Bazı Gençlik Anıları : Carl Gustav Jung’un Gençliğine Dair

Şu Alafranga Zihin Doktorlarının Delikanlılık Halleri: “Fıçı” Jung Efendi’nin Gençlik Sırları! Bugün sizinle o meşhur “analitik psikoloji” denizlerinin kaptanı, rüya hafiyesi İsviçreli doktor Carl Gustav Jung’un çocukluk ve gençlik yıllarına doğru bir seyahate çıkacağız. Hem de en yakın çocukluk arkadaşı Albert Oeri’nin dilinden, elli yıl sonra kaleme aldığı o dürüst “Bazı Gençlik Anıları” isimli hatırattan!

okumak için tıklayınız

Carl Gustav Jung’un rüyalarında karşılaştığı İlya ve Salome karakterleri,

İlya (Elijah) Neyi Simgeler? Salome Neyi Simgeler? Özetle İlya ve Salome; Jung’un kendi zihinsel karmaşasına bir amaç arayışı sırasında ortak bilinçdışının kuyusundan çıkardığı, baba, kadın, cinsellik ve bilgelik kavramlarıyla yüzleşmesini sağlayan çok katmanlı sembollerdir.

okumak için tıklayınız

Şu Alafranga İzdivaçların İçyüzü: Carl Jung’un Gölgesindeki Kraliçe, Emma Jung!

Ey fani ! Geçenlerde size Tatavla’dan Paris’e uzanan “ölüm tüccarı” Zaharoff’un karanlık işlerinden dem vurmuştum. Bugün ise rotamızı İsviçre’nin o soğuk, o dumanlı dağlarına, “zihin doktorlarının”, ruh hafiyelerinin mahrem odalarına çeviriyoruz! Konumuz, şu meşhur psikanalist Carl Gustav Jung’un hem karısı, hem asistanı, hem de dert küpü olan zavallı ama bir o kadar da dirayetli Emma

okumak için tıklayınız

Şu Alafranga Dünyanın İpsiz Sapsız İşleri: Tatavla’dan Paris’e Bir “Ölüm Tüccarı”nın Portresi

Ey fani ! Bugün size, şu yaldızlı Avrupa kıtasında ne dolaplar, ne fırıldaklar döndüğünü gösteren bir hikâyeden, Morris West’in Fanus adlı o meşhur romanından fırlayıp gelmiş bir zat-ı muhteremden bahsedeceğim. Öyle bir zat ki, adına Basil Zaharoff derler; kimileri ona “Avrupa’nın gizemli adamı”, kimileri ise düpedüz “ölüm tüccarı” adını takmıştır. Gelin görün ki bu tehlikeli

okumak için tıklayınız

“Edebiyattan hiç anlamayan felsefe insanı, felsefe insanı değildir” Afşar Timuçin

Kavram bilgisinin yetkin bir bilinç oluşturmak için zorunlu olduğu tartışmasız bir gerçek. Ama bir yandan da yaşamla birlikte kavramlar da dönüşüyor. Sağlıklı bir bilinç etkinliği için kavramların dönüşümü ve bilinç etkinliğindeki yeri bakımından nelere dikkat etmek gerekiyor? İnsan bilinci sürekli dönüşen bir yapı ortaya koyuyor. Bu bilinçte dönüşen şeyin özü nedir dersek, bu dönüşen şeyin

okumak için tıklayınız

“Felsefe profesörlerinden filozof olmaz.” Afşar Timuçin

Felsefe neden insanların gözünü korkutur? Kimi filozoflarda karşımıza çıkan, felsefe dilinin ağdalı olması bir etken olabilir mi?Felsefe dilinin ağdalı olması aslında felsefi yetersizliğin sonucudur. Çünkü felsefe diliyle kolay yoldan, basitçe anlatılamayacak hiçbir bilgi yoktur. Dolayısıyla bir filozof kendi görüşlerini basite indirgeyemiyorsa onun kafası karışık demektir. Ne yapmak gerekiyor peki? Yaşamı kavramak, yalınlaştırmak için felsefeyi yalın bir

okumak için tıklayınız

Toplu Yaşam Alanlarında Yeni Standart: Profesyonel Site Hijyeni ve Yönetimsel Verimlilik

