Kategori: Şiir Kitapları

Güneş hepimiz için! adlı kitaba dair – Selma Sayar

Son günlerde öyle acılara tanık olduk ki tebessüm etmek kabahat, umut ise Kaf Dağı?nın ötesinde, sevinç de firarda. Hal böyleyken, moral değerlerimi düzelten bir kitap geçti elime. Nebih Nafile?nin Güneş Hepimiz İçin kitabı. Kitabın değerlendirmesine geçmeden Nebih Hoca?dan söz etmeliyim biraz da. Onunla tanışıklığımız yıllar öncesine dayanır. Mesleğe

okumak için tıklayınız

Güneşin İntihar Çiçekleri ve Hüseyin Kartal – Adil Okay

?Güneş doğacak usta/ o gittiği yollardan/ çıkıp gelecek yine/ yine üstünde siyah paltosu/ yine usta/ yine oturup karşıma/ insanların anlamadığı o dilden konuşacak benimle!?, diyor Hüseyin kartal bir şirinde. Evet, zaman geçiyor. Mevsimler. İnsankızı – oğlu geçip gidiyor bu dünyadan. Sonra, ?Güneş yeniden sevdaya doğuyor?, doğa yeniden uyanıyor? Yeniden doğmayan sadece insan. İnsanın doğar doğmaz

okumak için tıklayınız

Onur Aslan’ın yeni kitabı: Başucumdaki Karanlık – Murat Altunöz

Bir şehrin edebiyatın yaşatan onun içindeki dizeleridir. Öyle usulca sokulur yanımıza. Zamansız ölümler açılır bazen kapılardan, gidişler telaşlı olur, aşklar kala kalır her sokak başında. Her şehirde vardır bir şövalye. Edebiyatı sevdirmek ister, şiirler yazar, dergiler çıkarır ama dergiler hep birkaç sayıdan sonra iflas eder ve kapanır. Çünkü dergiyi satın alandan çok şiir yazan vardır

okumak için tıklayınız

Ol!.. – Nilay Özer

(…) bir an yarılması bu yıldırım yanılması yoksulluğun semiz bitleri çoğalırken gazla taranmış saçlarımdaki yangın ihtimali çekiyor seni aralaya -laya teneke kapıları dilimize yasaklı sözcükler iliştiren şimşekleri nekre bulutlara güvenme çünkü tersten okuyunca geri teper bu yağmur alnımıza rastlayıp duraksayan hınç

okumak için tıklayınız

Şairlerimizin Diliyle Barış – Asım Bezirci

Şairlerimizin Diliyle Barış, Asım Bezirci’nin, yayınevimizin daha önce yayınlanan Halkımızın Diliyle Barış Şiirleri’nin devamı niteliğinde. Kitap, “Şirimizde Barış” ve “Barış Şiirleri” adlı iki bölümden oluşuyor. Birinci bölümde önce savaş ve barışın tanımları yapılıyor, özellikleri anlatılıyor, haklı ve haksız savaşlar üzerinde duruluyor. Devamında Balkan, Birinci Dünya, İkinci Dünya, Kore ve Vietnam gibi 20. yüzyılın en büyük

okumak için tıklayınız

“Eylül Kokusu” ve Adil Okay – Temel Demirer

?Kaç Kişi Kaldık?? sorusu ile post- modernizmden malûl ?yenik ruh hâline?, ?Hayır? diyen Adil Okay, yaşadığı tarihin umutlarını bizimle paylaşırken, Can Babanın yolunda, İbni Haldun?un uyarısını unutmamacasına ilerliyor… Okay?ın ?uzun yürüyüşu?nde ?düş kırıklıkları?, ?yenilgi?, ?aşk?, ?sürgün? ve ?yitirilenler?; ya da başkaldıran insana ait her şey var! Ama yılgınlık, vazgeçiş, tövbe yok… Insan(lık)tan umudunu kesememiş Okay;

