilen eleştirilere kadar bütün tarih boyunca benimsenen önkabul budur. Herkesin kendi yerini bilmesini isteyen filozofun da, ezilenleri bulundukları yere mahkûm eden yanılsamalardan kurtarmak isteyen devrimcilerin de benimsediği ilke budur. Bakar körlükle mücadele etmek için hâlâ iki strateji öne çıkıyor. Bunlardan biri körlere göremediklerini göstermek istiyor

okumak için tıklayınız

Martin Eden – Jack London “Bir gencin aydınlanma süreci üzerinden yaşadığı dönemin siyasal ve toplumsal ilişkilerine radikal bir eleştiri”

‘Martin Eden’, Jack London’un 1909 yılında yazdığı klasikleşmiş romanıdır. Bir gemi işçisinin yazar olma çabasının anlatıldığı romanda tutkulu, aşık, kalıplaşmış düşüncelere karşı duran, sorgulayan, inanan ve idealleri uğruna, çıkarına olmasa da düşündüklerini cesurca ifade eden gemi işçisi Martin Eden anlatılır. “Hikâye ABD’de, 1800’lü yılların ikinci yarısında başlar. Kapitalizmin en çıplak ve vahşi sömürüsünün yoksul kitleleri

okumak için tıklayınız

RedHack (Sanal Alemin Klavyeli Asileri) – Orhan Gökdemir

Redhack Manifestosu.. “Bak beyim, sana iki çift lafım var. Koskoca adamsın. Paran var, pulun var, her şeyin var. Binlerce kişi çalışıyor emrinde. Yakışır mı sana ekmekle oynamak? Yakışır mı bunca günahsızı, çoluğu çocuğu karda kışta sokağa atmak, aç bırakmak? Ama nasıl yakışmaz. Sen değil misin öz kızına bile acımayan, bir damlacık saadeti çok gören. Anlamıyor

okumak için tıklayınız

Orantısız Zekâlılar – Emine Aydoğdu

Ne kadar yıl önce olduğu bilinmiyor. Ülkenin birinde yaşanan olumsuzluklar günden güne çoğalıp felaketler zincirine dönüşünce orantısız zekâya sahip bir grup genç, önce kendilerine, ardından birbirlerine soru sormaya başlamışlar. O güne değin hiç kimse onların soru tümcesi kurabileceği fikrini aklına dahi getirmemiş. Ülkedeki yaygın inanış; bu gençlerin ellerindeki oyuncaklarının dışında hiçbir şeyle ilgilenmediklerine dairmiş. Hatta

okumak için tıklayınız

Che Guevara dünya mirası

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), Küba devriminin efsanevi lideri Che Guevara?ya ait günlükleri yazılı dünya mirasları listesine aldı. UNESCO, Che Guevara?nın gençliğinde yazdığı günlüklerinin dünya mirası sayıldığını açıkladı. Günlüklerin dünya mirası olarak kabul edilmesi Bolivya ve Küba?nın talebi üzerine gerçekleşti. Bolivya?da bulunan Che Guevara Araştırmaları Merkezi, başvuru yaparken günlüklerin

okumak için tıklayınız

Muhalif Sanatçı, Victor Jara ve Gezi Parkının Öğüdü – Selma Sayar

Sanat doğası gereği hep var olan ideolojiye, egemen olan sisteme ve yönetici sınıflara ters düşmüştür. En ideal olarak düşünülen yönetimlerde bile, sanatçı hep daha iyisini istemiştir. Sanatçılar, imgelerle düşünen, onları somutlaştırmak için yeteneklerini kullanan bir bakıma ?öncü? misyonu üstlenmiş insanlardır. Var olan sistemle aynı düşünmeye başladığı an sanatsal yaratıcılığını kaybeder.

okumak için tıklayınız

‘Türkiye’ye biber gazı satışı yapmayın’ uyarısı

Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu yaptığı açıklama ile Türkiye’ye biber gazı satışı yapılmaması çağrısında bulundu. AKP’nin halka karşı çok yoğun olarak kullandığı ve ölümlere yol açan biber gazlarına ilişkin Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu bir açıklama yaptı. DHA’dan Zafer Atamer’in haberine göre, Federasyon, Gezi Parkı olaylarının başladığı 28 Mayıs’tan beri Türkiye’de polisin göstericilere müdahalede bulunduğunu ve biber

okumak için tıklayınız

Umut Mekânları – David Harvey

Karl Marx’ın Komünist Manifesto ve Kapital eserleri nerede geçer? Bu konu çoğunlukla Marx’ın analizinin Batı Avrupa mahreçli olduğu ya da daha ileri giderek Avrupa merkezci bir yaklaşımı bulunduğunu ileri süren tezlerde ve tartışmalarda ele alınır. Dünyanın diğer yerlerine dair söylenenler, daha doğrusu eserinin evrensel temaları ve genelleştirme kapasitesi ile yerel hareket noktaları, ayağını yere bastığı

