Kategori: Söyleşi

Celal İlhan’la Söyleşi: Hatice Sönmez Kaya

Söze, çocukluğunuzdan, gençlik yıllarına uzanan yıllardan, yazmaya ne zaman başladığınızdan girelim mi? Çocukluk ve gençlik dönemimde yazarlığa özenmem için ne yönlendirici bir çevre ne de özenebileceğim bir örnek vardı önümde. Şu kadarını söyleyeyim ki çevremdeki gençlerle kıyaslanınca hayalciliğimin, gözlemciliğimin, sorumluluk anlayışımın daha yüksek olduğunun ayrımındaydım. İlkokuldayken öğretmenlerimin verdiği kitapları su gibi okuyan, ortaokuldayken okul kütüphanesinin

okumak için tıklayınız

Karl Marx ile Söyleşi 1871: Düşünen bir düşçü ve düşleyen bir düşünür.

DÜŞÜNEN BİR DÜŞÇÜ VE DÜŞLEYEN BİR DÜŞÜNÜR ENTERNASYONALİN ÖNDERİ KARL MARXLA GÖRÜŞME R. LANDOR 1871 EMEĞİN SERMAYEYE KARŞI AYAKLANMASI, ENTERNASYONALİN İKİ YÜZÜ, TOPLUMUN DÖNÜŞÜMÜ, BİRLEŞİK DEVLEILERDEKI GELİŞMELER Londra, 3 Temmuz — Benden Uluslararası Emekçiler Birliği konusunda bir şeyler bulup çıkarmamı istediniz, ben de bunu yapmaya çalıştım. Şu anda bu oldukça güç bir iş. Londra söz

okumak için tıklayınız

Friedrich Engels ile Söyleşi 1893: “Biz, orta sınıf partilerine nüfuz etmeye inanmıyoruz. Biz halka nüfuz ediyoruz.”

Herr Engels’i Regent’s Park Road’daki evinde zafer sarhoşu olarak buldum, kuşkusuz Alman Reichstag’ı seçimlerinin sonucu nedeniyle. “10 sandalye kazandık” dedi sorularıma yamt olarak. “Birinci turda 24 sandalye aldık, ve ikinci tura kalan 85 adayımızdan 20’si seçildi. 16 sandalye kazandık ve 6 kaybettik, bize net kazanç olarak 10 sandalye kaldı. Berlin’de 6 sandalyeden 5’i bizim.” “Toplam

okumak için tıklayınız

Yaşar Kemal’in kaleminden Sait Faik ile söyleşi

Yaşar Kemal 30, Sait Faik 47 yaşındayken, röportajlar yapan Kemal, Faik’e Mark Twain Cemiyeti’ne fahri üye seçilmesini sormak istiyor. Sait Faik’i bulmak için İstiklal Caddesi’nde bir ileri bir geri yürüyor, orada bulamayınca Kadıköy sahile gidiyor, orada da bulamayınca Burgaz adaya gidiyor, sonra şehre geri geliyor ve ilk baktığı kaldırımda buluyor arkadaşını. Sonrası, Sait Faik ölmeden

okumak için tıklayınız

Yaşar Kemal: “Bana hep sordular, sen romanı niçin yazıyorsun?”

2012 yılında vermiş olduğu bir söyleşi, Yaşar Kemal’in yazıyla olan ilişkisinin nasıl başladığını daha iyi anlamamızı sağlıyor. “Ben edebiyata çocukken başladım. Çocukluğumda bizim köye çok âşıklar, destancılar gelirdi. Onlara çok meraklıydım. Köye her destancı geldiğinde ben onun yanındaydım, sonra onlar gibi şiir söylemeye başladım. Köyün kayalık dağına çıkar dağ üstüne, çiçekler üstüne türküler söylerdim kendi

okumak için tıklayınız

Ece Temelkuran: “Benim anayurdum dilim” (Söyleşi: Elif Şahin Hamidi)