okumak için tıklayınız

Berrin Taş Şiirinde Aşk – Mustafa Özmen

Aşk eylemdir. Hemde insanlığın yarattığı en görkemli eylemdir. Bir yanıyla sevgidir, bir yanıyla kavga, bir yanıyla savaştır, bir yanıyla barış. Aşk doğası gereği birçok çelişkiyi içinde barındırır. Bundan ötürüdür ki, insanlık birçok tanım yapmıştır bu kavrama. Üzerine en çok düşünülen kavramlardan biri olmuş. Aşk, kimini insana, kimini tanrıya, kimini doğaya bağlamış. Herkes kendince aşka tanımlar

okumak için tıklayınız

Kul Nesimi – Cahit Öztelli

Ben melâmet hırkasını kendim geydim eğnime Âr-ü nâmus şişesini taşa çaldım kime ne Gâh çıkarım gökyüzüne seyrederim âlemi Gâh inerim yeryüzüne seyreder âlem beni Gâh giderim medreseye ders okurum Hak için Gâh giderim meyhaneye dem çekerim ışk için Sofular haram demişler ışkımın şarabına Ben doldurur ben içerim günah benim kime ne

okumak için tıklayınız

81 İl – 81 Şiir – Doğan Soydan

Doğan Soydan’ın uzun zamandan beri tamamlamaya çalıştığı 81 İL – 81 ŞİİR kitabı yayımlandı. 81 ilin tarihi ve kültürel zenginliğine, doğal güzelliklerine dikkat çekerek Türkiye’yi tanıtmaya ve bunu bir şiir tadıyla sunmaya çalışan amaçlayan Soydan’ın 81 İL ? 81 ŞİİR adını verdiği didaktik şiirleri Pelikan yayınları arasında yerini aldı. Kitabın ilk sayfalarında yer alan “81 İL

okumak için tıklayınız

Deniz Feneri – Behçet Aysan

Behçet Aysan’ın Deniz Feneri şiir kitabı, 1987 yılında basılmış ve yine aynı yıl Abdi İpekçi Barış ve Dostluk Ödülü almıştır. 1993 yılında Sivas Katliamında yobazlar tarafından katledilen Behçet Aysan’ın anısına kızı Eren Aysan, bir düşü gerçeğe dönüştürmek adına 2006 yılında  Uğur Mumcu Vakfı Yayınları  tarafından basılan Deniz Feneri şiir kitabı tekrar yayınlandı. Bu hüzünlü kitapta;

okumak için tıklayınız

Yeni Hayat – Dante Alighieri

Dante, büyük yapıtı “İlahi Komedya”yı hazırlayan kitabı “Yeni Hayat”ı 1292’de yazmaya başlamıştı. Beatrice ile tutkulu serüveninin izlerini taşıyan kitap, yazılış özellikleri nedeniyle modernlere de öncülük etmiş bir yapıya dayanır. “Yeni Hayat” (Vita nuova) klasik Avrupa edebiyatının temel metinleri arasında yer alıyor. Yeni Hayat, Dante’nin 31 şiirini, bu şiirlerin yazılış amaçlarını ve şiirlerin yapısal çözümlerini barındıran

okumak için tıklayınız

Seçme Şiirler – Eugene Guillevic

Sürrealizmin şiire egemen olduğu sıralarda, Guillevic, şeylerin destanını anlatan Terraké; Ponge ise Şeylerden Alınmış Kesitler adlı yapıtlarıyla bu akımın karşısında yer almışlardı. Kuşkusuz bu bir raslantı değildi; şiirde daha önce uç veren eğilimlerin, bu şairleri getirdiği kaçınılmaz bir sonuçtu. Nitekim Rilke, kendi ülkesinde Cezanne örneği üstünde durarak şeylerin şiirini geliştirmişti.

okumak için tıklayınız

Hüzün – Hasret ve Hürriyet Şairi: Sevilay Yücedağ – Müslüm Kabadayı

?3H şairi? olarak kodlayabileceğimiz Sevilay Yücedağ?la tanışmamızı sağlayan, kendisi de şair-yazarlığıyla edebiyat dünyamızda ?içten yol alan? Ayşe Kaygusuz?a teşekkür ediyorum öncelikle. Sermayenin, yeni Pazar alanlarını genişletirken özellikle kadınlara ?cadı avı?yla başlattığı büyük saldırının üzerinden 300 yıl geçmesine karşın, günümüzde ?ucuz işgücü?, ?tüketim aracı?, ?tecavüz nesnesi? haline getirilmeye çalışıldığı günümüzde onurlarıyla emek ve sanat mücadelesi veren

okumak için tıklayınız

Boris Godunov – Aleksandr Sergeyeviç Puşkin (Alexander Pushkin)

