Kategori: Sinema

Bisiklet Hırsızları – Kemal Ekin Aysel

Vittorio De Sica’nın, sinema tarihinin en önemli yapıtlarından birini, “Bisiklet Hırsızları”nı (Ladri Di Biciclette) oluşturmak üzere yola çıkarken çok yalın bir fikri vardır. Arzusu, bir adamın kentte bir gününü, sokaklarda yaşadıklarını bir buçuk saate sığdırmaktır başlangıçta. Silik, gözden rahatlıkla kaçabilecek, ‘değersiz’ bir adamdır bu. Herhangi bir işçidir. Kendisinden çalınan bisikleti arar durur Roma sokaklarında. De

okumak için tıklayınız

V for Vendetta : Özgürleşmek istiyoruz ama bunun bedelini ödemek istemiyoruz.

V for Vendetta filmindeki Evy, kendisini doğru bildiği şeyleri yapmaktan alıkoyanın korkaklığı olduğunun farkına varıp V’den onu korkularından özgürleştirmesini istemişti. Tabii bunun bedelinin işkencelerden geçip ölümle yüzleşmek olduğunu bilseydi, belki de bu hedefinden vazgeçerdi. Özgürleşmek istiyoruz ama bunun bedelini ödemek istemiyoruz. Oysa bu, ıslanmadan yüzmek kadar imkânsız değil mi? Özgürleşmenin ancak engelleri aşma sürecinde bireyin

okumak için tıklayınız

“Kurak Günler”, Obruğun Öte Tarafına – Başak Çeliktemel

Kurak Günler filmi, masaya yatırdığı onlarca toplumsal meseleyi aynı zamanda tartışmaya açan oldukça çarpıcı, başarılı bir film. Sinemanın dili, her ne kadar kendine has olsa da onu parçalara ayırıp anlamamız dil sayesinde gerçekleşir. Sinema filmi ile ilgili inceleme yazısını yazmak istememin nedeni metne, dile ve elbette edebiyata odaklanacak olmam. Bu yazıda, bir gösterge olarak obruğu ve Emre

okumak için tıklayınız

Quentin Tarantino’nun izlemeyi önerdiği 35 film

indiewire.com sitesinin Zack Sharf adlı yazarının 14 Mayıs 2021 tarihli yazısına göre Quentin Tarantino’nun izlemeyi önerdiği 35 film: İyi, Kötü ve Çirkin (Il buono, il brutto, il cattivo) (1966) Abbott and Costello Meet Frankenstein (1948) Dunkirk (2017) I Tre volti della paura (1963) Koyu Kırmızı (Profondo Rosso) (1975) Sosyal Ağ (The Social Network) (2010) Easy

okumak için tıklayınız

Siyaset ve Dinin Gösterisi / Günümüz Türkiye Sinemasından Altı Film Üzerine – Ebru Thwaites Diken

Günümüz Türkiye sinemasından altı film: Gnostisizmin kefaretçi, mesihçi ve devrimci yönlerine olumlayıcı yaklaşan bir masal üzerine kurulmuş Ulak, din ile ekonomi arasındaki ilişkiyi tartışma fırsatı sunan Takva, din görevlisi başkahramanı Selman Bulut’un Karaköy’deki merkez camisinde işlenen bir cinayeti soruşturduğu İtirazım Var!, heterodoks İslam ve sosyalist düşünce arasındaki paralellikleri konu edinen İftarlık Gazoz, İslam’ın modernlikle bağdaşabilirliği

okumak için tıklayınız

Kurosawa’nın Raşomon’u – Paul Anderer

“Bir sanatçıyı işaret etmek için ‘dev’ tabiri çok sık kullanılır oldu. Ancak istisnai olarak Akira Kurosawa’nın durumunda bu tabir kesinlikle yerine oturuyor.” Martin Scorsese Dünya çapında bir ikon statüsüne erişmiş olmasına karşın Akira Kurosawa’nın hayat hikâyesi hâlâ bilinmezliğini korur. Bu açıdan bir tür Raşomon etkisiyle hayatın sanatı taklit ettiği söylenebilir. Bu kitap önce genç bir sosyalist

