Kategori: Psikoloji

Alexander Luria kimdir? Hayatı

Alexander Romanovich Luria (16 Temmuz 1902 Kazan, Rusya – 14 Ağustos 1977 Moskova, Rusya) , çoğu zaman modern nöropsikolojik değerlendirmenin babası olarak tanınan , önemli bir nöropsikologdu . Halen çeşitli şekillerde kullanılmakta olan II . Dünya Savaşı beyin hasarı mağdurlarıyla yaptığı klinik çalışma sırasında kapsamlı ve orijinal bir nöropsikolojik test pili geliştirmiştir . Genel olarak

okumak için tıklayınız

Psikolojide Temel Düşünürler – Rom Harre

20. Yüzyıl, psikolojik olguları niteleme ve açıklama, bu sayede insan zihnini anlama girişimleri bakımından zengindi. Bu projeler, çok büyük sayı oluşturan farklı kişiler tarafından üstleniliyordu. En önemlileri arasında Ivan Pavlov, Sigmund Freud, Alexander Luria, Ludwig Wittgenstein, Lev Vygotsky, Jean Piaget, Burrhus Frederick Skinner, Alan Turing, Noam Chomsky, Frederic Bartlett, Jerome Bruner ve James Gibson vardı.

okumak için tıklayınız

Ben ve Savunma Mekanizmaları – Anna Freud

Ben ve Savunma Mekanizmaları’nı Anna Freud 1936 yılında babasının 80’inci doğum gününe armağan olarak yayımladı. Yazıldığı yıldan beri güncelliğini yitirmeyen kitap, bugün hâlâ gerek çocuk gerekse erişkin psikanalizini öğrenenler için en etkileyici ve yararlı eserlerden biri olma özelliğini koruyor. Psikanalizin dört okulu –dürtü kuramı, ben psikolojisi, nesne ilişkileri kuramı ve kendilik psikolojisi– içinde Anna Freud’un

okumak için tıklayınız

Bellek Metaforları / Zihinle İlgili Fikirlerin Tarihi – Douwe Draaisma

Hollanda’da ve çevrildiği ülkelerde büyük bir ilgiyle karşılanan Bellek Metaforları’nın temel sorusu şu: Bellek nedir? Bellek doğrudan tanımlanması çok güç bir yeti olduğundan felsefeciler ve psikologlar çağlar boyunca belleği anlamak için çeşitli metaforlara başvurmuşlar. Douwee Draaisma bu güzel kitabında okuru antikçağdan günümüze tarihsel bir yolculuğa çıkararak bu metaforları tanıtıyor. Mum tabletlerden kitaplara, fotoğraftan bilgisayarlara, hatta

okumak için tıklayınız

Sınır Durumlar ve Patolojik Narsisizm – Otto Kernberg

Günümüz psikiyatri ve psikanalizinin en önemli iki sorunu sınır durumlar ve patolojik narsisizmdir. Kernberg terapisi oldukça güç olan bu durumlara yaklaşımda yeni, özgün kuramsal ve pratik ilkeler geliştirmiştir. Özellikle nesne ilişkileri ve ben psikolojisine dayanan kuramsal yaklaşımında Kernberg bu durumlardaki aldırganlığa yoğunlaşmıştır. Kernberg’in oldukça sade ve doktorca bir üslubu vardır. Bununla beraber eseri Amerika’da psikiyatri

okumak için tıklayınız

Arzu Çağı – Joel Kovel

Arzu bürokrasiyi yenebilir mi? Arzu bizi özgürleştirebilir mi? Marksizmin arzuyu sahiplenmesi mümkün müdür? Marksizmin ilkeleriyle bağdaşan bir psikanalitik terapi olabilir mi? Bu sorulara yanıt ararken ciltler dolusu teori üretilebilir. Kovel, elinizdeki alçakgönüllü, ama aynı zamanda kendine özgü kaygıları olan bu kitapta yukarıdaki soruları yanıtlamaya çalışırken psikiyatri ve psikanalizdeki ana meseleleri radikal toplumsal düşünce açısından yeniden

okumak için tıklayınız

Kurmacanın Kıyıları – Jacques Ranciere

Sosyal bilimlerde kuramların polisiye kurmacalarla bir ilişkisi var mı? Nasıl bir ilişkidir bu? Karl Marx Kapital’de neden komedya yerine tragedyayı tercih etmiştir? Gazete haberlerinde saf gerçekliği mi okuyoruz? Peki “gerçekçi” denen anlatılarda kurmacanın rolü ne? Ya anlatılardaki pencereler nereye açılır? Geleneksel olarak kurmacanın dışında bırakılan insanlar romana ve öyküye nasıl dahil edildiler? Filozof Jacques Rancière

okumak için tıklayınız

Sonsuzluğun Tarihi – Jorge Luis Borges

Sonsuzluğun Tarihi, edebiyatın, felsefenin ve çevirinin kadim sorunlarını Borges bilgeliğinin süzgecinden geçiren, çarpıcı bir anlatı. Sonsuzluğun bir tarihi varsa bile o tarihi yazma çabasının beyhudeliğini en iyi Borges gösterebilir. Sonsuzluğun Tarihi’nde Borges, bu kez ironi yüklü diliyle düşünce dünyasının bildik doğrularını ters yüz ediyor. Nietzsche’ye atfedilen bengi dönüş teorisinin aslında ona ait olmayabileceğini, Binbir Gece

okumak için tıklayınız

Alçaklığın Evrensel Tarihi – Jorge Luis Borges

Borges Alçaklığın Evrensel Tarihi’nde kadim masalları ve gerçek yaşamöykülerini çarpıtarak yeniden anlatırken, insanlığa dair zamanı ve sınırları aşan tespitlerde bulunuyor. Alçaklığın Evrensel Tarihi, Jorge Luis Borges’in 1930’larda Arjantin’de çok satan Critica gazetesinin pazar ekine yazdığı yazıları bir araya getiriyor. Gerçek ile hayalin birleştiği bu yazılarda, Borges kurmacanın olgulardan daha gerçek, daha inanılır olduğunu gösteriyor. Okuru

okumak için tıklayınız