Kategori: Psikoloji
Freud’un Rüya Teorileri, Aktivasyon-Sentez Varsayımı (Psikoloji / Çevreyi Algılama)
Freud’un Rüya Teorileri, Aktivasyon-Sentez Varsayımı (Psikoloji / Çevreyi Algılama)
okumak için tıklayınızFreud’un Teorileri – I
Bu videoda Sigmund Freud’a ait zihin gelişimi, bilinç dışı, rüya, haz alma ve iç güdÜlerle ilgili teoriler anlatılmakta. Konu başlıkları aşağıdaki gibidir: – Psikoanalitik Teori – Rüya Teorileri – Ölüm İçgüdüsü, Gerçeklik İlkesi ve Haz İlkesi
okumak için tıklayınızFreud ve Psikanaliz: Freud Hakkındaki Doğrular ve Yanlışlar
Bu derste Sigmund Freud’un kısa bir biyografisi verildikten sonra kuramı ve psikoloji alanına katkıları incelenmektedir. Freud’un psikanalitik kuramının kısıtlılıkları ile popüler psikolojide halâ kullanılmakta olan bilinçaltı kavramı detaylı bir biçimde işlenmektedir.
okumak için tıklayınızModern Dünyanın Dehası: Sigmund Freud
Sigmund Freud bir şarlatan mıydı, yoksa bir dahi mi?… Kimliğimizi sorgulayan adam Freud’un yaşamından çarpıcı kesitler ve teorilerinin nasıl ortaya çıktığının hikayesi… Bettany Hughes’in Modern Dünya’nın Dehası belgeselinden derlenmiştir.
okumak için tıklayınızFreud’dan Lacan’a Psikanaliz – Saffet Murat Tura
Freud’dan Lacan’a uzanan, yeni buluşlarla, tartışmalarla dolu uzun yol boyunca psikanaliz hem dönüşmüş, hem de insanı açıklamak bakımından beşeri bilimleri etkileyecek çeşitli imkânlara sahip olduğunu göstermiştir. Saffet Murat Tura’nın bu klasikleşmiş kitabı bir yandan dikkatimizi bu imkânlara çekip irdelerken bir yandan da Freud’un kavramlarının ve psikanalizin Lacan’ın elinde kazandığı yorumu açıklamaya, anlamlandırmaya çalışıyor. Psikanalizin epistemolojik
okumak için tıklayınızPsikolojideki Krizin Tarihsel Anlamı – Lev Vigotski
Gelişim psikolojisi, çocukların ve ergenlerin psikolojik gelişimi, dil gelişimi, bilişsel gelişim gibi alanlarda yaptığı çalışmalarla tanınan Sovyet psikolog Lev Vigotski’nin temel yapıtlarından birini okurlarla buluşturuyoruz. Vigotski’nin bu kitabı, diğer eserlerinden bir miktar ayrılıp yöntem tartışmalarına odaklandığı, denebilirse diğer çalışmalarının altyapısını inşa etmeye çalıştığı, bunları yaparken de psikoloji dünyasında 20. yüzyıl başında yaşanan krizi ele aldığı
okumak için tıklayınızFreud’un Sherlock Holmes ve Mösyö Dupin’le arasındaki benzerlikleri
Didik Didik Freud’un 10. bölümünde Serol Teber ve Şenol Ayla, Freud ile, İngiliz yazar Arthur Conan Doyle’un meşhur roman kahramanı Sherlock Holmes ve Edgar Allen Poe’nun kitaplarında karşımıza çıkan dedektif Mösyö Dupin arasındaki benzerlikleri ele alıyorlar.
okumak için tıklayınızFreud’un üç başyapıt seçimi: Kral Oidipus, Hamlet, Karamazov Kardeşler
Freud’a göre edebiyat dünyasında 3 başyapıt vardır: Sofokles’in Kral Oidipus’u, Shakespeare’in Hamlet’i, Dostoyevski’nin Karamazov Kardeşler’i. Ve Freud bu üç başyapıtta da ortak noktanın babayı öldürmek olduğunu vurgular. Oğullar ancak babadan kurtulduklarında özgürlüğe kavuşurlar. Kral Oidipus babayı öldürüp bunu “yazgı” olarak niteler. Hamlet ise amcası öldürmeseydi kendisi babasını öldürecektir, o yüzden de babasının öcünü almak için
okumak için tıklayınızFreud’un yapıtlarında din kavramı
Didik Didik Freud’un bu bölümünde, Serol Teber ve Şenol Ayla, Freud’un yapıtlarında din kavramı üzerinde duruyorlar.