okumak için tıklayınız

Vicdan ve adalet: Hapishane Müdürü – Farhad Eivazi

2019 Yılı Suç ve Ceza Film Festivali’ne katılan tek İran filmi “Hapishane Müdürü” yönetmen Nima Javidi’nin ikinci uzun metraj filmi. Film hapishane müdürü olan ana karakterin, mahkumların yer değişimi sırasında yaşanan bir firar olayı nedeniyle vicdan ve adalet arasında bir mücadeleye girmesini ve vicdani çelişkiler yaşamasını anlatıyor. İngilizceye “The Warden” adıyla aktarılan Sorh-Post filminin Türkçedeki

okumak için tıklayınız

Türk Sinemasının İlk Grev Filmi

Bir Grev Filmi Denemesi ve Emekçi Grevleri Meslekle ilgili ilk sinemasal sendika 1963 yıllarında Metin Erksan tarafından kuruldu. Adı Sine-iş (Sinema İşçileri Sendikası) olan sendikanın Genel Başkanlığı’nı da Erksan üstlendi. Ve ilk kez emekçiler, haklarının korunmadığı ve giderek de sömürüldüğü bir dönemde bir araya gelerek “sinemaya el koydular”. İşte ilk kez bilinçli bir örgütlenmenin getirdiği

okumak için tıklayınız

İzlemeniz gereken en iyi 10 Sovyet filmi

Sovyet rejimi sırasında Rusya’nın dev sinema sektörüne milyonlarca dolarlık yatırım yapıldı. Bugün sadece bu filmler büyük bir bağlılıkla hatırlanmakla kalmıyor, filmlerde rol alan oyuncular da o yüzyılın gösteri dünyasının en iyi isimleri arasında sayılıp yüceltiliyor. Haliyle, filmlerdeki birçok dilsel ifade ve espri de zamanla günlük Rus dilinin bir parçası haline gelmiş. Bugün zengin Rus kültürünü

okumak için tıklayınız

Andrei Tarkovsky’e göre en iyi 10 film

Tarkovsky’nin “en sevdiği” filmler hangisiydi? İşte usta yönetmenin 1972 yılında sinema tarihçisi Leonid Kozlov’a verdiği o liste… 1. Woman in the Dunes / Kumların Kadını (1964, Yön: Hiroshi Teshigahara) Film böcek toplamak ve incelemek için üç günlük izine çıkan Niki Jumpei‘nin gittiği kırsal alanda son otobüsü kaçırdıktan sonra köylülerin evinde konaklamasını konu alıyor. Etrafı kum

okumak için tıklayınız

Popüler Sinema’nın Mitolojisi – Tuncer Çetinkaya, Veysel Atayman

Bu kitap, popüler sinemanın dört türünü kapsıyor… Komedi, Western, Melodram ve Korku. Uzun zamana yayılan araştırmanın, düşünmenin, tartışmanın, birikimin bir ürünü Popüler Sinema’nın Mitolojisi. Sayısız yazılı kaynak ve film eşlik etti bu sürece. Açık ki imgelerden ve göstergelerden kurulu bir dünyanın, hayatın gerçeklikleriyle ilintilerinin çözümlenmesi ve yeniden okunması entelektüel derinliği, analitik kaygıları gerektiriyor. Çok-düzlemli, çok-disiplinli

okumak için tıklayınız

Politik Kamera – Çağdaş Hollywood Sinemasının İdeolojisi ve Politikası

Politik Kamera, altmışlı yıllardan seksenlerin ortalarına kadar, Hollywood sinemasının, politik yönelimlerle ilişkilerine bakıyor. Bu eleştirel bir sinema incelemesi: Karşı kültürden karşı devrime, liberalizm, sınıf ve etnisite, cinsiyet, korku, militarizm, birey ve toplum, temsil ve birçok kavram bu kitabın çerçevesini oluşturuyor. Sinema, politika, kültür zemininde derinlikli bir yaklaşım sözkonusu. Ryan ve Kellner, altmışların özgürlükçü ve eşitlikçi

okumak için tıklayınız

Costa Gavras ve Politik Gerilim Sineması – İpek Elif Atayman

“Ölümsüz”den “İtiraf”a, “Sıkıyönetim”den “Kayıp”a, “Müzik Kutusu”ndan “Amen”e uzanan bir çizgide, “politik film” geleneğinin önemli bir parçasına dönüşen Costa Gavras sineması, bir yandan ana akım sinema formlarıyla uyum içinde görünürken, diğer taraftan da Batı anlatı geleneğinde var olan “rahatlatıcı” etkiyi bozma, seyirciye çığırından çıkmış bir dünyada yaşadığını hatırlatma gibi önemli bir işlev üstlenmiştir. Popüler anlatının bütün

