Devrimci Yaşam – Nuri Beyaz

«1978?in ocak ayıydı, bir grup Akademili arkadaş bizim evden çıktık. Çakmak Caddesi var Adana?da, uzun, merkezi, çok kalabalık bir caddedir, orada karşımızdan gelen bıyıkları aşağı sarkık üç faşist tip pis pis bakarak bana doğru geldiler, ben huylandım tabii, bana bakarak geçtiler, tanımıyorum ama tipleri belli, dört beş metre geçtiler, durdular, döndüler, ben de döndüm, silah

okumak için tıklayınız

İnsanlığın Kütüphanesinde Hayatı Eser Olan Arthur Rimbaud – Bedriye Korkankorkmaz

Henry Miller?in, Rimbaud Ya da Büyük İsyan kitabını ile Stefan Zweig’ın Yarının Tarihi eserinde yer alan ?Arthur Rimbaud? denemesini okudum. Yazına ve insanlığın kütüphanesine birbirinden değerli eserler bırakan bu iki sanat dehası, Arthur Rimbaud?nun kişiliği ile yaşam algılayışını ifade ediş biçimlerini karşılaştırma ve üzerinde düşünce üretme olanağını verdi bana. Benim için her iki esere de

okumak için tıklayınız

Diyarbakır Vilayetinde Ermeniler / Orlando Carlo Calumeno Koleksiyonu?ndan Kartpostallarla – Editör: Osman Köker

Diyarbakır Surp Giragos Kilisesi?nin restore edilip ibadete yeniden açılması vesilesiyle yayınlanan bu kitap, 2005?te ilk baskısını yaptığımız ?Orlando Carlo Calumeno Koleksiyonu?ndan Kartpostallarla 100 Yıl Önce Türkiye?de Ermeniler? kitabının Diyarbakır vilayeti bölümünün genişletilmiş yeniden basımıdır. Kitapta bugünkü Diyarbakır ilinin yanı sıra Mardin, Midyat, Nusaybin, Siverek, Ergani, Cizre, Palu ve civarında 20. yüzyıl başında nasıl bir Ermeni

okumak için tıklayınız

Charles Darwin – Adrian Desmond, James Moore

Charles Robert Darwin (1809 – 1882), Cambridge’deki ilahiyat eğitimini başarıyla tamamladıktan sonra “ıssızlığın ortasında bir taşra papazı” olarak ömrünü sükûnet içinde geçirme hayalleri kurarken, küçüklüğünden beri doğa bilimlerine olan merakının da etkisiyle, dünyayı dolaşarak ölçümler yapmak, haritalar çıkarmak, bilimsel keşif ve incelemelerde bulunmak amacıyla Beagle gemisiyle düzenlenen keşif seferine katıldı. Avrupalıların fazla aşina olmadığı coğrafyalarda

okumak için tıklayınız

Che Guevara Devrimci Bir Hayat (Portre – Yorum) – Jon Lee Anderson

Ernesto Che Guevera, insanlığın ve tarihin ufkunda bir şimşek gibi çaktı, karanlığı sonsuza dek aydınlatacak bir şimşek. Devrimcilik ne bir sıfat ne de bir isimdi onun için, yaşamın ta kendisiydi. Sömürüye, adaletsizliğe, eşitsizliğe ve yoksulluğa doğuştan düşman, “gerçekçi ol imkansızı iste” diyen Che’nin imgesi, tüm insansız düzen ve ideolojilerin korkulu rüyası olmayı sürdürmektedir. Che Guevara:

okumak için tıklayınız

Hizbullah Vahşeti (Jitem ve Faili Meçhuller Dosyası) – Hikmet Çetinkaya

Vedat Aydın, Musa Anter, Uğur Mumcu, Behçet Cantürk, Savaş Buldan, Mehmet Sincar, Gaffar Okkan ve daha niceleri alçakça katledildi; Sivas’ta onlarca aydınımız yakıldı; 90’lı yıllarda Batman’da yüzden fazla kişi öldürüldü. Bu kanlı ve acımasız cinayetleri gerçekleştirenler kimlerdi? Kan gölünden beslenenleri devlet görmüyor muydu? 1994 yılında TBMM’de bir komisyon kuruldu; milletvekilleri Güneydoğu’da kapsamlı bir araştırma yaptı

okumak için tıklayınız

Kafkas Tebeşir Dairesi – Bertolt Brecht. Mülkiyet-emek ilişkisini sorgulayan oyun

