Kategori: Söyleşi

Murat Gülsoy: “Edebiyat, bitmek tükenmek bilmeyen bir özgürlük arayışı” (Söyleşi: Elif Şahin Hamidi)

MURAT GÜLSOY “Edebiyat, bitmek tükenmek bilmeyen bir özgürlük arayışı” “Bu Kitabı Çalın” isimli ikinci öykü kitabıyla Sait Faik Hikâye Armağanı’na, ilk romanı “Bu Filmin Kötü Adamı Benim” ile Yunus Nadi Roman Ödülü’ne değer görülen Murat Gülsoy, “Büyübozumu: Yaratıcı Yazarlık/Kurmacanın Bilinen Sırları ve İhlal Edilebilir Kuralları” başlığını taşıyan kitabıyla, yazı serüveninde attığı adımları geriye doğru takip

okumak için tıklayınız

Kayıp Duygusuyla Taçlanan “Aşk” (Psikiyatr Cem Mumcu ile Söyleşi)

KAYIP DUYGUSUYLA TAÇLANAN “AŞK”  Ferhat’a dağları deldiren, Mecnun’a çölleri aştıran, insanı uykusuz gecelere gark eden aşk… Psikiyatr Cem Mumcu ile aşka, aşk sanılana, sevgiye, kadına ve erkeğe dair konuştuk. “Erişememe ve kayıp duygusuyla taçlanan, içinde ölüm olan bir şeydir aşk” diyen Mumcu’nun yorumundan, aşkın felsefesi ve kadın-erkek ilişkileri… SÖYLEŞİ: Elif Şahin Hamidi İçinde kayıp olan

okumak için tıklayınız

Barış Atay: Dostoyevski ve Maksim Gorki’yi çok ayrı bir yerde tutuyorum.

Sevinç Erbulak: Yazarlarını merak ediyorum; yani onlar olmasaydı, ben zaten neden bu dünyadayım ki diye soracağın yazarlar, ama oyun yazarların değil. Barış Atay: Mesela Dostoyevski ile Gorki. Yani hakikaten, hiç okumasaymışım… Sevinç Erbulak: Başka biri mi olurmuşsun? Barış Atay: Kesinlikle! Ben Gorki ve Dostoyevski okumamış birinin başka bir insan olduğuna inanıyorum zaten. O insanları okumadan,

okumak için tıklayınız

Adalet Ağaoğlu’nun Virginia Woolf hakkında yorumu

“Günlükler, aslında o memleketi daha iyi tanımak adına yabancılar için de gerekli. Fakat ben Virginia Woolf’u okuduğumda onun memleketine dair hiçbir şey bilmiyorum; günlükleri onun neden böyle bir yazar olduğuna dair bana hiçbir şey söylemez. Sadece Freudyen olduğunu anlayabiliyorum; o da 1920’lerde bir Freud modası çıktı; herkes bireyi okur, altını çizer, italik yapar. Ben onu

okumak için tıklayınız

Yaşar Kemal’i etkileyen ilk kitap hangisiydi?

Yaşar Kemal’i etkileyen ilk kitap hangisiydi? Beni ilk etkileyen kitap Don Kişot oldu. Onu okuduğumda on yedi yaşındaydım. Daha önce Don Kişottan parçaları bizim ilkokul kitabında okumuştum ama, işte öyle, pek ciddiye almamıştım. Don Kişotu okuyunca yeni bir dünya buldum. Günlerce etkisinde kaldım. Cervantes bütün insanlığımı, yüreğimde sakladığım birçok gizi açıklamıştı. Bir karanlığa gömülmüş, sonra

okumak için tıklayınız

Yaşar Kemal, Orhan Veli ölünce ne yaptı?

Yaşar Kemal, 1950 yılında Orhan Veli ölünce ne yaptı? 1950’de Orhan Veli öldü. Bu ölüm bana çok ağır geldi. Onun öldüğünü gazetede okuduğum gün, bütün kasabada akşama kadar dolaşıp Orhan’ın öldüğünü önüme gelene söyledim. Hiç kimse aldırmadı. Bu da bana çok koydu. Yalnızlıktan bunaldım. Koskocaman, büyük şair Orhan Veli ölmüş, buna hiç kimse aldırmıyordu. Kimsenin

okumak için tıklayınız

Yaşar Kemal: İnsan gizeminin ve düş gücünün yok olmasının ne demek olduğunu acaba derinden kavrıyor muyuz?

Alain Bosquet: Batı’da çocukluktan başlayarak gizem ve düş gücünün hızla yok olduğunu ve yerlerini akıla ve gerçekçiliğe bıraktıklarını düşünürüz. Sanırım sizin çocukluğunuz için bu doğru değildi. Kitaplarınızın bütününden çıkan bir izlenimde beni çarpan iki şey var: Dinin yanı sıra, dinin kör inançlara dönüşen görünümünün varlığı; sonra da benim hep dikkatimi çeken kişilerin, geleceği söyleyen sözlerle,

okumak için tıklayınız

Yuval Noah Harari: “Tüm yaşamın ve gezegenin geleceğini şekillendirecek 3 büyük zorluk şöyle”

“Bugünlerde dünya onun kitaplarını konuşuyor. Oxford Üniversitesi’nden doktoralı İsrailli tarih profesörü Harari, ortaçağ tarihi ve askeri tarih çalışmış ve şimdi Kudüs İbrani Üniversitesi’nde ders veriyor. Sapiens: İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi ve Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi adlı kitaplarıyla Türkiye’de de en çok satanlar listesinden inmeyen Harari ile Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu toplantısında buluştuk​.”

okumak için tıklayınız