Dünden Bugüne Türk Şiiri – Asım Bezirci, Kemal Özer. Şiirin 800 yıllık panoraması.

Derleme, Asım Bezirci ile Kemal Özer?in imzalarını taşıyor. Asım Bezirci?nin hazırladığı, daha önce yayımlanan antolojiyi Kemal Özer yeniden ele almış, düzenlemiş, ekler yapmış, günümüze kadar getirmiş. Beş ciltlik dev bir yapıt çıkmış ortaya.
Eleştirmen, denemeci, çevirmen Asım Bezirci’nin 1968 yılında May Yayınları arasında çıkan ‘Dünden Bugüne Türk Şiiri’ antolojisi, Asım Bezirci?nin, bilinen edebiyat araştırmacısı / eleştirmen titizliğiyle hazırladığı ve Türk şiirini gelişim evreleri içinde kavramayı, tarihsel açıdan en önemli, en güzel örnekleriyle sunmayı amaçladığı bir antoloji. Şair Kemal Özer, arkadaşı Asım Bezirci’nin antolojisini tamamlamış ve yenilemiş. Asım Bezirci’nin eskiden yayınlanan aynı adlı antolojisinde, biyografya, bibliyografya ve sözlük bulunmuyordu. Kemal Özer, bunları da eklemiş. Hiç kuşkusuz Asım Bezirci’nin terekesinden çıkan çalışmalardan da yararlanmış. Onların Asım Bezirci’ya ait olduğunu da A.B. rumuzuyla belirtmiş. Antoloji hazırlamak gerçekten çok zor iştir. Edebiyat tarihindeki yerini gözönüne alıp, bugün okunurluk oranını kaale almayabiliyor. Daha da garibi, kendi öznel beğenilerinizin üstünü örtmek gerektiği anları sıkça yaşarsınız.Antolojide bir de, Dünden Bugüne Türk Şiiri Sesleniyor başlıklı Cd-rom’da 20 şairden seçilip özenle seslendirilmiş 40 şiir yer alıyor.
Şiirleri Aslı Öngören ile Enver Akan seslendirmiş, müzik düzenlemesini de Sarper Özsan yapmış. Antolojiyi sayılarla tanıtmak istersem, 1900 sayfada 500 şairin 2500 şiiri var.

Asım Bezirci, antolojinin başında, her antoloji düzenleyenin başından geçen iç diyaloğu yazmış:??Estetik yönden beğenmediğim bazı şairlere de yer vermek zorunda kaldım. Antolojiyi hazırlarken, güttüğüm amaç şuydu: Türk şiirinin tarihsel evrim çizgisini türlü yönleri ve güzel örnekleriyle ortaya koymak. Şüphe yok ki böyle bir amaç, ancak demokratik bir anlayış ve davranışla gerçekleşebilirdi. Onun için şiirleri derlerken, onların sağ ya da sol, ilerici ya da gerici, mistik ya da laik bir eğilim gütmelerine değil, estetik ve tarihsel bir değerlilik ve çeşitlilik taşımalarına baktım.”

Dünden Bugüne Türk Şiiri, divan şiirinden, halk şiirinden, Tanzimat’tan bugüne Türk şiirinden örneklerle, Türk şiirini; bütün dönemleriyle kendinde toplayan ilk antoloji olma özelliğini taşıyor.

Bezirci?nin bu çalışmasında, XIII. yüzyıldan XX. yüzyılın sonuna dek uzanan bir zaman dilimindeki şiir birikimine, şairlerinin taşıdıkları eğilimlere göre değil, şiirlerin barındırdığı estetik ve tarihsel değerlere göre demokratik bir anlayışla yaklaşılmış, çağlar boyunca geçilen bütün yollar ve varılan bütün sonuçlar cilt cilt sergilenmek istenmiştir.

