Yazar: cemalumit

Derviş ve Ölüm – Meşa (Mehmet) Selimoviç “Hokka ile kalemi ve yazmakta olan şeyleri tanıklığa çağırıyorum.”

Boşnak yazar Meşa (Mehmet) Selimoviç’in otuz dile çevrilmiş, Yugoslavya’da edebiyat dersleri programında yer alan, 1967’de yayımlanan Derviş ve Ölüm adlı romanı, mutlak dinî doğrular üzerine kurulu dünyasında yaşayan Ahmed Nureddin’in, erkek kardeşinin suçsuz yere tutuklanıp idam edilmesinden sonra düştüğü derin karmaşayı resmederken insanın ruh dünyasındaki çelişkileri, gelgitleri incelikle işler.

okumak için tıklayınız

Kendimce / Aforizmalar 1 – Nejdet Evren

1. Ağaç yaş iken eğilirse bodur kalır. 2. Özgürlük fırtınası yüreğe çarpmadıkça , ruhlar köle kalacaktır. 3. Her can çıplak doğar; gelişler üryan, gidişler çaputladır. 4. Baltayı savurmak için kaldıran bir kez olsun soluğunu tutar ve dinlerse eğer, ağacın sesini duyacaktır. 5. Eli soğuktan sıcağa değmemiş olanın aslında hiçbir şeye değmemiş olandır.

okumak için tıklayınız

Merdivende Üç Şair – Orhan Tüleylioğlu

Otelin merdiveninde basamaklara oturmuş bekleyen üç şair: Metin Altıok, Behçet Aysan, Uğur Kaynar…. Otelin adı, yaylalarda açan çiçekti, Madımak’tı. Otelin içindekilerse ülkenin yazarları, şairleri, araştırmacıları, ozanları, karikatürcüleri, tiyatrocuları, semahçıları. Sekiz saat süren bekleyişin sonunda bir kibrit çakıldı. Otuz beş eli kolu bağlı insan alev alev can verdi. Otelin etrafını saran güruhun protesto ettiği, halk edebiyatımızın

okumak için tıklayınız

Tespih Taneleri – Mıgırdiç Margosyan. “Her bir tespih tanesi bir yaşamdır. Yanyana dizdiğimiz tespih taneleri hiç dağılmasın.”

Mıgırdiç Margosyan’ın “Tespih Taneleri”, yazarın doğduğu yer Diyarbakır?ı, oradaki Ermenileri, Kürtleri, Türkleri, Süryanileri, Keldanileri, Yahudileri, bugün artık tarih olmuş bir kent yaşantısının en içten hikâyelerini anlatan, derin bir duygusal yolculuğun güncesi niteliğinde bir yapıt. Mıgırdiç Margosyan, Türkçe, Kürtçe ve Ermenicenin olanaklarından ve özyaşam öyküsünden yola çıkarak dağılan hayatları anlatıyor.

okumak için tıklayınız

Tabutçu – Aleksandr Sergeyeviç Puşkin. (Çeviren: Ataol Behramoğlu)

Aleksandr Sergeyeviç Puşkin’in 1830 yılının ürünü olan “Tabutçu” öyküsünde yer alan karakterler; tabut yapımcısı ve kızları, sevecen bir alaycılık ve duyguyla çizilerek, gerçekçi Rus yazınına örnek oluşturmuşlar; Dostoyevski, Nekrasov, Tolstoy, Çehov v.b. daha sonraki dönemlerin birçok büyük yazarı için tükenmez esin kaynakları olmuşlardır. Öykü ince bir alay, zeka, yalın ve sen bir insan sevgisiyle örülüdür.

okumak için tıklayınız

Galileo Galilei – Bertolt Brecht

Dünya tiyatro literatüründe Galile’nin hayatıyla ilgili tek oyun, ünlü Alman tiyatro yazarı Bertolt Brecht’in 1938/39 yıllarında yazdığı “Leben des Galile” (Galile’nin Yaşamı) adlı oyundur.İlk defa ABD?de sahnelenen oyun, Amerikan karşıtı bulunup Bertolt Brecht’in sınır dışı edilmesine de neden olmuştur. 1938’de Danimarka’da yazdığı ‘Galileo Galilei’ adlı oyununda Brecht, Galilei’yi örnek alarak, bilim adamının, kendisine uygulanan baskılar

