Kategori: Erasmus

Erasmus’un Politik Görüşleri – Evrin Akkuş

2.4. Erasmus’un Politik GörüşleriErasmus dini kimliği ve insan olmayı düşüncesinin merkezine koyduğundan 87 Erasmus, Deliliğe Övgü, s.151. 88 Desiderius Erasmus, Complaint of Peace, Chicago, The Open Court Publishing co., 1917, s.45. yönetim ve siyasete ilişkin görüşleri dini görüşleriyle içiçedir. Dolayısıyla hemen hereserinde buna ilişkin görüşler yer almakla beraber siyaset konusundaki temel eseridaha sonra İmparator olacak

okumak için tıklayınız

Erasmus’un Skolastisizme ve Ruhbana Yönelik Eleştirileri – Evrin Akkuş

2.3.Erasmus’un Skolastisizme ve Ruhbana Yönelik EleştirileriErasmus’un dönemin din anlayışına ve ruhban sınıfına yönelttiği eleştirilergenel olarak şekilciliğe düşülüp gerçek Hıristiyanlık’tan uzaklaşıldığı kanaatindenkaynaklanmıştır. Dönemin geçerli düşünce akımı olan skolastisizme felsefi açıdankarşı çıkmamıştır ki, bu onun teolog veya filozoftan ziyade filolog ve ahlakçıolmasından kaynaklanır. Skolastisizmi ahlaki sebeplerle ve retorik ve klasik bilgidenyoksunluğu dolayısıyla eleştirmiştir.77 Ahlaki yönden, teolojinin spekülasyonlara,dinsel

okumak için tıklayınız

Erasmus’un Din Anlayışı – Evrin Akkuş

2.2. Erasmus’un Din AnlayışıBrethren of Common Life okulunda ruhaniyatın ve yürekten imanın esasolduğu düşüncesiyle tanışan Erasmus, daha sonra hümanizmin ilk kaynaklara dönüşdüşüncesinin Hıristiyanlıkla birleşimi deneyimini İngiltere’de yaşamış ve buradanHıristiyan Hümanizmi sentezine varmıştır. Erasmus’un dönemin din anlayışına 36 Bainton, a.g.e., s.86. 37 A.e., s.88. 38 Augustijn, , a.g.e., s.71. 39 A.e. 40 Bu ifade Zweig’a aittir.

okumak için tıklayınız

REFORM ÖNCESİNDE ERASMUS: YAŞAMI ve GÖRÜŞLERİ – Evrin Akkuş

REFORM ÖNCESİNDE ERASMUS: YAŞAMI ve GÖRÜŞLERİRönesans ve hümanizmin Reformasyonla ilişkisi içinde en önemli yeriErasmus-Luther ya da Erasmus-Reformasyon ilişkisi tutmaktadır. Çünkü Erasmus,Luther’den çok önce reform isteklerini dile getirmiş ve hem bu sebeple, hem deyaptığı çalışmalar, özellikle İncil’in Grekçeden yeniden çevirmesi, dolayısıyla Lutherve reform hareketinin öncülü kabul edilmiştir. Buna karşın Erasmus, Lutheröncülüğündeki reform hareketine, başlangıçta sempati ile

okumak için tıklayınız

Desiderius Erasmus hakkında – Ömer Yıldırım

Desiderius Erasmus, Avrupa Rönesansı’nın önde gelen aktivist ve düşünürlerinden biriydi. Başlıca uğraşı, on altıncı yüzyılın ilk otuz beş yılında önde gelen devlet adamlarına, hümanistlere, yazıcılara ve teologlara yönelik yazılar yazmaktı. Desiderius Erasmus yılmaz bir muhabir, münekkit, yayıncı, hicivci, çevirmen, yorumcu, editör ve Rönesans kültürünün önde gelen isimlerinden biriydi. Belki de her şeyden önce Hıristiyan Yeni

okumak için tıklayınız

Erasmus, ‘Deliliğe Övgü’yü yazarken hangi toplumsal ve dini koşullardan esinlenmiştir?

Erasmus, Deliliğe Övgü (Moriae Encomium) adlı eserini 1509 yılında yazmaya başlamış ve 1511’de yayımlamıştır. Bu eser, dönemin toplumsal ve dini koşullarına yönelik keskin bir hiciv olarak ortaya çıkmıştır. Erasmus’un esin kaynaklarını anlamak için 16. yüzyıl başlarının Avrupa’sındaki konteksti incelemek gerekir. Toplumsal Koşullar Dini Koşullar Eserin Tonu ve Amacı Erasmus, bu eseri yazarken arkadaşı Thomas More’a

okumak için tıklayınız

Erasmus, ‘Deliliğe Övgü’ eserinde din adamlarını ve dini uygulamaları nasıl eleştirir?

Erasmus’un “Deliliğe Övgü” (Moriae Encomium) adlı eseri, 16. yüzyılda yazılmış hicivli bir metindir ve bu eserde Erasmus, dönemin toplumsal, siyasi ve dini kurumlarını eleştirir. Özellikle din adamları ve dini uygulamalar, Erasmus’un eleştirilerinin merkezindedir. Erasmus, bu eleştirilerini “Delilik” (Stultitia) adlı alegorik bir karakterin ağzından yapar, bu da esere ironik ve keskin bir ton kazandırır. Din Adamlarının

okumak için tıklayınız

Erasmus: Kendinden nefret eden biri bir başkasını sevebilir mi?

