Kategori: Albert Camus

Franz Kafka’da sözcüğü sözcüğüne aktarım yoktur. Yalnız devinim verilmiştir. Albert Camus

“Kafka’nın tüm sanatı okuru yeniden okuma zorunda bırakmaya dayanır. Onun çözümleri — ya da çözüm eksiklikleri — açıklamalar çağrıştırır, ama açık olarak belirmez ve usa yatkın bir biçimde ortaya çıkmak için hikayenin yeni bir açıdan bakarak yeniden okunmasını buyurur. Bazen, iki ya da üç kez okumayı gerektiren, o zaman ortaya çıkan ikili ya da üçlü

okumak için tıklayınız

*Belki de yaşamı yeterince sevmiyor muyuz? Duygularımızı yalnız ölümün uyandırdığına dikkat ettiniz mi? Albert Camus

“Belki de yaşamı yeterince sevmiyor muyuz? Duygularımızı yalnız ölümün uyandırdığına dikkat ettiniz mi?” ‘Düşüş’, varoluşçu yazar Albert Camus’nün 1956 yılında yayınladığı romanıdır. Yazarın 1957 yılında Nobel Edebiyat Ödülünü kazanmasında büyük etkisi olduğu iddia edilen roman, klasikleşmiş roman biçeminden farklı olarak, kahramanın monologları üzerine kuruludur.

okumak için tıklayınız

Bilmece – Albert Camus “Bir şey, adı konduğu anda yitirilmiş değil midir?”

Göğün tepesinden düşen güneş dalgaları, çevremizdeki kırda sıçrayıp duruyor kıyasıya. Bu patırtı karşısında susuyor her şey. Karşıda Luberon Dağı soluk almadan dinlediğim bir donmuş sessizlik yığını sanki. Kulak kabartıyorum: Uzaktan gelenler var bana doğru; gözle göremediğim dostlar çağırıyor beni; sevincim büyüyor, eskisi gibi. İşte, yeni bir mutlu bilmece her şeyin gizini açıyor bana.

okumak için tıklayınız

Prometheus Cehennemde – Albert Camus

PROMETHEUS CEHENNEMDE Karşı koyanı olmadıkça Tanrının bir yanı eksik geliyor bana (Prometheus Kafkasya’da) Lukianos Bugünün insanı için Prometheus nedir? Gerçi, Tanrılara kafa tutan bu adam çağdaş insanın örneği sayılabilir. Binlerce yıl önceki bu kafa tutma bugün tarihin eşsiz bir sarsıntısı ile sona eriyor da diyebiliriz. Ama, bir yandan da, öyle geliyor ki, bu ezilmiş insan bizim aramızda

okumak için tıklayınız

“Ölülerimiz için nutuklar atılacak sonra da gidip karınlarını doyuracaklar.” – Albert Camus

– Söyleyin doktor, vebadan ölenler için bir anıt yapılacağı doğru mu? – Gazeteler öyle diyor. Bir gömüt taşı ya da bir plaka. – Bundan emindim. Ve nutuklar atılacak. Yaşlı adam boğuk boğuk gülüyordu. – Buradan duyuyorum onları: “Ölülerimiz” sonra da gidip karınlarını doyuracaklar.

okumak için tıklayınız

Korku çağı – Albert Camus

17. yüzyıl, matematik çağı, 18. yüzyıl fizik çağı, 20. yüzyılımız korku çağıdır. Diyeceksiniz ki korku bir bilim değildir. Ama, bu korkuda bilimin payı var. çünkü kuramsal alandaki son gelişmeleri onu kendi kendini yadsımaya götürdü; pratik alandaki gelişmeleri ise, bütün dünyayı yok edebilecek duruma geldi. üstelik, korku bir bilim sayılmasa bile, onun bir teknik olduğu su

okumak için tıklayınız

“Romanımı az önce bitirdim ve uyumayı düşünemeyecek kadar gerginim.” Albert Camus

30 Nisan 1940 Gece vakti yazıyorum sana. Romanımı az önce bitirdim ve uyumayı düşünemeyecek kadar gerginim. Şüphesiz henüz bitmedi çalışmam. Yeniden elden geçirmem, eklemem, tekrar yazmam gereken şeyler var. Fakat esas olarak bitirdim ve son cümleyi yazdım. [?] Elyazmaları önümde duruyor; oldukça fazla çaba ve iradeye mal olduklarını düşünüyorum ? romanı var etmek, asıl ikliminden

okumak için tıklayınız

Albert Camus: Özgürlüğün peşinde koşan bir entelektüel

?Peşimden gelmeyiniz, size önderlik edemeyebilirim. Önümden yürümeyiniz, sizi takip edemeyebilirim. Yanımda yürüyün yalnızca ve arkadaşım olun.? Kuzey Afrika kıyılarının doğusuna (Mağrip) ilk yerleşenler Berberilerdi. Halen de Cezayir halkının yüzde yirmisini Berberiler oluşturmaktadır. Bölge önceleri Kartaca, Roma ve Bizans etkisi altında kaldıktan sonra