okumak için tıklayınız

“Burun” adlı öykü – Nikolay Vasilyeviç Gogol

I 25 Martta Petersburg’da pek tuhaf bir olay oldu. Vosneçenski Caddesi’nde oturan berber İvan Yakovleviç (soyadı zamanla unutulmuştu; dükkânının tabelasında bile yazılı değildi; yüzü sabunlanmış bir adamı gösteren bir resmin yanında yalnızca şu yazı okunabiliyordu: “Hacamat (1) da yapılır.”) o sabah, oldukça erken uyandı. Uyanır uyanmaz da sıcak bir ekmek kokusu duydu.  Yatağında hafifçe doğruldu;

okumak için tıklayınız

Köroğlu ile Kel Hamza – Samed Behrengi

Azeri asıllı İranlı yazar Samed Behrengi (1939-1967), kısa süren yaşamı boyunca köy öğretmenliği yapmış, halk masallarını ve efsaneleri derlemiş, yeniden yorumlamıştır. Yazdığı çocuk hikâyeleriyle ise başka bir dünyanın mümkün olduğuna işaret etmiş, bu yönüyle çocuk edebiyatının niteliğini artırarak hem çocukların hem büyüklerin gönlünde taht kurmuştur. Eski masallar, özellikle de kahramanlık hikâyeleri çoğu zaman olağanüstü motiflerden

okumak için tıklayınız

Andib Tertıs – Zareh Yaldızcıyan

Andib Tertıs (yayınlanmamış sayfalarım) adlı bu Ermenice eser Zahrad?ın basılmamış ve kitaplarının dışında kalan, birçoğu gençlik dönemi şiirlerinden oluşmaktadır. Andib Tertıs ayrıca Zahrad?ın gizli kalan yönlerini, çevirmenliğini ve düzyazı ustalığını da gün yüzüne çıkarmakta. Kitapta Zahrad?ın 278 şiirinin yanı sıra başka dillerden çevirdiği 11 şiir ve kendi kaleminden 13 düzyazısı yer almakta.(Tanıtım Yazısı)

okumak için tıklayınız

Kızıl Süvariler – İzak Babel

İzak Babel yirmi altı yaşında, insanlık tarihinin en önemli çarpışmalarından birine, Ekim Devrimi’nin kaderini belirleyen Polonya-Sovyetler savaşına, gazeteci ve asker olarak katıldı. Ve yaşadıklarından, edebiyat tarihinin en etkileyici savaş karşıtı öykülerini çıkardı; savaşın insan üzerindeki etkisini, her koşulda insan olmanın destanını yazdı. Parlak bir hayalgücünün duru ve sakin bir anlatımla iç içe geçtiği öyküler, yaşanan

okumak için tıklayınız

Felsefe : Adı Özne – M. Şehmus Güzel

Türkiye?de felsefe, yakın geçmişimizle kıyaslanınca bile, bir parça ihmal edimiş konumdadır. Ama ne iyi ki kimi üniversitede felsefeci, felsefesever, filozof öğretim üyeleri görev yapıyorlar ve kendi çevrelerinde felsenin tanıtılması, felsefeyle ilgilenilmesi, felsefenin tanınması ve öğrenilmesi için çaba harcıyorlar. Bu öğretim üyelerinden biri Mustafa Günay?dır. Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi ?Felsefe grubu öğretmenliği bölümünde? 1995?ten bu yana

okumak için tıklayınız

Kapitalizm (Günümüz Üretim İlişkilerini Anlamak İçin Çizgibilim) – Dan Cryan, Piero, Sharron Shatil

Tarih, felsefe ve politika alanında şimdiye dek ortaya konulan en büyük, en başarılı ama en tartışmalı düşüncelerden biri. Kapitalizm artık yeryüzüne hükmediyor; yasalardan, savaşlar ve hükümetlerden insanlararası ilişkilere dek her şeyi etkiliyor. Bu kitap kapitalizmin acımasız yükselişinin, yenilenme ve girişimin yanı sıra kavga ve mücadele düzlemindeki evriminin hikâyesini anlatıyor.

okumak için tıklayınız

Aydınlanma (Aklını Özgürce Kullanmak İçin Çizgibilim) – Andrzej Krauze, Lloyd Spencer

