Yazar: cemalumit

IMMANUEL KANT ve ALMAN İDEALİZMİ

IMMANUEL KANT ve ALMAN İDEALİZMİ I. Kant: Hayatı ve Kişiliği Kant, 1724 yılında Prusya’nın Königsberg şehrinde doğdu. Yakınlardaki bir köyde kısa süren öğretmenliği bir yana bırakılacak olursa, uzak ülkelerin coğrafyası ve etnolojisi üzerine konuşmayı seven bu sessiz, kendi hâlinde ufak tefek profesör, doğduğu şehirden hiç ayrılmamıştı. Immanuel, doğumundan yüz yıl kadar önce, İskoçya’dan ayrılmış olan

okumak için tıklayınız

Voltaire İle Rousseau

Voltaire İle Rousseau Voltaire kilisenin zorbalığına karşı mücadelede öylesine uğraşıyordu ki, ömrünün sonlarına doğru siyasal bozukluklar ve baskılarla, savaştan çekilmek zorunda kalmıştı. “Siyâset benim işim değil; insanları daha az budala ve daha çok onurlu yapmak için elimden geleni yapmaya çalıştım,” dediği bir zaman bile geldi. Siyâset felsefesinin ne kadar karmaşık bir konu olabileceğini biliyor, yaşlandıkça

okumak için tıklayınız

İşsizlik – Orhan Veli

İşsizlik İş­siz­lik kö­tü şey ves­se­lam. İş­siz­li­ğin kö­tü ol­du­ğu­nu da yal­nız aç kal­dı­ğım za­man­lar dü­şü­nü­yo­rum. Can sı­kın­tı­sın­dan bu­nal­dı­ğım sı­ra­lar­da da dü­şün­sem ya. Ol­mu­yor. Bu bah­çe­ye de hep böy­le za­man­la­rım­da ge­li­rim. Ne­den aca­ba? Et­raf­ta­ki­le­rin de ço­ğu iş­siz. Bu bah­çe sa­de­ce ka­der­le­ri bu yol­da or­tak olan­la­rı mı çe­ki­yor der­si­niz. Ola­bi­lir. Va­kit öğ­le­yi ge­çi­yor. Aç­lık­tan bah­set­tim ama pek de

okumak için tıklayınız

Öğleden Sonra – Orhan Veli

Öğleden Sonra Sı­cak bir kış gü­nü. Va­kit öğ­le­den son­ra idi. Bü­tün ya­zı, bel­ki de bir­kaç ya­zı ka­ra­da ge­çir­mek­ten bo­ya­la­rıy­la ma­cun­la­rı­nı at­mış, ara­lık­la­rı açıl­mış bir ala­ma­na­da dört ki­şi ra­kı içi­yor­duk. Bi­ri ben, bi­ri Ham­za, bi­ri Mu­sa Kap­tan, bi­ri de… adı­nı ha­tır­la­ya­mı­yo­rum, tu­haf bir adı var­dı. En tat­lı ko­nu­şa­nı da o idi içi­miz­de. Da­ha doğ­ru­su, ko­nuş­mu­yor­du da

okumak için tıklayınız

Baharın Ettikleri – Orhan Veli

Baharın Ettikleri Bir ya­zı yaz­mak is­ti­yor­dum. Kâ­ğı­dı ka­le­mi al­dım, ta­ra­ça­ya çık­tım. Ta­ra­ça de­di­ğim, otur­du­ğum ote­lin en üst ka­tın­da. Ha­va da do­mu­zu­na gü­zel. Ilık bir mart gü­ne­şi, ilik­le­ri­ne ka­dar ısı­nı­yor in­san. Böy­le ha­va­lar, kış son­la­rın­da, çok ki­şi­le­ri me­sut eder. Sa­adet ne­dir? Her­kes sa­ade­ti ta­nı­mış mı­dır bu dün­ya­da? Bu me­se­le­ler üze­rin­de uzun uzun ko­nuş­mak müm­kün. Kim bi­lir,

okumak için tıklayınız

Uyuşukluk evrensel bir olgudur; çeşitli şekillerde ifade edilir ve çok çeşitli nedenlerle oluşur, ancak her yerde şu korkunç soru önemli bir rol oynamaktadır: Neden yaşamalı? Niçin çalışmalı?