İZMİR – İzmir’in hızla dikey bir mimariye kavuşması ve çok bloklu site yaşamının yaygınlaşması, “ortak alan temizliği” kavramını geleneksel apartman görevlisi modelinden çıkarıp kurumsal bir yönetim disiplinine dönüştürdü. Günümüzde binlerce kişinin aynı asansörü paylaştığı, aynı spor salonlarını ve çocuk parklarını kullandığı dev projelerde, hijyenin sürdürülebilir olması sadece bir temizlik meselesi değil, bir toplum sağlığı zorunluluğu haline

okumak için tıklayınız

Liyakat Algımızı Değerlendirelim – Psk. Banu Beyaz

Liyakat kavramının Türk Dil Kurumunda “yeterlilik, layık olma, uygunluk” gibi kelimeler ile ifade edilirken; Liyakatli kavramı iş bilir anlamı taşımaktadır. Liyakat kavramı Arapça kökenli bir kelimedir ve layık sözcüğü ile aynı kelimeden gelmektedir. Liyakat sözcüğü Latince karşılığı hak etmek, kazanmak anlamına gelen “mereo” kökü ve Yunanca güç, iktidar anlamına gelen “kratia” sözcüklerinin birleşimi “meritokrasi” sözcüğünün

okumak için tıklayınız

Phubbing Davranışı – Psk. Banu Beyaz

Phubbing; ingilizce “phone’’ (telefon) kelimesinin ve “snub” (hiçe saymak, görmezden gelme) fiilinin birleştirilmesiyle meydana gelmiştir .Yüz yüze iletişim sırasında akıllı telefonla etkileşime giren kişiye “phubber” denilirken, “phub edilen” yani telefonla küçümsenen kişiler ise literatürde “phubbeerler” olarak adlandırılmıştır. (Chotpitayasunondh & Douglas, 2016: 13). Çok sayıda araştırmada, başkalarıyla etkileşim halindeyken akıllı telefon kullanımı “kaba ve sosyal açıdan

okumak için tıklayınız

Sigmund Freud’un kuramları ışığında Hamlet karakteri nasıl yorumlanabilir?

William Shakespeare’in Hamlet adlı trajedisi, modern edebiyat eleştirisinde psikanalitik yorumların en sık uygulandığı metinlerden biridir. Özellikle Freud’un geliştirdiği Oedipus complex kuramı, Hamlet’in davranışlarını ve kararsızlığını açıklamak için önemli bir teorik çerçeve sunar. Bu makale, Freud’un psikanalitik kavramları çerçevesinde Hamlet karakterinin içsel çatışmalarını, eylemsizliğini ve annesiyle ilişkisini analiz etmeyi amaçlamaktadır. 1. Freud’un Hamlet Yorumu ve Oidipus

okumak için tıklayınız

Macbeth oyununda iktidar arzusu ve ahlaki çöküş arasındaki ilişki nasıl dramatize edilir?

William Shakespeare’in trajedilerinden biri olan Macbeth, iktidar hırsının bireyin etik yapısını nasıl aşındırdığı ve nihayetinde psikolojik ve toplumsal bir yıkıma yol açtığı üzerine kuruludur. Oyun, iktidar arzusunun bireysel ahlakı nasıl dönüştürdüğünü dramatik yapı, karakter gelişimi ve sembolik motifler aracılığıyla sahneler. 1. Kehanet ve İktidar Arzusunun Doğuşu Oyunun başlangıcında Macbeth henüz ahlaki açıdan tamamen yozlaşmış bir

okumak için tıklayınız

Don McGowan’ın “What Is Wrong with Jung” (1994) adlı Kitabı Üzerine

Don McGowan’ın “What Is Wrong with Jung” (1994) adlı kitabı, Carl Gustav Jung’un teorilerine ve metodolojisine yönelik sistemli ve sert bir eleştiri niteliği taşır. Kitap, Jung’un bir “bilim insanı” olmaktan ziyade, bilimsel yöntemleri kendi teolojik ve mitolojik görüşlerini doğrulamak için kullanan bir düşünür olduğu tezini savunur. 1. Metodolojik Eleştiri ve Bilimsel Disiplin Eksikliği McGowan’ın en

okumak için tıklayınız

“Gazap Üzümleri” Başlığının Sembolik Anlamı

The Grapes of Wrath, John Steinbeck tarafından yazılmış ve 1930’lu yıllarda Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşanan ekonomik ve toplumsal krizleri anlatan önemli bir romandır. Romanın başlığı olan “Gazap Üzümleri” (The Grapes of Wrath) yalnızca bir metafor değil, aynı zamanda eserin ideolojik ve sembolik çerçevesini belirleyen güçlü bir imgedir. Bu ifade, İncil referanslarından toplumsal öfkenin birikimine kadar

okumak için tıklayınız

“Gazap Üzümleri” Romanının Anlattığı Tarihsel Dönem ve Toplumsal Koşullar

The Grapes of Wrath adlı roman, John Steinbeck tarafından 1939 yılında yayımlanmış ve Amerika Birleşik Devletleri’nde 1930’lu yılların Büyük Buhran döneminin toplumsal ve ekonomik koşullarını konu edinmiştir. Roman özellikle 1929 ekonomik krizi sonrasında yaşanan ekonomik çöküş, kitlesel işsizlik, tarımsal üretimdeki kriz ve zorunlu iç göç hareketleri gibi tarihsel olguların edebi bir temsilidir. Büyük Buhran ve

okumak için tıklayınız

Fransa’nın Psikanalitik Çıkmazı: Otizmde Freud’un Gölgesi ve Göz Ardı Edilen Faydalar