Aklını Özgürce Kullanmak İçin Çizgibilim “Aydınlanma nedir?” nedir sorusuna Kant’ın verdiği yanıt kısa olduğu kadar derindir: Sapere aude! Aklını kullanma cesaretini göster. Peki ama nerede, nasıl başlar Aydınlanma? Kilisenin otoritesinin dışına çıkıp özgürce düşünebilen bu filozoflar kurdukları arkadaşlıklarla başlayan sohbetleriyle vardıkları noktada sadece akıllarını kullanarak mantık ve bilim ile tüm evrenin sırlarını çözebileceklerine inandılar.

okumak için tıklayınız

Hikmet Evi / Araplar Batı Medeniyetini Nasıl Dönüştürdü? – Hikmet Temel Akarsu

Arap Baharı adlı verilen dönüşüm tüm kapsayıcılığıyla Ortadoğu coğrafyasını allak bullak ederken tarihi bir eşiği aşmakta olduğumuzun hepimiz farkındayız. Arap ülkelerindeki totaliter, otokratik rejimler bir bir devrilmekte. Bunun yerine ne geleceğini ise yaşayıp göreceğiz. Bilebildiğimiz tek şey bundan sonra hiçbir şeyin aynı olmayacağı; dönüşeceği. Ortadoğu coğrafyasındaki bu dönüşüm Türkiye?nin de ait olduğu bir kültüre dair.

okumak için tıklayınız

Kendine Doğru Yolculuk – Tahsin Yücel

Tahsin Yücel, 50’li yıllarda, bir yandan öyküler yazıyor, bir yandan çeviriler yapıyordu. Aynı yıllarda göstergebilimle de ilgilenmeye başlayınca bu alanın dünyaca ünlü hocası Greimas’ın ilgisini çekti ve onun öğrencisi oldu. Bernanos, Balzac, Queneau gibi yazarların metinleri üzerine incelemeler yazmaya başladı. Bu yazılar kısa sürede Avrupa dilbilim çevrelerinde adının duyulmasını sağladı. Kendine Doğru Yolculuk, Tahsin Yücel’in

okumak için tıklayınız

Evrimsel Tıbbın İlkeleri – Peter Gluckman, Alan Beedler, Mark Hanson

Evrim bilimi tüm biyolojinin temel “organize edici prensibi” olarak görülebilir. Biyolojik ve biyomedikal bilimler yalnızca bir evrimsel araç kiti ile, tam olarak entegre edilebilirler. Evrimsel biyoloji, birim faktör (gen) kalıtımının keşfi ve moleküler ve gelişim bilimleri ile birlikte, hem bir organizmanın fonksiyonu, hem de fiziksel, sosyal ve biyotik çevresi ile ilişkisi hakkındaki anlayışımızın temelini oluşturur.

okumak için tıklayınız

Tatar Çölü – Dino Buzzati

Tatar Çölü, 2. Dünya Savaşı sonrasında parlayan modern İtalyan edebiyatının ilk ve en usta ürünlerinden biri, çağdaş dünya edebiyatında da önemli yer edinmiş bir eser. Genç ve hevesli bir teğmenin, ilk görev yerini çevreleyen uçsuz bucaksız çölle ?savaşı?. Çöl, hem teğmenin muhtaç olduğu düşmanı ondan esirger hem bizzat ?düşman?ın yerini tutar, hem de gizemli, tarifsiz

okumak için tıklayınız

Charles Darwin – Okan Yolcu

Ondokuzuncu yüzyıla pozitif bilimler adına “Devrimler çağı” diyebiliriz.Gerçekten birçok bilimdalının modern temelleri bu dönemde atıldı. Karl Marx, Charles Darwin, Friedrich Nietzsche, Louis Pasteur, Sigmund Freud gibi birçok modern bilimadamı ve filozof bu çağda ortaya çıkar. Böyle bir patlamanın bu dönemde yaşanması tabii ki tesadüf değildir. Üretim araçlarının üretim ilişkileriyle derin bir çelişki yaşaması sonucu 1789’da

okumak için tıklayınız

Karcı – Duran Aydın

Başlıktaki ?a? şapkasız. Yani sözcükte okuduğunuz biçimiyle; bildiğiniz, kış aylarında bizim Çukur?a değil belki sizin dağlarınıza, köylerinize, kentlerinize yağıp evinizin damını bile yutan cinsten ?kar?ı anlatıyor. Birkaç ay öncesinin ?taze kar?ları?, Torosların doruklarında ya da ne bileyim adını bile işitmediğim başka başka dağlardaki ?kar kuyuları?ndan Haziran-Temmuz aylarında sökülüp kamyon kasalarında Adana?ya getirilerek ?satılır.?

okumak için tıklayınız