Pisarev: “Gonçarov’un romanında tasarladığı düşünce, der, her yaştan insana ve millete aittir, ama zamanımızda da Rus toplumu için özel bir anlama sahiptir. Yazar, insan üzerinde zihinsel bir uyuşukluk yaratan, tüm gücüyle ve yavaş yavaş insanları kontrol altına alan, tüm iyi insanları felç edercesine etkisi altına alan ve mantıklı hareketleri duyguları tek başına kuşatan hissin yıkıcı

okumak için tıklayınız

İnsanların gürültücü ve can sıkıcı konuşmalarını durdurun ve onlara şöyle deyin

Bu insanların gürültücü ve can sıkıcı konuşmalarını durdurun ve onlara şöyle deyin: “Hiçbir şeyin iyi olmadığını söyleyip duruyorsunuz, o halde ne yapmak gerekir?” Ama onlar bilmezler. Onlara en basit yöntemleri sunduğunuzda şöyle diyecekler: “Evet ama nasıl bunlar bu kadar ani oldu.” Kesinlikle böyle söyleyecekler, çünkü Oblomovgiller başka türlü cevap veremez. Onlarla konuşmaya devam edin ve

okumak için tıklayınız

TEZER ÖZLÜ: Kadınlarımız

Kadınlarımız Düşünce özgürlüğüne kavuşturulmamış bir ülkenin kadını olarak, Türk kadınının sınıfsal çelişkisi konusunda söz söylemek oldukça güç. Çünkü, bugünün Türkiyesi hem çok sınıflı bir toplum, hem de 5. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar onbeş yüzyılı birarada yaşayan bir toplumdur. Ayrıca Batı dünyası kapsamı içinde düşünülen; askeri, siyasal ve ekonomik yönden Batıya bağımlı… Ama bir İslam ülkesidir.

okumak için tıklayınız

TEZER ÖZLÜ: Resim, Felsefe ve Edebiyat Sinemacısı: Werner Herzog

Resim, Felsefe ve Edebiyat Sinemacısı:Werner Herzog Her toplumun kendine özgü burjuvaları vardır. Bunlar küçük ve büyük burjuva arasında yer alan ama toplumun genel değer yargılarına damgalarını vuran, bizim büyük ozanımız Can Yücel’in “Epigram” şiirinde “insana ilişkin ne varsa kabulüm/ Şu hümanistler hariç” diye tanımladığı kitleye şöyle karşı çıkıyor Werner Herzog: “İyi” burjuvalar, aşırılıklara delilik der.

okumak için tıklayınız

TEZER ÖZLÜ: Stefan Zweig

100. Doğum Yılında En Çok Ölümü ile Dikkati Çeken Bir Yazar: Stefan Zweig Kim derdi ki Viyana’nın büyük burjuva mahallelerinde doğup büyümüş, Avrupa’ya ve diline bu denli bağlı bir yazar, ta Güney Amerika’da, Rio de Janeiro yakınlarındaki Petropolis ’te intihar edecek? Şiddet, işkence, bombardıman, silah, barut, el bombası, bombardıman, atom bombası, toplama kampları ve İkinci

okumak için tıklayınız

TEZER ÖZLÜ: Bütün gece yağmur yağdı. Bütün gece Sevgi’yi [Soysal] düşündüm.

Ölüm Bir Olay, Önemli Olan Sevgi’nin Güzellikleriydi Bütün gece yağmur yağdı. Bütün gece Sevgi’yi [Soysal] düşündüm. Günlerdir, aylardır düşündüğümden daha çok. Güzel, sevimli yüzünü, beyaz tenini, konuşurken kızaran yanaklarını, ince içten sesini, küçük, kahverengi cin gibi gözlerini, hafif dalgalı saçlarını, beyaz ellerini, kısa tırnaklarını, kışları giydiği Alman malı kalın botlarını, metal düğmeli, beyaz Bavyera paltosunu

okumak için tıklayınız

Albert Camus: “Bizi insan düşüncesi sınırının sonuna götüren yazar, Franz Kafka. Absürd sorununu tüm boyutlarıyla ortaya koyan yazar…”

100. Doğum Yıldönümünde Kafka “Bizi insan düşüncesi sınırının sonuna götüren yazar. Absürd sorununu tüm boyutlarıyla ortaya koyan yazar…” Çağımızda varoluşçuluk akımında Jean-Paul Sartre’ın yanında anılan Albert Camus böyle diyor Franz Kafka üzerine. Bir sav daha öne sürmek olası: İçinde yaşadığımız gerçekler absürd, absürd de gerçek olduğuna göre (ben bunu böyle algılıyorum), mutlak Kafka dünyanın gerçeğini

okumak için tıklayınız

Kafka: “Hiçbir Şeye Gücüm Yok, Acılar Dışında” – TEZER ÖZLÜ

Kafka: “Hiçbir Şeye Gücüm Yok, Acılar Dışında” “Bütün evin gürültüsünün ana karargâhı olan odamda oturuyorum. Tüm kapıların vurulduğunu işitiyorum, böylece hiç değilse kapılar arasında dolaşanların ayak seslerini duymaktan kurtuluyorum, ama mutfakta açılıp kapanan fırın kapağının gürültüsünü işitiyorum. Babam odamın kapılarını sanki yararcasına gecelik elbisesini yerde sürükleyerek gelip geçiyor, bitişik odada sobanın külünü kazıyorlar, Valli ön

okumak için tıklayınız

Kafka ile Yaşamak – TEZER ÖZLÜ

Kafka ile Yaşamak “Yaşam insanın yaşantı aradığı değil, kendi kendini aradığı bir olgudur.” Cesare Pavese Kafka için birkaç tümce söylemek isterken, neden Pavese? Ama Kafka’nın kendi kendini arayışı, tüm insan örgütü içinde bireyin kendini arayışına en büyük, en zengin kaynak. Sanırım Kafka’yı ilk kez Değişim öyküsü ile okudum. Onbeş yaşlarımda. Her böceğin daha önce insan

okumak için tıklayınız

Sezai Karakoç ve Cemal Süreya’nın şiirler yazdığı aşık olduğu kadın Muazzez Akkaya ilk kez anlatıyor.