Kafkas Tebeşir Dairesi, üretilen üretenindir, buğday onu yetiştirenindir düşüncesinden yola çıkarak, çocuk, doğurup da onu terkeden ananın mıdır, yoksa onu terkedildiği yerde bulup onu yetiştirip büyütenin midir? Çocuğun anası, ona can verenin midir, yoksa ona kan verenin midir? Brecht, oyunda bunun yanıtını bulmaya çalışır ve bulur. Grusche çocuk uğruna yaşamını ve sevgilisini tehlikeye sokarken, sahnenin

okumak için tıklayınız

PEN’den Ragıp Zarakolu’nun gözaltısına tepki

Dünya Yazarlar Birliği PEN Türkiye Merkezi üyeleri Ragıp Zarakolu’nun gözaltına alınmasını kınadı. PEN Türkiye Merkezi yaptıkları açıklamada şunları kaydetti: “Türkiye’de “laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti” nitelemesi ile bağdaşmayan uygulamalar hızla çoğalmaktadır. Nitekim yazar ve yayıncı üyemiz Ragıp Zarakolu’nun gözaltına alınması bu uygulamalardan biridir. Yeni anayasa sürecine katkı sunanlardan Prof. Dr. Büşra Ersanlı da

okumak için tıklayınız

İzi Kalsın – Sennur Sezer

?İzi Kalsın?, iki sanatçının ortak çabasıyla ortaya çıkmış. Sennur Sezer?in şiirleri, Ali Öz?ün de fotoğraflarıyla yer aldığı kitap, kendilerini yaşadıkları çağa karşı sorumlu gören iki sanatçının, savaşlara, kırımlara ve baskıya dair tanıklığı olarak değerlendirilebilir. Sezer, ?Kim Bu Resimdekiler? adlı şiirinde şöyle diyor: ?Yeri: Belki Anadolu belki Mezopotamya / Zaman: Belki eski, ama İsa?dan sonra, /

okumak için tıklayınız

Sabrın ve Yaratıcılığın Yalnız Şairi: Rilke – Bedriye Korkankorkmaz

“Yalnızlık benzer bir yağmura. yükselir denizden akşamlara; çıkar göklere, o ırak ve ücra ovalardan her zamanki yerine. ve dökülür gökten şehrin üzerine. tüm sokakların yüzü sabaha çevrilirken, bir şey bulamamış bedenler birbirlerinden hüsranla ve mutsuz ayrılırken; biri diğerinden nefret edenler bir yatakta beraber uyumaya mecbur kalırken aradaki o saatlere yağar: Yalnızlık sonra ırmaklarla akar.? Rainer

okumak için tıklayınız

Gece Güneşi – Karin Karakaşlı

İki kardeşin sevgi dolu, baharat kokulu öyküsü! Çağdaş edebiyatımızın genç kalemlerinden Karin Karakaşlı, sevilen gençlik romanı Ay Denizle Buluşunca’nın ardından ilk kez küçükler için yazdı. İki kardeşin sıcacık sohbetlerine tanıklık eden öykü, anasınıfına giden ve sınırsız bir hayal gücüne sahip küçük Arda’nın, ablası Arya’nın sabrını sınarcasına sıraladığı bitmez sorularıyla renkleniyor. Okur, hem Arda’nın sorularına yetişmeye

okumak için tıklayınız

Behzat Ç. / Son Hafriyat / Bir Ankara Polisiyesi – Emrah Serbes

Behzat Ç., Cinayet Büro Amirliği’nde başkomiser, hayata karşı işlenen suçlar uzmanı… Başına gelenlerden sonra lanet etmiş, çekip gitmişti aslında. (Dizinin ilk kitabı Her Temas İz Bırakır?ı okuyanlar bilir.) Hayır, hâlâ işinin başında! Ama ağzını bıçak açmıyor. Tek bir laf çıkmıyor ağzından. El işaretleriyle, çehresiyle, suskunluklarla anlatıyor anlatacağını ? ve tabii dellenmeleriyle… Bu bir AnKara polisiyesidir…

okumak için tıklayınız

Asker Gramofonu Nasıl Tamir Eder? – Sasa Stanisic

(*) Sasa Stanisic, Asker Gramofonu Nasıl Tamir Eder? romanında, Yugoslavya?nın son yıllarını, iç savaşı ve ülkesinden göç etmiş zorunda kalmış bir ailenin dramını, bu dramı yaşamış gerçek kişilerin hayatları etrafında canlandırıyor. O gerçek kişilerden biri de yazarın kendisi. 1978 yılında Doğu Bosna?nın Visegrad şehrinde, Bosnalı bir annenin ve Sırp bir babanın çocuğu olarak doğan Sasa

