Etiket: İletişim Yayınevi

Tatar Çölü – Dino Buzzati

Tatar Çölü, 2. Dünya Savaşı sonrasında parlayan modern İtalyan edebiyatının ilk ve en usta ürünlerinden biri, çağdaş dünya edebiyatında da önemli yer edinmiş bir eser. Genç ve hevesli bir teğmenin, ilk görev yerini çevreleyen uçsuz bucaksız çölle ?savaşı?. Çöl, hem teğmenin muhtaç olduğu düşmanı ondan esirger hem bizzat ?düşman?ın yerini tutar, hem de gizemli, tarifsiz

okumak için tıklayınız

Türkiye Siyasetinde Kürtler (Direniş, Hak Arayışı, Katılım) – Kolektif

Kürt siyasal hareketleri, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan beri Türkiye siyasal hayatında karşılık bulacak bir eylemlilik arayışı içinde. Ama direnerek, itiraz ederek ama ittifaklar kurarak, uzlaşarak ya da kendisini dönüştürmeye çalışarak, “Türkiyelileşme” mücadelesi vererek… Türkiye Siyasetinde Kürtler’deki yazılar bu arayışın ve mücadelenin arkasında yatan dinamikleri, tarihsel süreci farklı açılardan ele alıyor: Kürtlerin siyasi temsiliyet ve katılım mücadelelerinden

okumak için tıklayınız

Harput’taki Hayalet – Metin Aktaş

Harput’taki Hayalet, Osmanlı’nın askeri olmamak için Harput’ta medreseye giden, burada gayrimüslimlerin, Ermenilerin katline tanık olan Roc adlı bir gencin hayat hikâyesi. Ermeni bir kıza âşık olan Roc, bu aşk için kendini tehlikeye atıp Hamidiye milislerinin komutanını öldürünce, Dersim’e kaçarak hayatını başka bir isimle ve bambaşka bir biçimde sürdürmek zorunda kalır. Hayatının geri kalanında onu çetin

okumak için tıklayınız

Çoban ve Kral / Siyasetnamelerde İdeal Yönetici İmgesi – H. Bahadır Türk

?Eğer hükümdarlar olmasaydı insanlar birbirlerini yerlerdi! Tıpkı çoban olmayınca sürünün yırtıcı hayvanlar tarafından yenilmesi gibi.? Ebû Mansur es-Seâlibi, Âdabu?l-Mulûk Köklü tecrübelerden hareketle egemenlere öğüt ve akıl veren siyasetnameler, Ortaçağ?da Doğu ve İslam siyasal geleneğine ayna tutan metinlerdir. ?İdeal bir hükümdar nasıl olmalı?? sorusuna cevap getirirken, aslında tümüyle bir iktidar anlayışının çerçevesini çizerler. Çoban-Hükümdar idealini oluştururken,

okumak için tıklayınız

Türk Sağı (Mitler, Fetişler, Düşman İmgeleri) – Hazırlayanlar: Güven Gürkan Öztan, İnci Özkan Kerestecioğlu

Türkiye’de sağ akımların ideolojik alet çantasında neler var?  Türk sağcılığı kitlelere seslenirken hangi imgelere başvuruyor,  hangi tahayyüllere hitap ediyor? Hangi psiko-sosyal damarları işliyor, hangi çağrışımları harekete geçiriyor? Elinizdeki derlemede, bu sorulara cevap arayan çalışmalar yer alıyor. İcat edilen korkular, nefret ve öfke temaları, düşman portreleri, komplo teorileri: Moskoftan, kızıllardan masonlara

okumak için tıklayınız

Romantik Sürgünler – Edward Hallett Carr

Rus entelijansiyasının 1840’larda Avrupa’ya sürgün edilen kuşağı, Rus siyasal düşüncesinde romantizmden Marksizme uzanan sürecin taşlarını döşemişti. E. H. Carr, Romantik Sürgünler’de bu tarihsel dönüşümü ele alıyor. 40’lar kuşağının en göze çarpan figürü Aleksandr Herzen etrafındaki tartışmalar, çatışmalar, tanışıklıklar ve kopuşlarla yaşanan, romanlara taş çıkarır maceraları başarılı bir tarih anlatısına çeviriyor. Herzen’den Bakunin’e, Ogaryov’dan Neçayev’e, Puşkin’den

okumak için tıklayınız

Yol / Re: Dersim İnanç Sembolizmi (Antropolojik Bir Yaklaşım) – Dilşa Deniz

Dersim, kendine mahsus bir dünya. Üst başlıklardan taşan, Kürtlerle, Zazalarla, Alevilikle ilgili etno-dinsel ve kültürel tasniflere sığmayan bir yanı var. Dilşa Deniz, Dersim’e eğilen ilk antropolojik çalışmaya dayanan kitabında, bu kendine mahsus dünyaya davet ediyor okuru. Dersim’le ilgili yüceltici ve karalayıcı efsanelerin perdesini kaldırıp, olağanüstü incelikli bir bakışla, gerçek inanç dünyasına ve “gerçek efsanelere” eğiliyor.

