‘Sahte Deniz Gezmiş günlüğü’ kurmaca çıktı.

Ali Yıldırım’ın ‘Deniz Gezmiş Günlüğü’ isimli kitabı 68’lilerin tepkisini çekti. “Deniz’in böyle bir günlüğü yoktu” diyen arkadaşlarına yanıt kitabın yazarından geldi: “Bu bir kurmaca” Ali Yıldırım tarafından yazılan “Deniz Gezmiş’in Günlüğü” isimli kitap, Gezmiş’in arkadaşları ve 68’lilerin tepkisini çekti. Aralarında, Oral Çalışlar, Atilla Keskin, Metin Çulhaoğlu, Hasan Ataol ve Tuncay Çelen’in de bulunduğu 50’ye yakın

okumak için tıklayınız

Sömürgeciliğin İnsancılı Olur mu? – Müslüm Kabadayı

“Keşke doğal yaşam koşullarımızı koruyabilseydik!” hayıflanmasıyla insanın üretim ilişkilerini geliştirmediği, dolayısıyla doğayı tahribe yönelmediği ve sınıfsal çelişki ve çatışmaların olmadığı döneme dair düşünmeye başladığımız zamanlar olur. Ne yazık ki böyle anlarımızı, derinlemesine yoğunlaştırdığımız ve başka insanlarla ortaklaştırarak geliştirdiğimiz ortamlar pek yaygın değildir. Çünkü postmodern bir anlayışla ?insancıl emperyalizm? koşullarında yaşamaktayızdır ve

okumak için tıklayınız

Dinamit Olun! – Serkan Engin

”Ben insan değil bir dinamitim” Friedrich Nietzsche Kralların kıçını koyduğu altın yaldızlı bir kubur olmaktansa, o sarayı kendimle birlikte havaya uçuran bir dinamit olmak isterim ve olurum da her ne istersem, çünkü ne olduğumuz sadece bize bağlıdır, ne olabildiğimiz ise iradi seçimimiz kadar yeteneklerimiz ve nesnel koşullar ile ilintilidir. Mesele, olmak istediklerimizi seçerken, irademizin dışındaki parametreleri

okumak için tıklayınız

Charles Darwin (Olağanüstü Bir Adamın Öyküsü) – Tim M. Berra

Evrim karşıtı köktenciler Darwin’i ve büyüleyici içgörüsünü, evrim kuramını, öcüleştirmeye çalışmıştır. Umut ediyorum ki okur “Darwin”in çirkin bir sözcük olmadığını ve evrim kuramının, doğal dünyanın biyolojik çeşitliliği hakkında bilimin üretebileceği en iyi açıklama olduğunu anlayacaktır. Evrim kuramı tartışmasız olarak insan zihninin ortaya koyduğu en büyük düşüncedir ve bu kuramı tasarlayan Charles Darwin de şimdiye dek

okumak için tıklayınız

Etkili Sıfır – Kambiz Kakavad

Bir zamanlar bir Etkili Sıfır varmış. Yazı defterinde yaşayan Etkili Sıfır’ı kimse sevmezmiş. Bu onu o kadar üzmüş ki oradan ayrılmaya karar vermiş. Gide gide boyama defterine gitmiş. İlk sayfada çok güzel bir manzara resmi varmış fakat güneşi yokmuş, o da güneş olmuş. Sonraki boyamada bir kelebeğin kanadı olmuş. Etkili Sıfır yoluna devam etmiş ve

okumak için tıklayınız

Dünya – Mahdokht Kashkouli

Yuvarlaktır dünya, döner… Dünya kendi çevresinde her gün döner. Dünya güneşin çevresinde her yıl döner… Dünya hızla döner. Yağmurdan, yıldırımdan, topaçtan bile hızlıdır… Ama bize yavaş ve dingin gelir. Öyle dingin ki hayvanlar, insanlar üstünde yuvalarını kurabilir… Dünya herkesi sever, tıpkı anneler gibi. Dünyayı herkes sever, tıpkı çocuklar gibi.

