Güzel Dost – Guy de Maupassant

Guy de Maupassant (1850-1893): Tolstoy’un, “…sayıları az olmakla birlikte, Maupassant gibi bir başka tür insan daha vardır ki, bunlar her şeyi kendi gözleriyle, içerdiği önem ve anlamıyla, olduğu gibi görürler” sözleriyle andığı yazar, kırk üç yıllık kısa ömrüne pek çok roman, öykü, deneme ve tiyatro oyunu sığdırdı. Yazarın ikinci romanı olan Güzel Dost 1885 yılında

okumak için tıklayınız

Çocuk Gelişiminde Oyunun Anlam ve Önemi (1 – 2 ) – Faiz Cebiroğlu

Çocukların dünyası, gerçekten, oyunla dolu. Oyun da; kelime, ritim, şarkı ve hareketle doludur. Çocuklar, oynadıkları oyunlar aracılığıyla, hayatla ilgili deney yaparlar, deneyim kazanırlar. Bu araçla, kendilerini ifade ederler. Müzik, değişik oyun ve aktiviteler, çocuğun hem motorik, hem de yetenek kazanmasında önemli bir yer tutar. Bu açıdan, çocuğu tek yönlü değil, çok yönlü, yani topyekün gelişimini

okumak için tıklayınız

Resos – Euripides

Euripides (İÖ y.484-406): Atina’nın yetiştirdiği üç büyük tragedya şairi arasında en fazla eseri günümüze ulaşan sanatçı olarak özel bir yeri vardır. Bu özelliği şenliklerde Aiskhylos ve Sophokles kadar birincilik ödülü kazanmamış olsa da halk arasında daha çok beğenilen bir şair olmasına bağlanır. Euripides, tragedyalarında insanları yıkıma sürükleyen yanlış tutum ve düşünceleri sergileyip, olası felaketleri önceden

okumak için tıklayınız

Azalya – Haşim Hüsrevşahi

“Ve bir sevgi var açık etmem ki bir iki açık ettim, hem ilişkiye benden bir şeyler oldu hem o konuşmanın hakkını bilmediler, tanımadılar… Doğruyu söyleyemem ki ben doğruyla başladım beni dışarı atıyorlardı, şayet hepten doğruyu söyleseydim bütün şehir beni atardı… Yetkinlik odur ki eksiklik alasın; işte böyledir anlamadım ve kavramadım…” (Tebrizli Şems) Azalya, iki farklı

okumak için tıklayınız

“Evrensel İyilik” Birlik ve Ter Damlası – Berivan Kaya

İzzet Harun Akçay, Türk edebiyatında, son otuz yılda ortaya çıkan postmodern bozulmanın yaratmış olduğu karamsarlıktan yüreğimizi kurtaran, insanlığa umut aşılayan bir üslubun temsilcisi oldu. 2009’da yazdığı Ay Uğuru romanın yayım zamanının, halkın şu anda siyasi ranta dönüşen HES projelerine, yerli yabancı su şirketlerine karşı savaşımlar yürüttüğü; suyuna yani hayatına sahip çıktığı bir döneme denk gelmesi

okumak için tıklayınız

Hruşçov’un Yalanları (SBKB(B) 20. Kongresinde Yapılan Suçlamalar Hakkında) – Grover Furr

SBKP(B) Genel Sekreteri N. S. Hruşçov’un (Kruşçev), Partinin Şubat 1956’da toplanan XX. Kongresindeki bir gizli oturumunda yaptığı konuşma, tüm dünyada dikkatleri üzerine çekti. Hruşçov, yaptığı bu uzun konuşmada, partinin önceki lideri Josef Stalin’in adı etrafında bir kişi kültü, bir çeşit putlaştırma oluşturulduğunu, Stalin’in hak etmediği şekilde yüceltildiğini, devleti ve partiyi tek başına ve keyfi şekilde

okumak için tıklayınız

Sonrası (1) – Erinç Büyükaşık

Başlamak  Yazmaya başlamanın yeterince sancılı bir süreç olduğu kesin, çoğu kez yaşamayı becermek kadar ustalık istiyor. Hele de kendine tanıklık yapmak niyetin varsa, kendi tanıklığını adeta bir yabancı tavrıyla yapmanın samimiyeti içindeysen, zor da olsa dürüstleşip iç sesine kulak vermekse de niyetin… Birçok açıdan kendisi bir kurmaca olan utangaç sesini eleveririrdi varlığını. Yapmacıklaşan ve içtenliğini

okumak için tıklayınız

30. İstanbul Kitap Fuarı’nın Onur Yazarı Ferit Edgü… Söyleşiyi yapan: Aslı Tohumcu

