Tohumların Zaferi – Thor Hanson / Tahıllar, Kabuklu Yemişler, Çekirdekler ve Taneler Bitkiler Âlemini Nasıl Fethetti, İnsanlık Tarihini Nasıl Biçimlendirdi?

“Hem bir keşif yolculuğu hem de bir davet olan bu kitap, tohumların evrim, doğa tarihi ve insan kültürü boyunca açtığı dolambaçlı yolu takip ettikçe büyüyen merakımla birlikte artan bir ilgiden doğdu. Araştırma yaptığım ormanlar ve laboratuvarlardan başlayıp yol boyunca tanıştığım bahçıvanların, botanikçilerin, kâşiflerin, çiftçilerin, tarihçilerin, keşişlerin –ve elbette harikulade bitkilerin, onlara bağımlı olan hayvanların, kuşların, böceklerin– kılavuzluğunda hikâyenin gelişmesini izledim. Tohumların ortak özelliklerinden biri onları bulmak için uzaklara bakmamıza gerek olmamasıdır, çünkü tohumlar dünyamızın ayrılmaz bir parçasıdır.

“Evet, bir tohumlar dünyasında yaşıyoruz. Sabah kahvemizden, onun yanında yediğimiz çörekten tutun da kıyafetlerimizin dokunduğu pamuğa, yatmadan önce içtiğimiz bir fincan kakaolu süte kadar tohumlar gün boyu bizimledir. Tohumlardan yiyecekler, alkollü içkiler, yağlar, baharatlar, zehirler, yakıtlar, iplikler, boyalar elde ediyoruz. Tohumlar dünyadaki hayatın temel yapıtaşlarıdır; farklı beslenme alışkanlıklarının, ekonomilerin ve yaşam tarzlarının temelini onlar oluşturur. Keza, vahşi doğadaki yaşama dayanak oluşturanlar da yine onlardır.

“Peki tohumlar nasıl bu kadar başarılı oldu? Tohumların ve onları taşıyan bitkilerin gezegenimizi tepeden tırnağa değiştirmelerine imkân tanıyan özellikleri, alışkanlıkları nelerdi? Bu sorunun cevabı, elinizdeki kitabın anlatısını kuruyor ve sadece tohumların doğada nasıl serpildiklerini değil, insanlar için neden bu kadar elzem olduklarını da açıklığa kavuşturuyor.”

— Thor Hanson

OKUMA PARÇASI
Giriş, Dizginsiz Enerji, s. 21. 22

Meşe palamudunun içinde toplanan o dizginsiz enerjiyi düşünsenize! Palamudu toprağa gömüyorsunuz, sonra içinden koskoca bir meşe ağacı çıkıveriyor. Bir de koyun gömün bakalım, çürümekten başka ne işe yarayacak.

George Bernard Shaw

The Vegetarian Diet According to Shaw
(Shaw’un Gözünden Vejetaryen Beslenme, 1918)

Elimdeki çekici bırakıp tohumu inceledim. Bir tek çizik bile yoktu üstünde. Koyu renkli kabuğu onu yağmur ormanının zemininde bulduğum günkü kadar kusursuz, pürüzsüz görünüyordu. Orada, damlayan suyun sesi, böceklerin ardı arkası kesilmeyen vızıltısı eşliğinde kuru otlarla kaplı nemli toprakta uzanırken filiz verip kök salmak, yemyeşil yapraklar vermek için patlamaya hazır görünüyordu. Şimdi, ofisimdeki floresanın uğultusu altındaysa düpedüz yok edilemez görünüyordu hergele.

Tohumu elime aldığımda kolayca avcumun içine yerleşti; cevizden biraz daha büyük, ama daha düz ve koyu renkteydi, kabuğu da temperlenmiş çelik kadar sertti. Boylu boyunca uzanan dikiş izi gibi kalın bir çizgi vardı üzerinde, tornavidayla o hattı ne kadar zorlasam da bir çatlak kadar bile açılmamıştı. Uzun saplı bir kurbağacıkla yaptığım kuvvetlice sıkma denemeleri sonuç vermemişti; görünüşe göre çekiç darbeleri de faydasızdı. Daha ağır bir şeye ihtiyacım vardı belli ki.

