Edebiyat eleştirmeni ve akademisyen Nurdan Gürbilek, yeni kitabı Benden Önce Bir Başkası’nda Kafka’dan Dostoyevski’ye Walter Benjamin’den Edward W. Said’e dünya edebiyatının büyük romancı ve kuramcılarını Ahmet Hamdi Tanpınar, Oğuz Atay, Peyami Safa, Cemil Meriç, Orhan Koçak gibi Türkiyeli edebiyatçı ve eleştirmenlerle yanyana okuyan bir çalışmaya imza atıyor. Bir yazarı bir başkasının ışığında okuyan bu denemeler, Kafka’daki böcek imgesinden ikizini öldürme motifine, Batı ve Doğu’nun cinsiyetinden babalar ve ustalarla kurulan ilişkiye, edebiyat alanına yaratıcı bir yaklaşım getiriyor…
kaya genç
Güncel Bir Olasılık Olarak: Şiir – Ogün Kaymak
?İki aşamalı tek varlıktır? diyor Agamben, insan için. Marx bu noktada: ?İnsana kendi dışındaki dünyaya inanmayı ilk öğreten şeydir aşk? diyor. Fizyolojik ya da genetik insan değil bahis. Sosyal antropoloji okumalarının yardımıyla; insani değerler üreten, buna sahip çıkan, çevresindekilerin tinsel gelişimine özen gösteren varlık bu önermedeki muhatap. Marx?ın aşk dediğine, şiir dedim varsayın.
Dayatılana razı olmak faşizmdir! Eğilleşmeye, dürtülmeye,
Şiir Nasıl Okunur – Terry Eagleton
Günümüzün en etkili edebiyat kuramcılarından Terry Eagleton, yakın şiir okumasına dayalı “Şiir Nasıl Okunur” başlıklı bu kitabında, şiir okuma sanatının nasıl tükenmeye yüz tuttuğunu ve çağımızın öğrencilerine artık dile karşı duyarlı olmanın neden öğretilmediğini irdeliyor. Bu eğilimin pratikte nasıl yaşandığını göstermek için de, Rönenans’tan günümüze kadar çeşitli şiirleri ele alarak, onları yakın analize tabi tutuyor ve şu sorulara cevap arıyor:
Şiir nedir ve düzyazıdan neden, nasıl farklıdır?
?Yeni Atlantis?, Bir sömürgecilik ütopyası mı? – Kaya Genç
Bu konudaki görüşleri sorulduğunda, pek az kişi hayallerindeki ideal düzeni mikroskoplarına gömülmüş doktorlardan ve kendini doğadaki çeşitli böcek türlerini tasnif etmek üzere çalışmaya vermiş doğabilimcilerden oluşan bir yer olarak tarif eder. İnsanın zamanını sahilde uzanıp günün çeşitli bölümlerinde kestirerek, bir kitabın sayfalarını ondan faydalanmayı düşünmeden çevirerek, balık tutup şarkı söyleyerek geçirdiği bir toplum çok daha sevimli görünür bize. Ancak Francis Bacon?ın 1626 yılındaki ölümünden bir yıl sonra edebi vârisi Dr. Rowley tarafından İngilizcesi yayımlanan ?Yeni Atlantis? ütopyasında bunlara yer yoktur. Kitapta tarif edilen, kâşif Columbus?un ve mucit Gutenberg?in heykellerinin dikildiği Bensalem, Pasifik Okyanusu?nda Peru yakınlarında gizemli bir bölgedir; mürettebatı Avrupalılardan oluşan bir gemi yolunu şaşırıp buraya geldiğinde Bensalem adasının sakinleri onları mutlulukla karşılayıp bu kafası karışık insan sürüsüne bilim dolu bir yaşantının güzelliklerini vaaz etmeye koyulurlar. Bensalem?de toplumsal hayat,
Kitapların bir geleceği var mı? – Kaya Genç
Roman sanatının öldüğünü söylemek yirminci yüzyılın en zevkli yazar sporlarından biriydi; romanın ölümünü ilan eden kişi hemen kendisine oyun arkadaşları bulur, aynı takımdan veya karşı takımdan oyuna katılanlarla birlikte bu metafizik sorunu dergilerde, televizyonlarda, kitaplarda uzun uzadıya tartışırdı. Yazarın ölümü gibi romanın ölümünün de kuramsal tartışmaların odağına oturduğu bir dönemin ardından 21. yüzyıl bize yeni bir ölüm haberini, kitabın öldüğü bilgisini getirdi. Özellikle de Kindle, iPad gibi elektronik kitap cihazlarının yaygınlaşması ve gündelik hayatın bir parçasına dönüşmesiyle romanların sanatsal formlarından çok fiziksel özelliklerinin ortadan kalkacağı söylenir oldu.
Yersiz Yurtsuz Filozof – Kaya Genç
Eğer Jack London yaşamamış olsaydı birinin onu icat etmesi gerekecekti. Batı kültürlerinde gerçekleşen yoğun bir tartışma, London?ın 40 yıllık yaşantısının tam ortasından geçiyordu. Bir yandan Darwin?in biyolojik söylemini oluşturduğu ?hayatta kalış? felsefesi Avrupa?da gittikçe yayılıyordu. Bir yandan da Nietzsche?nin Übermensch (Üstüninsan) ve ?efendi-köle ahlakı? kavramı çerçevesinde ilerleyen siyasi bir tartışma vardı. Ve bunlarla bağlantılı olarak gelişen, Avrupa?nın geleceğini ?dejenerasyon-sağlık? karşıtlığı içinde anlamaya çalışan politik bir söylem… Elbette bu tartışmalar arasında 20. yüzyıl sosyalizminin temelleri de atılıyordu.
London?ın hayatı Kafka kahramanlarınınkileri andırır,
Kavafis’ten Yüz Şiir / Bir Başka Deniz Bulamazsın – Konstantinos Kavafis
“Kavafis’ten Yüz Şiir – Bir Başka Deniz Bulamazsın” adlı bu kitabın ayrı bir yeri var. İlk kez 1982’de Adam Yayınları’ndan Akdeniz mavisi bir kapakla yayınlanmıştı. O zamanlar beyaz köpük rengi başlıkta Kavafis’ten Kırk Şiir yazıyordu, şimdi Yüz Şiir yazıyor. İlk kez o kitapla okudum ben Kavafis’i. O kitapla sevdim. Cevat Çapan’ın çevirileri de çeviri değil, birer yeni şiirdi sanki. Tarabyalı Kavafoğlu ailesinin bu Mısır doğumlu oğlu kalkmış sanki Türkçe şiir yazıyordu, sanki ince hastalıktan yeni kurtulmuştu, sanki İskenderiye sokaklarında hala Protemaios sülalesi hüküm sürüyordu. Biz de sanki bir rüyada yaşıyorduk, şiirlerimizle dünyayı fethetmeye yola düşmüştük; dünyayı değiştirecektik, hayatı da.