Kanıtın Reddi: Kuramın İnatçılığı ve İnsani Desteğin Değeri Yazar: Jungish (Koltuğa Uzanmak Her Derdi Çözmez, Ama Konuşmak Bazen Bir Köprü Kurar.) Aziz Okuyucularım, Ey Bilim ve Gelenek Arasında Kalanlar! Fransa’nın otizm meselesi, psikoloji tarihinde bir utanç lekesi olarak anılmaya devam ediyor. Bu, bilimsel kanıtların, köklü ve güçlü bir entelektüel geleneğin (psikanalizin) inatçılığı karşısında nasıl yenik

okumak için tıklayınız

Orhan Veli Kanık’ın Şiirlerinde İroni ve Mizahın İşlevi

Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin en önemli dönüşüm noktalarından biri, Orhan Veli Kanık ve arkadaşlarının öncülük ettiği Garip Akımı ile gerçekleşmiştir. 1941’de yayımlanan Garip kitabının önsözünde ortaya konan poetika, şiirin geleneksel ölçü, kafiye ve yüksek retorikten kurtarılması gerektiğini savunur (Kanık, 1941). Bu yeni şiir anlayışında ironi ve mizah, yalnızca estetik bir tercih değil, aynı zamanda şiirin

okumak için tıklayınız

Adam Smith’in Dört Aşamalı Sosyal Gelişme Teorisi

Adam Smith, toplumsal gelişmenin dört ayrı evresini kişilik kavramındaki genişleme ve hakların kapsamında kaydedilen ilerleme bakımından birbirinden ayırır. Onun aynı zamanda “dört evreli bir tarihsel ilerleme” anlayışından oluşan bu tarih felsefesi görüşü, Aydınlanmanın veya Aydınlanma filozoflarının tarihe bilimsel bakışlarının bir başka ifadesi olmasının dışında, ilerlemenin temelinde entelektüel gelişme ve bilimsel bilgi birikiminden ziyade iktisadi faktörlerin

okumak için tıklayınız

Kişiye Özel Beyin ve Sinir Cerrahisi Hizmetleri

İzmir doktor seçenekleri arasında izmir beyin cerrahı Op. Dr. Umut Tan Sevgi, izmir beyin ve sinir cerrahisi uzmanı kimliğiyle hastaların yaşamını dönüştüren tedaviler uygulamaktadır. İstanbul kökenli bu hekim, lise eğitiminden tıp fakültesine uzanan yolculuğunda disiplinli bir kariyer inşa etmiştir. Nöroşirürji uzmanlığını İzmir’de tamamlayan Op. Dr. Umut Tan Sevgi, uluslararası laboratuvar ve klinik deneyimleriyle donanmış bir profile sahiptir.

okumak için tıklayınız

Beden Utandırma – Psk. Banu Beyaz

Beden utancı, kişinin kendini içselleştirilmiş veya kültürel bir standarda göre ölçmesinden ve bu standarda uymadığını algılamasından kaynaklanabilecek duygudur. (Moradi & Huang, 2008). Birey olumsuz beden imajına sahip olduğunda ya da başka bir ifade ile bedeni beğenme düzeyi düşük olduğunda beden utancı ortaya çıkabilmektedir. Beden utancı, genellikle toplumun belirli bir beden idealine uymayan kişilerde ortaya çıkmaktadır.

okumak için tıklayınız

Yaşam Kısır Bir Döngü müdür? Sadık Güvenç

Güç nedir? Güçlü kimdir? Günü gelince kısa çöp uzun çöpten hakkını alır mı? Ezen ve ezilen hiç mi yer değiştirmeyecek dersiniz? Aslından Satılık, Sahibi Aynı Kuyular, Merhumun İlanı adlı öykü kitapları ve Kanadı Güvercin adlı romanı olan Kenan Şahbaz’ın yeni romanı Bir Yokmuş Bir Varmış’ı okurken aklıma takılıveren sorulardan bazıları bunlar. Daha da sormaya, sordurmaya

okumak için tıklayınız