Üniversitedeki ofisim, tozlu metal dolaplarla kaplı duvarlarında kurutulmuş bitki koleksiyonlarının yer aldığı, çoğunlukla unutulmuş bir yer olan Ormancılık Bölümü herbaryumunun bir köşesindeydi. Bir grup emekli öğretim üyesi haftada bir burada toplanıp kahve içiyor, eskilere dalıp araştırma gezilerinden, sevdikleri ağaçlardan, bölümde yaşanan çatışmalardan konuşuyorlardı. Benim masam da mobilyaların çelik, krom ve ağır malzemelerden yapıldığı o eski zamanlara aitti. Teksir makinelerinden ve teletiplerden oluşan bir filonun sığacağı kadar büyük, nükleer bir saldırının kıpırdatamayacağı kadar da ağırdı.

Tohumu masamın iri ayaklarından birinin dibine bıraktıktan sonra masayı şöyle bir kaldırıp bırakıverdim. Büyük bir gümbürtüyle üzerine düştüğü tohum duvardan sekip bir dolabın altına yuvarlanarak gözden kayboldu. Dolabın altından çıkarıp baktığımda tohumun koyu renkli yüzeyi en ufak bir hasar bile almamış görünüyordu. Çaresiz yeniden denedim –pat!– sonra bir daha –pat!– ama başarısız her deneme yaşadığım hayal kırıklığını daha da büyütüyordu. Sonunda çömelip tohumu masayla duvarın arasında sıkıştırdım ve bütün gücümle çekiç darbeleri indirmeye başladım.

Ama benim o an duyduğum öfke, birdenbire odaya dalıp kıpkırmızı bir suratla bağırmaya başlayan ormancılık profesörünün öfkesinin yanına bile yaklaşamazdı: “Ne oluyor allah aşkına? Ders yapmaya çalışıyorum burada!”

Tohumu yarmak için daha sessiz bir yöntem bulmam gerektiği aşikârdı. Bir tanesini açmakla da bitmiyordu üstelik. Dolaptaki iki kasada daha birini bile açamadığım bu tohumlardan yüzlercesi vardı; Kosta Rika ve Nikaragua ormanlarında aylarca süren bir saha araştırmasında özenle toplanan 2000’den fazla yaprak ve ağaç kabuğundan bahsetmiyorum bile. Bu numuneleri veriye dönüştürdüğümde doktora tezimin önemli bir kısmı tamamlanmış olacaktı. Ama gidişata bakılırsa, hiç de öyle olacak gibi durmuyordu.

KİTABIN KÜNYESİ
Thor Hanson,
Tohumların Zaferi
Tahıllar, Kabuklu Yemişler, Çekirdekler ve Taneler Bitkiler Âlemini Nasıl Fethetti, İnsanlık Tarihini Nasıl Biçimlendirdi?
Özgün adı: The Triumph of Seeds
How Grains, Nuts, Kernels, Pulses, and Pips Conquered the Plant Kingdom and Shaped Human History
Çeviri: Kemal Güleç
Metis Yayınları
Yayıma Hazırlayan: Özde Duygu Gürkan
Kapak Tasarımı: Semih Sökmen, Emine Bora
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Haziran 2022

İÇİNDEKİLER
Yazarın Notu
Teşekkür

Önsöz: Kulak Ver!
Giriş: Dizginsiz Enerji

Tohumlar Besler
1 Günün Tohumu
2 Ekmek
3 Bazen Bir Çılgınlık Yapasın Gelir

Tohumlar Birleştirir
4 Selaginlerin Bildikleri
5 Mendel’in Sporları

Tohumlar Dayanır
6 Metuşelah
7 Bankaya Yatır

Tohumlar Savunur
8 Dişleyerek, Gagalayarak ve Kemirerek
9 Lezzet Zenginleri
10 En Şen Çekirdekler
11 Şemsiyeli Cinayet

Tohumlar Gezer
12 Dayanılmaz Lezzet
13 Rüzgârın ve Dalgaların Sırtında

Sonuç: Tohumların Geleceği

Ek A: Yaygın ve Bilimsel Adlar
Ek B: Tohum Koruma

Notlar
Sözlükçe
Kaynakça
Dizin

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here