Kategori: Sanat

National Geographic Çocuk Fotoğraf Yarışması’nın kazanan fotoğrafları

National Geographic Kids, sadece 6-14 yaşları arasındaki çocuklar için düzenlenen yıllık fotoğraf yarışması olan Uluslararası Çocuk Dünyası Fotoğraf Yarışması’nın kazananları ilan etti. Hollanda’nın 11 yaşındaki Dewi Baggerman, dünyanın dört bir yanından gelen genç fotoğrafçıların 46.000’den fazla fotoğrafları içinden büyük ödüle layık görüldü.

okumak için tıklayınız

Picasso’nun Başarısı ve Başarısızlığı – John Berger

Yirminci yüzyılın en varlıklı ve ünlü sanatçısı olarak ölen Picasso, yorulmak bilmeyen yaratıcılığı ve şaşırtıcılığıyla henüz hayattayken bile bir efsane olmuştu. Böylece kitaplar, kartlar, röprodüksiyonlardan oluşan büyük bir endüstri doğdu Picasso adıyla anılan.

okumak için tıklayınız

Bir Fotoğrafı Anlamak – John Berger

Berger’in fotoğraf üzerine yazıları, onun düşünmeye verdiği dikkat ve özeni çok iyi kanıtlıyor. Yazılarını okumaktan bu kadar zevk almamızın bir nedeni olmalı: Düşünce onun için asla bir jest, kibir ya da entelektuel bir egzersiz değil. Küçük bir çocukken içgudusel bir merakla bakmanın yetişkin disiplinine kavuşmuş hali sanki.

okumak için tıklayınız

Antik Dünyadan Günümüze Ulaşmış 19 Oyuncak

Oyuncaklar büyük ihtimalle insanlığın başlangıcından beri vardı, çocuklar olduğu sürece oyuncakların da var olacağını düşünebiliriz. Bunun bir sonucu olarak arkeolojik kalıntılar arasında da oyuncaklara rastlıyoruz. Sizin için en eskisi MÖ 5000’li yıllara tarihlenen 19 oyuncağı derledik.

okumak için tıklayınız

Görünüre Dair Küçük Bir Teoriye Doğru Adımlar – John Berger

(*) “Bugün insanların içinde yaşadığı yalnızlığı kim önceden bilebilirdi? Her gün dünyaya ilişkin gövdesiz ve sahte bir imgeler ağı tarafından yeniden onaylanan bir yalnızlık. Ama imgelerin bu sahteliği bir hata değil. Eğer kâr peşinde koşmak insanlığın kurtuluşunun tek yolu olarak görülürse, gelir elde etmek mutlak öncelik haline gelirse, o zaman gerçekten varolanın itibar görmemesi, görmezden

okumak için tıklayınız

Teklifi Olmayan Kültür – Nurdan Gürbilek

Bir zamanlar Murat Belge bu ülkede insanların ekranda konuşamamalarından yakınırdı. Bu insanlar için ekran kendilerine dışarıdan bakan bir resmiyetin işaretiydi; karşılarında kamerayı ya da mikrofonu görünce devlet dairesine adım atmış gibi kaskatı kesiliyor, iki lafı bir araya getiremiyorlardı; sanırım böyle bir şeyi kastediyordu Belge. Oysa tersini söylemek gerekir bugün. Boğaz Köprüsü’nden atlamış, tesadüfen kurtulmuş biri

okumak için tıklayınız

Devrimin Güneş Mitosu

KARANLIKLARIN hakkından gelen ışık, ölümün bağrında yeniden doğan yaşam, başlangıcına dönmüş dünya metaforları, 1789’a yaklaşırken kendilerini evrensel olarak dayatan imgelerdir. Bunlar yalın metaforlardır, çağı olmayan antitezlerdir, yüzyıllardır dinsel değerlerle yüklenmişlerdir; fakat içinde bulunulan dönemde tercihlerin tutkulu bir biçimde yöneldiği değerler bunlardır. Eski düzen simgesel bir ufalmayla karanlık bir bulut, kozmik bir afet görünümünü almış olduğundan,

okumak için tıklayınız

Kolektivist (Marksist) bilinç ve kapitalist ilişkiler içinde fetişleşen sanatçı-şair üzerine – Berivan Kaya

Şairlik, ressamlık, heykeltıraşlık sanatsal üretim yapan insanlara verilen addır. Meta ilişkileri ve yabancılaşma sayesinde bu kavramlar bir hayli metafizik genişleme içerisine girerek, kişideki varoluşsal canlılık ve kendilik değeri oluşturma yerine yabancılaşmış emek içindeki paylarına göre anlam değişimine uğramış, fetişleşmiştir. Bu adlar dar anlamda bir işçi, fireze ustası, fastfood çalışanı, pazarlamacı ile aynıdır. Doğayı değiştirip nesne

okumak için tıklayınız

Van Gogh’un Huzur Arayan Kulağı

Yahya Kemal Beyatlı’nın “Deniz Türküsü” şiirindeki, “Girdiğin aynada geçmiş gibi diğer küreye/ sorma bir saniye şüpheyle sakın: Yol nereye?” dizelerinin sol kulağımdaki kristalleri rahatsız etmesi ile başlayan anlamsız baş dönmeleri bana; yolun nereye gittiğinden çok, yolun sonuna geldim duygusunu veriyordu ve “Van Gogh neden kulağını kesti” sorusunu yanıtını bildiğim yanılsamasını yaşıyordum. Oysa ben kendi kulağımı

okumak için tıklayınız

Tolstoy: Yürüdüğü yolu bilinçle aydınlatan insanların çabası önemlidir

Sanatın bereketi ve bilimsel dayanışma zorunludur. Bilim, sanatı anlaşılır bir hale getiren ve sanatı akla yaklaştıran bir ihtiyaçtır. Sanatın başarısı, bilime olan yakınlığıyla ilgilidir. Aradığı bilimsel özellikleri bulan ve inanan okuyucu, sanatın kendisine yüklediği misyonu algılayacak ve bunu başkalarına da taşıyacaktır. Fakat toplumdaki büyük kitleler, düşünceye ve düşünenlere karşı çıkacaktır. 

okumak için tıklayınız

Tolstoy: Sanat tükenir, sanatçı ezilir ve ortalığa bir anlamsızlık hakim olursa, hem kendimizi hem de geleceğimizi yitiririz.

Yüzyılın ilk yarısında sanat, okuma ve dinlemeye yö­nelik bütün etkinliklere egemendi. Goethe, Sebiller, Beethoven, Chopin, Raphael, da Vinci, Michaelangelo gibi o devirde yaşayan ya da yaşamayan kişiler dönemin yıldızlarıydı. Ancak, sanatın sürekli yenilenmesi görüşü yanlıştır. Çünkü sanatın amacı, sürekli tırmanmak, yükselmek, ilerlemek değildir. “Kendi döneminde yükselen sanatçı yıldızdır” görüşü yanlıştır. Çünkü, örneğin Van Gogh’un değeri çok sonradan anlaşılmıştır.

okumak için tıklayınız