okumak için tıklayınız

Gökkuşağı – Akram Ghasempour

Rüzgâr her gün eser, sarı buğdayla, mavi korkulukla oynardı. Pınar ve balıklar da rüzgârla arkadaştı, şakalaşıp oynarlardı. Hep uyumak isteyen yeşil kurbağa, mısır tarlası, kırmızı dağ laleleri, Mor Dağ, o gün bütün arkadaşlar neşeli ve heyecanlıydı. Her akşam birlikte oynadıkları küçük kız Şadi de gelince, hepsi birden gökyüzüne baktılar. Yağmuru bekliyorlardı. O gün yağmurun doğum

okumak için tıklayınız

Bin Yıldız Gibi – Ali Mafakheri

Küçük bir Yıldız Ay’ın kenarında uyurken, koyu bir bulut Ay’ı dürter, Yıldız düşer ve bir çiçeğin yaprağına konar. Çiçek uyanır, artık yıldız çiçeğidir. Küçük Yıldız sonra bir kelebeğin kanatlarına konar, kelebeğin kanatları yıldızlarla kaplanır. Sonunda, beyaz bir bulut, Küçük Yıldız’ı Ay’a geri götürür ve Küçük Yıldız orada tekrar uykuya dalar. Uyandıktan sonra, Dünya’da yeni edindiği

okumak için tıklayınız

Musluk ile Çiçekli Çini Tabak – Mohammad Reza Shams

Zavallı Musluk, Çiçekli Çini Tabak’a âşık olmuştu. Fakat aşkını açıklamaya utanıyordu. Tencerelerle tabaklar Musluk’la Çini Tabak’ı seviyordu ama Kepçe Musluk’u kıskanıyordu. Kepçe Musluk’a vurmak için zıpladı ama düştü. Düşerken de Çini Tabak’ı kırdı. Evin Hanımı kırılan tabağı attı. Musluk çok üzülüp ağladı. Arkadaşları onu teselli etmeye çalıştılar ama o sürekli ağlayarak gözyaşlarını lavaboya akıttı.

okumak için tıklayınız

Baharın Renkleri – Mohammad Reza Yousefi

İlkyaz, yani Bahar, sarayında uyumaktadır, fakat renkleri pek solgundur. Baharın uyanması için bir sürü renge ihtiyacı vardır. Rengârenk papağanlar elbirliği yapıp bahar için seferber olurlar. Gökyüzünden, güneşten, balıklardan tek tek renkleri alıp bahara getirirler. Bahar papağanlara teşekkür edip, onların yardımıyla topladığı tüm renkleri doğaya bırakır. Solgun tarlalar, çiçekler renklerine kavuşur. Sonunda ilkyaz türlü çeşitli renkleriyle

okumak için tıklayınız

Serüvenli Surat – Nahid Mahdavi Asl

Burun nezle olmuş. Koku alamadığı için çok rahatsızmış. Gözler yaşarıyor, ağız hapşırıyor, kaşlar çatılıyormuş. Vücudun bütün organları hastalanan burna yardım etmeye çalışmışlar. Bacaklar burnu doktora götürmüş. Ağız birkaç gün boyunca ilaçlarını yutmuş, böylece burun iyileşmiş ve yeniden koku almaya başlamış.

okumak için tıklayınız

Ayışığı Bebeği – Akram Ghasempour

Ay her gece gökyüzünden çocuklara masallar anlatırmış, hep mutlu olmalarını istermiş çocukların. Bir de, Oyuncak Bebek olsaymış çocukları daha çok mutlu edeceğini düşünürmüş. Yardım etmeleri için seslenmiş yıldızlara. Düşünmüşler taşınmışlar, sonunda el ele verip işe koyulmuşlar. Çocuklar gökyüzüne bakakalmış. Ay, yıldızların yanında daha önceki gecelerde göründüğü gibi değilmiş. Ay, çocuklara sormuş: “Ben kimim bakalım?” Çocuklar