Ece Temelkuran’ın iyilik güzellik çabası her şeye rağmen devam ediyor; şu çivisi çıkmış dünyaya rağmen… Çünkü insan milyonlarca yıldan bu yana böyle yapmış: iki bin yıl önce bir tabağa, bir sürahiye şahane bir çiçek işlemiş, bir kadın  dokuduğu kilime biraz daha güzellik katmak için bir motif daha eklemiş. Her şeye rağmen azimle dönmeye devam eden

okumak için tıklayınız

Hayat Yaşamaya Değer – André Comte-Sponville, François L’Yvonnet (Söyleşi)

Büyük Erdemler Risalesi ile geniş bir okur kitlesine ulaşan André Comte-Sponville, bu defa Hayat Yaşamaya Değer’de entelektüel gelişimini, düşüncesinin köşe taşlarını, yalın bir üslupla anlatıyor. François L’Yvonnet’nin yönlendirmesiyle ilerleyen bu uzun söyleşi, sorular soran ve yanıt arayışının hiç bitmeyeceğini gözler önüne seren özgün bir felsefecinin yaşam güzergâhını sunuyor. Söyleşi, günümüz dünyasını, dahası yaşama sanatını anlamaya

okumak için tıklayınız

Byung-Chul Han: “ölüm korkusuna dayalı olan bir sağ kalma toplumunda yaşıyoruz.”

Güney Koreli felsefeci, kültür kuramcısı, yazar Byung-Chul Han, koronavirüsle birlikte ortaya çıkan toplumu “İyi yaşama duygusunu tamamen kaybeden, hazzın da sağlığa feda edildiği bir sağ kalma toplumu” olarak nitelendiriyor. İspanya merkezli uluslararası haber Ajansı EFE muhabirleri Carmen Sigüenza ve Esther Rebollo’nun sorularını yanıtlayan Han, “Bu gidişle sanki daimi bir savaş halinde yaşıyormuşuz gibi, sağ kalmak

okumak için tıklayınız

“Fırtınalı Yıllarda İbrahim Kaypakkaya” adlı kitabın yazarı Emrah Cilasun ile söyleşi

Türkiye devrimci hareketinin önder kadrolarından İbrahim Kaypakkaya 18 Mayıs 1972 tarihinde Diyarbakır’da işkenceyle katledildi. “Ser verip sır vermeyen” Kaypakkaya’nın bilinmeyen yazılarını “Fırtınalı Yıllarda İbrahim Kaypakkaya” adıyla kitaplaştıran yazar Emrah Cilasun ile Kaypakkaya’yı konuştuk. Tekin Yayınevi’nden çıkan kitap Kaypakkaya’nın yazıları ve mücadelesine yer veriliyor. Kaypakkaya’nın bilinmeyen yazılarını uzun yılları kapsayan titiz bir çalışmayla derlediniz. Kaypakkaya’yı özgün

okumak için tıklayınız

1 Mayıs 1977’den Kalan Sorular / Dönemin İstanbul Belediye Başkanı Ahmet İsvan ile söyleşi – Zafer Köse

Yalova’nın Çiftlikköy İlçesi’ne bağlı Taşköprü Beldesi’nde bir evin kapısını çalıyoruz. 1973-1977 yıllarında İstanbul’da belediye başkanlığı yapmış olan Ahmet İsvan içeriye davet ediyor. Dışarıdan bakıldığında köydeki diğer evlere benzese de, içeri girince, burasının bir köy evi olmadığı hemen anlaşılıyor. İsmet Paşa’nın her gelişinde oturup kahve içtiği koltukta, bir az şekerli içiyoruz. Sohbet sırasında, fincanımızı, Bülent Ecevit’in

okumak için tıklayınız

Aziz Nesin Söyleşisi – Zeynep Oral

Yazdan kalma bir günde Nesin Vakfı’nda Aziz Nesin’le Zeynep Oral sohbet ediyor. TV’de yayınlanmak üzere alınan kayıtlar Aziz Nesin’in samimi, sıcak ve “fazla sevimli” göründüğü gerekçesiyle kullanılmamıştır. 1992-93. Aziz Nesin anlatıyor; Genç görünmenin sırları neler? Nesin Vakfı’nın kuruluş amacı neydi? Vakıfta eğitim nasıl oluyor? Yasak var mı? Kurallar neler? Neden serseri olmadığını, kendisini kurtaran üç

okumak için tıklayınız

Aziz Nesin neden Nesin soyadını aldı?

