Yarı Gölge – Uwe Timm

Türkiyeli okurun yakından tanıdığı Alman yazar Uwe Timm, ülkesinin tarihine farklı bir açıdan ışık tuttuğu Yarıgölge’de, okuru Berlin’deki Gaziler Mezarlığı’na götürüyor. Önemli şahsiyetlerin yattığı mezarlar dile geliyor, ölüler kendilerini anlatmaya başlıyor. Almanya’nın ilk kadın pilotlarından Marga von Etzdorf da onlardan biri.

1931’de Almanya’dan Japonya’ya tek başına uçan ilk kadın pilot olarak tarihe geçen Etzdorf, büyük yankı uyandıran bu uçuştan sonra Alman diplomat ve

Devamını oku

Mektup Mektup Açacağıyla Açılır – Hüseyin Bul

“Müştak‘ın hezeyanları ve komplo teorileri sonucu karakterin sahiciliğine, canlı kanlı olduğuna inanıyorsak eğer, şehrin fethi esnasında Rum tarafındaki moral bozuklukları, kötü kehanetlerin kısa sürede yayılması, papalığın vaad ettiği gemilerin ufukta bir türlü görünmemesi üzerine en küçük kötü bir olayı bile uğursuzluğun işareti sayıyorken Rum halkı, bu uğursuzlukları, kehanetleri yayanların nedense Türk tarafından olma ihtimali üzerine … Devamını oku

Theseus – Andre Gide

André Gide’in Yunan mitolojisinden esinlerek kaleme aldığı kısa bir roman Theseus. Tam bir tarihsel uygunluk peşinde olmayan Gide, mitlerin de çeşitli yorumlara açık olduğunu bir kez daha gösteriyor.

Gide, Theseus’un ağzından, büyük kahramanın hayatının farklı dönemlerini, yaşadığı aşkları, gösterdiği kahramanlıkları, maceradan maceraya koşarken gerektiğinde nasıl kurnazca davrandığını, aklın merkezi Atina’yı ihya edişini anlatıyor. Bu sırada yer yer Gide’in sesi, kahramanının sesine karışıyor… Kaderi olgunlukla karşılayan bilge Theseus,

Devamını oku

Turquetto – Metin Arditi

1519’da Osmanlı topraklarında, Konstantiniyye’de dünyaya gelen Eli, resim yapma tutkusuyla yanmaktadır. Ancak o bir Yahudi’dir ve dini, resim yapmasını yasaklamıştır. Tutkusunun peşinden gitmeyi seçen delikanlı, özgürce resim yapabilme hayaliyle bir gemiye atlayıp Rönesans’ı yaşayan İtalya’ya, Venedik’e kaçar. Sanatı için her şeyden, hatta kimliğinden bile vazgeçen, Venedik’in en büyük ressamlarından Eli ya da üstadı Tiziano’nun verdiği adıyla Turquetto, İtalyan Rönesansı’nın en parlak döneminde yarattığı eserlerini, Katolik Kilisesi’nin katı kurallarının kurbanı olmaktan kurtarabilecek midir?

Devamını oku

Kötü Yol – Orhan Kemal

İnsanı hayali kahramanlara çevirmeden, zayıflıkları, güçsüzlükleri ile benimseyen ve olduğu gibi seven yazarların başında gelen Orhan Kemal, edebiyatımızda sıradan insanın yaşam kavgasını en iyi anlatan yazarların başında gelir. İnsanın yitirdiği onurunu yeniden kazanışını anlatan Kötü Yol, maceralı kurgusu ile de okurların ilgisini çekecek romanların başında geliyor.

Orhan Kemal’in kitapları bir okurun hayatta rastlayabileceği o çok nadir hazineler arasında yer alır.

Devamını oku

Evlerden Biri – Orhan Kemal

Evlerden Biri, Orhan Kemal’in sık sık ele aldığı aile yaşamına en iyi ışık tutan romanlarından biri. Ev içlerinde kapalı kalan hayatların aslında nasıl da fırtınalarla dolu olduğunun en iyi belgelerinden biri olan Evlerden Biri, ortak yalanlarımızla kurduğumuz ailenin aslında nasıl da bir hapishane olduğunu anlatıyor. Her zaman insana inancını koruyan Orhan Kemal, bize gerçeklerin üstüne kurmadığımız hayatların nasıl da kolayca çözülüp gideceğini hatırlatıyor.

Devamını oku

Kurdu Öldürmek İçin – Çağlar Mirik

Küba Devrimi?nin 53. yılı vesilesiyle?

1959 yılında Batista diktatörlüğüne karşı Fidel Castro ve yoldaşlarının önderliğinde, Küba halkının devrimi başarıya ulaştı. Devrimin önderleri dünya halklarının kalbinde yer edindi. Bu önemli olay, Latin Amerika edebiyatına nasıl yansıdı? Küba Devrimi ile edebiyatı arasında nasıl bir etkileşim oldu? Ülkemizde Sovyet ve Bulgar Devrimi?ni anlatan çok sayıda roman çevirisi olmasına karşın Küba Devrimi?ni romanlardan okumak bu kadar olanaklı olmadı.

