Kategori: İmmanuel Kant

Saatleri Ayarlama Enstitüsü Üzerine Etik ve Ahlaki İnceleme

Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü, modernitenin, bürokrasinin ve bireyin toplumsal düzen içindeki yerinin absürtlüğünü sorgulayan bir başyapıttır. Roman, bireyin ahlaki sorumlulukları, adaletin mekanikleşmesi ve özgürlük ile kısıtlamalar arasındaki gerilim üzerinden derin bir etik tartışma sunar. Enstitü’nün Absürtlüğü ve Ahlaki Sorgulama Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nün anlamsız işleyişi, bireylerin ahlaki sorumluluklarını sorgulamalarına bir ayna tutar. Enstitü, işlevsiz bir bürokrasinin

okumak için tıklayınız

Doğanın Kuşları ve İnsanlığın Felsefesi

Kuşlar, gökyüzünün sessiz düşünürleri, yalnızca doğanın parçası değil, aynı zamanda insanlığın derin sorularına yanıt arayan sembollerdir. Serçe, şahin ve güvercin, her biri kendi varoluşsal öyküsüyle, Stoacılık’tan Nietzsche’ye, Kant’ın ahlak felsefesinden barış arayışına uzanan bir düşünce yolculuğunda bize rehberlik eder. Serçenin Sade Bilgeliği Serçe, küçük bedeninde büyük bir ders taşır. Stoacılar için yaşam, gereksiz süslerden arınmış,

okumak için tıklayınız

Aydınlanma ve barış kavramları Kant’ın düşüncesinde nasıl birleşiyor?

Kant’ın düşüncesinde Aydınlanma ve barış kavramları, temelde aklın kullanımı ve özgürlük idealleri üzerinden birleşir. Kant, Yeniçağ döneminde barış teorilerini sentezleyerek yeni bir anlayış ortaya koymaya çalışmıştır. Onun felsefesinin genel kabul gören yönü, eleştirel felsefe olmasıdır ve aydınlanma filozofları arasında önemli bir yere sahiptir. Kant’ın eleştirel eserleri, aydınlanmaya giden yolda bireylerin kendi akıllarını kullanmalarına rehberlik etmeyi

okumak için tıklayınız

Metafizik, deneyim ve aklın sınırları Kant’ın eleştirisinde nasıl ele alınıyor?

Kant’ın felsefesi, genel kabul gören bir eleştiri felsefesidir. Aydınlanma filozofları arasında önemli bir düşünür olan Kant’ın “eleştiri” içeren eserleri bu durumun bir göstergesidir. Kant’ın eleştirel felsefesinin temel amaçlarından biri, insanın kendi aklını kullanmasında yol göstermek ve özgürlüğü geliştirmektir. Metafizik, felsefenin geçmişten günümüze önemli bir alanı olup, gerçekliğin temel doğasını, zihin ve madde arasındaki bağlantıyı, olasılığı,

okumak için tıklayınız

Kant, Eleştirel Felsefe ve Tarihsellik

Kant’ın felsefe tarihinde özel bir yeri vardır. Alman filozof, 18. yüzyılın büyük kısmını kapsayan hayatında Aydınlanma düşüncesinin en kapsamlı ve en tutarlı sentezini gerçekleştiren düşünür oldu. Kant, köklü bir dönüşüm niteliği taşıyan felsefesini Kopernik’in astronomideki keşfine benzetmiş ve düşüncede bir “devrim” yaptığını ileri sürmüştü. Bu “devrim”in özünü temel eserinde şöyle anlatmıştır: Kopernik’e kadar “bilim”, tüm

okumak için tıklayınız

Kant: “Kozmopolit Açıdan” Tarih ve Felsefe

Kant’ın eleştirel felsefesi genellikle tarih-yazıcılığına aykırı bir felsefe olarak değerlendirilmiş ve teolojiye karşı savaş açmış olan filozofun tarihçiliğe karşı da savaş halinde olduğu düşünülmüştür. Ne var ki kendisi de tarih incelemeleri yapmış bir filozof için bu iddialar pek de inandırıcı sayılamaz. Yine de Kant’ın toplum bilimlerini ve bu arada tarih-yazıcılığını doğa bilimleri modeline göre kurma

okumak için tıklayınız

Kant: Hüküm Verme, Ereksellik ve Tarihsellik

Kant, manevi planda “hüküm verme” (beğenme, zevk alma, yücelik duygusu vb.) yeteneğimizde (Urteilskraft) ampirik ve ahlaki alanları, yani zihin yapımızı bütünleştiren yeni bir alan aramıştır. Alman filozofun bu alanda aradığı kategori de ereksellik kategorisi idi. Kant, insan tarihini doğa tarihinin bir parçası olarak görüyordu. Hume’un etkisiyle “dogmatik uykusu”ndan uyanana kadar, evrenin geçmişini bir doğal tarih