okumak için tıklayınız

Alman Belgelerinde Alman-Türk Silah Arkadaşlığı ve Ermeniler – Serdar Dinçer

Serdar Dinçer, Alman Belgelerinde Alman-Türk Silah Arkadaşlığı ve Ermeniler’de bugüne kadar az bilinen ya da hiç bilinmeyen tarihi gerçeklere ışık tutuyor. Alman militarizminin Osmanlı’yı Birinci Dünya Savaşı’na nasıl sürüklediğini, Ermeni tehciri ve soykırımındaki büyük rolünü, emperyal planlarını; Osmanlı’nın bunlara yaklaşımını ve çapsız politikalarını Alman belgeleri üzerinden çarpıcı şekilde ortaya koyuyor. Dinçer, Alman Dışişleri Bakanlığı Politik

okumak için tıklayınız

Suikastçı (Hitler’i Tek Başına Öldürmek İsteyen Adam – Georg Elser) – Helmut Ortner

Georg Elser, fanatik veya deliden başka her şeydi. O, normal bir hayat süren, geride duran bir bireyciydi. Siyaset, günlük hayatının sınırlarının dışına çıktığında veya ideolojik palavralara dönüştüğünde onu hiç ilgilendirmiyordu. Hiçbir zaman siyaseti soyut bir düzeyde anlamamıştı. Fakat Almanya’daki şartların, ‘sadece mevcut önderlerin değişmesiyle mümkün olabileceği’ni hissediyor ve bununla Hitler, Göring ve Goebbels’i kastediyordu. İşte

okumak için tıklayınız

Selahaddin ve Kürtler (Haçlılar Döneminde Bir Topluluğun Kavranması) – Boris James

Boris James’in “Selahaddin ve Kürtler, Haçlılar döneminde bir topluluğun kavranması” adlı kitabı Avesta yayınları arasında çıktı. 1169 yılında, fethedilen Mısır’da, Suriye ordusunun bir Kürt emiri, Selahaddin, amcasının ardından vezirliğe yükselir. Kudüs’ün Franklardan geri alınmasıyla İslam dünyasının en ünlü sultanı haline gelen Selahaddin artık, Yemen’den Mısır’a ve Suriye’den yukarı Mezopotamya’ya kadar yayılmış bir hanedanlığın sürekliliğini sağlayacaktır.

okumak için tıklayınız

Çağdaş Sanatın Örgütlenmesi (Estetik – Modernizmin Tasfiyesi) – Ali Artun

1990?lardan başlayarak sanat dünyasını bir ?çağdaş sanat? humması sardı. Birbiri ardına faaliyete geçen çağdaş sanat müzeleri, çağdaş sanat galerileri, çağdaş sanat müzayedeleri vb. aracılığıyla dev bir küresel sanat piyasası inşa edildi. Küresel metropoller arası yarışta hamle yapmaya çabalayan İstanbul da bu piyasanın merkezlerinden biri haline geldi. Çağdaş sanatın alabildiğine örgütlü olduğu ortadadır, ama onun ne

okumak için tıklayınız

Post-modernist Şiir(!)deki Sefaletin Çözümlenmesi – Serkan Engin

Günümüzde yazılan şiirin en büyük sorunsalı, anlam?la olan ilişkisinde gizlidir. Şiir?in, daha doğrusu şairin, anlam karşısında aldığı tavır, bunda etkili olmaktadır. Şiir ile anlam ilişkisini çözümleyebilmek için önce Şiir?i tanımlamakla işe başlamamız gerekir. Şiir, imgelerin, bir ya da daha çok izlek etrafında, metinsel bütünlük oluşturacak şekilde örgütlenmesidir. Bu tanımdan da çıkarsanabileceği gibi, Şiir?in temel birimi

okumak için tıklayınız

Marx’ı Okuma – Emmanuel Renault, Gerard Dumenil, Michael Löwy

Elinizde tutuğunuz kitap bir Marksizm el kitabı değil! Bu konuda da haklı gerekçelerimiz var: Marx’ın düşüncesini tanımanın en iyi yolunun, düşüncelerini ifade ediş ve argümanlarını düzenleyiş, problemleri ortaya koyuş ve çözümlerini oluşturma tarzına dikkat göstererek yazılarını okumak olduğu kanısındayız. Bizim yapmaya çalıştığımız şey, basitçe, bir metin seçmesinden yola çıkmak ve bunların her birinin de önüne

okumak için tıklayınız