Devamını oku

F. Gladkov ve Çimento – Çağlar Mirik

Kasvetli, havasız bir kulübe… Tavandan sarkan gaz lambası, yer yer gazete ve dergi kupürleriyle kaplı, ağaç kütüklerinden yapılmış duvarları solgun ışığıyla aydınlatıyor. Bu resimli kupürler, evin küçük oğlu ve geleceğin yazarı Fyodor Gladkov?un ilgisini çekiyor, onda hayranlık uyandırıyor? Hayat hikayesini yazarken anlatmıştı bunları yazar ve daha sonraları da birçok kez bu yoksul kulübeyi, duvarlardaki yazıları, köşedeki rafta duran dinsel kitapları betimledi? Sert bir adam olan babası başını öte yana çevirdiğinde, raftan usulca kitap alıp okuma yazma öğrenmeye çalışıyordu küçük Fyodor.

Devamını oku

Ekmek ve Şarap – Ignazio Silone

Ignazio Silone “Ekmek ve Şarap” adlı kitabında, köy yaşamını ve ?köylü kafası?nı didik didik ederek okuyucuya sunar. Üstelik anlatılan köylüler Güney İtalyalı ve dönem de Mussolini faşizminin görkemli yılları olunca konu daha baştan ilginçleşir: Faşizmin yumruğu altındaki bir ülkede doğal afetleri Tanrı’nın öfkesiyle açıklayan köylülerin içinde isyan filizi yeşertmeye çalışan bir devrimci! Pietro Spina romanın, çocukluğunu ve ilk gençliğini köyde geçirmiş, hatta papaz okulunda okumuş, daha sonra sosyalizmi benimsemiş ve bu yüzden yıllarca ülke dışında yaşamak zorunda kalmış başkahramanıdır.

Devamını oku

Yedi Asılmışların Hikayesi – Leonid Nikolayevich Andreyev

Rusya’da 1905’de patlak veren ve ancak 1907’de bastırılabilen ilk devrimden sonra, o karanlık, karışık yıllarda (1907-1917) idamlar, intiharlar salgın şeklini almıştı. Rusya’nın dört bir yanında darağaçları kuruldu. Cellatlar gece gündüz, durmadan çalışıyor, cellat yetişmiyordu. O mahut Schlüsselburg kalesi ve çoğunluğu kale şeklinde olan diğer hapishaneler, mahpuslarla dolup dolup taşıyordu. Çar mahkemeleri ara vermeden çalışıyordu. Ve bir gece geçmiyordu ki şafak vakti birkaç genç insan asılmasın.

Devamını oku

Kurdu Öldürmek İçin – Julio Travieso

Kurdu Öldürmek İçin (Para Matar al Lobo) romanının 1940 doğumlu yazarı Julio Travieso, Küba edebiyatının en ünlü temsilcilerindendir.

1967 yılında Savaş Günleri (Dias de Guerra) adlı öykü kitabıyla, Granma Yayınevi ödülünü kazanmıştır.

Travieso’nun 1976 yılında yayınlanan bu ilk romanı, Batista diktatörlüğüne karşı savaşan Küba gençliğinin yaşamından bir kesittir. Romanda, mücadelenin ne denli karmaşık ve zor koşullarda

Devamını oku

Köpekler Manifestosu – Mahmut Alınak

Dışarıdayken yazımına başlanıp Kandıra 2 No’lu F Tipi cezaevinde tamamlanan roman…

Mahmut Alınak’ın Köpekler Manifestosu’ndaki Can adlı köpek, Jack London’ın Vahşetin Çağrısı’ndaki Buck adlı köpeğin kardeşi bir bakıma. Ama Can, Buck gibi kurtların arasına karışıp vahşi doğaya dönmek yerine, ona türlü acılar yaşatan düzene isyan ederek trajik olduğu kadar destansı bir serüvenin başkahramanı olarak karşımıza çıkıyor.

Devamını oku

Toplumsal Direniş ve “Ateş Çiçekleri” – Hülya Soyşekerci

Alime Yalçın Mitap, Yar Yayınları?ndan çıkan yeni kitabı Ateş Çiçekleri?nde uzun bir dönem toplumun üzerine karabasan gibi çöken 12 Eylül karanlığına değiniyor; bu karanlıkta onurlu başlarıyla gökyüzüne ve güneşe uzanmaya çalışan devrimcileri birer ?ateş çiçeği? olarak dile getiriyor şiirsel, içten anlatımı ve etkili imgeleriyle.
Ateş Çiçekleri?nde yer alan yazılarda 12 Eylül karanlığı içindeki toplumsal direnişi ve

Devamını oku

Geride Kalanlar – Binnaz Öner

Doğu illerinde başlayan zorunlu Ermeni göçü, kulaktan kulağa yayılmaktaydı. Kayalık köylüleri haberi Kulağı Delik Musa’dan duyar. Osmanlı’nın savaşı bırakıp, Ermenilerle uğraşması onlara delilik gibi gelir. Hem bu topraklar onların vatanıdır.

Bu arada göç yollarında yaşanan olaylar, Muhtar Kör Yusuf’u çok korkutur. Ergen kızların başlarına gelecek tehlikeleri düşünmek bile istemez.