okumak için tıklayınız

Hakkari’de Bir Mevsim Filmini İzle

Hakkâri’de Bir Mevsim, yönetmen Erden Kıral tarafından 1982’de çekilmiş bir filmdir. Filmin senaryosu, Ferit Edgü’nün aynı adlı romanına dayanılarak, Ferit Edgü ve Onat Kutlar tarafından yazılmıştır. Filmde, sürgün olarak Hakkâri’ye giden bir öğretmenin (Genco Erkal), orada güçlükler içinde geçirdiği bir kış mevsimi anlatılmaktadır. Filmin başlıca oyuncuları arasında Genco Erkal, Rana Cabbar, Erol Demiröz, Berrin Koper,

okumak için tıklayınız

Oyuncu Yeşilçam Yıldız Sisteminde Bir Anti-Yıldız: Adile Naşit

Babası tiyatronun efsane isimlerinden tuluatçı “Komik-i Şehir” Naşit Bey, annesi kantocu Amelya Hanım, büyükannesi kantocu “Küçük Verjin”, dedesi kemani Yorgi efendi, dayıları tuluatçı-düettocu Niko ve kemani Andre, kardeşi tiyatro-sinema oyuncusu Selim… Kısaca, kanında “oyuncu”luk olan bir sahne sevdalısı Adile Naşit… Oyuncu, dış görünüşüyle klasik “yıldız” standartlarına taban tabana zıt sayılsa da oyunculuğuyla, sahneye/rollere hâkimiyetiyle, duruşuyla

okumak için tıklayınız

Kat – Sinema ve Etik – Umut Tümay Arslan

Bugün muhafazakârlığın şiddetinden, vaazlarından ve dayatmalarından farklı, yaşadığımız gezegeni merkeze alan ve insanın ne olduğunu yeniden sorgulayan bir etiğe ihtiyacımız var. Seyrettiğimiz onca film üzerinde sosyal kuramın terimleriyle düşünmeye de ihtiyacımız var. Kat buna girişiyor, filmleri kesip parçalara ayırarak bağlantılar arıyor: Bu bağlantılar yoluyla, filmlerin bize etik varlıklar oluşumuzu hatırlatma, seçim yapmaya zorlama, zevk ve

okumak için tıklayınız

IMDb’ye göre Netflix’te yayınlanan en iyi 20 film

İnternet üzerinden sinema filmi ve dizi film içeriği sunan Netflix’in en iyi 20 filmi belli oldu. Çok uygun fiyatlar ile netflix, spotify veya youtube premium hesapları almak ister misiniz? Bu konuda tecrübeli ve güvenilir kullanıcılar Sadeceon sitesinde bir araya gelerek talep ettiğiniz hesap satışını sizin için çok ekonomik fiyatlara sunuyorlar. Ekonomik netflix üyelik ücretleri –

okumak için tıklayınız

Bir korku metaforu olarak ev!

Hali, vakti, durumu ve uygunluğu olanların evlerine tıkıldığı ve belli ki bir süre daha bu halin devam edeceği zamanlardan geçiyoruz. COVİD 19 salgını, başladığı yerde Çin’de gerilemeye devam etse de belli ki Türkiye dâhil olmak üzere özellikle Avrupa ve ABD’de bir süre daha can almaya, günlük hayatı felç etmeye devam edecek. Becerebilenlerin kendilerini eve kapattıkları

okumak için tıklayınız

İftarlık Gazoz’da anlatılan kimin hikayesi?

Türkiye toplumu, 1980’li yıllardan bu yana bir kimlikler savaşı yaşıyor. Yüzyıllık modernleşme ve uluslaşma süreci içinde bastırılmış ve dışlanmış kimlikler, toplumun yapıtaşlarını yerinden oynatacak şiddette sarsıntılar yaratarak birbiri ardına geri dönüyor. Son aylarda, ülkenin güney sınırlarına gelip dayanmış olan iç savaş ortamı, kanlı çatışmalar ve katliamlarla içeriye doğru yayılıyor. Türkiye toplumu, adeta (siyaset felsefecisi) Thomas

okumak için tıklayınız