okumak için tıklayınız

Başka Dillerin Şarkısı – Karin Karakaşlı

Karin Karakaşlı’nın 1998’de Yaşar Nabi Nayır Ödülü’nü alan ve Varlık Yayınları tarafından 1999’da yayımlanan ilk öykü kitabı bir kez daha bizimle. “Karşı kıyının ışıkları gözümde birikir, taşar yaş olur. İstanbul’u ıslatırım, bir de seni. Olduğun yerde ve anda yağarım üstüne üstüne. Yaşlarım sesim olur hiç duymadığın kadar. Korunağımı yıktığımda arkasında olanı görmeye dayanabilir misin? Ancak

okumak için tıklayınız

Söz ve Sessizlik (20.Kitap) – Brigitte Labbé, Pierre-François Dupont-Beurier

Çıtır Çıtır Felsefe 20 kitaba ulaştı! Sessizlik de sözlerden mi oluşur? Açlığı, soğuğu, neşeyi hissetmek için sözcüklere gereksinim duymayız. Düşünmek içinse, sözcüklere ve dile ihtiyacımız vardır. Düşünürken kendi kendimize konuşur, kendimizle sohbet ederiz. Kimi zaman yalnızca içimizi kirleten şeyleri dışarı atmak için konuşuruz. Söz rahatlatsın, iyileştirsin diye. Ama bazen de, kafamızı boşaltmaya, içimizde sessizlik yaratmaya

okumak için tıklayınız

Zaman Çok ve Zaman Yok (19.Kitap) – Brigitte Labbé, Michel Puech

Her şeyi kontrol eden zaman mı, yoksa biz miyiz? Acele etmemek, hayallere dalmak, zaman yitirmek midir? İnsanların büyük şefi saattir; yani zaman. Okulun kaçta açılacağına, öğlen arasının kaçta başlayıp kaçta biteceğine, o karar verir. Anne babamızın kaçta işte olmaları gerektiğine, otobüsün kaçta kalkacağına, televizyonda çizgi filmlerin kaçta başlayacağına, zaman karar verir. Peki, çocukların zamanı nasıl

okumak için tıklayınız

Tüketim Toplumu, Nevrotik Kültür ve Dövüş Kulübü – Hakan Övünç Ongur

Hakan Övünç Ongur, bu ilk kitabında, Amerikalı kült yazar Chuck Palahniuk’in bir yeraltı edebiyatı efsanesi haline gelmiş olan Dövüş Kulübü romanını kuramsal bir analize tabi tutuyor. 1999 yılında beyaz perdeye de uyarlanarak dünya çapında geniş bir hayran kitlesine ulaşan Dövüş Kulübü’nün, kendisi ile adı sıkça anılan küresel kapitalizm ve yabancılaşma tartışmalarının da ötesinde, Frankfurt Okulu’ndan

okumak için tıklayınız

Önemsemek Üzerine Notlar 4 – Nejdet Evren

Önemsememek bir olguyu “değer” olarak görülenler arasına koymamaktır. Bu durum, günlük dilde kullanılan “önemli değil” tanımlamasından farklıdır. “Değer” görmemek, bu tanımlamanın objesi/sujesi olan olgu yönünden verilmiş bir yargıdır. Bu yargı, sosyal dokuca hazırlanır ve birey tarafından belirlenir. İnsan denilen canlı türü tüm yaşayışlara dair değerlendirme, ölçme, tartma ve bu gibi yöntemler ile kendine ve yaşayışına

okumak için tıklayınız

Yandım Ali – Fakir Baykurt

Fakir Baykurt Köprü Kitaplar’da! Yaşamını Türkçe’ye adamış usta bir yazar ve toprak kokulu ölümsüz bir roman! Türk edebiyatının güçlü kalemi Fakir Baykurt’un unutulmaz romanı, Köprü Kitaplar’ın 13. kitabı olarak okurla yeniden buluşuyor. Burdur’daki Akçaköy’de geçen çocukluk yıllarında karşılaşıp etkilendiği bir kişilikten yola çıkan Baykurt, köylerin, bostanların, sürülerin ve yarılmış karpuzun kokusunu taşıyan romanıyla günümüz çocuğunu

okumak için tıklayınız

Bu Şehir Güzelse Senin Yüzünden (Nazım Hikmet’ten Vera Tulyakova’ya Kartpostallar) – Nazım Hikmet Ran

Nâzım Hikmet’in Vera’ya yolladığı kartpostallar ve yayınlanmamış bir şiiri Yapı Kredi Yayınları’ndan çıktı. Nâzım Hikmet ve Vera Tulyakova 1955?te tanışmalarının ardından Ocak 1960?ta birlikte yaşamaya başlarlar. Bu süreç içinde Nâzım Hikmet, Vera Tulyakova?ya seyahat ettiği şehirlerden telgraflar ve posta kartları da gönderir. Vera Tulyakova Hikmet?in arşivinde ilk çalışmaları başlatan, Nâzım Hikmet?in edebî asistanı ve nikâhlarının

okumak için tıklayınız