Aybar ile Söyleşi / Sosyalizm ve Bağımsızlık ? Uğur Mumcu

“Çağdaş uygarlık, dünya kültür birikiminin doğal mirasçısıdır. Sosyalist kültür de bu mirasın ayrılmaz parçasıdır.” Uğur Mumcu Uğur Mumcu’nun, bu kitapta okuyacağınız Mehmet Ali Aybar’la söyleşisi iki bölümden oluşuyor. Birinci bölümde Türkiye İşçi Partisi (TİP) olgusu anlatılıyor. İkinci bölümde de Marksizm, özgün kaynaklarına inilerek tartışılıyor. Mumcu da, Aybar da artık aramızda değil. Böyle bir ortamda bu

okumak için tıklayınız

Yeni Başlayanlar İçin Brecht ? Patrick Boussignac / Michaël Thoss

Brecht hakkında her şeyi nasıl bilebiliriz? Berlin?e yolumuz düşmeden, Brecht?le herhangi bir karşılaşma yaşamamışken ya da hayatımız tiyatroya şu kadarcık değmiyorken bile? Peki Nazi döneminin sert koşullarında Brecht?te oluşan komünizm düşüncesine, oyunları yazma sürecinin arka planına ve sürgün yıllarına nasıl şahit olacağız? İşte, Yeni Başlayanlar İçin Brecht gerçek anlamıyla ?Bert?in hayatta yaşadığı tüm karşılaşmaları, oyunlarını,

okumak için tıklayınız

Yaratıcılık ve Delilik? – Hikmet Temel Akarsu

?Yaratıcılıktan mütevellit sıra dışılık ile alelade deliliği eşdeğer görmek ana akım ideolojinin ve gericilerin; bir de şarlatanların bayıldığı bir şeydir. Ama gerçek farklıdır?? Nobel Ödülü kazanmış yazarların yapıtlarına önyargı ile yaklaşırım. Önyargı her zaman, düşünüldüğü kadar kötü bir şey değildir. Çok zaman haklı gerekçeleri olduğu ortaya çıkar ve insanı zaman kaybetmekten korur. Nobelist yazarların hangi

okumak için tıklayınız

Hapishane Defterleri (Felsefe ve Politika Sorunları Seçmeler) – Antonio Gramsci

Mussolini, 1926’dan 1937’ye dek hapiste tuttuğu Gramsci için, “bu beynin çalışmasını yirmi yıl durdurmalıyız” demişti. Ama onbir yıllık cezaevi yaşamında bu büyük beynin işlemesi durmadı. 32 parçadan oluşan “Quaderni dal Carcere / Hapisane Defterleri” böyle oluştu. “Öyle sanıyorum ki, insanlık tarihinde, son nefesine dek kendi yetileri ile amansız yazgı arasında, çalışmak, öğrenmek ve savaşmak isteyen

okumak için tıklayınız

Antonio Gramsci / Bir Devrimcinin Yaşamı ? Giuseppe Fiori

Teorisyenliğiyle olduğu kadar siyasal duruşu ve mücadeleci yanıyla da en önemli Marksist düşünürlerden olan Antonio Gramsci’nin hayatını tüm yönleriyle ele alan bu kitap, Gramsci üzerine yapılmış en iyi çalışmalardan birisi. Faşist Mussolini İtalyası savcılarının ‘Bu beynin işlemesini yirmi yıl durdurmalıyız,’ dedikleri, en verimli yıllarını hapishanelerde geçirmek zorunda kalan Gramsci’nin yaşamını yakınlarıyla yaptığı görüşmelerin yanı sıra,

okumak için tıklayınız

Akıl Çağı / Özgürlüğün Yolları 1 – Jean Paul Sartre

İkinci Dünya Savaşı sonunda Fransa’ya renk ve bütün dünyaya ses veren “Jean-Paul Sartre”ın (1905-1980) yaşamöyküsünün, peş peşe sıralanmış bir reddedişler bütünü olduğu ileri sürülebilir. Tanrıyı, kurulu düzenlerin tümünü, bu arada aileyi, klasik anlamıyla edebiyatçıyı, filozofu, eylem adamını, sayısız dostlukları, partileri, kalıplaşmış düşünceleri reddettiği gibi,1964 yılında layık görüldüğü Nobel Edebiyat Ödülünü de reddetmiştir. Sartre’ın, edebiyat alanında

okumak için tıklayınız

Yazmak mı, Aforizmadır! – Faiz Cebiroğlu

Bazen soruyorlar: ?Sürekli yazıyor musun? Nasıl yazıyorsun?..? diye. Evet yazıyorum; sık sık yazıyorum. Ama yazdığım metnin önceden nasıl sonuçlanacağını, gerçekten, ben de bilmiyorum. Ama sürekli yazıyorum; düşüncelerimi yazıyorum. Yazarken kullandığım ?teknik? ve ?tarz? yok mu? Elbette vardır. Şudur: Fikirlerimi ?aforizma? olarak yazıyorum. Zira yazmak, bana göre, aforizmadır. Şiir mi, aforizmadır. Politika mı, şiirdir. Aforizmadır. Yaşam