30. İstanbul Kitap Fuarı’nın Onur Yazarı Ferit Edgü… Edgü: ‘Bir yazarın dili, yapıtları okuna okuna öğrenilir. Ben hiçbir zaman büyük okuyucu kitleleri düşlemedim. Kitaplarımı okunmaları için yayımladım, ama okunmak için yazmadım’ 30. İstanbul Kitap Fuarı?nın onur yazarı Ferit Edgü? Doğan Hızlan?ın ?Solistlerden oluşan bir koro? ifadesiyle tanımladığı bir kuşağın ve elbette sonrasının, önde gelen ?solist?lerinden.

okumak için tıklayınız

Derinliğin Keşfi (Modern Japon Edebiyatının Kökenleri) – Kojin Karatani

Japonya’da 1980’lerin başında yayımlanan ve birçok dile çevrilen Derinliğin Keşfi o tarihten beri çeşitli ülkelerdeki “modernlik ve edebiyat” tartışmalarının eksenine oturmuş durumda. Kitabın bu başarısının sağlam bir temeli var. Karatani, bizlerin pek aşina olmadığımız 19. ve 20. yüzyıl Japon edebiyatını yeniden yorumlamakla sınırlamıyor kendini: Buradan hareketle “modernlik”, “edebiyat” , “köken”, “devlet” gibi kavramların temelinde yatan

okumak için tıklayınız

Mozart ve Naziler – Erik Levi

Dünyayı değiştiren bir çağın, Aydınlanma’nın dâhi bestecisi Mozart. Kısacık hayatına sığdırdığı büyük müzikal üretimi, masonlarla ilişkileri, borç içinde geçen hayatı, kimsesizler mezarlığında son bulan yaşamı ile hemen her dönemde gerek müzikologların gerekse de araştırmacıların ilgi odağı oldu. Yazar Erik Levi, tarihin gördüğü bu büyük bestecinin, Nazi Almanyası’nda faşist rejimin çıkarları doğrultusunda insancıl ve kozmopolit dünya

okumak için tıklayınız

Mimarlık ve Modernlik – Hilde Heynen

“Batı-Avrupalı bir perspektiften yazılmış olmakla birlikte bu kitabın, başka bağlamlarla da ilgisi vardır. Mimarların toplumun talepleriyle nasıl eleştirel bir ilişki kurabilecegini sorarak, mimarlığın sosyal ihtiyaçlara ve gelişmelere nasıl yanıt verdiğini tartışır. Mimarların, müşterilerin ve kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılamakla ilgili etik sorumluluk üstlenmekle kalmayıp, mimari formun kendisinin önemli toplumsal ve kültürel konulara eleştirel bir düşünüm eklemleyebileceğini öne

okumak için tıklayınız

Modern Dünya Sistemi Seti (3 Kitap Takım) – İmmanuel Wallerstein

Modern Dünya Sistemi 1. Cilt Modern dünyanın ayırt edici özelliği ondan faydalananların tasavvurları ve ezilenlerin karşı-ifade güçleridir. Sömürü ve sömürüyü, ya kaçınılmaz olarak kabul etmek ya da modern çağın devam edip giden zıtlığı olarak reddetmek, yirminci yüzyılda, zirvesine ulaşmaktan çok uzak bir diyalektik içinde bir araya gelmiştir. Modern Dünya Sistemi 2. Cilt Eğer eşitlikçi ve

okumak için tıklayınız

Sosyalizmin Ön Koşulları ve Sosyal Demokrasinin Görevleri – Eduard Bernstein

“Bernstein (…) gerçekten de ‘revizyonizmin babası’ sayılabilir mi? Bu sorunun yanıtı, tereddütsüz bir ‘evet’ olmalıdır. Bir kere Bernstein, bir dönem Marksizm dendiğinde en yetkin kişi, ‘otorite’ sayılmıştır. Başka bir deyişle Bernstein, dışarıdan herhangi bir eleştirmen değil, içinden geldiği, baş temsilcisi sayıldığı bir düşünce sistemine kimi yönleriyle bayrak açan ilk ve en önemli figürdür. İkincisi, aradan