okumak için tıklayınız

Absürt edebiyat: Kimin gerçekliği? – Melih Levi

Yaşamın absürtlüğü karşısında hayata farklı anlamlar yükler, kendimizi farklı gerçeklere inandırır, yarattığımız bu gerçekliğin içerisinde yüzüp dururuz. Bizimkisiyle çelişen bir gerçeklikle karşı karşıya kaldığımızda da aynı Poprişçev gibi üşür ve afalla. Franz Kafka, Nikolay Gogol, Daniil Kharms, Kurt Vonnegut, Patrick Süskind, Albert Camus, Samuel Beckett… Çoğumuzun en azından ismen tanıdığı bu yazarların ortak özelliği, absürt

okumak için tıklayınız

Bir Alman dosta mektuplar IV – Albert Camus

(?) Bizim gücümüz şu: Dünyanın derinliği üzerine sizin düşündüğünüz gibi düşünüyoruz. İçinde bulunduğumuz dramı kabul ediyoruz, ama bununla birlikte insan kavramını bu düşünce uçurumundan kurtarıyor ve onda yeni wdoğuşların yürekliliğini buluyoruz. (?) Yeni bilgilerimizi o kadar pahalıya ödedik ki, çağımızı umut kırıcı görmekte devam ediyoruz. Gün doğarken öldürülen yüzbinlerce insan, zindanların korkunç duvarları, topraklarının dumanları

okumak için tıklayınız

Camus / Bir Ahlakçının Portresi – Stephen Eric Bronner

20. yüzyılın en önemli entelektüel figürlerinden biri olan Albert Camus (1913-1960) felsefi duruşunu yaşamına ve kişiliğine yansıtmasıyla da özel bir yere sahiptir. Camus’nün düşünsel ve sanatsal üretimini bir arada inceleyen S.E. Bronner, bir “ahlakçı” olarak nitelediği yazarın eserlerini yaşam öyküsüyle birlikte ele alarak bu önemli noktayı yakalıyor. Camus’nün yokluk içinde geçen çocukluğunu, varoluşsal kaygılarını, anti-faşist

okumak için tıklayınız

Mutlu Ölüm – Albert Camus

Mutlu Ölüm, yazar Albert Camus?nün 1930?ların sonunda tasarlayıp oluşturduğu, ancak hayattayken yayımlatmadığı bir roman. Bir başka romanı, Yabancı üzerindeki çalışmasının, Mutlu Ölüm?ü ertelettiği söylenegelmiştir. Mutlu Ölüm, yazarın Belcourt?ta çocukluğunun geçtiği yoksul mahallenin, deniz taşımacılığı şirketindeki memurluğunun, 1936 yazında Orta Avrupa?ya yaptığı yolculukların, sanatoryumda kaldığı günlerin, Fichu?nun evinde ya da 1936 Kasım?ında yerleştiği Cezayir?deki anılarından yararlanıyor.

okumak için tıklayınız

Biyani – Albert Camus

Yek ji klasîkên modern, mînaka girîng a edebiyata eksistansiyalist romana Albert Camus, “Biyanî” di nav weşanên Avesta de deket. Kitêb ji aliyê Fawaz Husên ve ji fransî bo kurdî hatiye wergerandin. Kitêba Biyanî li dora fikir û ramana absurd û pelepûciyê çerx dibe. Beşê pêşîn ji dîtinên felsefî yên Albert Camus pêk tê. Lehengê romanê

okumak için tıklayınız

The Guardian?ın Albert Camus’u KGB öldürdü diye anti-komünizm ve soğuk savaş estetiği kokan haberi

( * ) The Guardian, pazar sayısında Corriere della Sera tarafından ortaya atılan Albert Camus’u Sovyet İstihbarat Servisi KGB (Komitet Gosudarstvennoy Bezopasnosti: Devlet Güvenlik Komitesi) öldürdü diye anti-komünizm ve soğuk savaş estetiği kokan iddiada bulundu. ?Albert Camus: Bir Hayat? isimli biyografinin yazarı ve eski BBC Paris muhabiri ( ** )Olivier Todd ise Sovyet arşivlerinde yaptığı

okumak için tıklayınız

Babam Camus – Catherine Camus

Babam, ünlüymüş o meğer, ölene kadar bilmiyordum. Öldüğü zaman anladım. İmrenilecek bir durum değil. Benim için babaydı o. Tuhaf, amma tuhaf şey. Gülüşüne bayılırdım. Başkaları için, Albert Camus bir efsaneydi, baba değil. Bilincinde olmadığım ve babamın bizden uzak tuttuğu şöhret, erkek kardeşimle benim üstümüze düştü ve ezdi bizi. 14 yaşındaydım. Hiç kimse, hiç ama hiç

okumak için tıklayınız