Soyadı yasası çıkınca herkes fiyakalı deyimler almaya başladı. Ben o sırada lise dokuzuncu sınıftaydım. Babam, “Bize bir soyadı seç,” dedi. Demirel, Çeliker, Çalışkan o dönemin soyadları. Hiç kötüsünü seçen yok. Ben de Kral soyadını aldım. İki anlamı vardı: Kral… Askerim ya, bir anlamı da Kral… Hoşuma gitti, o zaman herkes soyadını gazetelerde ilan ediyordu. Son

okumak için tıklayınız

Aziz Nesin’in masallara yönelme gereği

T. ALANGU – Bir yazar olarak masallara yönelmenin gereğini neden duydunuz? AZİZ NESİN -Ben halkı masallarında ve hikayelerinde, fıkralarında, “baskıya karşı direnme” eğilimi gördüm. Bu masal alışkanlığından yararlanarak kanunlu, yada kanunsuz baskıya karşı “bilinçli” olarak, o iki kitabımı yazdım. Onları o günlerde halkın bildiği masal biçiminde vermek gereğini duydum. Aslında onlar hikayeydi. Oysa masalda “öğretici

okumak için tıklayınız

Carl Gustav Jung: Ölüm Hakkında | Video Türkçe Altyazılı

BBC tarafından hazırlanan Face To Face (http://www.imdb.com/title/tt0260614/) adlı belgeselin, 22 Ekim 1959 yılında Carl Gustav Jung ile olan bölümünden bir kesit. Ölümün doğum kadar önemli olduğunu belirten Jung, ölümün bir son olup olmadığını ve bir insanın nasıl yaşaması gerektiği üzerine görüşlerini açıklıyor. Çeviri: Ümid Gurbanov Twitter: http://twitter.com/umidgurbanov Blog: http://birnevidipnot.blogspot.com Facebook: https://www.facebook.com/birnevidipnot Vimeo: https://vimeo.com/umidgurbanov

okumak için tıklayınız

BEHÇET ÇELİK: “Çoğu zaman öyküler aklıma mekânlarıyla birlikte gelir” (Söyleşi: Elif Şahin Hamidi)

BEHÇET ÇELİK “Çoğu zaman öyküler aklıma mekânlarıyla birlikte gelir”  Behçet Çelik’in eski kitapları, yeni baskılarıyla tekrar okurla buluştu. Diken Ucu‘nun ikinci baskısının ardından Dünyanın Uğultusu, Gün Ortasında Arzu, Düğün Birahanesi, Herkes Kadar, Yazyalnızı ve İki Deli Derviş Can Yayınları tarafından yeniden basıldı. Sait Faik Hikâye Armağanı sahibi Behçet Çelik, sade ve dolaysız bir dil kullanarak

okumak için tıklayınız

BUKET UZUNER: SU romanı bize ‘vicdanımızı kaybettik’ diyor. (Söyleşi: Elif Şahin Hamidi)

BUKET UZUNER: SU romanı bize ‘vicdanımızı kaybettik’ diyor  “Başlangıçta yalnız su vardı”. Evet, sadece su. Gökten, aydan, havadan, ateşten, topraktan ve de ağaçtan evvel yalnızca su vardı. Ebedi başlangıç olan su, ana rahmiydi, doğurgandı. Su zamandı, saflıktı, bereketti… Ve saadetti su, şifaydı…  Gezgin ruhlu yazar Buket Uzuner, “Uyumsuz Defne Kaman’ın Maceraları” dörtlemesinin ilkine “SU” ile

okumak için tıklayınız