Kategori: Mitoloji

Kral Oidipus ve Aşk Yumağı Antigone

Tebai kraliçesi İokaste, hiç de hayra yormadığı bir düş gördü gebeliği sırasında… Kocası kral Layos’la (Laios) birlikte bu düşü yorumlaması için ünlü bilici kör Teyresyas’a (Teiresias) başvurdular. Bilici, ‘doğacak çocuğun öz babasını öldüreceğini ve kraliçe olan annesiyle evleneceğini’ söyledi! Haliyle bu sözleri duyunca kral ve kraliçe, tepeden tırnağa ürperdiler… Bu yüzden de bir süre sonra

okumak için tıklayınız

Sisyphos tanrılara karşı suç işlemiş kişidir, onlarla boy ölçüşmeye giriştiği için de ölüler ülkesinde korkunç bir cezaya çarpılır.

Sisyphos. İlkçağın efsanelik kişileri arasında zamanımızın yazar ve düşünürlerini en çok ilgilendiren biri de Sisyphos’tur. Prometheus gibi insanları tanrılara karşı tuttugundan, Odysseus gibi insan aklı ve kurnazlığıyla tanrılara bile üstün olduğundan olsa gerek. Sisyphos tanrılara karşı suç işlemiş kişidir, onlarla boy ölçüşmeye giriştiği için de ölüler ülkesinde korkunç bir cezaya çarpılır. İlkin adına Odysseia’da rastlanır.

okumak için tıklayınız

Gün ışığının sızmadığı karanlık ülkenin tanrısı Hades

Hades. (1) ADI. Yeraltındaki ölüler ülkesinin tanrısı Hades, Aidoneus ve Plüton (zengin) adlarıyla da anılır. “Görünmez” anlamına gelen Hades adı hem tanrının kendisi, hem de egemen olduğu ölüler ülkesi için kullanılır. Hades tanrının bir özelliği kendisini görünmez kılan başlığıdır. Kuzey mitolojilerinde geçen ve Alman masallarında “Tarnkappe” diye anılan bu başlığı Hades’ten başka Athena, Hermes ve

okumak için tıklayınız

Toprak ve bereketi simgeleyen Ana Tanrıça Artemis, her çağ ve bölgede başka adlarla ve ayrı biçimlerde varlığını sürdürmüştür.

Artemis, Akdeniz çevresinde bin yıllarca tutunmuş bir tanrıçaya belli bir süre içinde ve belli bir bölgede verilen addır. Kaynağı Orta Anadolu’da bulunduğu en son arkeoloji kazılarından kesinlikle anlaşılan ve genel olarak Ana Tanrıça diye tanımlanabilen bu tanrısal varlık Yunan din ve efsanelerinde Artemis adıyla anılır. Bu tanrıçanın kültü Anadolu’dan Mezopotamya’ya, Suriye, Lübnan ve Filistin yoluyla

okumak için tıklayınız

Azgın, çılgın deli, uğursuz olarak nitelendirilen ARES insanların baş belası, elleri kanlı, kaleler yıkan olumsuz bir varlıktır.

Ares. Savaş tanrı Ares’in Roma’da karşılığı Mars’tır. Roma devleti bu tanrıya ne kadar değer vermiş, saygı göstermişse, Yunan dünyası onu o kadar hor görmüş, sevimsiz, giderek gülünç bir kişi olarak canlandırmıştır. Hele Homeros destanlarında kaba kuvveti simgeleyen Ares’e eklenmedik aşağılayıcı sıfat kalmamıştır. Azgın, çılgın deli, uğursuz olarak nitelendirilen Ares insanların baş belası, elleri kanlı, kaleler

okumak için tıklayınız

En küstah, en terbiyesiz ve en ahlaksız olan; Antinoos

Antinoos. Eupeithes’in oğlu Antinoos şımarık, tembel, gözü doymaz, Odysseus’un malını, mülkünü vur patlasın, çal oynasın tüketmeye kararlı taliplerin başta geleni, en küstah, en terbiyesiz ve en ahlaksız olanıdır. Saldırgandır, yüksekten atarak konuşur, ona, buna çatar, asıl çekemediği kimse de amaçlarının gerçekleşmesini önleyen Telemakhos’tur. Ona karşı kurulan kumpasların, pusuların fikir babası hep Antinoos’tur: Pylos’tan dönüşünde Telemakhos’u

okumak için tıklayınız

İlkin Söz vardı, der Kitap. Bunu Platon duysa, söz mü, hangi söz, diye sorar.

MYTHOS VE MYTHOLOGIA İlkin Söz vardı, der Kitap. Bunu Platon duysa, söz mü, hangi söz, diye sorar. Çünkü eski Yunan dilinde söz kavramını vermek için bir değil, üç sözcük vardır: Biri “mythos”, öbürü “epos”, üçüncüsü “logos”. Mythos söylenen veya duyulan sözdür, masal, öykü, efsane anlamına gelir. Ama mythos’a pek güven olmaz, çünkü insanlar gördüklerini, duyduklarını

okumak için tıklayınız

Mitolojik yansımalar ve insan

Say Yayınlarından geçtiğimiz günlerde okuyucularıyla buluşan David Adams Leeming imzasını taşıyan ‘’ Mitoloji Kahramanın Yolculuğu’’ kitabı, doğa ve insan zekâsının geçirdiği evrim aşamalarını anlamak ve gerçek dünyanın hayali ürünlerle yeniden kurgulanışını konu alıyor; Yazar mitolojileri insanın kendini anlama çabasının bir ürünü olarak sunuyor. Mitoloji tek bir yazıda anlatılamayacak kadar detaylı bir yapıya sahiptir. İnsanlık tarihinin