okumak için tıklayınız

Annem, Kargalar ve Ben – Şebnem İşigüzel

Çocuk olmanın ruhunu anlatmak için yetişkinlikten uzaklaşmayı seçmiş İşigüzel. Çocuk olmaya dair sözünü çocukların bilinç akışıyla söylemeyi seçmiş. Annesinin hastalığı karşısında verdiği çocukça tepki de kargaları insanlaştıran hayalgücü de çocuklara özgü düşünce sıçramaları da aynı ruha hizmet ediyor. İşigüzel’in kelimeleri, kitabın sözüyle ifade edersek, “Büyüyünce, anne baba olunca, güzel hayaller kurulmuyormuş. Çünkü insan çocukken hayallerine

okumak için tıklayınız

Me-ti – Bertolt Brecht

“Me-Ti”, bütünüyle kendine özgü, alışılmadık bir yöntemle kaleme alınmış bir felsefe çalışmasıdır. Brecht, çağımızdaki büyük toplumsal değişimlere ilişkin önemli noktalardan söz ederken, İsa’dan epey önce doğmuş bir Çinli filozoftan yararlanır. Bunu yaparken zamanı kaydırır; ama irdelediği sorunlar, doğrudan çağımızı ilgilendirmektedir. Brecht’in “Me-Ti”deki hedefi, insanoğlunun aydın düşünceye ulaşma ve insanca yaşama savaşımını tarihsel boyutlarıyla gözler önüne

okumak için tıklayınız

Kayıtsız Kalmayın Mücadeleye Katılın! (Gilles Wanderpoosen ile Söyleşi) – Stephane Hessel

Stephane Hessel, milyonlarca satan Öfkelenin! adlı kitabından sonra Gilles Vanderpooten ile yaptığı söyleşilerde, Fransa’da 1944’te Ulusal Direniş Konseyi’nin; – paranın diktasını yadsımaktan, – aşırı yoksulluğa meydan okumaktan, – küstah bir zenginliğe karşı öfkelenmekten, – bağımsız bir basın ihtiyacını ifade etmekten, – sosyal güvenliği, ifade özgürlüğünü ve insan haklarını savunmaktan oluşan ve kendisinin de Cumhuriyet ve

okumak için tıklayınız

Özgürlük Savaşı – Ernie Trory

İkinci Dünya Savaşı kuşkusuz tarihin en önemli olaylarından biri. On milyonlarca insanın canına mal olması, her iki kamptaki emperyalist ülkelerin beklentilerinin tersine sosyalizmin yok olmasıyla değil de güçlenmesiyle sonuçlanması bir yana, yaklaşık altı yıl süren savaşı bu kadar önemli yapan, biraz da sonrasında dünyanın tamamen onun sonuçlarına bağlı olarak şekillenmesi. Zaten hemen ertesinde başlayan Soğuk

okumak için tıklayınız

Felsefe Üzerine – M. Şehmus Güzel

Felsefenin pek çok tanımı yapılabilir. Her arı kendi peteğinde kendi balını üretir gibi : Bilge olmak. Bir filozof gibi sakin sakin izlemek : Şeyleri, insanları, hayvanları, hayanoğluhayvanları. Rahatlık bilimi. Sabırlı olmayı öğrenmek. Felsefe mutlaka « Ammma sabırlı adam » denilenlerin mesleğidir. Her türlü karamsarlık, felaket ve olumsuzluklar karşısında sabrını korumayı bilmek. Sabırlı olmak evet ve

okumak için tıklayınız

Gramsci ve Eğitim – Editörler: Carmel Borg, Joseph Buttigieg, Peter Mayo

“Borg, Buttigieg ve Mayo’nun mükemmel bir şekilde hazırladığı bu derleme, Antonio Gramsci’yi eğitim ve toplumu dönüştürmek için hazırlanan her projenin kalbine çeker. Gramsci ve Eğitim, Gramsci’nin eğitsel bakış açısından hareketle çarpıcı konularda yazan uluslararası her uzmana rehberlik etmektedir. Bu, gerçekten zamanımızın kitabı” -Glenn Rikowski-, University of College, Northampton “Bu kitap, Gramsci’nin çalışmasının, sosyal ve kültürel

okumak için tıklayınız

Emek Tartışması (kapitalist İşin Teorisi ve Gerçekliğine Dair Bir İnceleme)

Emek sorununa hem geleneksel Marksizmin hem de post-modern Marksizmin bakış açısından farklı bir yerden bakan kitap, soyut-somut emek, işçi sınıfı, devrimci özne, devrimci bilinç, sömürü, işçi sınıfı örgütleri gibi temel kavramları yeniden ele alıp yorumluyor. Bu yorumun ekseninde ise “kapitalist iş” duruyor. Emek Tartışması kitabı, kapitalist işi ve kapitalist işe dayalı toplumsallığın kuruluşunu ve işleyişini

okumak için tıklayınız