Etiket: Özkan Öztaş

Kore Savaşı’na Zazaca ağıt – Özkan Öztaş

Kore savaşına dair pek çok şey söylendi aslında. Akla gelenleri sıralayacak olursak dönemin ilericilerinin, aydınlarının savaşa karşı yaptıkları kampanyalar, Barışseverler Cemiyeti’nin Kore savaşına karşı örgütlenmesi, Behice Boran’lar” Buna ilave olarak da yakılan türküler ve yazılan şiirleri de sıralayabiliriz. “Ankara’ynan şu Kore’nin arası/ Arasına boz dumanlar durası/ Öldürür bu yara yoktur çaresi/ Anama söyleyin anam ağlasın

okumak için tıklayınız

İlk Kürtçe roman: Şıvane Kurmanca ve yazarı Erebe Şemo – Özkan Öztaş

Sovyetler Birliği’nde Kürt Edebiyatı İlk Kürtçe roman: Şıvane Kurmanca ve yazarı Erebe Şemo Kürt tarihinin ilk roman örneği, 1935 yılında Sovyetler Birliği’nde, Sovyet Ermenistanı’nda okuyuculada buluştu. Romanın yazarı Sovyetler Birliği’ndeki Kürt tarihi ve kültürü çalışmalarında adı­na en çok rastladığımız aydınlardan biri olan Erebe Şemo idi. Ere be Şe mo (Şamilov), 1897′ de Kars’ın Sılsize köyünde

okumak için tıklayınız

Uludere adın ulu olsun – Özkan Öztaş

“Yahudi’nin gözü yok mu; organları, boyu posu, duyuları duyguları, heyecanı yok mu? Aynı yiyecekle beslenmiyor mu, aynı silahlarla yaralanmıyor mu, aynı hastalıklara yakalanmıyor mu, aynı ilaçlarla iyileşmiyor mu, aynı kışın ve yazın üşüyüp ısınmıyor mu? Farkı ne Hıristiyan insandan? Etimizi kesince kanımız akmaz mı? Gıdıklanınca gülmez miyiz? Zehirlenirsek ölmez miyiz? Peki ya bize haksızlık ederseniz

okumak için tıklayınız

Yokluğunun 30. Yılında Cigerxwin – Özkan Öztaş

Eserlerinde yoksulluğu, işçileri, köylüleri, ezilen Kürt halkını işleyen Marksist Kürt şairi Cigerxwin, 1903 yılında Mardin?in Gercüş (bugün Batman?a bağlı) ilçesinde dünyaya gelir. 1. Paylaşım Savaşının başladığı yıllarda Suriye?ye göç etmek zorunda kalan Cigerxwin?in asıl adı Şehmuz Hasan?dır. 1914 yılında Suriye?nin Amude şehrine göç eden Cigerxwin, 1921 yılında Suriye?de İlahiyat Fakültesini bitirerek din görevlisi olarak işe

okumak için tıklayınız

Kürt edebiyatında kadın – Özkan Öztaş

Kürt edebiyatına ilişkin araştırmaları ile tanıdığımız Ferhad Shakely?ye göre az gelişmiş toplumlarda özel olarak kadın konusunun ya da karakterinin işlendiği ürünlere rastlamak çok olası değildir. Fakat az gelişmiş ve dili-edebiyatı sınırlarla bölünmüş Kürtlerde durum bundan biraz farklıdır. Kürt edebiyatına baktığımız zaman kadın konusunun birçok alanda ve tarzda işlendiğini görebiliyoruz. Bunun şarkiyatçı bir yaklaşım ya da

okumak için tıklayınız

Kürt dilinin son 10 yılı – Özkan Öztaş

Kürt dilini ve Kürtçenin durumunu konuşmak için söze başladığınızda son 10 yılı tüm tarihlendirmelerden farklı bir yere koymakla bu tarihe haksızlık yapmış olmayız sanırım. Yaşanan trajikomik olayları anımsak ve tekrar hatırlatmakta fayda var. Bir de gözden kaçan kimi ayrıntılıların üzerine gitmek niyetindeyim. Çünkü yapılanlar, ikiyüzlülüğü ve gericiliği kadar güldüren cinsten bir yanıyla.

okumak için tıklayınız

Stalîn ve Cigerxwîn – Özkan Öztaş

1990?lı yıllarla birlikte, insanlığın hafızasından sosyalizme dair ne varsa silinmek istendi. Bu yeni dünya düzeninde tarih yeniden yazılmaya başlandı. Özellikle Sovyetlerin dağılmasının ardından emperyalist saldırganlığın pervasızca yükseldiği bu dönem, aynı zamanda geçmişe dair sosyalizan kimi değerlerin, üretimlerin de üstünün örtüldüğü bir sürece tanık oldu. Kimi ülkelerde Lenin heykelleri kaldırılırken, yerlerine uluslararası tekellerin reklam panoları yerleştiriliyordu.