okumak için tıklayınız

Bilinmeyenin keşfi: Mitoloji

Say Yayınlarından yayımlanan, Kathleen Sears imzasını taşıyan “Mitoloji 101”; Yunan ve Roma mitolojisini, Olympos Dağı’ndaki tanrılara – tanrıçalara dair bilmemiz gereken her şeyi konu almasının yanı sıra günümüzde hala kullandığımız birçok terimin mitlere dayanan köklerini ve mitlerin geniş literatürünün hayatımızda ne denli etkili olduğunu da gösteriyor. İnsanlar yüzyıllar boyunca sırrını çözemediği doğayı, evreni ve insanın

okumak için tıklayınız

Bir tirana öğütler…

Korintos tiranı Periandros hakkında yalanıyla gerçeğiyle pek çok şey söylenmiştir. Biz anlatılan hikayelerin her türlüsünü bir kenara bırakalım ve Thrasybulos’un öğüdüne dönelim. Bundan asırlar önce, kara Yunanistan’ındaki Korintos sarayında boşalan tahta yeni bir tiran oturur: Periandros. Babası, ‘kutu’ anlamına gelen Kypselos’tur. Çünkü henüz bebekken kendisini öldürmeye gelen 12 adamdan, annesi tarafından bir kutuya saklanılarak kurtarılmıştır.

okumak için tıklayınız

Yunan Mitleri – Robert Graves “basit bir anlatı formunda muazzam bir kaynak”

Anadolu, Girit, Mezopotamya, Fenike ve Mısır’daki sözlü geleneklerin ürünü Yunan mitleri tarih boyunca hiç durmadan konu edilip işlenmiş, işlendikçe değişmiş, değiştirilmiş, yeni biçimlere dönüşmüş ve bütün dünyada sanatı, edebiyatı, masalları, toplumsal yapıları ve gelenekleri etkilemiştir. Bu yolla tekrar tekrar karşımıza çıkan mitolojik karakterlerin, tanrıların, kahramanların; Zeus, İkaros, Metis, Kirke, Artemis ve bunun gibi yüzlercesinin asıl

okumak için tıklayınız

Paskalya’nın Tarihi

Üç parça hamurun örülmesiyle yapılan Paskalya çöreğinin ve hatta pastanelerde gördüğünüz üç parçadan oluşan dev çatalların hep sembolik anlamları var. Hepsi dini göndermeler içeriyor. Ama paskalya adetleri hristiyanlık öncesine dayanıyor. Paskalya’nın kutlandığı tarihler, Pagan tanrılarından Babilli İştar’ın, doğaya bereketi ve uyanışı getirdiği tarihlerle aynı zamana rastlıyor. Onun sembolü olan tavşan da yapılan kutlamaların önemli bir

okumak için tıklayınız

Bir 10 Ekim – Zafer Köse

02:15 Otobüslere binmemiz için sesleniyorlar. Günlerdir duyuruları, hazırlıkları yapılan Ankara’daki mitinge katılacağız. Emek, Barış, Demokrasi mitingi. Uğurlamaya gelen Yalovalı dostlarımız el sallıyor. Onların hazırladığı kumanyalar yanımızda. Selamlarını da yanımıza alıyoruz. Ankara’da buluşacağımız, tanımadığımız ama bildiğimiz dostlara götürüyoruz selamlarını. 03:10 İzmit’i geçiyoruz. Aracımız otoyolda ilerlerken daha az sarsılıyor. Otobüs içindeki canlılık da azalıyor. Yolcular uyumaya başlıyor.

okumak için tıklayınız

Güzellik, Güçlük… Yaşlılık – Zafer Köse

Canlı türlerinin hemen hepsinde, bireyler yaşlandıkça, içinde yer aldıkları toplulukta fazlalık haline geliyorlar. Özellikle göç eden veya sıkça yer değiştiren toplulukların, gruba yük olacak yaşlı bireyleri terk ettiği biliniyor. İlkel Topluluktan Uygar Topluma kitabında Alâeddin Şenel’in anlattığı gibi, insan türü bu konunun dışında kalmıyor. İnsanlığın avcılık-toplayıcılık döneminde fiziksel etkinlik ve dolayısıyla gençlik sağ kalmak için

okumak için tıklayınız

Guatemala Efsaneleri, Miguel Angel Asturias, Sonu gelmeyen tümceler ve sınır tanımayan bir düşgücünün romanı

Sonu gelmeyen tümceler, sınır tanımayan bir düşgücüdür “Guatemala Efsaneleri”. Ne öykü, ne şiirdir anlatılan. Ne olaylar ne de duygulardır verilen. Psikoloji ile biyolojinin ötesinde, doğal yaratıcı öğelerin kökensel yaşamsallığıdır aktarılmak istenen okura. Kızgın doğanın bir tür karışımıdır. Karmaşık bir bitki örtüsü, çağlar ötesinden gelen yerli büyüleri, “Salamanca” Hristiyanlığının deli bir düş içinde birbirine karışan “yanardağ”

okumak için tıklayınız