Kendinden nefret eden biri bir başkasını sevebilir mi? Böyle biri kendiyle kavgalı olan başka biriyle uyum içinde olabilir mi? Kendine eziyet çektirip yine kendi kendine çok- bilmişlik taslayan böyle bir insan başka birine huzur verebilir mi? Bu sorulara olumlu yanıt veren varsa, o budalanın dik âlâsıdır. Ancak: Bana kapıyı gösteren de hiç kimse ile geçinemediği

okumak için tıklayınız

Erasmus: Kendinden nefret eden biri bir başkasını sevebilir mi?

Kendinden nefret eden biri bir başkasını sevebilir mi? Böyle biri kendiyle kavgalı olan başka biriyle uyum içinde olabilir mi? Kendine eziyet çektirip yine kendi kendine çok- bilmişlik taslayan böyle bir insan başka birine huzur verebilir mi? Bu sorulara olumlu yanıt veren varsa, o budalanın dik âlâsıdır. Ancak: Bana kapıyı gösteren de hiç kimse ile geçinemediği

okumak için tıklayınız

Erasmus’un Misyonu ve Yaşamının Taşıdığı Anlam

inkara kalkışmayalım; bir zamanlar yüzyılının en parlak ve en büyük ününün taşıyıcısı olan Ratterdamlı Erasmus’un bugün neredeyse sadece adı var. Artık unutulmuş uluslarüstü bir dilde, hümanist Latince’de kaleme alınmış sayısız eserleri, el değmeksizin kitaplıklarda uyumakta; bir zamanlar ünü dünyayı tutan bu eserlerin içinden sesini zamanımızda da duyurabileni hemen hemen yok gibi. Erasmus’un kişiliği ise, güç anlaşılırlığı ve türlü çelişkileri yansıtır nitelikte oluşu yüzünden tarih

okumak için tıklayınız

Bütün hayatını kitle çılgınlıklarına kapılmaktan alıkoymaya adayan bir düşünür: Erasmus

Erasmus’un eserleri, Zweig’ın deyişiyle, “Deliliğe Övgü”nün dışında, neredeyse tamamen unutulmuş ve geniş çevreler için Rotterdamlı Erasmus, tarih okumuş olanların bilmesi gerekli bir ad olmanın ötesinde bir anlam taşımamaktaydı. Bugün dünya edebiyatında özellikle biyografi türünün eşsiz ustası olarak tanınan Stefan Zweig, “Rotterdamlı Erasmus: Zaferi ve Trajedisi”ni kaleme aldığında, yani 1934 yılında, ününün doruğundaydı.

okumak için tıklayınız

Erasmus ve Deliliğe Övgü ‘ye dair – Ahmet Cemal

Günümüzde, Rönesansla birlikte ortaya çıkan hümanizm akımının yaratıcılarından ve en büyük temsilcilerinden biri olarak bilinen Rot-terdamlı Erasmus, 1465 yılında Hollanda’nın Rotterdam kentinde doğdu. Bugünkü ortaöğrenimi karşılayan bir öğrenim döneminin ardından Augustin tarikatına girerek rahip oldu. Ancak hiçbir zaman geleneksel anlamda bir rahip olarak etkinlik gösteremedi; kendim daha çok bilime adamak istediği gerekçesiyle, dini makamlardan “cüppe giymeme” iznini aldı. Paris Üniversitesi’ne devam

okumak için tıklayınız

İnsani Yüceliklerin Yalnızlıktan Üşüyen Dev Çınarı: Hümanist Erasmus – Bedriye Korkankorkmaz

Stefan Zweig?ın birbirinden değerli yapıtları arasında Rotterdam?lı Erasmus?un Zaferi ve Trajedisi’ni okuyorum. İnsanlığı incelemenin en uygun yolu, insanı incelemektir? diyen Pope?un dediği gibi Stefan Zweig da biyografilerini yazdığı kişilerin yaşamlarındaki iniş ve çıkışları, yaşamlarını adadıkları ilkeleri irdelemiştir. Kişilerinin çıplak gerçeğine; dostunun, babasının, annesinin günlüğünü okuduğunu hissedecek değin yakın kılmıştır okuyucuyu. Erasmus da Zweig?ın bana kazandırdığı

okumak için tıklayınız

Doğmanın Köküne Fikir Bombası Koyan, Özgür Düşüncenin Yılmaz Savunucusu, Eleştiri ve İroninin Bilgesi: Erasmus – Bedriye Korkankorkmaz

?Arı gibi çalışkan bir bilim adamı, özgür düşünceli bir din bilimcisi, sert bir eleştirmen, yumuşak bir öğretici, biraz kuru dizelere kaçan biraz şair, billur gibi anlatıma sahip bir mektup yazıcısı, hem de acımasız satirik yazıların yazarı, hem de insanoğlunu insan kılan tüm yüceliklerin savunucusu bir havaridir? diyordu Stefan Zweig, Erasmus’un kişiliği hakkında Rotterdamlı Erasmus’un Zaferi

okumak için tıklayınız

Deliliğe Övgü – Desiderius Erasmus. Avrupa ortaçağ felsefesine dair “delice” bir eleştiri

“Deliliğe Övgü (özgün adıyla: Morias enkomion seu laus stultitiae), Desiderius Erasmus ? un canlılığını, geçerliliğini ve çekiciliğini günümüze kadar değişmeden koruyabilmiş tek yapıtıdır. Bu küçük kitabın taslağını 1509 yazında, İtalya?dan İngiltere?ye yaptığı yolculuk sırasında çıkaran Erasmus, yazma işini İngiltere?de, dostu Thomas More?un evine vardıktan kısa bir süre sonra gerçekleştirdi; kitabı da Thomas More?a adadı. Yapıtını

okumak için tıklayınız