Aleksandr Puşkin (1799-1837): Otuz sekiz yıl süren kısa hayatı, komploya çok benzeyen bir düelloyla son bulduğunda Puşkin şiirleri, romanları, öyküleri ve oyunlarıyla çoktan 19. yüzyılın ve Rus Edebiyatının öncü yazarlarından biri olmuştu. Puşkin Shakespeare’in tarihi oyunlarından etkilenerek yazdığı Boris Godunov tragedyasında insanın iktidarla ilişkisini gayet yalın, gerçekçi bir şiir diliyle aktarmaktadır.

okumak için tıklayınız

“Benim Dağıstanım”a dair – Yusuf Şaylan

Daha dün arkadaşlarımı kandırıp, haydin, derdim, kayalıklara, kuş yuvalarına Sonra birden aşk geldi; sert, mavi gözlü, ve bir anda yetişkin etti beni. Daha dün kendimi yetişkin sayardım, Aksaçlı, bilge, ömrünün son günlerinde Sonra birden aşk geldi, öylece, yalın, gülümseyiverdi Ve ben yeniden çocuğum onun önünde

okumak için tıklayınız

Gülderen Canyurt’un “Suya Düşen Sözcük”leri – Duran Aydın

Gülderen Canyurt adını taşır bir insan var, Karabük’te yaşar. Şair… Hem de az değil, ‘iki kitap’ yazmış bir şair… Şunun için iki kitap ‘az’ değil: Her ne kadar üçümüzden beşimizin ‘şair’ olduğu yolunda absürd böbürlenmelerimiz varsa da; sokaktan çevirin on kişimizi, on şair adı sayamayız! Ve bırakın on şiir kitabı adını saymayı, yüzde seksenimiz, hayatları

okumak için tıklayınız

Susmalar Kitabı – Aydın Şimşek

Aydın Şimşek, önce yayınladığı beş şiir kitabı ve bir eleştirel inceleme kitabıyla yazma deneyimini bugüne getirdi. Bu deneyimler Susmalar Kitabı’nda, kendini tekrar etmeden kendi kalabilmeyi, bir özgünlük çizgisini yaratmak için sahici olabilmeyi işaretlemekte. Yoğun, zorlayıcı, zihni tembelliği izin vermeyen eleştirelliği, şiirlerin atlasında belirgin vadilere ve rüzgarlı yokuşlara götürüyor okurunu.

okumak için tıklayınız

Coşkun Karabulut?un Toplu Şiirleri: ?Beni Zamansız Bırak?* – Duran Aydın

Kendisi de bir şair olan Coşkun Karabulut sanatçıları, özellikle yazarları ?düşünür?, şairleri ise ?sezgi ustası? olarak görür. Ama bu sezgiyi edinebilmesi için hayatı balkondan izlememesi; felsefe, sosyoloji, tarih, biyoloji vb. kaynaklardan beslenmesi gerektiğini, beslenerek üçüncü bir göze sahip olunabileceğini söyler.

okumak için tıklayınız

Ertan Şahin?in ?Girift?i – Duran Aydın

N?olacak canım; herhangi bir sanat dalına ilgi duymasak da pekâlâ yaşayabilirdik; öyle değil mi? Şu dağı dolanıp gelen rüzgâr, ta aşağılarda kim bilir hangi denizleri yalayıp geçerken yorulacak? Sonra da açacak kanatlarını martılarla bir, camgöbeği mavide güneşlenecek? Bir kuşluk vakti, gönlümüz o derinliklere demir atarmış atmazmış; çok mu önemli? Önemli, anlamlı ve ?yaşamsaldır!? ?Filler ve

okumak için tıklayınız