okumak için tıklayınız

Mister Pickwick’in Serüvenleri – Charles Dickens

İlkin tefrika olarak yayımlanan Mister Pickwick’in Serüvenleri, Dickens’ın ilk romanıdır ve ona büyük ün kazandırmıştır. Pickwick Kulübü’nün kurucusu Samuel Pickwick’le üç arkadaşı, sözde bilimsel gözlemlerde bulunmak amacıyla Londra’dan yola çıkarak İngiltere’nin pek çok yerini dolaşır, pek çok kişiyle tanışırlar; başlarından türlü olaylar geçer; böylece, pikaresk olarak nitelendirilebilecek romanın sonuna gelindiğinde, köyleri, kentleri, hanları, mahkeme salonları

okumak için tıklayınız

Aydınlanan Şeyler Üzerine Çarpıtmalar – İdil Ceren Bozkurt*

Bir insan gerçeğini ne kadar yadsıyabilir ya da çarpıtabilir? Yaşananlar, insan zihninin muhteşem hüneriyle bambaşka bir gerçekte bulabilir kendisine ve buna inanarak uzun yıllar mutluluğun kristalini sağlayabilir. Fakat geçmişi anımsatacak herhangi bir şeyin varlığını algılamak, aslında o uzun yıllar boyunca mutlu yaşadığını sandığı anların gerçeğiyle yüzleştirir insanı. Her Şey Aydınlandı filmi bu tip bir yüzleşmeyi

okumak için tıklayınız

Dikenli Tel – Manuel Scorza

Açlık tehlikesiyle yüzyüze gelip başkaldıran bir Peru köyünün hikayesi. Cerro de Pasco. Yaz kış buzla kaplı, kıraç alanlar. Ağaç ve çiçeğin yetişmediği ama Peru?nun en büyük maden yatağını bağrında saklayan arazide bir büyük Amerikan şirketi ve dünyayı hapsetmeyi amaçlayan dikenli tel. “Sefalet ve gizem, baş kaldırma ve düş, işte bu eşsiz kitabın üzerinde geliştiği iki

okumak için tıklayınız

En küçük Tutunamayan Holden Caulfield O bir Anti kahraman – Serkan Fırtına

Salinger?ın ?Çavdar Tarlasında Çocuklar? romanı, tutunamama durumunun çelişkisini en erken yaşlarda yaşayan bir bireyin, geçirdiği psikolojik ve sosyolojik travmaların yansımalarını ortaya çıkartır. Varoluşunu anlamlandırma evresinde bu sıkıntısını kendi zihinsel dünyasında son noktaya kadar taşıyan Holden Caulfield, toplum dışına itilmesi, hakim göstergelerin yarattığı dünyanın bir bireyi olamadığı için yaşadığı olaylar ve kişiliği onu bir anti kahraman

okumak için tıklayınız

Yaşamın sürdürülebilirliği mi? ? Hrant Dink

Zara’nın ileri gelenlerinden birkaçı, o gece, Hacı İzzet’in evinde toplandılar. Kafa kafaya verdiler, uzun uzun konuştular, ince ince düşündüler. Sağa-sola çektiler, öne verdiler geri aldılar. Nihayet gördüler ki olacak gibi değil, tehlike büyük, gelecek karanlık. Birşeyler yapmak gerekiyor. Kalktılar, topluca kaymakama gittiler. Sözü ilkin Hacı İzzet aldı. “Efendim ” dedi. “Görüyoruz ki komşularımızı, bütün Ermenileri

okumak için tıklayınız

Hrant’a…”Ali Topu Agop’a At” – Editörler: Fahri Özdemir ve Arat Dink

‘Hrant’a: Ali Topu Agop’a At’, yaklaşık yüz ismin yazılarına yer veren ve 19 Ocak 2007’de bir suikasta uğrayan Hrant Dink’in anısına ithaf edilen bir kitap. Dink’in “Biz yaşadığı cehennemi, cennete çevirmeye talip insanlardandık,” cümlesiyle başlayan kitabın içeriğindeki yazılar, Türkiye için oldukça değerli olan bu ismin kaybı karşısında duyulan burukluğa, Dink’in çalışmalarıyla halklar arasındaki önyargıların aşılmasına