okumak için tıklayınız

Şeyleşme / Geç Kapitalizmde Endişe – Timothy Bewes

Timothy Bewes’in ‘Şeyleşme / Geç Kapitalizmde Endişe’ adlı yapıtı, kapitalizm ve kapitalizmle birlikte ortaya çıkan şeyleşme terimi hakkında güzel bir kitap. Kapitalizmin insanlar arası ilişkilerde yarattığı tahribatı tanımlamak için kullanılagelmiş çeşitli kavramlar arasında en çarpıcı ve en kolay anlaşılanlardan biri olan “şeyleşme”, sermayenin bilinç üzerindeki somut etkilerini tanımlama konusunda eşsiz bir araç gibi görünür. Gelgelelim

okumak için tıklayınız

Göğsü Dirençli Adam – Müslüm Kabadayı

İnce uzun ayaklarının üzerinde iri kemikli bir beden taşıyordu; kesik kulağından fışkıran yaşam direnciyle dokunmuş emekçi bir kafa taşıyordu her şeyden önce. Yüreğinden eylem bilinciyle bezenmiş insan sevgisi taşıyordu bulunduğu her yere? O, laf taşımıyordu vicdansız kulaklara. Adımladığı her yerde haksızlığa karşı direnç aşılıyordu vicdanlara. Eşitlik ve özgürlük yolunda dövüşerek ölenler için yapılan saygı duruşlarında

okumak için tıklayınız

Bütün Gün Ne Yaptın ? – Elif Kutlu

Bir adam eve gelir ve evdeki kadına (eşine/annesine vs.) söylenmeye başlar: ?Yemek hazır değil mi??, ?İşler hala bitmedi mi??, ?Bu evin hali ne?? ya da özetle ?Bütün gün ne yaptın?? Kadın bu sorunun cevabını vermek istese de bütün gün çalıştığını söyleyemez. Çünkü bunu kanıtlayacak parası yoktur. Oysa kadın bütün gün çalışır, o anlamsız soruyu soran

okumak için tıklayınız

Yeniden “81 İl – 81 Şiir” – Doğan Soydan

Doğan Soydan’ın 1980’li yıllardan beri emek verdiği “81 İL – 81 ŞİİR” yapıtının 2. baskısı Payda yayınlarından çıktı. Yazar/şairin; 13×21 ebad, 112 sayfa, 90 gr. 1. hamur kağıt, 350 gr A.Biristol kapak özelliklerini taşıyan kitaba ilişkin, “81 İL – 81 ŞİİR HAKKINDA” yazısı daha önce “İnsanokur”da sunulmuştu. Tıklayınız Yazar Murat Özmen, kitabın 2. baskısında yer alan İLLERİMİZ

okumak için tıklayınız

Entelektüellerden hükümete ?şiddete son? çağrısı

Dünyanın dört bir yanındaki entelektüeller hükümeti halkın meşru protestosunu şiddetle bastırmaya bir son vermeye çağırdı. Türkiye hükümetinin kendi vatandaşlarını şiddet yoluyla bastırmasını, alenen gayrimeşru olan göz yaşartıcı gaz kullanımını, şiddet edimlerini; biber gazı silahları ve sis bombalarıyla binlerce insanın yaralanmasına yol açmasını, toplantı ve gösteri yapma hakkı gibi en temel özgürlüklerini kullanmak isteyenlerin hayatlarını düpedüz

okumak için tıklayınız

Hükmen Yenik! (Türkiye’de ve İngiltere’de Futbolun Sosyo-Politiği) -Dağhan Irak

Politika ve futbol aynı “saha”da dans eder. Zamanla dekor, “saha”, kostüm, izleyici, müzik değişir… Lakin bu ikili, dans için gerekli bütün “yan öğeleri” “yeniden üretir” ve tempo artarak devam eder. Bu nedenle “büyük resmi” görebilenler iyi bilir: Futbol, sadece maç izleyerek anlaşılmaz! Onu anlamak ve anlatmak için en elverişli “saha” siyasal tarihtir. Ne var ki,

okumak için tıklayınız

“Diyarbakır Ansiklopedisi” Meraklılarını Bekliyor – Müslüm Üzülmez

Diyarbakır hep gündemde olan, söylemlerimizden hiç eksik olmayan, kadim, önemli bir tarih ve kültür şehridir. Eskiden birçok inanç ve etnik gruba mensup insanlar birlikte yaşardı. Bu inanç ve etnik gruplardan bazıları bugün niceliksel olarak azalmış olsa bile halen bu özelliğini korumaktadır. Nedeni tarihin belli dönemlerinde birçok medeniyetlere ev sahipliği yapmış olmasıdır. Hurri-Mitanni Krallıklarından Asur Urartulara,

okumak için tıklayınız