I. cilt, Türk halk şiirinin her yüzyılda en yetkin temsilcilerini bir araya getirmek üzere düzenlendi. Bu ciltte, şairlerin bireysel sanat serüvenlerini olduğu kadar, onların bu serüvenlerine yansıyan halkın yaşam karşısındaki tavrını ve bu tavrın dışa vuruluşundaki çeşitli eğilimleri de en güzel ürünleriyle yansımış bulacaksınız.

II. cilt, Türk Divan şiirini yüzyıllar içinde geçirdiği bütün evrelerle el altına getirmek amacıyla düzenlendi. Geçirilen bütün evrelerde şairlerin ortaya koyduğu ürünler ince bir sanat beğenisiyle seçilip bilgi ve sözlük çalışmaları da eklenerek sunulmuştur.

III. cilt, Yeni Şiir?in 1900-1940 yılları arasındaki evresini kapsamaktadır. Bu ciltte, Kemal Özer?in ?Tanzimat?tan Günümüze Türk Şiirinin Görünümü ve Evreleri? başlıklı değerlendirme yazısının yanı sıra, Türk şiirindeki yenileşme atılımının (Tanzimat, Serveti Fünun, Fecr-i Ati) evreleri ve Cumhuriyetten sonra ortaya çıkan Hece Şiiri, Nâzım Hikmet?in Özgür Koşuk devrimi gibi atılımlar, en yetkin temsilcileri ve ürünleriyle yer alıyor.

IV. cilt, Yeni Şiir?in 1940-1960 yılları arasındaki evresine ayrıldı. Cumhuriyet sonrası Türk şiirine önemli ivmeler kazandıran 1940 Toplumcu Gerçekçi Kuşağı, Garip Şiiri, İkinci Yeni gibi hareketlerin yaşandığı bir zaman diliminde ortaya konan ürünlerden en güzellerini kapsadığı gibi, bu döneme damgasını vuran şairlerin tek tek değerlendirildiği ayrıntılı yaşamöykülerini de içeriyor.

V. cilt, Yeni Şiir?in 1960-2000 yılları arasındaki evresini tanıtıyor. Bu ciltte, 1960?la başlayan ve şiirin yeniden toplumsallaşmasına yol açan koşullar yansıtıldığı gibi, 1970 sonrasındaki siyasallaşma evresi, 1980 sonrasına damgasını vuran değişmeler, bu evrelerde yer alan bütün kuşaklardan ozanların en özellikli ürünleriyle sergilenerek, Türk şiirinin çizilmek istenen 800 yıllık panoraması tamamlanıyor.

Ülkü Tamer’in “Dünden Bugüne Türk Şiiri” üzerine değerlendirmesi

Şiir antolojisi hazırlamak zor iştir. Ama Asım Bezirci ve Kemal Özer imzası taşıyan “Dünden Bugüne Türk Şiiri” elime sık alacağım yapıtlardan biri olacak