okumak için tıklayınız

Memleket Garları – Kemal Varol

Haydarpaşa, Sirkeci, Basmane… Memleketin namlı garları. Hele Haydarpaşa: 2008’de yüz yaşını doldurduğu günden beri akıbeti konuşuluyor, hayatına bir gar olarak devam edip etmeyeceği kaygıyla bekleniyor. Hiç şüphesiz, Türkiye’nin belli başlı manzaralarından, tipik şehir peyzajlarından biri o: Haydarpaşa. Kemal Varol’un hazırladığı kitap, sadece Haydarpaşa’ya değil, bütün memleketteki garlara bakıyor. Sadece ‘büyük’ garlara gitmekle de kalmıyor, bazı

okumak için tıklayınız

Eylemden Öğrenmek (TEKEL Direnişi ve Sınıf Bilinci) – Nuray Türkmen

2010 kışında yaşanan TEKEL direnişi, Türkiye’de emek hareketinin tarihinde müstesna bir olay olarak yer aldı. Ülkenin çeşitli yerlerinden Ankara’ya gelen işçiler, başkentin merkezindeki yaya bölgesine 78 gün boyunca ‘yerleşerek’ kararlılıklarını gösterdiler ve hak taleplerini duyurmaya çalıştılar. TEKEL direnişçilerinin çadırlarının çevresinde, yaklaşık iki buçuk ay boyunca bir dayanışma mahallesi, bir tür alternatif kamusal alan oluştu. Nuray

okumak için tıklayınız

Sınıf Mücadeleleri – Dennis Dworkin

Düşünün, sınıf kavramı ne denli çok biçimde kullanılıyor. Bazen sınıf krizinden söz ediliyor, böyle dendiğinde, ekseriyetle Marksizmin tıkandığı, varsayım ve çözüm önerilerinin arkaikleştiği iddia ediliyor. Endüstriyel işçi sınıfının çöküşü, yeni sağın yükselişi ve kaçınılmaz olarak solun krizinden bahsediliyor. Diğer yandan, bu güçlü eğilim ve manipülasyonlara cevap verenler yok değil. Dworkin?in elinizde tuttuğunuz Sınıf Mücadeleleri kitabı

okumak için tıklayınız

Son Sömürge: Kadınlar – Claudia Von Werlhof, Maria Mies, Veronika Bennholdt Thomsen

Kapitalizm, yalnızca emeğin sömürülmesi üzerine bina edilmemiştir; emeğin niteliğini değiştirmiş, onu kendisine tâbi kılmış, bu tâbiyet ilişkisini hoyrat bir biçimde sürekli yeniden biçimlendirmiştir de. Sadece kadın emeğinin değil, doğanın da erkek bir akıl tarafından dönüştürülmesiyle belirlenmiş bir biçimleniştir bu. Kuşkusuz kadın emeğinin sömürüsü, kapitalist ilişki ağı içerisinde, salt emek sömürüsünden fazlasını ihtiva eder. Oysa, cinsiyet

okumak için tıklayınız

Benim Bütün Ördeklerim / Hemu Werdekoken Wi – Christian Duda

Aslında tilki Konrad’ın niyeti anne ördeği yakalamaktı ve az kalsın bunu başarıyordu da. Ama anne ördek, tilkinin geldiğini duyunca yumurtasını geride bırakıp kaçmak zorunda kalmıştı. Konrad yumurtayı dikkatle eve kadar taşıdı. Karnı çok açtı ve yumurtayı sahanda pişirip bir güzel yiyecekti. Ama eve vardığında, önce yumurtanın kabuğu çatladı sonra içinden bir civciv çıktı… Dostluk, şefkat

okumak için tıklayınız

Kötülük Üzerine Bir Deneme – Terry Eagleton

Terry Eagleton, kötülüğü tartışıyor. Geçmişi hatırlatan, ayrıntılara işaret eden, güzel mukayeseler yapan, edebi sakinliğiyle ve o iştahlı üslubuyla kötülüğün tortusuna yoğunlaşıyor. Edebiyatı izleyerek din, siyaset ve gündelik yaşama eleştirel bir dille yaklaşıyor. Önyargıları, nefreti, içine şeytan giren kötüleri, insafsız katilleri, medyayı, sebepsiz cinayetleri, 11 Eylül’ü, körlüğü, ahlakı diline doluyor. Kötülük Üzerine Bir Deneme, kısa ve