okumak için tıklayınız

Kürtlere kolhozları nasıl anlatırız? – Özkan Öztaş

SSCB?de ?Kürtlere Kolhozları Nasıl Anlatırız?? sorusuyla yola çıkan Ermenistan Komünist Partisi?nin Kürt Birimleri işe Kürtçe eğitim kitaplarıyla başlamışlar. Zaman zaman konu ile ilgili Kürtçe kitapçık veya broşürler çıkarılırken, kimi zaman da Kürtlerin kanaat önderleri bu konuda aracı olmuşlar. Tıpkı Nazım Hikmet?in toprak mülkiyetinin paylaşımı konusunda Bulgaristan?da yaşayan Türklerle temas kurması gibi, Kürt yazar Ereb Şemo

okumak için tıklayınız

SSCB’de Kürt Tiyatrosu – Özkan Öztaş

Sovyetler Birliği’nin, Kürt tarihinin siyasal ve kültürel üretimlerinin en yoğun olduğu dönemlerinden birine ev sahipliğini yaptığını söylemiştik. Bu kültürel ve siyasal üretimlerinden bir tanesi de Sovyetlerde Kürt Tiyatrosudur. Halkların kültür ve sanatla temas kurmasının en gerçekçi olduğu yıllar Reel Sosyalizmin bu alanlarda söz söylediği ve üretimde bulunduğu yıllardı. Dünya halkları yoklukla, yoksullukla, işsizlikle mücadele etmek

okumak için tıklayınız

İlk Kürtçe roman: Bolşevik Bir Kürt’ün Hikâyesi – Özkan Öztaş

SSCB, Kürt tarihinin en çok ürün verdiği bir döneme ev sahipliği yaptı. Yapılan Kürdoloji çalışmaları, konferanslar, kültür-sanat üretiminin mihenk taşları Reel Sosyalizmin desteğiyle Kürt halkına sunuldu. Sovyetlerin, özellikle de Kürtlerin yoğunlukla yaşadığı Ermenistan Sovyet’inin bünyesinde yapılan çalışmalarda Kürtler aktif görev aldılar. İşte bu kişilerden biri Ereb Şemo, çalışmalarından biri de ilk Kürtçe roman olan “Şıvané

okumak için tıklayınız

Kürt Kimliğinin İnşası ve Kürt Tarih Yazımı 2 – Özkan Öztaş

(Yazının ilk bölümünü okumak için tıklayınız) Bir önceki yazıdan devamen; Ulus kimliğinin inşası sürecinde en önemli materyaller; dergiler ve gazeteler olmuştur. Bu süreçlerde çıkan gazete ve dergilerdeki yazılar ve araştırmalar o ulusun kimliğini oluşturan köşe taşları veya oluşum sürecinin sıkıntıları hakkında kimi bilgiler sunar bize. Gazete ve dergilerin dışında bir de kimi dernek ya da

okumak için tıklayınız

Kürt Kimliğinin İnşası ve Kürt Tarih Yazımı 1 – Özkan Öztaş

18. Yüzyıl, ulus hareketlerinin yoğunlaştığı ve ulus kimlik inşasının tarih yazımı ile birlikte örüldüğü bir döneme sahne oldu. Yalnızca 18. yüzyıl değil. Ardından onu izleyen dönemlerde de uluslar kendi tarihlerini yazma işine devam ettiler. Buradaki temel kaygı, ?ezeli ve ebedi olan? bir ulus tarihini oluşturmaktı. Fransız Devrimi?ni izleyen süreçlerde her ulus gibi Kürtler de kendi

okumak için tıklayınız

Yasaklı Bir Dilin Homeros’u Dengbéjler – Özkan Öztaş

Modern insanın elli bin yıllık bir tarihi olsa da yazıya dair en eski bulguya M.Ö. yaklaşık 3500 yıllarında rastlıyoruz. İlk olarak Mezopotamya?da Sümerlere ait olduğunu bildiğimiz çivi yazısı ile yazılı kültür başlamış ve ?tarih? kayıt altına alınmaya başlanmıştır. İlginçtir ki yazıyı ilk kez keşfeden bu coğrafya, yine kendisini izleyen yüz yıllar boyunca yazıyı en az

okumak için tıklayınız

Orta Anadolu Kürtleri ve “Masumlar” – Özkan Öztaş

?Hatırlamak, işlenmiş bir günahın teyididir bazen.? Eğer o günahı işleyen değil de yok yere cezasını ödeyenseniz, masumsunuz demektir bir yanıyla da. Evet, işlenmemiş bir günahın cezasıdır, Orta Anadolu?ya yapılan göçler. Ancak bu göçlerin kimi göçlere göre büyük bir farkı vardır. O da yapılan göçlerin kitlesel oluşu ve gittikleri yerlerde, ?kendilerinden olmayanları içlerine almadan? yerleşkeler kurmalarıdır.

okumak için tıklayınız