Devamını oku

Şarap Kâsesinde Kutsanan Yeni Ahlak: Yozlaşma – Berivan Kaya

Geçenlerde Çağan Irmak’ın son filmi Dedemin İnsanları’nı izleyince o kitap aklıma geldi. Büyük siyasi-ekonomik sarsıntılar sonrası toplumlarda ortaya çıkan ahlaki çöküş karşısında bireysel bir başkaldırı olarak intiharı konu eden John Steinbeck’in Kaygılarımızın Kışı adlı romanı… Filmdeki Cumhuriyet sonrası yaşanan mübadele ve ekonomik eksenli göçler nedeniyle toplumda ortaya çıkan ırkçılıktan başlayarak 12 Eylül faşizminin getirdiği yağma, … Devamını oku

Kürecik’te Güneş Geç Doğar – Hasan Çerçioğlu

“Kürecik’te Güneş Geç Doğar”, Hasan Çerçioğlu’nun ilk romanı. Çerçioğlu, devrimci gelenekten gelen bir yazar. Diyarbakır İlköğretmen Okulunu bitirdikten sonra, mühendislik öğrenimi yapmış, uzun yıllar, Karayolları’nda, özel sektörde çalışmış ve emekliye ayrılmıştır. İnsan hakları savunucularındandır. Türkiye İnsan Hakları Kurumu Vakfı’nın yönetim kurulu üyesidir. Devrimci dünya görüşünden ödün vermeyen bir arkadaşımızdır.
Hasan Çerçioğlu, emekliye ayrıldıktan sonra, yazınsal ve ekinsel birikimini, roman yazarak değerlendirmek istemiş.

Devamını oku

Deney – Mario Giordano

1972 yılında Stanford Üniversitesi’nde hapishanenin insan psikolojisine etkisini araştırmak için gerçekleştirilen ama kontrolden çıkarak 6. gününde bitirilmek zorunda kalan Zimbardo Deneyi’nden esinlenerek yazılmış Deney – Kara Kutu, okuyucularını insana ve insanlığa dair varsayımlarını gözden geçirmeye zorluyor.

Bir grup sıradan insan yaratılan cezaevi simülasyonunda mahkum ve gardiyan olarak ikiye ayrılır, ancak çok kısa bir süre içinde kendilerini rollerine öylesine kaptırır ki, “mahkumlar” firar etmenin yollarını aramaya, “gardiyanlar” ise

Devamını oku

Seni Halk Adına Ölüme Mahkum Ediyorum – Mitka Grıbçeva

Nazi Ordusunun zulmünün doruğa ulaştığı 1940’lı yıllar. Halk günlük gereksinimlerini bile karşılayamaz bir durumda. Büyük bir acı ve önlenemez bir yoksulluk yaşanıyor. Tüm kötü koşullara ve olanaksızlıklara karşın, halk, kadını erkeği, genci yaşlısıyla direniyor. Faşizme karşı direnenler Vatan Cephesi’nde birleşerek, faşizmin en karanlık günlerinde özgürlük için umut ışığı oluşturuyorlar.

Bu roman o unutulmaz isimsiz kahramanların, direnişinin unutulmaz öyküsüdür. Romanın yazarı Mitka Gribçeva da direnen partizanlardan biri.

Devamını oku

Ateş Çiçekleri – Alime Yalçın Mitap

Kitabı, Alime Yalçın Mitap’ın ilkokul yıllarından başlayarak yaptığı resimlerden örnekler süslüyor.

Kitaptaki yazılardan Güneşe Yükselen ve Tabutlukta Bir İbrahim, 12 Eylül karanlığında, gözaltında çekilen acıları anlatan öyküler. Koral ve Bir Işık Demetiydi O’da yazar, arkadaşlarının ölümlerinin ardından yaşadığı duyguları dile getiriyor. Timuçin Özyürekli Şiirlerinin Çağrıştırdıkları, şiir analizi ve Oyun, anne sevgisini anlatan bir öykü. Topuklu Ayakkabı, bir çocukluk anısı. Gevraake’de simitçi çocuklar ve Düş’te yaşamından bir kesit anlatılıyor.

Devamını oku

Yararsız Bir Adam – Maksim Gorki

“Şunu bunu görüyor gözüm. Eğriyi doğruyu seçiyorum. Seçiyorum da… Yani nedir bu olanlar? Neden, niçin, anlamıyorum. Bir başka hayat vardır bu dünyada mutlaka. Bir başka hava, bir başka güneş… başka insanlar vardır mutlaka. Başka türlü bir hayat vardır…”

Henüz dört yaşında yetim, yedi yaşında ise öksüz kalan Yevsey Klimkov’un cümleleri bunlar. Toplum denen karmaşık ilişkiler yumağına çok küçük yaşta, pusuladan yoksun bir şekilde adeta fırlatılan Klimkov, gözlemlerinden ve erkenden edindiği acı tecrübelerinden yola çıkarak bir insan inşa etmeye çalışıyor. Çarlık Rusyası’nın son zamanlarına denk gelen

Devamını oku

Cezaevi kontör yükleme