okumak için tıklayınız

Dersim’iz: Gece Kelebeği – Müslüm Kabadayı

Güzel ülkemizde, çelişkilerle yüklenen bu topraklarda, her şey yangından mal kaçırılırcasına yapılıyor, ne acı. Bu zulümdür, ayıptır. Utanmazlar ve aymazlara sesleniyoruz: Bu ülkede ar, edep nedir bilenler karşısında utanın artık! “Dersim” üzerine yapılan “tartışmalar”ı radyolardan-tv’lerden dinleyen-izleyen, basından okuyan dikkatli yurttaşlar fark etmişlerdir, kuzu postuna girmiş kurtların gerçeklere iki yöntemle saldırdıklarını. Birincisi, ülke gerçeklerini bellek silme

okumak için tıklayınız

Annem, Kargalar ve Ben – Şebnem İşigüzel

Çocuk olmanın ruhunu anlatmak için yetişkinlikten uzaklaşmayı seçmiş İşigüzel. Çocuk olmaya dair sözünü çocukların bilinç akışıyla söylemeyi seçmiş. Annesinin hastalığı karşısında verdiği çocukça tepki de kargaları insanlaştıran hayalgücü de çocuklara özgü düşünce sıçramaları da aynı ruha hizmet ediyor. İşigüzel’in kelimeleri, kitabın sözüyle ifade edersek, “Büyüyünce, anne baba olunca, güzel hayaller kurulmuyormuş. Çünkü insan çocukken hayallerine

okumak için tıklayınız

Behzat Ç. / Son Hafriyat / Bir Ankara Polisiyesi – Emrah Serbes

Behzat Ç., Cinayet Büro Amirliği’nde başkomiser, hayata karşı işlenen suçlar uzmanı… Başına gelenlerden sonra lanet etmiş, çekip gitmişti aslında. (Dizinin ilk kitabı Her Temas İz Bırakır?ı okuyanlar bilir.) Hayır, hâlâ işinin başında! Ama ağzını bıçak açmıyor. Tek bir laf çıkmıyor ağzından. El işaretleriyle, çehresiyle, suskunluklarla anlatıyor anlatacağını ? ve tabii dellenmeleriyle… Bu bir AnKara polisiyesidir…

okumak için tıklayınız

Alman Belgelerinde Alman-Türk Silah Arkadaşlığı ve Ermeniler – Serdar Dinçer

Serdar Dinçer, Alman Belgelerinde Alman-Türk Silah Arkadaşlığı ve Ermeniler’de bugüne kadar az bilinen ya da hiç bilinmeyen tarihi gerçeklere ışık tutuyor. Alman militarizminin Osmanlı’yı Birinci Dünya Savaşı’na nasıl sürüklediğini, Ermeni tehciri ve soykırımındaki büyük rolünü, emperyal planlarını; Osmanlı’nın bunlara yaklaşımını ve çapsız politikalarını Alman belgeleri üzerinden çarpıcı şekilde ortaya koyuyor. Dinçer, Alman Dışişleri Bakanlığı Politik

okumak için tıklayınız

Dostoyevski’den Bir Ölünün Hatıraları – Süleyman Deveci

Sibirya diyerek geçmemek gerekir. Hala bugün dahi dünyada ağır cezaevi koşulları, sürgün, zor hayat şartları, soğuk denilince ilk akla gelen doğal ve gerçek zindanların en meşhurlarından biri. Romanın babalarından Dostoyevski’nin de burada dört yıl sürgünde kaldığını biliyoruz. Bir yazar için dünyanın neresinde olursa olsun cezaevi, insanı, insanın ruhunu mahkumlar özgülünde tanımak için üniversite gibi bir

okumak için tıklayınız

Martin Chuzzlewit – Charles Dickens

İngiliz edebiyatının Oliver Twist ve David Copperfield gibi kültleşmiş kahramanlarının yaratıcısı Charles Dickens, Martin Chuzzlewit büyük bir aile içinde mirastan pay kapmak uğruna dönen entrikaları anlatırken gerilimi tırmandırarak heyecanlı bir roman sunuyor okurlarına. Çıkar çatışmaları sonucu insan ilişkilerinin ne kadar çirkinleştiğini, aile içi gerilimlerin ne boyutlara ulaştığını gördüğümüz Martin Chuzzlewit’te. Amerika seyahatinin yer aldığı bölümlerdeyse

okumak için tıklayınız

Karşı Anlar – Andre Malraux

Karşı Anılar 20. yüzyılı şekillendiren büyük tarihsel olayların birçoğuna ya aktif olarak katılmış ya da yakından tanık olmuş bir büyük yazarın, André Malraux’nun bu arka plan eşliğinde yaptığı bir çağ muhasebesi olarak okunmalıdır öncelikle. Son derece renkli, derinlikli bir politik pratik ve entelektüel hayatın kazandırdığı bilgi, deneyim zenginliği ve olgunlukla, çarpıcı anılarla harmanlanmış bir sorunun,

okumak için tıklayınız