okumak için tıklayınızPsikoterapide İnternet Bağımlılığı – Daria J. Kuss, Mark D. Griffiths
Dijital çağda her birimiz vaktimizin çok daha büyük bir kısmını sanal evrende geçirir hale geldik. Kimi zaman mesleki mecburiyetler, kimi zaman sanal ortamda sosyalleşmenin karşı konulmaz cazibesi, kimi zaman ise eğlence amaçlı popüler aktiviteler bizi internet dünyasının içine doğru çekiyor; her yaştan insana yeni imkânlar ve seçenekler sunuyor. Ancak madalyonun diğer yüzü bu denli ışıltılı
okumak için tıklayınız“Sıkıntı Var” – Sıkıntı Üzerine Denemeler “Cansıkıntısıyla dinleniyorum ancak,”
“Sıkıntının temelde bir anlam krizine işaret ettiğinden yola çıkarak, sıkıntı mekânlarına ve zamanla ilişkisine, bir estetik kategori olarak kullanımına, siyasette uç verdiği anlara, edebiyat ve sinemadaki temsillerine ve ona karşı sunulan panzehirlere bakmak, bu coğrafyaya özgü anlam arayışlarına ve çatışmalarına dair kışkırtıcı sorular ortaya atabilir.” Aylin Kuryel, “Sunuş”tan Son yıllarda Türkçenin en yaygın kullanılan sözcüklerinden
okumak için tıklayınızDokunmanın Gücü Üzerine – Wilhelm Schmid
Dokunmanın insan ilişkilerinde, özellikle de yakınlık ve güven bağı kurmada, eşsiz bir önemi vardır. Besler, sağaltır, taze bir yaşama cesareti aşılar. Hem tüy gibi hafif hem de son derece etkili bir deneyimdir. Belki düşünmed en bile önce, insanı insan yapan temel şeydir. Dokunma, doyurucu bir hayatın vazgeçilmez unsurlarından biridir. Eksikliği, acı verici bir mahrumiyete dönüşebilir.
okumak için tıklayınızGilles Deleuze, psikanalizi ve Sigmund Freud’u kıyasıya eleştiriyor
Gilles Deleuze, psikanalizin her şeyi anne, baba ya da fallus gibi tek bir faktöre bağlamasından yakınıyor ve Freud’u eleştirirken sözünü sakınmıyor. Deleuze’ün 1988 yılında verdiği mülakatın “Arzu” bölümünü izliyoruz. Çeviri: İlker Kocael Gilles Deleuze (d. 18 Ocak 1925 – ö. 4 Kasım 1995), Fransız yazar ve filozof. Yirminci yüzyılın ikinci yarısında yaşamıştır. Kendi özgün düşüncesini
okumak için tıklayınızMilgram’ın İtaat Deneyi nedir?
Milgram Deneyi, insanların erk sahibi bir kişi veya kurumun isteklerine, kendi vicdani değerleriyle çelişmesine rağmen itaat etmeye ne ölçüde istekli olduklarını ölçme amacını güden bir deneyler dizisinin genel adıdır. Deneyin kilit noktası, deneklerin şahsi vicdanlarıyla çelişen unsurların varlığına karşı otoriteye nasıl boyun eğdiklerini gösterebilmektir. Deney içerisinde üç kişi bulunmaktadır: denek, işbirlikçi ve araştırmacı. Araştırmacı, otoriteyi
okumak için tıklayınızMilgram deneyi, itaatkarlık ve faşizm
Sosyal psikoloji dendiğinde ilk akla gelen isimlerden biri Stanley Milgram. Erken sayılabilecek bir yaşta hayatını kaybetmesine rağmen toplum davranışını anlamımızı kolaylaştıran pek çok deneye imza atmış bir akademisyen. Kuşkusuz en bilinen deneyi ise döneminde büyük tartışmalara yol açan ve kendi adıyla da anılan “itaat deneyi”. 1961-62 yılları arasında Yale Üniversitesinde gerçekleştirilen orijinal deneyin görüntülerine ve
okumak için tıklayınızPsikopolitika – Neoliberalizm ve Yeni İktidar Teknikleri – Byung-Chul Han
“Kendini özgür sanan performans öznesi aslında bir köledir. Efendisi olmaksızın kendini gönüllü olarak sömürmesi ölçüsünde mutlak köledir. Karşısında artık onu çalışmaya zorlayan bir efendi yoktur. Salt yaşamı mutlaklaştırarak çalışır. “Bir girişimci olarak neoliberal özne başkalarıyla amaçtan yoksun ilişkilere girmekten acizdir. Girişimciler arasında amaçtan yoksun bir dostluk oluşmaz zaten. Halbuki özgür olmak köken olarak dostlar arasında
okumak için tıklayınız