Şiir yazmaktan daha çetin bir iş var: Şiir antolojisi yapmak.
Başkalarından makaslanan “parça”larla bir çırpıda yeni antolojiler hazırlayanlardan söz etmiyorum. Vazgeçilmez şiirler elbet olacak. Sözgelimi, bir Türk şiiri antolojisinde Yahya Kemal?in “Erenköy?ünde Bahar”ı, Dranas?ın “Olvido”su, Nazım?ın “Karlı Kayın Ormanında”sı gibi… Ama sadece ve sadece o “vazgeçilmezölerle “doldurulan” antolojiler ne işe yarar?
Antoloji değerlendirmelerinde, en çok nesnellikten söz ediliyor. Doğrusu, buna aklımın erdiğini söyleyemem. Edebiyatta nesnelliği anlamıyorum. Nasıl nesnel olacaksınız? Hangi ölçülere göre? Genel kanıya göre mi? Bunu nasıl saptayacaksınız? Abdülhak Hamit bir zamanların “şair-i azam”ıydı. Şimdi mizah dergilerine konu oluyor.
Şairin, şiirin değerini ölçecek bir araç var mı? Yaygınlık mı bu ölçü? Okunur olmak mı? Ece Ayhan?ı tek şiirle geçiştirirken Yılmaz Erdoğan?a otuz sayfa mı ayıracaksınız?
Bu yüzden, antolojilere yönelik eleştirilere (somut yanlışlar ya da dedikodulardan kaynaklanan bilgilendirmeler dışında) katılmıyorum. Vedat Günyol da, Fahir Onger de, Memet Fuat da, Mehmet H. Doğan da, Ataol Behramoğlu da gönüllerine göre antoloji hazırlayabilirler diye düşünüyorum.
***
Bu antolojilere bir yenisi eklendi: “Dünden Bugüne Türk Şiiri” (Evrensel Basım Yayın).
Derleme, Asım Bezirci ile Kemal Özer?in imzalarını taşıyor. Asım Bezirci?nin hazırladığı, daha önce yayımlanan antolojiyi Kemal Özer yeniden ele almış, düzenlemiş, ekler yapmış, günümüze kadar getirmiş. Beş ciltlik dev bir yapıt çıkmış ortaya.
İlk cilt halk şiirini, ikinci cilt Divan Şiiri?ni, öteki üç cilt ise Tanzimat?tan günümüze yeni şiiri kapsıyor.
Ayrıca bir de CD eklenmiş: Yirmi şairden kırk şiir. Aslı Öngören ile Enver Akan?ın seslendirmeleriyle.
Bezirci antolojiyi hazırlarken Türk şiirinin tarihsel evrim çizgisini türlü yön ve örnekleriyle ortaya koymak amacını gütmüş. İlk cildin başındaki yazısında, “Böyle bir amaç ancak demokratik bir anlayış ve davranışla gerçekleşebilirdi” diyor. “Onun için, şiirleri derlerken, onların sağ ya da sol, ilerici ya da gerici, mistik ya da laik bir eğilim gütmelerine değil, estetik ve tarihsel değerlilik ve çeşitlilik taşımalarına baktım.”
Özer genelde Bezirci?nin yolunu izlemiş. Ama bazı değişiklikler yaptığını belirtiyor. “Bezirci… ozan ve şiir seçiminde, eleştirmenlere özgü bir tutum izleyip salt güzellik ölçütüyle yetinmemiş, ?edebiyat tarihi bakımından önem taşıma?yı da gözetmiştir. Bu amaçla, ?estetik yönden beğenmediği? ozanları seçmekten bile kaçınmamıştır. Bense, bir eleştirmen için doğal görülebilecek bu tutumla bağdaşık davranmış değilim. Ne ilk basımda yer alan 167 ozandan 11?ini ikinci basımın dışında bırakırken, ne de yeni eklenen 44 ozandan 29?unun seçimini üstlenirken.”
Antoloji, Kemal Özer?in önsözde belirttiği gibi, neredeyse her antolojide rastladığımız “olağan örnekleröden oluşmuyor. Şairleri “en iyi temsil eden” şiirler yerine, onların “üzerinde durulması gereken özelliklerini en çok içerdiği” düşünülen örnekler var.
***
“Dünden Bugüne Türk Şiiri” elime en sık alacağım yapıtlardan biri olacak sanırım. Tek tek şairlerin kitaplarını, sözgelimi Melih Cevdet?in “Telgrafhanesi”ni ya da Cahit Irgat?ın “Ortalık”ını bir daha okumak çok güzel elbette. Ama arada bir de kendinizi böyle rengarenk bir şiir cümbüşüne bırakmanın hazzı başka oluyor.

