Kategori: Ayşe Kaygusuz

Ayhan Hüseyin Ülgenay ile Söyleşi – Ayşe Kaygusuz

İşinin Ustası – Sayın Ülgenay, ilk defa değişik bir soruyla başlamak istiyorum. Çocukluğunuzdan bugüne, şimdiye kadar hiç kimseyle paylaşmadığınız, sizi içten içe etkileyen ya da etkisi altında kaldığınız bir şey oldu mu hiç hayatınızda? – 01.08.1947 doğumluyum. Artık atmış beş yaşındayım. Kendimle ilgili olan hatıralarım

okumak için tıklayınız

Salkım Sacak Keldağ?a dair – Ayşe Kaygusuz

Müslüm Kabadayı, Mart 2013?te çıkardığı ?Salkım Saçak Keldağ? ilk öykü kitabıyla, öykü dünyasına merhaba derken, yaşadığı çağın sorunlarını sorgulayarak ve tarih bilinciyle geçmişi bugüne, bu günü de yarına taşımanın sorumluluğuyla yazmış öykülerini. Müslüm Kabadayı, edebiyat öğretmeni ve eleştirmeni olmanın ustalığıyla kullandığı ?dil?i, bilgi ve yaşanmışlık deneyimiyle bütünleyerek, yerli yerine oturtmuş anlıtımını. Kullandığı yalın Türkçesini Antakya

okumak için tıklayınız

Remzi İnanç’la Söyleşi – Ayşe Kaygusuz

-Diyarbakır?da doğup (1935), çocukluğunuzu burada geçirdiniz. İlk ve ortaöğreniminizi tamamladıktan sonra 1955 yılında üniversitede okumak üzere Ankara?ya geldiniz. O günden beri burada yaşıyorsunuz. Diyarbakır?da geçen yaşamınızın neredeyse üç katı Ankara?dasınız? Doğup, büyüdüğünüz o kentte nasıl bir çocukluk geçirdiniz? Okuma merakınız nasıl başladı? Ailenizde sizden başka okumaya, yazmaya eğilimli kimse oldu mu?

okumak için tıklayınız

Talip Apaydın İle Söyleşi – Ayşe Kaygusuz

-Hocam, zor bir çocukluk dönemi geçirdiğinizi okumuştum. Bize neler anlatırsınız o yıllardan? öğretmenlik yıllarına? -1926, Polatlı?ya bağlı Ömerler köyü doğumluyum. Sonradan babamın köyü olan Kapulu köyüne göçtük. Orada büyüdüm. Anam ben üç yaşındayken öldü. Babam yoksul, hiç toprağı yoktu. Ağa tarlalarında ortakçılık (yarıcılık) yaparak zor geçiniyordu. Yoksulluk, üvey ana? Çocukluğum iyi geçmedi. Üç sınıflı köy

okumak için tıklayınız

Düşe Yazanlar – Ayşe Kaygusuz

“Kitabın ismi, ?Düşe Yazanlar?. Bu isim durup dururken konulmuş değildir. Yazanları, çizenleri, resim yapanları, müzikle uğraşanları böyle görmek hiç de abartılı olmaz. Sanatçı biraz da düşlerinin peşine düşmüş kişidir zaten. Bu yüzden de kitabın ismi oldukça yaratıcı olmuş. Sonrası; kitabın yazarı, kitabına aldığı sanatçılarla tek tek konuşmuş, sorular sorup yanıtlar alarak ortaya çıkan güzellikleri bizlerle

okumak için tıklayınız

SÖYLEŞİ / Anadolu Öyküleri Yazarı Doğan Soydan – Ayşe Kaygusuz

Ayşe Kaygusuz: Nereden ve nasıl başladı yazın hayatı? Doğan Soydan : Ortaokul yıllarımda kendimce şiirler, kısa hikayeler yazardım. Bir roman yazmaya heveslendiğimi de anımsıyorum; topraksız, yoksul bir köylüyü küçük bir tarla sahibi yapacak, sonra da onun nasıl çalıştığını ve çocuklarının sevincini anlatacaktım. 30 – 40 sayfa yazdım da; sonra kayboldu. Yazma özentim ve hevesim o

okumak için tıklayınız

Ayşe Kaygusuz’un Öykülerinde Anlamsal Yapı – Mehmet Akif Tutumlu

Ayşe Kaygusuz’un öykülernideki anlatı mesafesine baktığımızda mimetik olmaktan çok diegetik bir yazı kipinin egemen olduğunu söylemek mümkün: Genelde anlatıcının öyküyü doğrudan anlattığı bir yazınsal dil. Olayın aktarımı ise genelde birinci planda olmakla birlikte, anlatıcının fikir dünyasını dolaylayıp betimleyen bir dramatik kurgu niteliğinde yazınsal söyleme eklemlenmekte. Ancak bu kısa bildiride amacım, Ayşe Kaygusuz’un öykü dilini inşa

okumak için tıklayınız

Emin Özdemir İle Söyleşi – Ayşe Kaygusuz

– Sevgili Hocam, bu kez kuralı bozup, sondan başlamak istiyorum sorularıma. ?İnsan Yüreğine Yolculuk? kitabınız, Emin Özdemir?in yüreğine yolculuğu duyumsarken, boğazımda bir düğüm, yüreğimde ölümün acılı kilidi ve yüzümde hüzünlü bir gülümseyişle, kendime yolculuğu yaşattı bana. Sevmek? Yaşamak? Ölmek? – Doğru bir algılama. İnsanın varoluşsal serüvenine ayna tutmuş yazarların, ozanların yaratı evreninde bir yolculuğa çıktım