Muazzez Akkaya 70 yıl sonra ilk kez konuştu: Sezai Karakoç ve Cemal Süreya’yı anlattı. Şair Sezai Karakoç’un adına Mona Roza şiirini yazdığı, Cemal Süreya’nın soyadından bir harf eksilttiği Muazzez Akkaya, o dönemde Sezai Karakoç ve Cemal Süreya arasında yaşananları ve kendisinin bilinmeyen yönlerini anlattı. Muazzez Akkaya, Sezai Karakoç ve Cemal Süreya’nın kendisine olan sevgisine ilişkin,

okumak için tıklayınız

Heraklit: “Niye beni şuraya buraya çekiştirip duruyorsunuz kara cahiller? Sizin için yazmadım ben, beni anlayabilenler için yazdım. Bir insan benim için yüz bin insan değerindedir; güruhsa, hiç”

Son Yakındır “Heraklit, kitabı Artemis tapınağına emanet etti, bazıları da onun kitaba ancak onu okuyabilenlerin yaklaşabilmesi için bilerek kapalı bir dille ve kendisini kara kalabalığın nefretine uğratacak hiç de hafif olmayan bir tonda yazdığını söylüyor.” Heraklit’in kendisi ise: “Niye beni şuraya buraya çekiştirip duruyorsunuz kara cahiller? Sizin için yazmadım ben, beni anlayabilenler için yazdım. Bir

okumak için tıklayınız

İddaa Maç Sonucu 2 ve Üst Ne Demek?

İddaa Maç Sonucu 2 ve Üst Ne Demek? Spor bahisleri dünyasında, iddaa maç sonucu 2 ve üst terimi, futbol maçları için yapılan popüler bir bahis türünü ifade eder. Bu bahis türünde, maçın toplan gol sayısının ikiyi geçmesi beklenir. İşte bu bahis türü hakkında daha fazla bilgi: İddaa Maç Sonuçlarının Önemi İddaa maç sonucu 2 ve

okumak için tıklayınız

Antik Kültürler ve Ortaçağ – Renato De Filippis

Antik Kültürler ve Ortaçağ Renato De Filippis Erken ortaçağda bilgi sürekli olarak klasik kaynaklarla kıyas halinde gelişir. Antikçağdan kalan ve Yunan ile Roma felsefeleri hakkında doğrudan bilgi sağlayan metinlerin ortaçağa kadar ulaşmasının yanı sıra Yeni-Platoncu yazarlar ile Aristotelesçi yorumcuların dolaylı etkisinin de önemini kabul etmek gerekir. Pagan bilgi dağarcığını yeni kültürel ihtiyaçlara daha uygun bir

okumak için tıklayınız

Kadınların İktidarı – Adriana Valerio

Kadınların İktidarı – Adriana Valerio Hıristiyanlığa göre tüm inananların eşit olduğunun öne sürülmesine rağmen geç antikçağda yazarlar, kadınların erkeklere göre ikincil konumda olduğu ve iktidarda rol alamayacağı konusunda hemfikirdir. Ancak aristokrat ailelerde ve krallık hanedanlarında kadınlar (eşler ve anneler) naip ve vekil olarak fiili iktidar sahnesinde boy gösterirler ve bu ailelerle hanedanların ekonomik, toplumsal ve

okumak için tıklayınız

Erkek şovenizmi ile savaş arasındaki ilişkiyi anlamanın en iyi yolu kadın cinsini hor gören ilkel askersel özel bir grubun yaşam biçimlerini incelemektir.

Yabanıl Erkek Kız çocuklarının öldürülmesi erkek egemenliğinin açık belirtilerinden birisidir. Sanırım erkek egemenliğinin öteki belirtilerinin köklerinin de silahlı çatışmanın ivedi pratik gereksinmelerine dayandığı gösterilebilir. İnsanların cinsel hiyerarşilerini açıklamak üzere biz gene değişmez içgüdüleri vurgulayan kuramlarla yaşam biçimlerinin değişken pratik ve dünyasal koşullara göre uyarlanabilirliğini vurgulayan kuramlar arasında bir seçim yapmak zorundayız. Benim eğilimim kadın özgürlüğü

okumak için tıklayınız