ANTOLOJİDEN SEÇMELER
Melih Cevdet Anday:
YANYANA

Bu gürül gürül otların yanı başında
Ağacın gölgesine değdi değecek
Tam şeftalinin kokusu başlarken
Öpüşmeye kıl kadar bitişik
Akarsuyun burnunun dibinde

Bu zulüm, bu haksızlık, bu işkence
***
Sabahattin Kudret Aksal:
İNSAN SESİ
Yaz sabahları gün ağarırken
Pencereni açtığın zaman
Odanı dolduran serinlikte
Kımıldamadan duran ağaçta
İnsan sesidir duyulan
***
Onat Kutlar:
RUBAİ
“Ölesiye yaşadı” dedi Can, gidince Yılmaz
“Nazım da öyleydi, başka türlüsü bize yakışmaz!”
Öylesine ölesiye sevdim ki seni, ben gidince,
“Aşktan öldü bu çocuk ta!” diyecektir, hiç şaşmaz
***
Haydar Ergülen:
BIÇAK

kadın, gözlerinin eski gürültüsünü
göçebe, ırmağını gezdiriyor, suçortakları gibi,
gövde arayan bıçak yarasıyla buluşuyor,
bağışlıyor yoksul sevişme taklitlerini

kalbimizin gam yükünden geçilmediği yalan,
yaralarımızı gösterecek kadar seviştiğimiz de.
***

Can Yücel:
Bİ SEN EKSİKTİN AYIŞIĞI

Bileklerimizi morartmış yeni Alman kelepçeleri,
Otobüsün kaloriferleri bozuldu Kaman?dan sonra,
Sekiz saat oluyor karbonatlı bir çay bile içemedik,
Başımızda prensip sahibi bir başçavuş,
Niğde üzerinden Adana Cezaevine gidiyoruz…

Bi sen eksiktin ayışığı
Gümüş bir tüy dikmek için manzaraya!
***
Gülten Akın:
YÜKSEK EVDE
OTURANIN TÜRKÜSÜ

Evleri yüksek kurdular
Önlerine uzun balkon
Sular aşağıda kaldı
Aşağıda kaldı ağaçlar

Evleri yüksek kurdular
On bin basamak merdiven
Bakışlar uzakta kaldı
Uzakta kaldı dostluklar

Evleri yüksek kurdular
Cama betona boğdular
Usumuzdaydı unuttuk
Topraktan uzakta kaldı
Toprağa bağlı olanlar.
***
Ahmed Arif:
İÇERDE

Haberin var mı taş duvar?
Demir kapı, kör pencere.
Yastığım, ranzam, zincirim,
Uğruna ölümlere gidip geldiğim,
Zulamdaki mahzun resim, haberin var mı?
Görüşmecim yeşil soğan göndermiş
Karanfil kokuyor cıgaram
Dağlarına bahar gelmiş memleketimin.

Dünden Bugüne Türk Şiiri – Asım Bezirci, Kemal Özer. Şiirin 800 yıllık panoraması.” üzerine 2 yorum

  1. Sevgili Asım yoldaşımın bir dileği daha vardı;Beraber geçirdiğimiz çocukluk yıllarımazın yazılmasını benden istemişti.Bunu Geçmişi Çağırmak adıyla 30 yılda başarabildim.Evrensel yayınevine verdim.Maalesef 3 yıldır basılmadı.ONUN SON İSTEĞİYDİ.Henüz yaşıyorum,ona dair herşeyin unutulmaması insanlın borcudur,sade benim değil.Destek olanlara minnettarım.! Yüz saYFALIK BİR KİTAP olacağını sanıyorum.

  2. Yorumum buraya sığmaz.Asım Bezirciyle çocukluğumuda başlayarak Geçmişi Çağırmak adlı kitap basıldı yeteri kadar dağıtamadığımdan elimde bekliyor.Sadece İzmitte bir kitapçıda satılıyor.Yaşlandım hastayım gerkli dağıtımı yapacak varsa yardımcı olurum.Üzücü bir durum.Çaresizim

Yorum yapın

Daha fazla Antoloji
Latin Amerika Hikayeleri Antolojisi

Kolombiyalı Gabriel Garcia Marquez, Arjantinli Jorge Luis Borges ve Julio Cortazar, Kübalı G. Cabrera Infante, Şilili Jose Donoso ve Jorge...

Kapat