okumak için tıklayınız

Kant: Pratik Akıl, Ahlak ve Özgürlük Alanı

Teorik akıl, görünen nesneler (“Erscheinung”, “Phänomen”) dünyasıyla ilgiliydi ve aklın “Neyi bilebiliriz?” sorusuna yanıt arayan işlevini inceliyordu. Pratik akıl ise ahlak dünyasına eğilmekte, davranışlarımızın ve güncel hayatta aldığımız kararların dayanması gereken ilkeleri bulmaya çalışmaktadır. Söz konusu olan, mevcut ahlaki değerleri saptamak ve ampirik bir yaklaşım ile bunların çağlara, kültürlere göre değişip değişmediğini araştırmak değildi. Kant

okumak için tıklayınız

Kant’ın Felsefi Metodolojisinin Özgünlüğü: Eleştiri, Sınırlar ve Kısır Döngü – Rüya Topçu

Immanuel Kant, modern felsefenin en etkili düşünürlerinden biri olarak, felsefi metodolojisinde radikal bir dönüşüm gerçekleştirmiştir. Kant’ın eleştirel felsefesi, önce aklın sınırlarını belirleyip, ardından bu sınırlar içinde insan için neyin mümkün olduğunu sorgulayan bir yaklaşımı temel alır. Kant’ın geliştirdiği bu yöntem, dogmatik metafizik geleneğine bir tepki niteliği taşır ve felsefi düşünceye yeni bir derinlik kazandırmıştır. Ancak,

okumak için tıklayınız

Felsefenin Politik Vaadi Hâlâ Geçerli mi? – Kutlu Tuncel

Zizek, bir yerde kapitalist totaliter tahakküme karşı, “soyut özgürlük” konumuna çekilmeyi önerir. Bu geri çekilme, verili bir parlamenter mevzi savaşını yeniden örgütlemek ya da legal alanın[1] içine gömülü sol mücadelenin derinleştirilmesinden öte bir şeyi imler: bütün reformist muhakemeleri geçersizleştirecek şekilde, özgürlük konseptinin yeniden tanımlanması. Bu yeniden tanımlama prosedürü sırasında her halükarda Adorno’nun, somut özgürlüksüzlük ve

okumak için tıklayınız

Bir çocuk kötü davranışlarından ötürü cezalandırılır, iyiliğinden ötürü ödüllendirilirse

“Eğer bir çocuk kötü davranışlarından ötürü cezalandırılır, iyiliğinden ötürü ödüllendirilirse bu durumda o sadece ödül için doğru davranacaktır; ve hayata atılıp da iyiliğin her zaman ödüllendirilmediğini, kötülüğün de cezalandırılmadığını gördüğünde sadece hayatta nasıl muvafak olabileceğini düşünen ve hangisini kendi yararına görürse buna göre doğru ya da yanlış davranan bir insan olacaktır.”

okumak için tıklayınız

Immanuel Kant – Manfred Kuehn

Immanuel Kant (1724 – 1804) Prusya’nın Königsberg şehrinde doğmuş, aynı şehirde üniversiteye girmiş, üniversitede göreve başlamış, rektörlüğe kadar yükselmiş, tipik bir üniversite profesörü gibi son derece kapalı, sade ve alışkanlıklarına bağlı bir hayat sürmüş ve yine Königsberg’de ölmüştür. Sadakat, cömertlik, adalet ve nezaket erdemlerine sahip olduğu için çevresi tarafından çok sevilmiş ve şehrin sevgilisi haline

okumak için tıklayınız

Bir Ben Vardır – Sara Serçemeli (*)

Akıl sahibi öznenin, bilinçli kişinin kendisini başkalarından ayırmasına ve kendisini öne sürmesine yarayan güç ?ben?dir. Bu bir yönden kendini diğer kişilerden farklı olarak görme bilincidir. (2) Dolayısıyla bu bilinç kişiye sahip olduğu özelliklerin farkına varma olanağı sağlar. Bu makalede Rene Descartes ve Immanuel Kant?ta dile getirilen ?ben? konusu ana hatlarıyla açıklanmaya çalışılmıştır. İlk önce Descartes?ın

okumak için tıklayınız

Arı Usun Eleştirisi – Immanuel Kant

Arı Usun Eleştirisi 1781’de çıktı ve ilk tepkiler olumsuzdu. İkinci ve gözden geçirilmiş yayım 1787’de çıktı ve bunu çok geçmeden 1790’da bir üçüncü basım, 1794’te bir dördüncüsü, bir yıl sonra izinsiz bir basım, ve 1799’da beşinci basım izledi. Sonuç felsefenin bir kez de Alman dilinde doğuşunun başlangıcı oldu. Kant’ın zamanı azdı, ve hızla yazdı: Bir

okumak için tıklayınız