okumak için tıklayınız

Roman Gibi / Demokrasi Mücadelesinde Bir Kadın ? Sabiha Sertel

Türkiye’nin basın hayatında unutturulamayacak bir yere sahip olan Sabiha Sertel, anılarında, bir kadın ve bir toplumcu olarak, gerçek bir demokrasinin kurulması için verdiği mücadelelerin dökümünü yapıyor. 1910’lardan 1950’lere dek uzanan yoğun ve çalkantılı bir dönemin bir röportaj canlılığı ve bir roman akıcılığı ile belgelendirilmiş anlatımı… Ülkemizde çağdaş basının temelini atanlardan biri olan Sabiha Sertel’in anılarından

okumak için tıklayınız

Devletin ilk Kürtçe kitabı – Metin Kaygalak

Kültür Bakanlığı önemli bir ilke imza attı ve Kürt edebiyatının en önemli düşünürü ve şairi Ehmedê Xani?nin (Ahmed-i Hâni) ?Mem û Zin? kitabını bastı geçenlerde. Kürt edebiyatının kanon metinlerinden biri olan ?Mem û Zin? mesne- visinin Kürtler nezdinde Melayê Ciziri?nin ?Diwan?ıyla birlikte handiyse ikin-ci bir ?kutsal metin? gibi olduğu bilinir. Gecikmiş bir adım Evet, ?Mem

okumak için tıklayınız

Giordano Bruno / Memleketim Memleketim Toplu Oyunları 3 – Erhan Gökgücü

16. yüzyılda düşüncelerinden dolayı Engizisyon Mahkemesi’nce yakılarak öldürülen Giordano Bruno’nun yaşamını ve yargılama sürecini anlatan tarihi bir oyun. Memleketim Memleketim, düşüncelerinden dolayı büyük baskılara uğramış, gazeteci-düşünür Sabiha Sertel’in yaşamını ve eşiyle birlikte sahip oldukları Tan gazetesinin yakılması olayını anlatıyor (Tanıtım Yazısından) “Ne gördüğüm hakikati gizlemekten hoşlanırım, ne de bunu açıkça ifade etmekten korkarım. Aydınlık ve

okumak için tıklayınız

Korku Benim Sahibim – Filiz Özdem

Filiz Özdem “Korku Benim Sahibim” adlı kitabında iç içe geçen arayışlarla iç içe geçen korkuları anlatıyor. Etnik kimliğinin peşine düşen Sude, dedesinin izini çocukluk anılarında sürerken, gerçek, anılar ve düşler birbirine karışıyor. Her uyanış ise, kaybedilmiş bir sevgiliye sonsuza kadar kavuşamayacak olmakla bir yüzleşme. Şimdiki zamandan üç kuşak öteye gidip gelen düşüncelerin dehlizinde ??taştan kapılar,

okumak için tıklayınız

Yalnızlığın Hafifliği – Nejdet Evren

Ozan ne demiş; ?yalnızlık paylaşılmaz/ paylaşılsa yalnızlık olmaz? (1) Yalnızlık gerçekten paylaşılamaz mıdır? Yalnızlığın gerçek deryası çıkışsızdır; yolu/yordamı olmadığından bunu hiç kimse gösteremez. Böyle olunca yalnızlık ilk görünüşte paylaşılmaz olarak algılanacaktır. Başka bir ozan diyor ki; ?yalnız insan merdivendir/ hiçbir yere ulaşmayan? (2) Paylaşım temelinde türler arasında ve diğer türlere göre daha fazla sosyalleşen tür

okumak için tıklayınız

Bütün Şiirleri – Nâzım Hikmet

?Tek kitap?la kitaplıklar kuran Delta Dizisi, bu kez dünya şairi Nâzım Hikmet?i ağırlıyor: Şairin Bütün Şiirleri, eksiksiz olarak tek bir ciltte bir araya geliyor. Farklı tasarımı ve baskı kalitesiyle beğeni toplayan Delta Dizisi, Türk şiirinin yatağını değiştiren bu büyük dizelerin tamamını avucunuza bırakıyor, sekiz kitabı elinize sığdırıyor… Çağdaş şiirimizde bir klasik olan, dünya şairi Nâzım

okumak için tıklayınız

Sarı Gelin / Sarı Gyalin – Kemal Yalçın

Şirin, Almanya’da doğup büyüdü. Kendisini Adıyamanlı Kürt Hacı İbrahim’in kızı olarak biliyordu. Annesinin ve babasının Ermeni olduğunu, kendilerine “Bizimkiler” dendiğini, 12 yaşında tesadüfen öğrendi. Çok üzüldü. Saçlarına aklar düştü. Kimliği unutturulmuş, kişiliği parçalanmış Şirin’in kendini ve kültürel kimliğini arayışının öyküsü, bizi Köln’den Adıyaman Kâhta’ya, doksan yıl öncesinden günümüze sürükler ve “Bizimkiler”le tanıştırır. “Bizimkiler” 1915 faciasından

okumak için tıklayınız