okumak için tıklayınız

Adnan Binyazar İle Söyleşi – Ayşe Kaygusuz

– Hocam bize Adnan Binyazar?ı kısaca tanıtın desem, hangi özelliklerinizden söz edersiniz. – Çalışkanlığımdan, dürüstlüğümden, sorumluluk duygumdan, geniş insan sevgimden, vicdan sahibi olmamdan, aşırı duygulu olmamdan, yazıyı çok ciddiye almamdan, karşımdakine kendimden fazla değer vermemden, dostluğu sonsuz bir duygu sayıp dostluklarımı onurla sürdürmemden, herkesi kendi kişiliğinin sınırları içinde tartımdan geçirmemden, çocukları yaratılığın kirlenmemiş elçisi saymamdan…

okumak için tıklayınız

Müslüm Kabadayı ile Söyleşi – Ayşe Kaygusuz

– Müslüm Hocam doğduğunuz topraklardan başlayalım mı? Bu günlerde çokça gündemde? – Edip Cansever’in “Mendilimde Kan Sesleri” şiirini, toprak-insan ilişkisini çok derinden betimlediği için önemsemişimdir. Anamın söylediğine göre 1960’ta doğmuşum, Hatay’ın Yayladağı ilçesine bağlı Kışlak Bucağı’nda. Nüfus kaydında 1962 yazıyor; çünkü babam şayet bebekken ölürsem bir de nüfustan sildirme zahmetine katlanmak istememiş, iki yıl sonra

okumak için tıklayınız

Türk Edebiyatında Vüs?at O. Bener – Ayşe Kaygusuz

Öykü edebiyatımızın olanaklarını zenginleştiren yazarların ilk akla gelenlerinden olan Vüs’at Orhan Bener; babası Raşit Sina?nın askere ?Samsun Sahil Koruma? ya geri çağrılmasıyla, 1922 de Samsun? da doğdu. İlkokulu Erzincan? da, orta okulu Sivas? ta okudu. Bursa Işıklar Askeri Lisesi ve Harp Okulu? nu bitirdikten sonra ordu da yüzbaşılığa kadar çıktı. ?Dost, Yaşamasız? gibi kitaplarını Etimesut?

okumak için tıklayınız

Vasili Yan Üzerine – Ayşe Kaygusuz

Vasili Yan (1875 ? 1954) Kiev?de doğmuş, ilk çocukluk yılları Kiev ve Petersburg?da geçmiştir. Seksen ile doksanlı yılların başında Petersburg Üniversitesi Filoloji Bölümü öğrencisidir. Öğreniminin sona ermesiyle uyuşamadığı memurluk kariyerinde; kendi deyimiyle, ?Rusya?da sürtüp durmalardır?? dediği, oradan oraya dolandığı huzursuz yıllarda, balıkçı mezraları, köy, kasaba, sık ormanlar ve tozlu steplerde bulunmuştur. İlmen gölü kıyısında, Novgorod?da

okumak için tıklayınız

Edebiyatta Franz Kafka – Ayşe Kaygusuz

Dünya edebiyatında en çok tartışılan, yorumlara sığmayan ve biçim yönünden, zor eserler bırakan Kafka; Çek asıllı Yahudi bir ailenin çocuğu olarak, 1883? te Prag? da doğmuş büyümüştür. Taşralı, Çek işçi sınıfından olan babası, evlendikten sonra zengin olmayı başarmıştır. Annesi ise varlıklı, aydın bir Alman Yahudi ailesinden gelir. 1901? de babasının zoruyla Prag Üniversitesi?nde Hukuk öğrenimine

okumak için tıklayınız

Necmi Otçu’nun Masası / “son-öteki” – Ayşe Kaygusuz

Zamansız, mekansız ve özgün insan ilişkilerinin adamı olan Necmi Otçu; şimdilerde zamanı ve mekanı belli, özgün ve özgür bir paylaşımın içinde. Aslında kendiliğinden, “özgür bir örgütlenme” de gerçekleşmiş olan, adına “merdiven altı masa çalışması” dedikleri, öğrenme yolculuğu içinde dostlarıyla. Bu öğrenmenin içinde, “Ben şiirlerimi burada, dostlarımla birlikte yazıyorum.” diyen Otçu, farkındalıkların da farkında olduğunu gösteriyor

okumak için tıklayınız

“Düş/Görüş” Öyküleri – Müslüm Kabadayı

26 öyküden oluşan bu kitap, Şubat 2011?de okuyucusuna kavuştu. Ayşe Kaygusuz?un ilk kitabı ve kalemin kılıçtan keskinliğini doğrulayan bir yazarlık başarısı? Şiir ve öyküde yoğunlaşan yazar, son zamanlarda söyleşilere de ağırlık vermekte, kitap tanıtımlarına yönelmekte. Bugüne kadar hakkında tanıtım, inceleme-araştırma üzerinden değerlendirme yazıları kaleme aldığım sanatçıları seçerken dikkat ettiğim iki temel ölçüte özen göstermeye çalışıyorum.

okumak için tıklayınız